Daha Fazla Gör

    Son Yazılar

    2023 YILI TARIMSAL İTHALATTA REKOR YILI OLACAK

    Tarımdan Haberler: CHP Bursa Milletvekili Orhan Sarıbal, yılın ilk 7 ayındaki ithalatı değerlendirdiği basın açıklamasında, 2023’ün tarımsal ithalatta rekorlar yılı olacağını söyledi.

    Sarıbal: “Asıl fırtınanın ekim ayından sonra kopacağını, 2024’ün çok daha pahalı olacağını söyleyeyim. Çünkü bu ithalatların büyük bir kısmı döviz 16-18 lirayken yapıldı. Şimdi bundan sonraki bütün ithalatlar çok daha yüksek fiyatlarla yapılacak” dedi.

    SARIBAL: “ÇOĞU ÜRÜNDE İTHALAT 2022 RAKAMLARINA ULAŞTI”

    Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Bursa Milletvekili Orhan Sarıbal, 2023 yılı ilk 7 aylık dönemine ilişkin iktidarın tarım politikalarını değerlendirdi. Sarıbal, ilk 7 ayda çoğu üründe ithalatın neredeyse 2022 yılının değerlerine ulaştığını söyledi.

    “Gereksiz bir şekilde çok fazla ithalat yapıldı. Mısır üreticisi mısırını saklayacak yer bulamıyor” diyen Sarıbal, tarımsal ithalatın rekor kırmasını sebebinin, döviz fiyatlarının sürekli hareketliliği, dünyada gıda fiyatlarının gerilemesi ve bütün ithalat koridorlarının kullanılması olduğunu belirtti.

    ‘EMEKLİYE, EMEKÇİYE DESTEK YOK, ÖZEL ŞİRKETLERE VAR’

    TÜİK verilerine göre Türkiye’nin gıda enflasyonunda Arjantin’den sonra dünyada ikinci sırada yer aldığını hatırlatan Sarıbal: “Bütün dünyada gıda fiyatları azalırken Türkiye’de artıyor. Çünkü emekliye, emekçiye destek yok ama uluslararası şirketlere var. Tarımsal ithalatta rekor yılı olarak 2023’ü şimdiden söyleyebiliyoruz. Tarımsal 18 kurum işlevsiz hale getirildi. Çiftçinin yanında hiçbir kurum kalmadı” diye konuştu.

    Tarım piyasasının iktidar tarafından özel şirketlere bırakıldığını belirten Sarıbal, şöyle konuştu: “Şu anda sistem tamamen şirketlerin kontrolü altında. Ne yazık ki şirketler ve çiftçi baş başa kalmış durumda. Tarıma toplam 59 milyarlık bir destek var. Bu destek çiftçinin mazotunu bile karşılamıyor. Siz bu koşullarda çiftçiyi nasıl ayağa kaldıracaksınız? Sadece ürün değil, tarımsal girdilerin hepsi ithal ediliyor. Bugün yaşadığımız sorunun özü budur.”

    ’21 YILDA 27 MİLYON TARIM ALANI TARIMDAN ÇIKARILDI’

    Sarıbal, 21 yıllık AK Parti iktidarında 27 milyon dönüm tarım alanının tarımdan çıkarıldığını, 600 bin çiftçinin üretimi bıraktığını söyledi.

    Sarıbal; üretimin nüfus artışını karşılamadığını, bu nedenle ithalata yöneldiğini belirtti.

    Sarıbal: “Mehmet Şimşek’in dayattığı sermaye programı Türkiye’de uygulanıyor. Ülke tarımını bitiren, çiftçiyi borçlandıran bir tarım politikası uygulanmakta. Bunun sebebi de 12 Eylül’den sonra bu AKP iktidarıdır” dedi.

    “DÖVİZDEKİ HER OYNAMA SEKTÖRÜ ETKİLİYOR”

    “Tarıma destek toplam 59 milyarlık bir destek. Sadece mazota gelen zam, çiftçinin cebinden tam 65 milyar daha fazla para çıkarmakta. Yani toplam 59 milyarlık bir destekleme çiftçinin mazotuna gelen zammı yani farkı bile karşılayamamakta ama aynı tarihlerde örneğin 2022 yılında faize aynı hükümet 311 milyar TL ödedi. 39 milyar tarım desteği, 311 milyar faiz. 2023 yılında tarım destek 59 milyar TL, faiz 600 milyarın üzerinde. Şimdi siz bu koşullarda çiftçiyi nasıl ayağa kaldıracaksınız? Tarımsal üretimi nasıl yapacaksınız? Çünkü sadece bugün konuşacağımız ithalat değil, aynı zamanda tarımsal girdiler de tamamen ithal. Gübre, mazot, ilaç, tohum, hepsi dövizle. Dolayısıyla dövizdeki her oynama, en ufak bir kıpırdama sektöre ciddi yeni maliyetler yüklemektedir. Hatta öyle noktaya gelmişiz ki bazı ürünlerde üretim maliyeti ithalattan daha pahalı, yani inkar ederseniz daha ucuz edebiliyorsunuz. Bugün de yaşadığımız aslında meselenin özü tam da buna denk gelmektedir. Buradan baktığımızda bütçedeki destekleme payı 2022’de yüzde 1.3’tü, şu anda 1.1. Gayrisafi Milli Hasıla içindeki payı 2022’de binde 26’ydı, şu anda binde 23. Sürekli gerileme var.”

    “NÜFUS ARTIŞIYLA BERABER ÜRETİM ARTIŞI GERÇEKLEŞMEDİ”

    “Bir başka gerekçe ve sebep, ortaya çıkan 21 yıllık AKP döneminde 27 milyon dönüm tarım alanı tarımdan çıktı. 600 bin çiftçi üretimden çıktı. Türkiye ciddi anlamda Cumhuriyet tarihinin en büyük ithalatını yapan 2023 yılıyla karşı karşıya gelmiş durumda. Oysa iktidar başka bir şey daha söyledi. Seçim beyannamesinde ‘biz stratejik ürünlerde örneğin baklagiller ve yağlı tohumlarda iç ihtiyacımızı karşılayacak bir planlama yapıyoruz’ dediler. Yine aynı iktidarın TÜİK açıklamalarına göre talep yani Türkiye’nin var olan ihtiyacı üretim tarafından karşılanmamaktadır. Örneğin, ekmeklik buğdayda sadece yüzde 79.9’unu karşılamaktayız. Mısırda yüzde 76.6’sını karşılayabiliyoruz. Pirinçte yüzde 75’ini karşılıyoruz. Arpada yüzde 66’sını karşılıyoruz. Yeşil mercimekte yüzde 50.1’ini karşılıyoruz. Kırmızı mercimek de yüzde 57 karşılıyoruz. Yani iktidar açıkça şunu söyledi: ‘Biz Türkiye’de ürettiğimizde toplumumuzun ihtiyacını karşılayamıyoruz’. Çünkü iktidara geldikleri gün 66 milyon nüfusumuz vardı. Bugün nüfusumuz 85 milyon. Mülteciler, turistlerle beraber her gün 90 milyon insanın karnını doyurmak zorundayız. Maalesef nüfus artışına göre üretim artışı gerçekleşmediği için biz ithalat yapmak zorunda bırakıldık, iktidarın uyguladığı tarım politikaları tarafından.”

    Son Yazılar

    spot_img

    Önerilen Yazılar

    ×
    ×