Daha Fazla Gör

    Son Yazılar

    BALIN TADI KAÇMASIN!

    ARI VARSA HAYAT VAR PEKİ YA ARI OLMAZSA…

    Yaz geldi, Anadolu’nun dört bir yanı rengarenk çiçeklerle bezendi. Bu flora insanın içine nasıl ki huzur veriyorsa, arıcılar içinde bir o kadar önemli. Bal üretimini destekleyecek olan flora çeşitliliği bakımından ülkemiz Avrupa’da birinci sırada.

    Türkiye genelinde 4 bin 319’u endemik olmak üzere 13 bin 414 bitki türü bulunuyor. Çiçek yoğunluğu ne kadar iyi olursa bal üretiminin de iyi olacağı tahmin edilir. Ancak şu bir gerçek ki küresel iklim değişikliği ve kuraklık üretimin her alanında olduğu gibi Türk arıcılığını da tehdit ediyor. Dünya bal üretiminde ikinci sıradayız ve bunu kolay kolay da kimseye kaptırmaya niyetimiz yok. Peki, bal üretim rakamlarımız aşırı sıcaklara bağlı olarak nasıl etkilenecek? Bu yıl arıcılar ne kadar bal üretebilecek?

    Yakın zamanda “Dünya Arı Günü’nü kutladık. Ben de istedim ki bu dönemde hem bal üretimini hem de kuraklığın arıcılarımıza etkilerini ve bal üretim tahminlerini sizlerle paylaşayım…

    2023 YILINDA 114 BİN 889 TON BAL ÜRETTİK

    TÜİK’in 2023 yılı verilerine göre bal üretimi 114 bin 889 ton olarak gerçekleşti. Arılı kovan sayısı 9.224.881 adet. Türkiye’de arıcılık yapan işletme sayısı ise 100.399 olup, balmumu üretimi ise 3.971 ton olarak gerçekleşti.

    Türkiye’nin, zengin florasından dolayı 81 ilinde arıcılık faaliyeti yapılabiliyor. Türkiye’de, Pervari’den Anzer’e, Zara’dan Geven’e coğrafi işaret almış 25 tescilli bal bulunuyor.

    Türkiye, Doğu Karadeniz İhracatçılar Birliği verilerine göre 2023 yılında 9 bin 383 ton bal ihraç etti. Söz konusu ihracattan 31,9 milyon dolar gelir elde edildi. 59 ülkeye yapılan ihracatta, 12 milyon 461 bin 373 dolarla ABD ilk sırada yer alırken, 4 milyon 881 bin 378 dolarla Almanya ikinci sırada ve 3 milyon 683 bin 977 dolarla İsrail izledi. Bu yılın ocak-şubat döneminde yapılan bal ihracatı ise 5 milyon 179 bin 996 dolar oldu.

    BAL DIŞINDAKİ ARI ÜRÜNLERİ DE ÜLKE EKONOMİSİNE “ENERJİ” VERECEK

    Türkiye Arı Yetiştiricileri Merkez Birliği (TAB) Başkanı Ziya Şahin, balın dışında Türkiye’de yaklaşık 7 bin ton bal mumu, 4 ton arı sütü, 400 ton polen, 10 ton arı ekmeği ve 10 ton propolis üretiminin yapıldığını söyledi.

    Şahin, Türkiye’nin 9,2 milyon arılı kovan sayısıyla dünyada 3115 bin ton bal üretimiyle de Çin’den sonra 2. sırada yer aldığını söyledi.

    Ziya Şahin, arı ürünleri ihracatında da önemli bir noktaya gelindiğini vurgulayarak, “Türkiye’de geçen yıl 9 bin 389 ton bal ihraç edildi. Bu ihracattan 32 milyon dolar gelir elde edildi. Yaklaşık 20 ülkeye ihracat yapılırken, başı Almanya, ABD, İspanya, Suudi Arabistan, Birleşik Arap Emirlikleri ve Japonya çekiyor.” ifadesini kullandı.

    ZİYA ŞAHİN: BİR KİLOGRAM BALIN MALİYETİ 216 LİRA

    Balın kalitesi üzerinden pek çok spekülasyon yapıldığını dile getiren Şahin, baldaki sahtecilik ve uygunsuzluk konusunda başta merdiven altı üretim yapanlar olmak üzere buna dahil olan her kesimle mücadelenin çok önemli olduğunu vurguladı.

    Şahin, sahteciliğin tespiti için balların da kayıt sistemine dahil edilmesi gerektiğine işaret ederek, kovan ve arıcıların yanında üretilen balı da kayıt altına alarak, kimin ne ürettiğinin bilinebileceğini aktardı.

    Arıcılığın son yıllardaki fiyat artışlarından da ciddi şekilde etkilendiğini belirten Şahin, şunları kaydetti:

    “Arıcılık tarla bitkilerindeki gibi sabit yerde yapılan bir üretim faaliyeti değil. Her gezginci arıcımız yılda 5-6 konaklama bölgesi değiştirerek, yılda ortalama 20 bin kilometre yol kat ediyor. Son yıllardaki akaryakıt, besleme, sarf malzeme, makine/ekipman ve işçilik benzeri giderler bir anda yükseldi. Geçen yılki bal maliyetine güncel enflasyon eklendiğinde, bir kilogram bal maliyeti 216 lira olmaktadır. Arıcıların elinden tutulmalı, desteklenmeli.”

    YUMAKLI: ARICILIK SEKTÖRÜNE 2023’E KADAR 1,6 MİLYAR TL DESTEK SAĞLADIK

    Tarım ve Orman Bakanı İbrahim Yumaklı, arıcıların 2003’ten itibaren desteklerden faydalandığına ve sektöre 2023’e kadar 1,6 milyar lira destek sağlandığına vurgu yaptı. Yumaklı, “Verilen desteklerin de etkisiyle arılı kovan, bal üretimi ve arıcılık işletme sayısında büyük artışlar kaydedildi. 2002’de 74 bin ton olan bal üretimimiz 2023’te 115 bin tona çıktı. Söz konusu dönemde arılı kovan sayımızı da 4,1 milyondan 9,2 milyona çıkarttık. Amacımız, kovan sayılarını artmasının yanında kovan başına alınan balın veriminin ve kalitesinin de artmasını sağlamak.” değerlendirmesinde bulundu.

    ÜRETİLEN KOVAN BAŞINA İLAVE DESTEK

    Yumaklı, Bakanlık olarak çalışmalarını 5 ana eksende sürdürdüklerine dikkati çekerek, “Bunlar verimlilik, kalite, sürdürülebilirlik, kayıtlılık ve sektöre yatırım. Arıcılıkta da bu 5 ana eksen etrafında adımlar atacağız. Bu kapsamda yeni destekleme modelimizde gezginci arıcılar ile genç ve kadın üreticilerimize kovan başına ilave destekler verilecek.” ifadelerini kullandı.

    YUMAKLI: ARICILIK EYLEM PLANI ÇALIŞMA AŞAMASINDA

    İklim değişikliğinin bal arıları üzerinde etkilerine yönelik ulusal ve uluslararası düzeyde çalışmaların sürdüğünü belirten Yumaklı, şunları kaydetti:

    “İklim değişikliğinin arılar üzerindeki etkilerinin bertaraf edilmesi amacıyla Arıcılık Eylem Planı’nın hayata geçirilmesi için çalışmalara başladık. Bunu, ilgili kamu kuruluşları, üniversiteler ve özel sektör temsilcileriyle bir araya gelerek yapacağız. Bölgesel ırk ve ekotiplerle yapılan arıcılığın geliştirilmesi, bitki örtüsünün korunması, arıcılık yönetimi, hastalık ve zararlılarla mücadele gibi konuları kapsayacak eylem planıyla, iklim değişikliğinden kaynaklanan olumsuzlukların arılar üzerindeki etkisinin en aza indirilmesini amaçlayacağız.”

    OLUMSUZ HAVA KOŞULLARI VE TARIM İLAÇLARI BAL ÜRETİMİNİ AZALTIYOR

    Yazının giriş bölümünde de bahsettiğim gibi arıcıları son 3 yıldır en çok zorlayan başlıklar; olumsuz hava koşulları, bilinçsizce kullanılan tarım ilaçları ve her geçen gün artan maliyetler…

    İklim değişikliğine bağlı mevsim değişiklikleri ile tarlalar ve bahçelerde bilinçsiz tarım ilacı kullanımı bal üretiminde kayba yol açıyor.

    Adana Arı Yetiştiricileri Birliği Başkan Vekili Şükrü Gedik, arıcılığın diğer tarımsal faaliyetlere göre daha az sermayeyle daha kısa sürede kazanç sağlaması ve kırsalda istihdama katkısıyla büyük önem taşıdığını ifade etti.

    ARILARIN DİRENCİ DÜŞÜYOR

    Kış mevsiminde hava sıcaklığının aniden yükselmesiyle arıların doğaya erken çıktığını belirten Gedik, şöyle devam etti:

    “Kışın hava sıcaklığı 14 derecenin altına düştüğü zamanlarda arılar kovanların içinde çıtaların ortasında bir ‘kış salkımı’ oluştururlar. Bu salkımın ortasında da sıcaklık 35 derecedir. Orada ısıtma görevi gören arılar vardır. Kanat kaslarını titreştirerek bu ısıyı sağlarlar. Fakat havanın biraz ısındığını görünce bu sefer hem yavrulamak hem de polen getirmek için dışarı çıkmaya başlıyorlar. Aniden soğuyan havayla da geri dönemiyorlar. Bir de yavrularını da ısıtamadıklarından çeşitli hastalıklara yol açıyor. İklim değişikliğinden dolayı arıların direnci düşüyor, strese giriyor, böylece de bal üretimi azalıyor. Az olan bal da kalitesiz hale geliyor.”

    Gedik, tarımsal faaliyetlerde kullanılan zirai ilaçların da arıcılığı olumsuz etkilediğini ifade etti. Zirai ilaçlardan kaynaklı arı ölümleri yaşandığını söyleyen Gedik, “Yapılması gereken ya zararsız pestisit kullanılması ya da bu ilaçlamaların özellikle gün batımından sonra yapılması ki arılar akşam kovanlarına dönerler. Bu ilaçlamaların ondan sonra yapılması gerekir.” dedi.

    BAL ORANI YARI YARIYA DÜŞTÜ

    Gezgin arıcı Abdullah Erdoğan da yağmurun az olduğu dönemlerde üretimlerinin de düştüğünü söyledi.

    Geçen yıl Kayseri’de ve Konya’da kuraklık nedeniyle verimin azaldığını dile getiren Erdoğan, “Bal oranımız yarı yarıya düştü. Diyarbakır’a gidenlerin hepsi zarar etti. Yağmur az yağdığı için otlar çabuk kurudu. Arıcılar, hiç bal alamadan Muş’a göçmek zorunda kaldı.” diye konuştu.

    Tarım ilaçlarının da arıları olumsuz etkilediğini belirten Erdoğan, şunları kaydetti:

    “Arılar hem ilaçlama yapılan bahçede ölüyor hem oradan zehri alıp getirdiği kovanda ölüme neden oluyor. İlaçlamanın saat 17.00-18.00’den sonra yapılması bizim için daha iyi olur. Arı, bahçede ilaç sıkılırken yakalanırsa çok zarar görüyor. İlaçlama akşam yapılırsa arı ertesi gün o bahçeye girmez. Etkilense bile çok az etkilenir.”

    Adana’da yerleşik arıcılık yapan Mehmet Ataş da Çukurova’da tarım ilaçları nedeniyle büyük sıkıntı çektiklerini söyledi.

    GEZGİNCİ ARICILAR ARTAN MALİYETLERE YENİK DÜŞTÜ

    Yozgat merkez ve ilçelerine önceki yıllarda 150 civarında gezginci arıcının konaklamasına karşın, özellikle nakliye giderinin çok fazla olması nedeniyle bu yıl konaklayan arıcı sayısında büyük düşüş oldu. Arıcılar, Yozgat’ta çok kaliteli bal ürettiklerini, ancak pazar sorunu ve girdilerdeki artışın kendilerini zor durumda bıraktığını söylediler.

    Daha bol ve kaliteli bal almak için Yozgat’ı tercih eden arıcıların bir kısmı, kovanlarını belirli bir yerde tutmak yerine birçok noktaya giderek daha fazla ürün almaya çalışıyor. Hem mevsim değişikliklerinden hem de akaryakıt fiyatlarının yüksekliğinden yakınan arıcılar, son yıllarda akaryakıta yapılan zamlar nedeniyle nakliye ücretlerindeki artışın, gezgin arıcıları olumsuz etkilediğini söylediler. Yozgat il genelinde önceki yıllarda 150 civarında olan gezgin arıcıların sayısı da 30’a düştü.

    ARICILAR: ÜÇ KİLO BAL SATARSAK, BİR KİLO ZEYTİN ALIYORUZ

    Arıcı Kayhan Karaca, Kızıltepe köyü yakınlarında 20 yıldır konakladığını, nakliye ücretleri nedeniyle kovanları kış aylarında da köyde bıraktığını belirterek, şöyle konuştu:

    “25 yıldır arıcıyım. 2000 yılında buraya bir geldim, bir daha da bırakamadım burayı. Nisan ayından Eylül’ün 15’ine kadar burada kalıyoruz. Üretim, arı sayısına göre değişir. Benim burada 300’e yakın arım var. Ortalama 11-12 ton falan balım olur herhalde. Tek sorunumuz pazar. Biz 2.5- 3 kilo bal satarsak, bir kilo zeytin alıyoruz. Maliyetler çok yüksek. Nakliye çok yüksek, malzemeler ikiye katladı, üçe katladı. Arı şekeri kullanıyoruz, çuvalı bin 400 lirayı geçti, ekonomik olarak arıcı da zor durumda. Ordu’dan geliyorum, kendi arabamla nakliyeyle nereden baksanız 25- 30 bin lirayı bir seferde bir kalkışta bitiriyorum 30 bin lirayı. Yozgat’ta eskiden çoktu 2000’li yıllarda diyebilirim ki burada en az 150 arıcı vardı. Yerköy, Sorgun, herkes her yerde arıcılar vardı ama ağır ağır azaldılar. Çoğu da yaşlandı bıraktı. Bizim arıcılık yaşımız ortalamada ihtiyarlığa dönmeye başladı, artık 55’leri buldu. Yeni nesil arıcılık yapmıyor. Hem ekonomik olarak eskisi gibi cazibesi yok.

    2 YIL ÖNCE 1,5 TL OLAN ÇERÇEVE ŞU AN 13-14 TL’DEN SATILIYOR

    Yozgatlı gezginci arıcılardan Ekrem Baykal da maliyetlerin yüksek olmasından yakınarak, şunları söyledi:

    2 yıl önce 1,5 liraya aldığımız çerçeve şu anda 13- 14 lira. Maliyetler afaki bir şekilde arttı. Biz evvelden bir çerçeve bal verirdik, bir torba şeker alırdık, arı beslenmesi için. Şimdi bir kasa bal verip bir torba şeker alma imkânımız var. Gezginci arkadaşlarımız için de malum mazot fiyatlarının fazla olması sebebiyle Ordu’dan buraya veya başka illerden buraya gelmesi bayağı bir yüklü meblağ tutuyor. Sıkıntımız ekonomik sıkıntı. Ürettiğimizi pazarlamada bizi çok mağdur ediyorlar. Bizim tüketicilerden ricamız bizi mağdur etmesinler. Gerçekten de kaliteli bal yemek istiyorlarsa gelsinler gezginci arıcıdan alsınlar.

    EN BÜYÜK SIKINTILARDAN BİRİSİ DE SAHTE BAL ÜRETİMİ

    Arıcının en büyük sıkıntısı sahte bal üretimi, yetkililerden rica ediyoruz, bunun önüne geçsinler, bizim önümüzü açsınlar. Sahte bal ile uğraşanlara gem vurup bizim önümüzü açmalarını istiyoruz ki; biz gelecek nesillere bunu aktaralım. Biz kendi yemediğimizi bir başkasına da yedirmiyoruz. Devlet büyüklerimizden de gezgin arıcılara, yerli arıcılara bu konuda destek bekliyoruz.”

    TÜKETİCİLERE UCUZ BAL UYARISI: 300 TL’NİN ALTINDAYSA DİKKAT!

    Mersin Arıcılar Birliği Başkanı Adem Kurt, “Ne yazık ki biz raflarda 850 gram ile 1 kilogram arasında bal adı altında ürünler 49-50 TL’ye satıldığını görüyoruz. Bunların bal ile hiçbir alakası yoktur. Bu sene balın üreticiye maliyeti 200 TL’nin altında değil.” dedi. Arıcılar olarak şu an da üretim için sahada aralıksız olarak faaliyetlerine devam ettiğine değinen Mersin Arıcılar Birliği Başkanı Adem Kurt, ciddi anlamda kanayan yaralarının, üretim şevklerini kıran bal adı altında glikoz ile üretilen ürünler olduğunu, gelecekte bu durumun mesleklerinin önüne geçebileceğini ve arıcılığın yok olmasıyla karşı karşıya kalınabileceğini ifade etti.

    ADEM KURT: ARICILIĞI TEHDİT EDİYOR, TÜKETİCİNİN SAĞLIĞIYLA OYNUYORLAR

    “Ne yazık ki raflarda bal adı altında satılan arıcılık ve balla hiç alakası olmayan ürünler var” diyen Kurt,” Bunlar tamamen hiçbir arı görmeden fabrika ortamında glikoz olarak tabir ettiğimiz ürünlerin içine aromatik madde konularak yapay olarak elde ediliyor. Hiçbir şekilde arıyla alakası yoktur. Bununla ilgili bakanlığımız önlemler almaya çalışıyor ama yeterli değil. Biraz daha acil ve caydırıcı cezaların olduğu bir döneme geçilmesi gerekiyor. Bunlar hem arıcılığı tehdit ediyor hem de tüketicinin sağlığıyla oynuyor.” ifadelerini kullandı.

    Sadece balın kavanoza dolum maliyetinin 25-30 TL aralığında olduğuna vurgu yapan Kurt, “Ne yazık ki biz raflarda 850 gram ile 1 kilogram arasında bal adı altında ürünler 49-50 TL’ye satıldığını görüyoruz. Bunların bal ile hiçbir alakası yoktur. Biz 2023 yılında balın toptan maliyetini çıkardık. O tarihte 125-130 TL bandında bir üretim maliyeti çıkarmıştık. Bu sene 1 kilogram balın üreticiye maliyeti 200 TL’den aşağı değildir. Piyasada 300 TL altında satılıyorsa bunun gerçek balla hiçbir alakası yoktur. Tüketicilerimize tavsiyemiz gerçek bal alacaklarsa mutlaka üretici birlikleri ve üreticiler üzerinden ulaşmalarını tavsiye ederim. Aldıkları ürünün nereden geldiğini kesinlikle araştırmaları lazım. Birçok bal adı altına marka oluşturulmuş, ambalaj yapmış ve bunu marketler üzerinden satış yapan isimler mevcut. Bunların birçoğu bal değildir, bu da sektörümüzün kanayan yarasıdır.” diye konuştu.

    NAKLİYE MALİYETLERİ GÖÇER ARICILIĞI DURDURDU, REKOLTEDE YÜZDE 30 KAYIP BEKLENİYOR

    Son dönemde artan nakliye maliyetleri arıcılık faaliyetlerini durdurma noktasına getirdi. Arıcılar, başta nakliye olmak üzere girdi ve ekipman maliyetlerinin yüzde 200’ü aşması nedeniyle polen bakımından zengin olan yerlere göç edemiyor. Sektör temsilcileri, rekoltede yüzde 30 kayıp bekliyor.

    Uzman Biyolog ve Türkiye Bal Üreticileri Merkez Birliği Başkan Yardımcısı Yalçın Sezer, geçen yıl Gal arısının kestane balı üretiminde büyük kayıplara neden olduğunu, bunun dışında Ege Bölgesi’ndeki çam balı ağaçların bulunduğu yerlerdeki yangınların üretimi olumsuz etkilediğini aktardı.

    Anadolu’ya bakıldığında ise aşırı kuraklıkların meydana geldiğini ve bitkilerin birden kuruduğunu belirten Sezer, ‘’Anadolu’da bal üretiminde bir kayıp yaşandı. Geçen yıl daha çok Doğu Anadolu’da çiçek balı, Kuzey Marmara’da Kırklareli’nde meşe balı bakımından iyi bir yıldı. 2023’te tahminlere göre yaklaşık 70 bin ton bal üretildi. Geçmiş yıllarda 100 bin tonu aşan rekolteler elde ediliyordu.

    Geçen yıl devletin uygun fiyattan verdiği şeker ve iklimin çok ılıman geçmesi arıları bu yıl için güçlendirdi. Fakat, arıcılık ekipmanlarındaki fiyat artışları ve nakliyeden dolayı arıcılar bu işi yapmak istemiyorlar. Artan nakliye bedellerinden dolayı çok fazla arısı olan bile gitmiyor. Bu sefer de rekolte olarak bir düşüklük ortaya çıkması bekleniyor. Eskiden Silivri’nin Çeltik köyüne en az 30 tane göçer aracı geliyordu, bu yıl ise iki tane geldi. Son 1 yılda bal fiyatları yüzde 50 artması da üretimden uzaklaştırıyor’’ diye konuştu.

    GEZGİNCİ ARICILARDA YÜZDE 20-30 ORANINDA DÜŞÜŞ VAR

    Yozgat Arı Yetiştiricileri Birliği Başkan Yardımcısı Ali Sarı da açıklamasında, “Şu anda geziciler inadına azaldı. Masraf, nakliye çok olduğu için artık memleketlerine yakın yerlere gidiyorlar. Artık gezicilerde yüzde 20- 30 düşme var yani, bayağı masraf olduğu için, nakliye olduğu için düşüş oldu gezicilerde. Daha önce şu benim bildiğim kadarıyla 50 kişi geliyordu, 5- 6 kişi şu anda Yozgat civarına gelen arıcımız var. Nakliye çok olduğu için vatandaş nakliyeden yılıyor, onun için adam memleketine yakın bir yerlere konma istiyor. Mesela ben şu kamyonu Ordu’dan getirdim 15 milyon. 15 milyon getirirken ödeyecek, 15 milyon da giderken verecek 30 milyon, 30 milyon da burada harcayacak, 60 milyon. Onun için nakliyeden, masraftan kaçınıyorlar” İfadelerini kullandı.

    ARICILIKTA ‘DOĞRU BESLEME’ BAL ÜRETİMİ AÇISINDAN ÖNEM TAŞIYOR

    Bir yanda hava koşulları, maliyetler ve sahtekarlarla mücadele eden arıcılar diğer yandan arılarını özenle beslemeye çalışıyor. Doğru besleme yapıldığı takdirde bu kovan başı verime çok ciddi etki ediyor. Peki arıcılıkta doğru baskım ve besleme nasıl olmalı?

    Ankara Üniversitesi Gıda Güvenliği Enstitüsü Müdür Yardımcısı Prof. Dr. Ayhan Filazi, doğru arıcılık pratiğinin bal üretimi açısından önemli olduğuna işaret ederek, “Arıları yanlış besleme nedeniyle bir kovandan en fazla 15-20 kilogram bal alınabiliyor. Bu işi iyi yapan ülkelerde ise bir kovandan 70 kilograma kadar ürün elde edilebiliyor” dedi.

    Filazi, arıcılık pratiğinin önemine dikkati çekerek, “Arıcılıkta ‘varroa’ dediğimiz bir parazit var. Bu parazit, arıları hasta ediyor. Bunu önlemek için özellikle zirai mücadele ilacı kullanılıyor. Başka bir bakteriyel hastalık için ise antibiyotik kullanılıyor. Bu da kalıntı olarak bal ve diğer arı ürünlerine geçiyor.” diye konuştu.

    ARILARA ŞEKER PANCARINDAN ELDE EDİLEN ŞEKER VERİLEBİLİR

    Filazi, “Arılara hiç şeker verilmemeli” şeklindeki yaklaşımın yanlış olduğuna işaret ederek, “Arılara ilkbahar beslemesinde şeker verilmesi, onların güçlenmesi için önemli. Arılara şeker verilebilir ama şeker kamışı ve pancarından elde edilmiş şeker verilmeli. Bu besleme ise arı bal vermeye başlamadan 15 gün önce kesilmelidir. Arıları yanlış besleme nedeniyle bir kovandan en fazla 15-20 kilogram bal alınabiliyor. Bu işi iyi yapan ülkelerde ise bir kovandan 70 kilograma kadar ürün elde edilebiliyor.” değerlendirmesinde bulundu.

    TÜRKİYE ARICILIK HARİTASI GÜNCELLENDİ

    Sorunlarına çözüm bekleyen arıcılar zorlu koşullara rağmen bal üretmeye devam ediyor. Tarım ve Orman Bakanlığı verileri de Türkiye’de en çok bal üretilen illeri ve tescil almış çeşitleri paylaştı.

    Tarım ve Orman Bakanlığından yapılan açıklamaya göre, çiçek (yayla balı), çam, kestane, kekik, geven, narenciye, pamuk ve ayçiçeği balları Türkiye’nin en önemli bal çeşitleri arasında yer alıyor. Türkiye’de lavantadan pamuğa, narenciyeden rezeneye kadar ticarete konu 24 çeşit bal üretimi yapılıyor.

    Özellikle Batı Akdeniz ve Güney Ege’de çok önemli çam balı üretim alanları bulunuyor. Dünyadaki çam balı üretiminin yüzde 90’ı ise Türkiye’de yapılıyor.

    TESCİL ALMIŞ 26 BAL ÇEŞİDİ BULUNUYOR

    Ülkede coğrafi işaret almış 26 adet tescilli bal çeşidi bulunurken, 16 bal da başvuru aşamasında tescil almayı bekliyor. Türkiye genelinde toplam 8 milyon 984 bin 676 adet kovan bulunuyor. En fazla kovana sahip 5 il Muğla, Ordu, Adana, Mersin ve İzmir olarak sıralanıyor. Kovan başına en fazla verim Ordu’da gerçekleştirilirken, bu ili sırasıyla Adana, Sivas, Erzurum ve Balıkesir izliyor.

    En fazla bal üretimi ise Ordu’da yapılıyor. Bu ili sırasıyla Adana, Muğla, Sivas ve İzmir takip ediyor. En fazla arıcılık işletme sayısına sahip il Muğla iken bu ili sırasıyla Sivas, Ordu, İzmir ve Mersin izliyor.

    Damızlık ana arı üretimi Ardahan, Ankara, Çorum, Artvin, Muğla, Ordu, Ankara, İzmir ve Mersin’de yapılıyor. Kafkas arısı (Apis Mellifera Caucasica) Ardahan, Artvin ve Ankara’da, Orta Anadolu ekotipi Ankara’da, Muğla arısı ekotipi Muğla’da, Karadeniz ekotipi Ordu’da, Efe arısı ekotipi (Apis Mellifera Anatolica) ise İzmir’de üretiliyor.

    Bununla birlikte Tarım ve Orman Bakanlığınca Kafkas arısı ırkı, Efe arısı ekotipi, Gökçeada arı ekotipi, Trakya arı ekotipi, Anadolu arısı ırkı, Hatay arı ekotipi ve Yığılca bal arısı ekotipi tescil edildi.

    Ayrıca İzmir’de bir işletmenin 15 bin, Antalya’da 6 işletmenin 620 bin koloni Bombus arısı üretme kapasitesi bulunuyor.

    TÜRKİYE GENELİNDE 750 BAL ORMANI BULUNUYOR

    Bakanlığa bağlı Hayvancılık Genel Müdürlüğü tarafından arıcılığın geliştirilmesi ve bal üretiminin artırılması amacıyla projelendirilen ve Bilgi Teknolojileri Genel Müdürlüğü tarafından geliştirilen “Türkiye Arıcılık Haritası” uygulaması ile internet üzerinden (https://aricilikharitasi.tarimorman.gov.tr) arıcılıkla ilgili birçok veri ve istatistiki bilgiye ulaşılabiliyor. Ülke genelinde toplam 962 bin 653 kovan kapasitesine sahip 90 bin 577 hektarlık alanı kaplayan 750 adet bal ormanı bulunuyor.

    Yazan: Taner Öztürk

    Son Yazılar

    spot_img

    Önerilen Yazılar

    ×
    ×