Tarım Dünyası: CHP Genel Başkan Yardımcısı Erhan Adem, Nevşehir ziyareti sırasında çiftçilerin yaşadığı ekonomik sıkıntılara ve tarım politikalarına ilişkin önemli açıklamalarda bulundu.
CHP İl Başkanlığı’nda yaptığı konuşmada, çiftçilerin kredi borçları altında ezildiğini belirten Adem, mevcut tarım politikalarının sürdürülebilir olmadığını vurguladı.
“ÇİFTÇİLERİN BORCU UÇMUŞ DURUMDA”
Erhan Adem, çiftçilerin tarımsal kredilerle ayakta durmaya çalıştığını ifade ederek şunları söyledi:
“Bugün çiftçi kan ağlıyor. Kredi borçları artmış, ödenemez hale gelmiş. Çiftçiler, yıllık kredilerini kapatabilmek için 3-4 arkadaş bir araya geliyor ama 3 gün sonra daha fazlasını tekrar çekmek zorunda kalıyorlar. Bu sürdürülebilir bir politika değil.”
PATATES VE FASULYE FİYATLARI EKONOMİYİ ETKİLİYOR
Nevşehir ve Niğde bölgesindeki ekonomik durumun büyük ölçüde tarımsal ürün fiyatlarına bağlı olduğunu belirten Adem, “Burada patates ve fasulye fiyatları düşerse, esnafın ekonomik sıkıntıları da katlanarak artıyor. Bu zincir, bölgenin genel ekonomik yapısını derinden etkiliyor,” dedi.
TARIM BAKANLIĞI’NA ELEŞTİRİ: “ÇİFTÇİYE VERİLEN DESTEKLER YETERSİZ”
Adem, Tarım ve Orman Bakanı İbrahim Yumaklı’yı eleştirerek, tarım bütçesinde çiftçiyi rahatlatacak bir adım olmadığını söyledi.
“Sayın Bakan, milli bütçenin yüzde 1’i kadar destek verilmesi gerektiğini bilmiyor mu? 670 milyar TL yerine yalnızca 135 milyar TL destek veriliyor. Hayvan ithalatına ayrılan bütçe artıyor ama hayvan varlığımızın artmasından söz ediliyor. Bu çelişkili politikalar çiftçiyi daha da zor duruma düşürüyor,” ifadelerini kullandı.
ÇİFTÇİLER İÇİN ÇAĞRI
Erhan Adem, tarım politikalarının çiftçinin sorunlarına çözüm üretemediğini belirterek, çiftçilerin daha fazla desteklenmesi gerektiğini vurguladı:
“Çiftçilerin borç yükü azaltılmalı, tarımsal destekler gerçekçi bir şekilde artırılmalı. Çiftçiyi borca değil, üretime yönlendirecek politikalara ihtiyacımız var. Bu sürdürülemez sistem değiştirilmedikçe, tarım ve kırsal kalkınma sağlanamaz.”
Adem’in açıklamaları, tarım sektörünün mevcut durumuna yönelik dikkat çekici bir eleştiri olarak öne çıkıyor.

