İzmir Ticaret Borsası (İTB) Yönetim Kurulu Başkanı Işınsu Kestelli, tarım piyasalarında artan rekabet karşısında ürünlerin yalnızca miktarının değil, kalite ve özgünlüğünün de öne çıktığını belirtti. Kestelli, coğrafi işaretlerin üreticilere ekonomik değer kazandıran, tüketicilere ise güven sağlayan en önemli araçlardan biri olduğunu söyledi.
Kestelli, Türkiye’nin tarımsal çeşitliliğinin ve kültürel mirasının coğrafi işaretlerle korunup markalaştırılması halinde kırsal kalkınmadan ihracata kadar geniş bir alanda fırsatlar yaratacağını dile getirdi.
Türk Patent ve Marka Kurumu’nun araştırmasına göre Türkiye’de coğrafi işarete konu olabilecek yaklaşık 2 bin 500 ürün bulunduğunu kaydeden Kestelli, “Ege Bölgesi ve İzmir bu açıdan köklü bir kültürel mirasa ve güçlü bir gen kaynağına sahip. Bu paha biçilemez bir zenginlik. Doğanın ve insanımızın tarih boyunca oluşturduğu bu değeri korumak ve markalaşma süreciyle katma değer kazandırmak zorundayız.” dedi.
İTB’nin bölgenin tarımsal üretim dinamiklerini destekleyen önemli bir kurum olduğunu vurgulayan Kestelli, tescilli ürünlerin piyasaya sunulması, izlenebilirliği ve pazarlanması süreçlerinde aktif rol aldıklarını belirtti. “Ege’nin coğrafi işaretli ürünlerini ulusal ve uluslararası pazarlarda tanıtıyoruz, üretici ve tüketicilere yönelik etkinlikler düzenliyoruz. Önümüzdeki aylarda Almanya’nın Düsseldorf kentinde yapılacak Yöresel Ürünler Fuarı’na katılacağız ve ürünlerimizi sergileyeceğiz.” diye konuştu.
Kestelli, bölgede coğrafi işarete konu pek çok ürün bulunduğunu ifade etti. Sultani üzüm, Sarılop incir, Ege pamuğu, Sakız enginarı, boyoz, kumru, lokma, şambali ve İzmir tulumu gibi ürünlerin yanı sıra şevketibostan, deniz börülcesi, arapsaçı, radika ve kaya koruğu gibi otların da bu kapsamda değerlendirildiğini belirtti. “Ürünlerin özgünlük ve kalite standartlarını korumak için denetim mekanizmalarını işletiyoruz. Ancak henüz yolun başındayız. Bu süreci yalnızca İzmir veya İTB olarak değil, ülke olarak sahiplenmeliyiz. Özellikle ihracatta Ege markasını öne çıkarmalıyız.” ifadelerini kullandı.
Coğrafi işaret tescili için çalışmaların 2000’li yılların başında başladığını hatırlatan Kestelli, “2003 yılında pamuk, çekirdeksiz Sultaniye üzümü ve Sarılop inciri için coğrafi işaret aldık. 2017 yılında ise Sakız enginarı ile birlikte Ege Pamuğu, Ege Sultani Üzümü, Ege İnciri ve Urla Sakız Enginarı coğrafi işaret tescili kazandı.” dedi.

