Son Yazılar

COĞRAFİ İŞARETLİ ÜRÜNLERİ NE KADAR KORUYABİLİYORUZ?

Ezine peynirinin yanında,

Milas’ın mis gibi zeytinyağında Gemlik zeytini,

Yanında olmazsa olmaz Ayaş domatesi

Ha bir de Meşhur Bingöl balı…

Buz gibi havada buram buram şifa kokan Maraş tarhanası,

Üzerine Aydın inciri ve bir avuç Giresun tombul fındığı.

Bir dilim de Gaziantep baklavası.

İşte hepsi birbirinden eşsiz AB coğrafi işaretli ürünlerle bezeli Türk sofrası.

Anadolu’nun kadim coğrafyasında öyle lezzetler var ki yemeye doyamadığımız ve öyle lezzetler var ki damaklarda yer bulmuş.

Ülkemizin AB coğrafi işaretli ürünlerinin sayısı 28’e çıktı.

Son olarak Manisa mesir macunu eklendi.

Neler yok ki listede.

Aydın incirinden kestanesine, Malatya kayısısından Bayramiç beyazına, Antakya künefesinden Bursa’nın şeftalisi ve İngiliz kraliyet sofrasına kadar giren siyah incirine.

Tam 28 ürün.

Peki nedir AB coğrafi işaretli ürün ve ülkemize nasıl bir katkı sağlar?

Coğrafi işaret alabilmek için neler yapmak gerekiyor?

Sorulara bu yazımızda cevap arayacağız.

TÜRKİYE’NİN AB COĞRAFİ İŞARET TESCİLLİ ÜRÜN SAYISI 28’E ÇIKTI

Sanayi ve Teknoloji Bakanı Mehmet Fatih Kacır, Manisa mesir macununun da listeye dahil olmasıyla Avrupa Birliği (AB) nezdinde tescillenen coğrafi işaretli ürün sayısının 28’e yükseldiğini bildirdi. Kacır, konuya ilişkin sosyal medya hesabından paylaşımda bulundu.

Manisa mesir macununun listeye dahil olmasıyla AB tarafından tescillenen coğrafi işaretli ürün sayısının 28’e yükseldiğini belirten Kacır; 41 farklı baharatla hazırlanan, şifalı içeriği ve asırlık geleneğiyle mesir macunumuz kültürel mirasımızın en değerli tatları arasında yer alıyor. Yerel kalkınma hamlesiyle Anadolu’nun zenginliklerini dünyaya tanıtmaya devam ediyoruz dedi.

MESİR MACUNU AB TESCİLİ ALDI

Tarım ve Orman Bakanı İbrahim Yumaklı, Manisa’nın ünlü mesir macununun Avrupa Birliği (AB) Coğrafi İşaret Tescili aldığını duyurdu.

Bakan Yumaklı, sosyal medya hesabından yaptığı açıklamada, katkı maddesi ve koruyucu içermeyen, 41 çeşit baharat ve bitkiden oluşan mesir macununun AB’den tescil aldığını belirterek, Şehzadeler diyarı Manisa’mızın şifasıyla ünlü mesir macunu artık sınırları aşıyor. AB Coğrafi İşaret Tescili alan Manisa mesir macunu ile tescilli ürün sayımız 28’e yükseldi. Hayırlı olsun ifadelerini kullandı.

COĞRAFİ İŞARET NEDEN ÖNEMLİ?

Peki coğrafi işaret neden önemli? Konuyla ilgili olarak tarım yazarı Ali Ekber Yıldırım şunları kaleme aldı.

Dünya genelinde 10 bini aşkın coğrafi işaretli ürün olduğu ve bu pazarın büyüklüğünün 250-300 milyar dolar olduğu tahmin ediliyor. Sadece Avrupa pazarının 100 milyar Euro olduğu hesaplanıyor. Coğrafi işaret alınan ürünler için hem koruma sağlanıyor hem de bu ürünler özel ürün statüsünde kabul edildiği için daha yüksek fiyata satılıyor. Üreticisine daha çok para kazandırıyor. Denetimlerle ürünün taklit edilmesi, tağşiş edilmesi engelleniyor.

Avrupa Birliği’nde coğrafi işaret tescili için çiftçiler, çiftçi örgütleri başvuruyor. Coğrafi işaret alınan ürünler koruma altına alınıyor.

Tescil başvurusu yapılmış ve işlemleri devam eden 40 civarında ürünün olması, önümüzdeki günlerde tescil sayısının daha da artacağını gösteriyor.

AB’DEN TESCİL ALMAK ÖNEMLİ ANCAK ZOR BİR SÜREÇ

Yöresel Ürünler ve Coğrafi İşaretler Türkiye Araştırma Ağı (YÜciTA) Yürütme Kurulu Başkanı Prof. Dr. Yavuz Tekelioğlu da Avrupa Birliği’nden tescil almanın çok önemli; ancak zor bir süreç olduğunu anlattı, başvuran kurumların tescil sürecinde hem para hem de zaman harcadıklarını vurguladı, Türkiye’nin AB’den tescil alan ilk coğrafi işareti Gaziantep Baklavası’nın tam 4,5 yıl beklediğini hatırlattı.

AL TESCİL VER TESCİL

Bugün AB Komisyonu’nda tescillerini bekleyen 44 coğrafi işaret olduğunu belirten Prof.Dr. Tekelioğlu, şöyle devam etti: Bu çok iyi, ürünlerimizin AB’de tanınmasını sağlıyor. Coğrafi işaretimizin imajını güçlendiriyor. Ancak sistem kurulamadığı için, AB’de korunan Gaziantep Baklavası ne yazık ki Antep’te korunamıyor. 2016 yılında AB tescili alan Çin’in Pinggu Şeftalisi’nin fiyatı 1.5 yuandı, tescilden sonra 4 yuana çıktı. Toscana zeytinyağı yine öyle. Örnekleri çoktur, neden? Çünkü, tescil coğrafi işaretin benzerlerine göre ayırt edici özelliklerinin olduğunu ve ürünün tescil belgesindeki kurallara uyularak üretildiğini onaylamakta, bunun garantörünün de kamu gücünün olduğunu söylemektedir. Bu nedenle tescil bir katma değer yaratır. Ürünün fiyatı artar. Kısaca, tescille kamu gücü, Ben bu ürünü denetledim, üretiminde kurallara uyulmuş, bu ürün güvenilirdir, ben buna kefilim demektedir.

Bizde ise 7 Temmuz 2017’de Malatya Kayısısı AB tescili aldı ve aynı sene fiyatı yüzde 35 düştü. Bunun dünyada başka örneği yok! Peki neden; çünkü coğrafi işaret ülkemizde sadece tescil gibi algılanıyor. Al tescil, ver tescil ile bu iş yürümez. Tescil, sistemin ilk ayağıdır. Diğer iki ayak coğrafi işaret yönetişimi ve coğrafi işaret denetimi olup ülkemizde bu konularda hiçbir gelişme olmamıştır. Bu nedenle katma değer yaratmayan tescil furyalarıyla güzelim coğrafi işaretlerimiz itibarsızlaştırılmakta, bu da onlara büyük zarar vermektedir ifadelerini kullandı.

TESCİL AŞAMASI EN ÖNEMLİ AŞAMA

İzmir Ticaret Borsası Genel Sekreter Yardımcısı Dr. Pınar Nacak da tescil aşamasının en önemli aşama ve büyük bir başarı olarak algılandığını, oysa görevin sürdüğünü dile getirdi. Son yıllarda, Türkiye’de tescil sayısının hızla arttığına dikkati çeken Dr. Nacak; elbette bu coğrafyanın özgün ürünlerine sahip çıkmak kayıt altına, koruma altına almak ve tescil sürecini gerçekleştirmek çok önemli. Ancak, coğrafi işaret tescilli ürünlerin sadece tescillenmesi, arşivlenmesi değil, bu ürünlerin, diğer ürünler arasından öne çıkması, farklılaşması, pazarlamada ve fiyat oluşumda avantaj sağlayabilmesi önemlidir dedi.

Tarladan tabağa tüm zincir boyunca izlenebilirliğin sağlanmasının ve etkin denetim mekanizmalarının işlerlik kazanmasının bu avantajın yaratılabilmesinde en önemli unsur olduğunun altını çizen Dr. Pınar Nacak, Coğrafi işaretlerin katma değer yaratabilmesi, üreticiden tüketiciye tarım, turizm, gastronomi, gıda sanayi tüm alanlarda bütün tarafların fayda sağlayabilmesi ancak bu şekilde mümkün olacaktır. Ülkemizde ve AB’de tescil olan ürün sayımız hızla artması elbette sevindirici ancak bu noktada bu tescillerinin sağladığı katkı ve avantajları mercek altına almamız gerekiyor diye konuştu.

TÜRKİYE’DE SADECE TESCİL SÜRECİNE ODAKLANILIYOR

TOBB Patent ve Marka Vekilleri Meclis Başkanı Kemal Yamankaradeniz de ülkemizde coğrafi işaret tescil süreci ve sonrasının iyileştirilmesi gereken yapısal alanlar barındırdığına dikkat çekerek, sistemin güçlendirilmesi halinde, kültürel mirasımızı temsil eden 1.600’ü aşkın coğrafi işaretli ürünün maddi değerini ve güvenilirliğini korumalarına dair kayıp yaşamayacaklarını belirtti.

Kemal Yamankaradeniz, Türkiye’de coğrafi işaretler konusunda sadece tescil sürecine odaklanılmakta, asıl kritik unsurlar olan denetim ve yönetişim ihmal edilmektedir, Tescil, yönetişim ve denetimden oluşan üç ayak iyi çalışmadığı sürece, sistemin başarılı olması mümkün değildir ifadelerini kullandı.

AB’DEN TESCİL ALMA SÜRECİ MEŞAKKATLİ

Türkiye’de Marka ve Patent Kurumu’ndan Coğrafi İşaret tescilli bin 471 adet ürün bulunuyor. Tescilli ürünlerin toplamının yüzde 1’inden daha azının AB’den tescil alabilmesi, sürecin ne kadar meşakkatli olduğu gösteriyor.

Peki Türkiye’nin coğrafi işaretli ve AB tarafından tescilli 28 ürünü hangileri?

Gaziantep baklavası,

Aydın inciri,

Aydın kestanesi,

Bayramiç beyazı,

Malatya kayısısı,

Milas zeytinyağı

Taşköprü sarımsağı,

Giresun tombul fındığı,

Antakya künefesi,

Suruç narı,

Çağlayancerit cevizi,

Gemlik zeytini,

Edremit zeytinyağı,

Milas yağlı zeytini,

Ayaş domatesi,

Maraş tarhanası,

Edremit körfezi yeşil çizik zeytini,

Ezine peyniri,

Safranbolu safranı,

Aydın memecik zeytinyağı,

Araban sarımsağı,

Osmaniye yer fıstığı,

Bingöl balı,

Bursa şeftalisi,

Hüyük çileği,

Bursa siyah inciri,

Söke pamuğu,

Manisa mesir macunu

COĞRAFİ İŞARET İLE NE AMAÇLANIYOR?

Coğrafi işaretin öneminin öğrenilmesiyle, kalitede standardizasyon, markalaşma planlanıyor. İklim ve yeryüzü şekillerinin etkisiyle, üretim tekniğiyle Türkiye’ye has olan ürünlerin, tüm dünyada vitrine çıkması, bu aşamada da üreticiden ihracatçıya kadar her aşamada kazandırması, üretimin ve çeşitliliğin sürdürülmesi hedefleniyor.

Hazırlayan: Gazeteci Taner Öztürk

Son Yazılar

Önerilen Yazılar