Türkiye genelinde yaşanan kuraklık, su tahsisi krizleri ve havzalar arası su transferleriyle ilgili uyarılarda bulunan Su Politikaları Derneği Başkanı Dursun Yıldız, mevcut su yönetimi anlayışının köklü bir şekilde değiştirilmesi gerektiğini vurguladı.
Türkiye’nin iklim değişikliğinin etkisi altında olduğunu belirten Su Politikaları Derneği Başkanı Dursun Yıldız, ülke genelinde su kaynaklarının hem eşitsiz dağıldığını hem de bölgesel kuraklıkların şiddetinin ve sıklığının arttığını ifade etti. Yıldız, bu durumun tarımsal ve kentsel su tahsislerini doğrudan etkilediğini belirterek, su yönetiminde bütüncül ve katılımcı bir yaklaşıma geçilmesi gerektiğini kaydetti.
SEKTÖRLERARASI SU GERİLİMİ DERİNLEŞİYOR
Trakya, Marmara, Ege, Orta Anadolu ve Akdeniz bölgelerinde sektörel su temini planlarının bozulduğunu aktaran Yıldız, Sapanca ve İznik göllerindeki su seviyelerinin düşmesinin su kullanıcıları arasında tahsis çatışmalarını tetiklediğini belirtti.
Manisa, Aydın, Adana ve Bodrum’da sulama kısıtlamaları uygulanırken; Konya’da münavebeli ekim gibi önlemlerin devreye alındığını hatırlatan Yıldız, büyükşehir belediyelerine bağlı su ve kanalizasyon idarelerinin su verimliliğine yönelik uyarılarını artırdığını da söyledi.
MANİSA’DAN “SULARIMIZI GERİ İSTİYORUZ” ÇIKIŞI
Kuraklığın en yakıcı hissedildiği illerden biri olan Manisa’da yaşanan gelişmelere dikkat çeken Dursun Yıldız, MASKİ’nin Saruhanlı ilçesinde ziraat odaları, sulama kooperatifleri ve çiftçilerle bir araya geldiğini aktardı. Toplantının odak noktası, 1980 yılında DSİ ile İzmir Belediyesi arasında imzalanan ve Manisa’dan İzmir’e yıllık 108 milyon metreküp su tahsisini öngören protokol oldu.
MASKİ Genel Müdürü Talat Postacı’nın sözlerine yer veren Yıldız, “Manisa içme suyunun yüzde 98’ini yeraltı kaynaklarından sağlıyor ve bu kaynaklar kuraklıkla sürdürülemez hale geldi. Bu nedenle mevcut tahsis protokolü yeniden ele alınmalı” dedi.
YERALTISULARI TEHLİKE ALTINDA
Yıldız, sadece Manisa’da değil, başta Ankara, Gaziantep ve Balıkesir olmak üzere birçok şehirde suyun verimli kullanılması gerektiğine dair resmi uyarıların geldiğini hatırlattı. Yeraltı sularının hızla çekildiğini ve kirlilik oranlarının arttığını vurgulayan Yıldız, “Artık Türkiye’nin su yönetiminde acil ve radikal bir düşünce değişikliğine ihtiyacı vardır” ifadelerini kullandı.
YENİ BİR SİSTEM, YENİ BİR YAKLAŞIM
Su Politikaları Derneği Başkanı Yıldız, çözümün “havza bazlı, şeffaf, katılımcı ve bilimsel temellere dayanan bir su yönetimi” olduğunu vurguladı. Havzalar arası su transferi gibi kararların alınmasından önce, ilgili bölgelerde suyun ne kadar verimli kullanıldığının mutlaka tespit edilmesi gerektiğinin altını çizdi.
Yıldız, “Su kullanıcıları ve yöneticileri mevcut düşünce kalıplarını terk etmeli, su verimliliği seferberliği sadece bir hedef değil, bir zorunluluk olarak ele alınmalıdır” diyerek değerlendirmesini tamamladı.

