WEBAGRON - TARIMSAL İÇERİK PLATFORMU

Daha Fazla Gör

    Son Yazılar

    ECOSA 2024 YILI OLAĞAN GENEL KURULU YAPILDI

    Tarım Dünyası: Ekonomik İşbirliği Ülkeleri Tohumcular Birliği (ECOSA) 2024 yılı Olağan Genel Kurulu 15 Kasım tarihinde Türkiye Tohumcular Birliğinde yapıldı.

    Genel Kurula TBMM Tarım, Orman ve Köyişleri Komisyonu Başkanı Prof. Dr. Vahit Kirişci, Türkiye Tohumcular Birliği Yönetim Kurulu Başkanı Hacı Ömer Güler, TİGEM Yönetim Kurulu Başkanı ve Genel Müdürü Dr. Hasan Gezginç, Tarım ve Orman Bakanlığı AB ve Dış İlişkiler Genel Müdürü Ferhat Çolak, Tarım ve Orman Bakanlığı Eğitim ve Yayın Dairesi Başkanı Dr. Bülent Kahraman Çolakoğlu, PANKOBİRLİK Genel Müdürü Tolga Demirhan, Tarım ve Orman Bakanlığı Tarımsal Araştırmalar ve Politikalar Genel Müdür Yardımcısı Dr. Şerafettin Çakal, Tarım ve Orman Bakanlığı Bitkisel Üretim Genel Müdürlüğü Tohumculuk Dairesi Başkanı Sezgin Karadeniz ve Tohumluk Tescil ve Sertifikasyon Merkezi Müdürü Şakir Berktaş başta olmak üzere protokol üyeleri katıldı.

    Türkiye Tohumcular Birliği (TÜRKTOB) ve Alt Birliklerinin Yönetim Kurulu Başkan ve Üyeleri, ECOSA Yönetim Kurulu ve Üyeleri ile diğer davetliler de Genel Kurul’da hazır bulundu.

    ***

    ECOSA Genel Kurulu’nun açılış konuşmasını ECOSA Yönetim Kurulu Başkanı Yıldıray Gençer yaptı.

    İçindekiler

    “EKO BÖLGESİNDE TOHUMCULUK GÜCÜMÜZÜ ARTIRMAYI HEDEFLİYORUZ”

    ECOSA Yönetim Kurulu Başkanı Yıldıray Gençer, ECOSA olarak bölgesel iş birliği, uluslararası standartlara uyum ve tohumculuk sektörünün geliştirilmesi konularında yürüttükleri çalışmaları anlattı.

    ECOSA’NIN TEMELLERİ VE ÖNCELİKLİ HEDEFLER

    Gençer, ECOSA’nın temellerinin 2006 yılında Ekonomik İşbirliği Teşkilatının (EKO), FAO ve ICARDA iş birliğiyle başlattığı bölgesel tohum geliştirme projesi kapsamında atıldığını, Birliğin 2011 yılında resmi olarak Ankara’da kurulduğunu belirtti.

    Gençer, tohumculuk sektörünün geliştirilmesi amacıyla kurulan ECOSA’nın Türkiye merkezli olmasının ülke adına büyük bir kazanım olduğunu vurguladı.

    TÜRKİYE’NİN TOHUMCULUKTA BÖLGESEL LİDERLİĞİ

    Türkiye’nin tohumculukta kısa sürede önemli mesafe kaydettiğini ifade eden Gençer, özellikle 2000’li yılların başında yürürlüğe giren 5042 sayılı Bitki Islahçıları Kanunu ve 5553 sayılı Tohumculuk Kanunu sayesinde sektörde büyük bir gelişim yaşandığını söyledi. “Kendi kendine yetebilen ve aynı zamanda tohum ihraç eden bir ülke konumuna geldik.” diyen Gençer, Türkiye’nin uluslararası standartlarda faaliyet yürütebilen bir ülke olduğunu belirtti.

    EKO BÖLGESİNDE İŞ BİRLİĞİ VE MEVZUAT EKSİKLİKLERİ

    Gençer, EKO bölgesindeki ülkelerde mevzuat ve altyapıların eksikliği ve bu ülkelerin uluslararası kuruluşlara üyeliklerin bulunmamasının tohumculuk sektörünü olumsuz etkilediğini kaydetti.

    Türkiye’nin bu alandaki deneyimi ve ECOSA’nın bölgesel iş birliği vizyonuyla bu eksiklikleri gidermeyi hedeflediklerini vurgulayan Gençer, “Amacımız, EKO ülkeleri arasında ortak bir tohum kataloğu oluşturmak ve ticareti hızlandırmak.” dedi.

    DÜNYA TOHUMCULUK TİCARETİNDEKİ YERİ

    Gençer, dünya tohum ticaret hacminin 73,1 milyar dolara ulaştığını ve EKO bölgesinin bu ticarette önemli bir potansiyel taşıdığını ifade ederek, “Türkiye, EKO ülkeleri içerisinde tohumculukta en gelişmiş ülke. Bu pazardan daha büyük bir pay almak için çalışmalarımızı sürdürüyoruz.” dedi.

    ULUSLARARASI FAALİYETLER VE YENİ HEDEFLER

    ECOSA’nın uluslararası alanda tanınmaya başladığını belirten Gençer, Avrupa Tohumcular Birliği (ESA) ve Asya Pasifik Tohumcular Birliği (APSA) gibi oluşumlarla aynı platformda yer aldıklarını hatırlattı. Ayrıca, Kazakistan ve Özbekistan gibi ülkelerde gerçekleştirilen toplantılar ve kongrelerle iş birliğini güçlendirdiklerini ifade etti.

    TÜRKİYE TOHUMCULAR BİRLİĞİNİN KATKILARI

    Türkiye Tohumcular Birliği ve Alt Birliklerinin ECOSA’ya maddi ve manevi destek sağladığını belirten Gençer, bu desteklerin ECOSA’nın bugünkü konumuna ulaşmasında önemli rol oynadığını söyledi. Gençer, “Bu iş birliği sayesinde, EKO bölgesinde güçlü bir tohumculuk altyapısı oluşturmayı ve Türkiye’nin gücünü artırmayı hedefliyoruz.” dedi.

    YENİ YÖNETİM YAPISI VE DANIŞMA KURULU

    Gençer, ECOSA’nın tüzüğünde yapılan değişikliklerle birlikte daha fazla ülkenin yönetime katılımını sağlamayı hedeflediklerini belirtti. Bu kapsamda, her ülkeden en fazla dört yönetim kurulu üyesi ve danışma kurulu üyelikleri ile daha geniş bir temsil sağlanacağını ifade etti.

    Gençer, konuşmasını ECOSA’nın bölgesel ve uluslararası düzeyde güçlenmesi için iş birliğinin önemine vurgu yaparak tamamladı.

    ***

    Türkiye Tohumcular Birliği (TÜRKTOB) Yönetim Kurulu Başkanı Hacı Ömer Güler

    “Tohumculuktaki Başarı Hikâyemiz, Türkiye’nin Gücüne Güç Katıyor”

    “TÜRKİYE TOHUMCULAR BİRLİĞİNİN KURULUŞUNUN 16. YILI KUTLU OLSUN’’

    ECOSA Genel Kurulu’nda konuşan Türkiye Tohumcular Birliği (TÜRKTOB) Yönetim Kurulu Başkanı Hacı Ömer Güler, tohumculuk sektörünün gelişimini vurgularken, bu başarının sürdürülebilir olmasının stratejik önemine dikkat çekti.

    “TOHUMCULUK, GIDA GÜVENLİĞİNİN TEMİNATIDIR”

    TÜRKTOB Başkan Hacı Ömer Güler konuşmasına Türkiye Tohumcular Birliğinin 5553 sayılı Tohumculuk Kanunu ile yasal temellerinin atılmasını sağlayan, sektöre emeği geçen tüm paydaşlara teşekkür ederek başladı.

    “Bugün, ülkemizin gıda güvenliğinin teminatı olan tohumculuk sektörünün TÜRKTOB ve Tarım ve Orman Bakanlığı başta olmak üzere 16 yılda ulaştığı noktayı görmek bizler için gurur verici. Bugün aynı zamanda TÜRKTOB’un kuruluşunun 16. yıl dönümü. Kutlu olsun.” diyen Güler, sektörün özellikle 2018’den itibaren dış ticarette fazla veren, ihracatı ithalatı geçen bir konuma geldiğini ve ihracatın ithalatı karşılama oranının %147’ye ulaştığını belirtti.

    “BU BAŞARI REHAVETE DEĞİL, DAHA BÜYÜK HEDEFLERE MOTİVE ETMELİ”

    Tohumculuk sektöründeki bu gelişmelerin rehavete kapılmadan daha büyük başarılara ulaşma hedefiyle devam ettirilmesi gerektiğini ifade eden Güler, “Bu başarıyı sürdürülebilir hale getirmek ve daha da ileri taşımak için çalışmaya devam edeceğiz.” dedi.

     “YAPILAMAZ DENİLENİ YAPTIK, ZOR BİR COĞRAFYADAYIZ; DAHA GÜÇLÜ OLMALIYIZ”

    Türkiye’nin ekolojik, ekonomik ve kültürel zenginliklerinin yanı sıra savaşlar ve kaoslarla dolu bir coğrafyada yer aldığını belirten Güler, “Bu zor coğrafyada güçlü olmak zorundayız. Tarımdan savunmaya, her alanda ülkemize yakışanı yapıyoruz. Daha da güçlenmeliyiz.” dedi.

    Türkiye’nin son 20 yılda yapılamaz denilen birçok başarıya imza attığını vurgulayan Güler, bu başarıların geleceğin güçlü Türkiye’si için bir umut kaynağı olduğunu söyledi.

    “GIDA VE SU, TÜM GÜÇLERİN TEMELİDİR”

    Konuşmasında iklim değişikliği ve gıda güvenliğinin stratejik önemine de değinen Güler, “Gıda ve suya sahip olmayan bir ülkenin savunma dâhil hiçbir alanda güçlü olamayacağını unutmamalıyız. Stratejilerimizi bu anlayışla şekillendirmeliyiz.” dedi.

    “ECOSA, TÜRKİYE’NİN GÖNÜL COĞRAFYASINA AÇILAN PENCERESİDİR. DESTEKLEMEYE DEVAM EDECEĞİZ”

    TÜRKTOB Başkanı Güler, Türkiye’nin tohumculuktaki deneyimlerini Ekonomik İşbirliği Teşkilatı Tohumcular Birliği (ECOSA) aracılığıyla kardeş ülkelerle paylaştığını belirtti. “ECOSA, gönül coğrafyamızın tarım ve tohumculukta güçlenmesi için önemli bir platform. Türkiye olarak bu platformu desteklemeye devam edeceğiz.” diyen Güler, ECOSA’nın gelecekte çok daha başarılı işlere imza atacağına olan inancını ifade etti.

    “SEKTÖRÜMÜZÜN GÜCÜNÜ BİRLİKTE BÜYÜTÜYORUZ”

    Güler, konuşmasının sonunda Türkiye Tohumcular Birliğini ve tohumculuk sektörünü destekleyen tüm paydaşlara teşekkür ederek, “Bugün ulaştığımız başarılar, birlik ve iş birliğimizin eseridir. Geleceğin daha güçlü Türk tohumculuk sektörünü beraber inşa edeceğiz.” dedi.

    ***

    TARIM VE ORMAN BAKANLIĞI AVRUPA BİRLİĞİ VE DIŞ İLİŞKİLER GENEL MÜDÜRÜ FERHAT ÇOLAK: “KÜRESEL İŞ BİRLİĞİ TOHUMCULUĞUN GELECEĞİ İÇİN ŞART”

    ECOSA Genel Kurulu’nun açılışında konuşma yapan Tarım ve Orman Bakanlığı Avrupa Birliği ve Dış İlişkiler Genel Müdürü Ferhat Çolak, Türkiye’nin tohumculuk alanındaki uluslararası iş birliği hedeflerini ve geleceğe yönelik stratejilerini paylaştı.

    Genel Müdür Çolak, küresel iklim değişikliğinin tarım sektöründeki etkilerine dikkat çekerek, “Küresel iklim değişikliği ve bölgesel faktörler, gıda güvenliği ve sürdürülebilir tarımın önemini bir kez daha gözler önüne serdi. Dünya nüfusu bugün 8 milyara ulaşmış durumda ve bu nüfusun gıda ihtiyacı, tohumculuğun stratejik bir sektör olarak konumlanmasını sağladı.” ifadelerini kullandı.

    TÜRKİYE’NİN TOHUMCULUK VİZYONU

    Türkiye’nin, tohumculukta küresel liderlik hedefi doğrultusunda kararlı adımlar attığını belirten Çolak, “Gıda güvenliği ve sürdürülebilir tarım temelinde, dünya tohumculuk endüstrisine entegre bir yapı oluşturma çabalarımız hızla devam ediyor. Bu süreçte uluslararası kuruluşlarla iş birliklerimizi güçlendiriyor, ikili ilişkilerde tohumculuk sektörümüzü daha ileriye taşımak için yoğun çaba sarf ediyoruz.” dedi.

    Türkiye’nin, uluslararası platformlarda tohumculuğu öncelikli gündem haline getirdiğine vurgu yapan Çolak, tarım yürütme komiteleri ve karma ekonomik komisyon toplantılarında, tohumculuk sektörünün tanınırlığını ve pazarlama kabiliyetini artırmaya yönelik çalışmaların sürdüğünü ifade etti.

    ECOSA ÜLKELERİYLE GÜÇLÜ İŞ BİRLİĞİ

    Çolak, Afganistan, Azerbaycan, İran, Kazakistan, Kırgızistan, Özbekistan gibi ülkeleri bir araya getiren ECOSA’nın, bölgesel iş birliği açısından önemini vurgulayarak; “Tohumculuk alanında mevzuat uyumlaştırması, sertifikasyon ve ticaretin kolaylaştırılması gibi konular, ECOSA’nın öncelikli hedefleri arasında yer alıyor. Türkiye olarak bu sürece katkı sağlamaya devam edeceğiz.” diye konuştu.

    Çolak ayrıca, Türkiye’nin ECOSA ülkeleriyle sınırlı kalmayan bir vizyon benimsediğini belirtti. “Hedefimiz, ortak bir tohum kataloğu ve mevzuat oluşturarak, ticaretin önündeki engelleri kaldırmak. Bu işbirliğini küresel bir platforma dönüştürmek istiyoruz.” dedi.

    İKLİM DEĞİŞİKLİĞİ VE YENİLİKÇİ ÇÖZÜMLER

    Küresel iklim değişikliğinin tarımsal üretimde yarattığı zorluklara değinen Çolak, bu durumun yeni tohum çeşitlerinin geliştirilmesi ve dayanıklılığın artırılmasını zorunlu hale getirdiğini ifade etti. Çolak “Üretim tekniklerimizi yenileyerek, daha dayanıklı ve iklim değişikliğine uyumlu çeşitler geliştirmeyi hedefliyoruz. Türkiye, bu süreçte sadece bir lider değil, aynı zamanda bir rehber olmayı sürdürecektir.” diye ekledi.

    TÜRK DEVLETLERİ İLE ARTAN İŞ BİRLİĞİ

    Çolak, 2021 yılında kurulan Tarım Çalışma Grubu ve 2022’de oluşturulan Tohum Çalışma Alt Grubu’nun önemine de değinerek, bu yapıların uluslararası ticareti kolaylaştırmada önemli bir platform sunduğunu belirtti. Çolak, “Türk Devletleri ile işbirliğimizi daha da derinleştirerek, mevzuat uyumu ve sertifikasyon süreçlerini hızlandırmayı amaçlıyoruz.” dedi.

    TÜRKİYE’NİN ÖNCÜ ROLÜ DEVAM EDECEK

    Genel Müdür Çolak, Türkiye’nin ECOSA’nın faaliyetlerine verdiği desteğin altını çizerek, “Türkiye olarak, bu platformun bölgesel işbirliği alanında attığı adımların her zaman arkasında durduk ve bundan sonra da durmaya devam edeceğiz.” ifadelerini kullandı.

    Kazakistan ve Özbekistan’da yapılan son toplantılarda atılan adımları hatırlatan Çolak, ECOSA’nın başarısının sadece bölgeye değil, küresel tarım sektörüne de fayda sağlayacağını vurguladı.

    ***

    TİGEM GENEL MÜDÜRÜ DR. HASAN GEZGİNÇ: “TOHUM, MİLLİ GÜVENLİK MESELESİDİR”

    TİGEM Yönetim Kurulu Başkanı ve Genel Müdürü Dr. Hasan Gezginç ise tohumculuğun yalnızca bir tarım konusu değil, aynı zamanda milli güvenlik meselesi olduğuna vurgu yaptı.

    TARIMIN KÖKLÜ GEÇMİŞİNE DÖNÜŞ: ÇAKMAKTEPE’NİN ÖNEMİ

    Konuşmasına tarihsel bir bağlamla başlayan Hasan Gezginç, Urfa’daki Çakmaktepe kazılarına dikkat çekerek Göbekli Tepe’den bile önce yerleşime açıldığı belirtilen bu bölgede, ilk tarım aletlerinin bulunmuş olmasının insanlık tarihindeki tarımın köklü yerini bir kez daha gözler önüne serdiğini söyledi. “Tarım, dünya tarihinde yapılan ilk iş, ilk meslek olarak karşımıza çıkıyor.” diyen Gezginç, “Her şey bir tohumla başladı ve o ilk tohum, insanlığın bugün ulaştığı noktaya giden yolun başlangıcıydı.” ifadelerini kullandı.

    TÜRKİYE’NİN TOHUMCULUKTA EFSANELEŞEN BAŞARISI

    Gezginç, geçmişte İsrail tohumları ve hibrit tartışmalarının damga vurduğu dönemleri hatırlatarak, Türkiye’nin bugün geldiği noktayı büyük bir başarı olarak nitelendirdi.

    “Bugün ülkemizin tohumculuk sektörü, kendine yeterlilik oranını yüzde 100’ün üzerine çıkardı ve artık net ihracatçı bir sektör haline geldi.” diyen Gezginç, bu başarının, sektörde çalışan araştırma ve geliştirme ekiplerinin özverisi ve iş birliğiyle mümkün olduğuna işaret etti.

    DIŞA AÇILMANIN TAM ZAMANI

    Türkiye’nin tohumculuk sektöründeki başarısının artık uluslararası arenada daha fazla yer bulması gerektiğine vurgu yapan Gezginç, “Gönül coğrafyamız başta olmak üzere, şimdi dışa açılmanın tam zamanı.” ifadelerini kullandı. Gezginç, Sektörün liderlik hedeflerine ulaşmasında ECOSA’nın iş birliği platformu olarak oynadığı önemli role dikkat çekti ve bu çabaların tarım sektöründe Türkiye’yi global bir güç haline getireceğini belirtti.

    “TOHUM, BİR MİLLİ GÜVENLİK MESELESİDİR”

    Gezginç’in konuşmasında en çok dikkat çeken vurgulardan biri, tohumun stratejik önemi üzerineydi. “Tohum sadece bir tarım ya da gıda meselesi değildir. Tohum, aynı zamanda bir milli güvenlik meselesidir. Tohumunuz varsa güvendesiniz demektir.” diyen Gezginç, tohumculuğun ekonomik olduğu kadar stratejik bir değer taşıdığını ifade etti.

    Konuşmasının sonunda, ECOSA Genel Kurulu’nun hem Türkiye hem de “gönül coğrafyası” için hayırlı sonuçlar getirmesini dileyen Gezginç, sektöre katkı sağlayan herkese teşekkür ederek sözlerini tamamladı.

    ***

    TBMM TARIM, ORMAN VE KÖY İŞLERİ KOMİSYONU BAŞKANI VAHİT KİRİŞCİ: “TOHUMCULUK, MİLLİ GÜVENLİK MESELESİDİR VE VAZGEÇİLMEZDİR”

    Türkiye Büyük Millet Meclisi Tarım, Orman ve Köy İşleri Komisyonu Başkanı Prof. Dr. Vahit Kirişci de konuşmasında tarım ve tohumculuk sektörünün stratejik önemine dikkat çekti. Kirişci, tarımın sadece bir üretim alanı değil, aynı zamanda milli güvenlik, ekonomik sürdürülebilirlik ve uluslararası iş birliğinin anahtarı olduğunun altını çizdi.

    “TARIM, VAZGEÇİLMEZİN VAZGEÇİLMEZİDİR”

    Prof. Dr. Vahit Kirişci, konuşmasının başında tarım sektörünün tarihsel ve stratejik önemini vurguladı. Kirişci, “Tarım sektörü, beslenme, barınma ve giyinme gibi insanlığın temel ihtiyaçlarını karşılayan bir alandır. Bu bağlamda tohumculuk sektörü, tarımın da vazgeçilmezi olarak karşımıza çıkmaktadır.” dedi. Kirişci, tarım sektörünün ülke ekonomisindeki yerinin küçümsenmemesi gerektiğini belirterek, sektörün hem geçmişte hem de gelecekte oynadığı kritik role dikkat çekti.

    TOHUMCULUKTA YASAL DÜZENLEMELERİN ÖNEMİ

    Kirişci, Türkiye’de tarım ve tohumculuk sektörüne yönelik yasal düzenlemelerin tarihine değinerek, 22. ve 23. dönemlerde TBMM Tarım Komisyonu’nda görev yaptığı dönemde tarım sektörünün ihtiyaç duyduğu birçok yasanın çıkarıldığını belirtti.

    Kirişci, “Bir dönem, ülkemizin bir tarım kanunu bile yoktu. Yeni bitki çeşitlerinin ıslahına yönelik hakların korunması, tohumculuk kanunu ve lisanslı depoculuk kanunu gibi birçok önemli düzenleme o dönemde hayata geçirildi.” dedi. Kirişçi ayrıca, 2023 yılında yürürlüğe giren tarım ve ormanı ilgilendiren torba kanunun sektöre sağladığı katkıları aktardı.

    GIDA GÜVENLİĞİ VE TAHIL KORİDORU ÖRNEĞİ

    Rusya-Ukrayna savaşıyla birlikte gıda güvenliğinin ne kadar önemli bir mesele olduğunu bir kez daha gördüklerini ifade eden Kirişci, “O dönemde buğday fiyatları 210 dolardan 450 dolara çıktı. Ancak Türkiye’nin liderliğinde oluşturulan tahıl koridoru, gıda krizinin etkilerini hafifletmede önemli bir rol oynadı.” dedi.

    “TÜRKİYE’NİN TOHUMCULUKTAKİ ROLÜ KÜRESEL ÖLÇEKTE ÖNEMLİ”

    Prof. Dr. Kirişci, Türkiye’nin yalnızca kendine yeterli bir tarım ülkesi olmadığını, aynı zamanda uluslararası iş birliklerinde de kritik bir rol oynadığını ifade ederek, “Türkiye, mazlum ve mağdur coğrafyalar için bir umut kaynağıdır. Gönül coğrafyamıza bilgi ve tecrübemizi aktarmak zorundayız.” dedi.

    ECOSA’nın bu işbirliklerini artırmada önemli bir platform olduğunu belirten Kirişci, Afrika’nın da bu alanda hedef coğrafya olması gerektiğini söyledi.

    GENÇ NESİLLER VE ULUSLARARASI İŞ BİRLİKLERİ

    Kirişci, Türkiye’de eğitim gören 336 bin uluslararası öğrencinin iki ülke arasında köprüler kurmak için büyük bir fırsat sunduğunu dile getirdi. “Bu öğrenciler, hem kendi ülkelerinin dilini hem de Türkçeyi konuşuyor. Onları iş dünyasıyla bir araya getirerek, uluslararası ticaret ve kültürel bağlarımızı güçlendirebiliriz.” diyen Kirişci, bu gençlerin ileride kendi ülkelerinde yönetici, iş insanı veya karar alıcı pozisyonlara geleceklerini ve bu bağların uzun vadeli işbirlikleri için kritik olduğunu vurguladı.

    Kirişci, “Tohumculuk sadece bir tarım meselesi değildir, aynı zamanda bir milli güvenlik meselesidir. Tohumunuz varsa güvendesiniz. Türkiye’nin tarım ve tohumculuk sektöründe sahip olduğu potansiyeli daha da ileri taşımak için çalışmaya devam edeceğiz.” ifadeleriyle konuşmasını tamamladı.

    ***

    ECOSA Genel Kurulu, Yönetim Kurulu Faaliyet Raporu, Mali Raporlar, Denetim Kurulu Raporlarının okunması, görüşülmesi ve ibra edilmesiyle devam etti.

    Ardından yapılan seçimlerde ECOSA Yönetim Kurulu şu isimlerden oluştu; Yıldıray Gençer, Hacı Ömer Güler, Miktat Olgun, Savaş Akcan, Ramazan Ebubekir Karaşahin, Kourosh Ramazani, Aidar Konysbayev.

    Denetim Kurulu’na ise şu isimler seçildi; Selami Yazar, Mehmet Erol, M. Kayhan Yıldırım.

    Son Yazılar

    Önerilen Yazılar

    ×
    ×