spot_img
Daha Fazla Gör

    Son Yazılar

    ENFLASYON TARLADA, MÜCADELE MARKETTE

    Gıdada fahiş fiyat artışlarına karşın 2021 yılının başından beri alınan ancak fiyat artışlarına çözüm olmayan tedbirleri 10 maddede ele aldık.

    SONDAN BAŞA DÖNELİM

    Hadi, bu kez sondan başlayıp başa dönelim

    Rusya – Ukrayna savaşı ile birlikte şok etkisinde olan küresel piyasalar, brent petrol, doğalgaz, altın, nikel ve bakır yükselişi ve tabii ki buğday…

    En az petrol kadar önemli olan buğday. Dünyanın buğday ihtiyacının yüzde 85’ini tek başına karşılayan iki ülke: Rusya ve Ukrayna. “Ekmek kaç lira olacak, Rusya’ya alternatif buğday pazarı bulabilir miyiz?” bu klişe ama önemli soruları bir kenara bırakıp asıl “Karadeniz limanlarını savaşa sebebiyle işletemeyen Ukrayna’dan ham yağ ithal edemezsek ne olur?” buna bakalım. Sadece bu da değil; yükselen petrol fiyatlarıyla tarımsal üretimde artan enerji-akaryakıt maliyeti, doğalgaz fiyatları ile gübre tedarikinde yaşanacak sorunlar sebebiyle “gübrede yeni ralli” ve tüm bunların doğrudan tarımsal girdilere yansımalarına bakalım.

    Tüm bunlar, savaşın başlamasıyla birlikte iki sonuca ulaştırıyor bizi gıda arz güvenliği ile gıda fiyatları yani gıda enflasyonu…

    Bu savaş, hükümetin açıkladığı Türkiye Ekonomi Modeli (TEM)’ni boşa mı çıkaracak bilmiyoruz fakat savaş sürecinin ( -eğer uzarsa) gıda da zaten fahiş olan fiyatları daha da katlayacağı kesin.

    Sondan başa dönelim demiştik,

    Peki gıda enflasyonu fiyatlarıyla mücadele etmek için hükümet son 1,5 yıldır neler yaptı?

    Çok değil, sadece 2021 yılının başından itibaren bugüne kadar alınan tedbirlere madde madde bakacağız.

    MARKETLERE ETİKET AYARI

    Ticaret Bakanlığı’nın Fiyat Etiket Yönetmeliğinde yaptığı değişikliği göre 1 Mart itibariyle market etiketlerinde yeni düzenleme başladı. Değişiklik kapsamında marketler, gıda satış yerlerinde fiyat etiketlerde indirim öncesi ve indirimli fiyat birlikte yer alacak, fiyat indirimi son 30 günün en düşük değeri üzerinden yapılacak. Etiket ve listelerde yer alan hususların Türkçe yazılması zorunlu olacak. Ambalajlı malın satış fiyatından ayrı olarak ambalajın teslimine ve iadesine ilişkin depozito bedeli varsa söz konusu bedelin tutarı da etiket ve listelerde bulunacak.

    Bu kadar kapsamlı değil ama birçoğumuz zaten market alışverişlerinde mevcut ürünlerde eğer fiyat indirimi varsa indirimden önceki halini de görebiliyoruz. Aslında kısmi de olsa zaten indirimli fiyatların karşılaştırılması, tüketiciyi ürünü almaya sevk etmek için perakende sektöründe yıllardır uygulanıyor.

    • Ticaret Bakanlığı’nın bu uygulamadaki asıl amacı fahiş fiyat artışlarının önüne geçerek üreticiyi korumak.

    İHRACAT KISITLAMASI

    Benzer tedbirleri pandemi sürecinde de gördük. Tüketiciyi korumak için ve iç pazarda arz sıkıntısı yaşanmaması için bazı tarım ürünleri ihracatına Ticaret Bakanlığı tarafından kısıtlama getirilmişti. İhracatı kısıtlanan patates soğan depolarda çürümüş, patatesin kilogram fiyatı tarlada 50, soğan 20 kuruşa kadar düşmüştü. İhracatlık “mayer çeşit” limon üreten Mersinli, Antalyalı üreticiler ağaçlarını kesmek zorunda kaldı. Patates, soğan, limon üreticisinin elinde patladı. Arz sorunu yaşanmadığı gibi, tüketiciler bu ürünleri ucuza da satın alamadı

    Rusya ve Ukrayna savaşı sebebiyle bu kez yetki verilen Tarım ve Orman Bakanlığı benzer bir uygulamaya gitti. Tarım Bakanlığı olağanüstü durumu gerekçe göstererek, Türkiye’de gıda arz güvenliğinin sağlanması ve gıda ürünlerine erişiminde sorun yaşanmaması amacıyla zeytinyağı, fasulye ve kırmız mercimek ihracatına kısıtlama getirdi.

    • Tarım ve Orman Bakanlığı’nın ihracatta kısıtlamaya gitmesinin asıl amacı gıda arz güvenliğini sağlayarak tüketiciyi korumak.

    ENFLASYONA POLİSİYE TEDBİRLER

    2021 yılı başından itibaren tanık olduk, Ticaret Bakanlığı’na bağlı ekipler, denetçiler 81 ilde market market gezdiler, haksız fiyat uygulamasına karşı etiketleri denetlediler. Sonuç değişmedi, gıda fiyatları düşmediği gibi yükselmeye devam etti. Bu da yetmedi marketlerde fiyat denetimi için bir de Zabıta ekiplerini görevlendirildi. Marketlerde çalışan personelden etiket hesabı soran zabıtalar, basın ordusuyla birlikte fiyatları kontrol etmek ve basına fotoğraf vermek dışında bir şey yapamadı. Fiyatlar yine düşmedi.

    • Polisiye tedbirlerle gıda fiyatlarına çözüm arayışının asıl amaç tüketiciyi korumak.

    GIDAYA KDV AYARI

    Hükümet ile çevrelerince en çok konuşulan ve gıda fiyatlarını düşürme noktasında beklentinin en yüksek olduğu KDV düzenlemesini, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, büyük bir müjde ile duyurdu. Buna göre temel gıda ürünlerinde yüzde 8 olan KDV oranı yüzde 1’ düşürüldü. KDV düzenlemesiyle 100 liralık temel gıda alışverişinde yalnızca 7 liralık bir indirim söz konusu oldu. Örneğin, KDV indirimi öncesi 17 TL 95 kuruş pirinç KDV indirimiyle 16 TL 78 kuruşa düştü, 9 TL 95 kuruş olan toz şeker KDV indirimiyle 9 TL 30 kuruşa düştü, 35 TL 95 kuruş sıvı yağ KDV indirimiyle 33 TL 61 kuruşa düştü.

    TÜİK’in iyimser tahminlerine bile göre yüzde gıda enflasyonu yüzde 60’a dayandı. Yumurta, ayçiçeği yağı, tavuk eti, peynir, gibi bazı temel gıda ürünlerinde fiyat artışları yüzde 100’e yaklaşmış veya geçmişken, yüzde 7’lik KDV indirimi vatandaşın cebini rahatlatmadığı gibi mutfaktaki yangını söndürmeye de yetmedi.

    • Hükümetin temel gıda ürünlerinde KDV düzenlemesiyle nihai hedefi fahiş gıda artışlarına karşı tüketiciyi korumak.

    FAHİŞ FİYAT FATURASI ZİNCİR MARKETLERE

    2021 yılının başından itibaren gıdada artan fiyatların müsebbibi olarak zincir marketler gösterildi. Fahiş fiyatların faturası Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın hedef gösterdiği 5 zincir markete kesildi. Rekabet Kurulu tarafından perakende gıda ticareti alanında faaliyet gösteren 23 zincir markete, ürünlerin perakende satış fiyatlarını belirlerken kanunu ihlal edip etmediklerinin tespiti için soruşturma başlatılmış, soruşturma sonucunda Rekabet Kurumu, fahiş fiyat soruşturması kapsamında zincir marketlere idari para cezası kesilmesine karar verilmişti. Bu kapsamda 5 zincir market ve bir tedarikçiye toplamda 2,7 milyar TL ceza verildi.

    Ancak fahiş fiyatlar yine düşmedi.

    • Rekabet Kurumunun amacı zincir marketlerdeki fahiş fiyat artışlarına karşı tüketiciyi korumak.

    TARIM KREDİ MARKETLERİYLE FİYAT REKABETİ

    Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, enflasyonla özellikle gıda fiyatlarıyla mücadele noktasında Tarım Kredi Kooperatifleri market sayısının süratle artırılarak 500’e çıkarılması talimatını verdi. Sayıları arttırılacak olan Tarım Kredi marketleriyle zincir marketlerde oluşan yüksek fiyatlara karşı vatandaş korunacaktı. Tarım Kredi marketleri aynı zamda fiyatlarda rekabet yaratacak, zincir marketlerdeki fiyatları düşürecek ve denge sağlayacaktı. Daha çok insanın ulaşabileceği yerler haline gelecek şekilde sayıları artacaktı. Bu sayede oluşacak fiyat rekabetiyle, piyasalarda gıda fiyatlarındaki yükselişi durdurabilecek ve belli bir denge yaratacaktı.

    Ancak Tarım Kredi Kooperatifi Marketi ile aynı ilçede bulunan zincir marketlerin fiyatları karşılaştırıldığında Tarım Kredi marketlerinden fiyatlar daha yüksek çıktı. Tarım Kredi marketleri değil daha aşağıda rakamlarla satış yapmak ve zincir marketlere karşı rekabet yaratabilmek vatandaşa bazı ürünleri zincir marketlerle ya aynı ya da daha yüksek fiyattan sattı.

    Tarım Kredi marketlerinin sayısı arttı ancak bu marketler ne ucuzluk ne de rekabet yaratabildi.

    • Hükümetin amacı Tarım Kredi marketleriyle rekabet yaratıp fahiş fiyatlara karşı tüketiciyi korumaktı.

    PTT’YE KALAN GIDA SATIŞI

    Gıda ürünlerindeki fiyat artışına  karşın tıpkı tanzim satışlar gibi bir de PTT  hamlesi yapıldı.  Asıl görevi telekomünikasyon ve posta olan PTT,  gıda ürünlerindeki fiyat artışlarının aşağı çekilmesi için yeni bir gıda satış uygulamasına başladı. Ayçiçek yağı başta olmak üzere temel gıda fiyatlarında meydana gelen artışlara karşı, kooperatifler ve PTT’nin indirimli satış ortaklığı devreye alındı. Bu kapsamda, Toprak Mahsulleri Ofisi (TMO), Atatürk Orman Çiftliği (AOÇ), Tarım Kredi Kooperatifleri’nin (TKK) yanı sıra Fiskobirlik ve Çaykur ürünlerinin de online satış yapan PttAVM.com’a dahil edilerek, bu kooperatiflerin şubesinin bulunmadığı yerlerde de internet üzerinden indirimli ürün satılması kararlaştırıldı.

    PTT’nin sattığı ürünler kısa süreli ve çok az da olsa zincir marketlere karşın daha uygun olurken, satışlar sürdürülebilir olmadığı gibi gıda fiyatlarındaki artışlara herhangi bir etkisi de olmadı.

    • PTT gıda satışının asıl amacı fahiş fiyat artışına karşı ucuz gıda tedariki sağlayarak tüketici korumak.

    ERKEN UYARI SİSTEMİ

    Uzun yıllardır üzerine konuşulan, çalışan Erken Uyarı Sistemi. Dönemin Hazine ve Maliye Bakanı Lütfü Elvan ile Ticaret Bakanı Ruhsar Pekcan ve Tarım Orman Bakanı Bekir Pakdemirli, pandemi sonrası fahiş fiyat artışları ele aldıkları Gıda Komitesi’nde Erken Uyarı Sistemi’ni hayat geçirme kararı aldılar. Ancak sistem ne uyarı verdi ne de hayata geçti. 28 Ocak 2021’de kurulması kararlaştırılan sistem Gıda Komitesi toplantılarında çözüm başlığı olmaktan öteye hiçbir zaman gidemedi.

    • Gıda Komitesi’nin Erken Uyarı Sistemiyle asıl amacı fahiş fiyat artışına karşı tüketiciyi korumaktı.

    ASIL SORUN: TARLA ENFLASYONU

    Sözün özü gıda da fahiş fiyat artışına karşı alınan bütün tedbirler hep tüketiciyi korumaya yönelik oldu. Oysa marketlerde satılan ürünlerin tarladan geçtiği hesaba katılmadı veya katılmak istenmedi.

    Son bir yılda gübre fiyatları yüzde 300 ile 500 oranında zamlanmışken, çiftçinin bir litre mazotu 17 liranın üzerine çıkmışken, tarımsal sulamada kullanılan elektriğin maliyeti yüzde 120’nin üzerinde artmışken, tohum, fide, ilaç gübre, makine –ekipman, tarımsal teknoloji dahil pandemi, enerji krizi ve dalgalı döviz kuruyla birlikte tarımsal girdiler ralli yapmışken “tarladaki yangını” kimse görmedi veya görmek istemedi.

    “ÇÖZÜM ARAYIŞI HEP SONDAN BAŞLADI, KİMSE BAŞA DÖNMEDİ.”

    “Sondan başa gidelim” diyerek başladım, çünkü asıl sorunun yaşandığı yeri,  yani gıda arz ve tedarikinin birinci aşaması olan tarlayı ve en büyük emekçi çiftçi kimse görmedi.  Aylık, haftalık hatta günlük tedbirlerle tarımsal stratejiler ortaya konulmaya çalışılsa da hiçbiri ciddi manada sonuç vermedi.

    Tarla enflasyonuna değil, market etiketine çözüm arandı.

    Çiftçiyi değil, tüketiciyi korumak hedeflendi.

    Sonuç: ne çiftçi ne de tüketici korunabildi.

    Hazırlayan: Gazeteci Merve Ekinci

    Son Yazılar

    spot_img

    Önerilen Yazılar

    Abone Olun

    ×