Haberler Tarım: TEMA Vakfı Genel Müdür Yardımcısı Dr. Hikmet Öztürk, Türkiye’de tarımsal arazilerin yüzde 39’unda, meraların ise yüzde 54’ünde erozyon görüldüğünü belirterek, bu durumun gıda üretimini ve ekosistemi ciddi şekilde tehdit ettiğini açıkladı.
Dünya Toprak Günü vesilesiyle konuşan Öztürk, toprağın hem yaşamın hem de sürdürülebilir tarımın temel taşı olduğunu vurguladı.
“TOPRAK, YAŞAMIN GİZLİ KAHRAMANI”
Dr. Öztürk, toprağın yalnızca tarımın değil, ekosistemin devamlılığı için de hayati önem taşıdığını ifade etti. “Bir kaşık sağlıklı toprak, dünya nüfusundan daha fazla mikroorganizma barındırır. Toprak, bitkilerin büyümesini sağlarken aynı zamanda karbon depolayarak iklim krizine karşı mücadelede büyük bir rol oynar.” diyen Öztürk, toprağın okyanuslardan sonra en büyük karbon deposu olduğunu hatırlattı.
EROZYON: SESSİZ BİR TEHDİT
Erozyonun dünya genelinde olduğu gibi Türkiye’de de toprak kayıplarının en büyük nedeni olduğuna dikkat çeken Öztürk, “Dünyada her yıl 75 milyar ton toprak erozyona uğruyor. Türkiye’de ise tarımsal alanların yüzde 39’u, meraların yüzde 54’ü bu tehditle karşı karşıya. Bu durum, yalnızca gıda üretimimizi değil, ekosistemimizi de riske atıyor.” dedi. Öztürk, erozyonun aynı zamanda küresel karbon salımının yüzde 3’üne neden olduğunun altını çizdi.
“16 YILDA 400 YILLIK TOPRAĞI KAYBEDİYORUZ”
Bir santimetre verimli toprağın oluşmasının 400-500 yıl sürdüğünü belirten Öztürk, erozyon nedeniyle bu miktarın sadece 16 yılda kaybedildiğini ifade etti. Türkiye’deki tarım arazilerinin organik madde oranının kritik seviyelerde olduğunu söyleyen Öztürk, “Tarım topraklarının yüzde 99’unda organik madde oranı yüzde 3’ün altında. Bu, toprağın su tutma kapasitesini düşürüyor ve verimliliği azaltıyor.” dedi.
TARIM ARAZİLERİNDE ALARM ÇANLARI ÇALIYOR
İklim krizi ve erozyonun birlikte tarım arazilerini tehdit ettiğini vurgulayan Öztürk, “2050 yılına kadar toprak verimliliği yüzde 50 azalabilir. Ancak aynı dönemde gıda ihtiyacımız yüzde 50 artacak. Kişi başına düşen tarım arazisi dünya genelinde 1990’da 0,28 hektarken bugün 0,20 hektara geriledi. Türkiye’de ise bu oran 0,51 hektardan 0,28 hektara düştü. Toprağı korumak, geleceğimizin güvencesidir.” diye konuştu.
“TOPRAK İÇİN HEP BİRLİKTE HAREKETE GEÇMELİYİZ”
TEMA Vakfı’nın çalışmalarının toplumda karşılık bulmasından memnuniyet duyduğunu ifade eden Öztürk, herkesi toprağı ve doğal varlıkları koruma mücadelesine katılmaya davet etti. “Bu mücadele, yalnızca bugün için değil, geleceğimiz için de kritik öneme sahip.” diyerek farkındalık çağrısını yineledi.
TEMA VAKFI: TOPRAK İÇİN UMUT YEŞERTİYOR
TEMA Vakfı’nın 1992’den bu yana toprak koruma çalışmaları yürüttüğünü belirten Öztürk, “40 milyon fidanı toprakla buluşturduk ve 700 milyon meşe palamudu ektik. Ayrıca, 5403 sayılı Toprak Koruma ve Arazi Kullanım Kanunu’nun çıkarılmasında önemli bir rol oynadık.” dedi. Vakfın, eğitim programlarıyla gençlere ve çocuklara ekolojik okuryazarlık kazandırmaya devam ettiğini de ekledi.

