Eskişehir, Bursa, Kahramanmaraş, Karabük, Manisa.
Son bir haftada ne çok duyduk değil mi bu illerimizin adını.
Hepsinin ortak bir paydası vardı.
O da orman yangınları.
Cayır cayır yandı ormanlarımız
Kimi anız yangını dolayısıyla kimi de sabotaj sonucu. Sebebi ne olursa olsun yemyeşil doğa adeta gri renge boyandı.
Sadece ormanlar değil o yangınlarda tarım arazileri küle döndü, hayvanlar telef oldu, köylüler evlerini ahırlarını tarım alet ve ekipmanlarını kaybetti.
Ve en acısı, 17 canımızı yitirdik. 17 vatandaşımız bu yangınlarda hayatını kaybetti.
Bu yangınlar bir kez daha gösterdi ki deprem olur çiftçi koşar, su baskını sel olur çiftçi koşar, ormanlar yanar söndürmek için yine çiftçi koşar.
Ama emeğinin karşılığını alamayan da yine çiftçi olur.
Eskiden orman köylüleri hem ormanları korur hem de geçimlerini buradan sağlarlardı. Ancak alınan kararlar uygulanan politikalarla köylüyü ormanlardan uzaklaştırdık, küstürdük.
Ve bugün geldiğimiz nokta da gerçek şu ki ormanlarımızı kaybediyoruz.
2025 yılı yaz başından buyana 3 binden fazla orman yangını çıktı ve bu yangınlarda binlerce hektar ormanlık alanı kaybettik.
Peki ormanlarımız neden yanıyor, yangınlara müdahalede yetersiz mi kalıyoruz, yanan ormanları tekrar eski haline kavuşturmak mümkün mü?
Gelin önce ülkemizde çıkan orman yangınlarının bilançosuna bir bakalım.
TÜRKİYE’DE 23 MİLYON 363 BİN HEKTAR ORMAN ALANI VAR
2024 yılı verilerine göre Türkiye’nin ormanlık alanı 23 milyon 363 bin hektar.
Orman Genel Müdürlüğü verilerine göre, 2020 yılında 3 bin 399, 2021 yılında 2 bin 793, 2022 yılında 2 bin 160, 2023 yılında 2 bin 579, 2024 yılında 3 bin 797 orman yangını çıktı.
2024 yılında meydana gelen 3 bin 797 orman yangınında toplam 27 bin 485 hektar ormanlık alan kül oldu.
Gelelim 2025’e. Asıl dikkat çeken rakam da burada. Yaz başından bugüne kadar 3 bin 67 orman yangını çıktı.
Gözlerin çevirildiği isim Tarım ve Orman Bakanı İbrahim Yumaklı’nın söylediklerine bakalım.
ORMAN YANGINLARININ YÜZDE 96’SI İNSAN KAYNAKLI
Tarım ve Orman Bakanı İbrahim Yumaklı, TRT Haber’de katıldığı programda orman yangınlarına ilişkin değerlendirmelerde bulundu.
Şu anda orman yangınları bütün dünyanın başlıca problemi olmaya devam ediyor diyen Bakan Yumaklı; çıkan yangınların yüzde 96’sı insan kaynaklı, yüzde 4’ü de yıldırım düşmesi gibi doğal nedenlerden kaynaklanıyor dedi.
27 UÇAĞIMIZ, 105 HELİKOPTER VAR
Cumhuriyet tarihimizin en güçlü hava ve kara filosuna sahibiz diyen İbrahim Yumaklı, 27 uçağımız, 105 helikopter, 14 Bayraktar İHA’mız var. Bunlarla 7/24 ülkemizi tarıyoruz.
Havadan ve karadan müdahil oluyoruz. Yangınların yüzde 95’ini 10 hektara ulaşmadan söndürmüş oluyoruz diye konuştu.
Bakan Yumaklı, gece görüşlü helikopterlerin neden kullanılmadığı eleştirilerine de yanıt verdi.
“Bizim beş gece görüşlü helikopterimiz var. Biz bunu geçen sene de kullandık. Bu sene kullanmak için ortam ya da gerekçemiz olmadı. Bütün dünyada olduğu gibi ülkemizde de gece görüşlü helikopterlerin kullanılması bir can tehlikesinin olması durumunda, yerleşim yerlerinin ya da kritik tesislerin korunması gerektiğinde kullanılır. Çünkü gece uçuşu o kadar kolay bir hadise değildir. Teller vardır, yükseltiler vardır ve dünyada da pek çok ülkede aynı bizim gibi eğer gece görüş kullanılacaksa bizim gibi yapılır.”
Bir diğer eleştiride yanan alanların madene ya da imara açılacağı yönünde.
YANAN ALANLARI AĞAÇLANDIRMAK ZORUNDAYIZ
Bir şekilde insanların kafasını karıştırıcı yayınlara karşı Bakanlığımız da İletişim Başkanlığımız da diğer birimlerimiz de gereken cevapları veriyorlar. Ama burada şunu söylemek istiyorum. Yanan ya da hasar gören yerlerde eğer bu tarz bir yapı olduğunu gösterebilen varsa ki ben bakanlık görevimde 2 yılı geçtim, 2 yıldır bunu söylüyorum.
Bugüne kadar bir örnek bile gelmedi. Çünkü yok öyle bir şey. Anayasamızın ilgili hükümleri gereğince biz oraları ağaçlandırmak zorundayız. Bu anayasal bir görev. Yanan alanların bir sonraki yılın sonuna kadar en geç, bu bizim hedefimiz, tohumla ya da fidanla buluşturmak gibi bir hedefimiz var ve bunu da gerçekleştiriyoruz ifadelerini kullandı.
Tarım ve Orman Bakanı’nın açıklamaları işte bu şekilde.
Ancak ana muhalefet partisi ise yangınlara müdahalede geç kalındığını ve alınan önlemlerin yeteriz olduğunu düşünüyor.
GEREKEN ÖNLEMLER ALINMADI, PERSONEL EKSİK!
CHP Genel Başkan Yardımcısı Erhan Adem, “Yangın bölgeleri için gerekli önlemleri alacaktınız, uçak filolarınızı buna göre ayarlayacaktınız, riskli alanlara yeterli sayıda personel yerleştirmeniz gerekiyordu. Bu yapılmadığı gibi maalesef halen 29 bin orman işçisi personeli eksik. Orman Genel Müdürlüğü’ne yangın söndürme personeli olarak alınanların birçoğu ofislerde çalışıyor ve gerekli eğitimleri almadan sahaya çıkıyorlar” dedi.
AFAD GÖREVİNİ YETERİNCE YERİNE GETİREMİYOR
Orman Yangınlarıyla Mücadele Ulusal Kurulu’ adıyla geniş katılımlı bir yapının derhal kurulması gerektiğini düşünüyoruz diyen Erhan Adem, AFAD’ın orman yangınlarıyla mücadeledeki görevini ve sorumluluğunu yeterince yerine getiremediğini düşünüyoruz.
2021 yılı yangınlarının ardından AFAD ve Orman Genel Müdürlüğü’nün iş birliğiyle hazırlanan; ancak görünen o ki başarılı bir şekilde uygulanamayan Ulusal Orman Yangınları Olay Yeri Müdahale Planı’nın; ilgili kurum ve kuruluşların kuruluşlardaki uzmanlar, akademisyenler, sivil toplum örgütleri, yerel yönetimler gibi tüm paydaşlarla birlikte tekrar mercek altına alınması gerektiğine inanıyoruz ifadelerini kullandı.
Öz Orman-İş Sendikası Genel Başkanı Settar Aslan’ın söyledikleri de aslında muhalefetin eleştirilerini doğruluyor.
15 BİN YENİ YANGIN İŞÇİSİNE ACİLEN İHRİYAÇ VAR
Orman yangınlarına ilişkin Ankara’da basın toplantısı düzenleyen Öz Orman-İş Sendikası Genel Başkanı Settar Aslan, orman yangınlarıyla mücadelede teknik ekipman eksikliği olmadığını ancak yer ekiplerinin sayısının yetersiz olduğunu belirtti. Aslan, Maliye Bakanlığı’nın 15 bin işçi kadrosunu acilen tahsis etmesi gerektiğini vurguladı.
Settar Aslan, orman yangınlarını bir savaş olarak tanımlayarak, mücadelede görev alan işçilerin “ateş savaşçısı” olduklarını belirtti.
Yangına müdahale eden personel sayısının yetersizliğine dikkat çeken Aslan, “Şu anda 22 bin 700 işçimiz var, bunun 4.500’ü yeni alındı. Bu kişiler hızlandırılmış eğitimle yangına giriyor, ancak yeterli tecrübeye sahip değiller” dedi.
Settar Aslan, Tarım ve Orman Bakanlığı’nın 15 bin yeni yangın işçisi talebinin Maliye Bakanlığı tarafından karşılanmadığını, mevcut 4.500 işçi alımının yalnızca emekli olanların yerini doldurduğunu ifade etti.
Toplu iş sözleşmesi sürecine de değinen Aslan, mevcut pazarlık sürecinde ilerleme kaydedildiğini, ancak sonuç alınamazsa 15-20 gün içinde grev kararı almak durumunda kalabileceklerini belirtti.
YANAN ORMANLARIN YENİDEN AĞAÇLANDIRILMASI YASAL ZORUNLULUK
Samsun’un İlkadım ilçesindeki Atatürk Anıtı Parkı’nda, KESK’e bağlı Tarım Or-Kam Sen Samsun Şubesi öncülüğünde bir araya gelen kamu emekçileri, orman yangınlarına ilişkin basın açıklaması yaptı. Açıklamada, yangınların iklim krizi ve politik rantla doğrudan ilişkili olduğu vurgulanarak, “Yanan ormanların yeniden ağaçlandırılması anayasal zorunluluktur” denildi.
Tarım Or-Kam Sen Samsun Şube Başkanı Erdem Avcı, “Yangınların yüzde 90’ı insan kaynaklıdır. İhmal, dikkatsizlik ve güçlü rüzgar birleşince yangınlar hızla büyüyor.
Zamanında ve etkin müdahale büyük önem taşıyor. Ancak personel eksikliği, donanımsızlık ve eğitimsizlik nedeniyle yangınlara karşı yeterli müdahale yapılamıyor” dedi.
Anayasa’nın 169. maddesine atıfta bulunan Avcı, “Yanan ormanların yeniden ağaçlandırılması anayasal zorunluluktur. Ancak bu hüküm göz ardı edilerek kamuoyuna farklı bilgiler sunuluyor” ifadelerini kullandı.
En dikkat çeken değerlendirmelerden birisini de Ankara Mimarlar Odası yaptı.
ÖZELLEŞTİRME POLİTİKALARININ ORMAN YANGINLARININ ARTIŞINDA ROLÜ BÜYÜK!
Mimarlar Odası Ankara Şubesi, özelleştirme politikalarının orman yangınlarının artışında büyük rol oynadığını belirttiği açıklamasında, yanmış orman alanlarına yönelik ağaçlandırma seferberliği başlatılması gerektiğini vurguladı.
Özelleştirme politikaları ve ormanların yapılaşmaya açılması, orman yangınlarının artışında büyük rol oynamaktadır denilen açıklamada, Ormanlarımız madencilik, taş ocakları, turizm, enerji ve yapılaşma gerekçeleriyle amaç dışı kullanılmamalıdır. Her yangın felaketinde benzer sorunların tekrar yaşandığı gözden kaçırılmamalıdır ifadeleri kullanıldı.
Peki ormanları yangından nasıl koruyacağız. Bu sorunun yanıtını TEMA VAKFI maddeler halinde sıralamış:
ORMAN YANGINLARINA KARŞI VATANDAŞIN ALMASI GEREKEN ÖNLEMLER
- Orman alanlarında ve orman sınırlarına yakın alanlarda kesinlikle ateş ve mangal yakılmamalı
- Ormanlarda, izin verilen piknik alanları dışında piknik yapılmamalı
- Ormana çöp, plastik, cam şişe ve cam parçaları atılmamalı
- Ormanlık alanlarda sigara içilmemeli ve orman kenarı karayollarına sigara izmaritleri kesinlikle atılmamalı
- Ormana sınır durumdaki tarım alanları başta olmak üzere, toprak bozulumuna da sebep olan anız yakımından vazgeçilmeli, yakanlar veya yakma teşebbüsünde olanlar uyarılmalı ve yetkili mercilere bildirilmeli
- Bahçe ve tarlalardan çıkan budama ve biçim artıkları yakılmamalı
- Ormanlık alanlara yakın yerlerde yapılan düğün ve benzeri organizasyonlarda havai fişek, dilek balonu gibi yanıcı maddeler kullanılmamalı
- Orman sınırlarına yakın alanlarda, kuru otların olduğu yerlere araç park edilmemeli
- Enerji nakil hatlarında, hatlara zarar verecek ve yangına sebep olabilecek her türlü davranıştan kaçınılmalı
- Yangın riski görülen durumlarda hemen Acil Çağrı Hattı 112 veya Orman Yangını İhbar Hattı 177 aranarak ihbarda bulunulmalı
SON SÖZ
Bu yazıyı Nobel ödüllü bilim insanımız Prof. Dr. Aziz Sancar’ın hepimize ders niteliğinde olması gereken sözüyle bitirelim.
“Yanmayan ağaç değil, yakmayan insan yetiştirmeliyiz”
Hazırlayan Gazeteci Taner Öztürk

