Türkiye… 7 farklı bölge, 81 il ve yetiştirilen onlarca ürün ve bu ürünlerle karnını doyuran milyonlar.
Kendi okul hayatım boyunca (1990’lı yıllar) hep duymaya alışık olduğum bir cümle vardı: “Türkiye tarımda dünyada kendi kendine yetebilen 7 ülkeden birisi”
Günler ayları, aylar da yılları kovaladı ve bir zamanların kendi kendine yetebilen ülkesi gitti, yerine ithalatın ihracatı geçtiği bir ülke geldi.
Peki ne oldu da bu hale geldik ve her yıl ithal tarım ürünlerine milyarlarca dolar para ödemeye başladık?
İTHALAT, İHRACATI GERİDE BIRAKTI
Türkiye Gıda ve İçecek Sanayii Dernekleri Federasyonu (TGDF) Dijital Veri Paneli’ne göre; Tarım, gıda ve içecek sektöründe ithalat, ihracatı geride bıraktı.
Türkiye İstatistik Kurumu tarafından açıklanan dış ticaret verileri baz alınarak hazırlanan TGDF Dijital Veri Paneli’ne göre, bu yılın ilk 6 ayında tarım, gıda ve içecek sektörü, geçen yıl aynı dönemine kıyasla yüzde 19,71 artışla 12,46 milyar dolarlık ithalat gerçekleştirdi.
İhracat ise geçen yılın aynı dönemine kıyasla yüzde 1,04 artış kaydederek 12,23 milyar dolar seviyesinde oldu.
Bu yılın ilk 6 ayında tarım, gıda ve içecek sektörü dış ticaret açığı verdi.
EN FAZLA İTHAL EDİLEN ÜRÜN BUĞDAY OLDU
2023 yılının ilk 6 ayında en fazla ithal edilen ürün, 2 milyar 303 milyon dolar ile buğday oldu.
Buğdaydan sonra sırayı 1 milyar 83 milyon dolar ile soya fasulyesi ve 917 milyon dolar ile ham ayçiçeği yağı aldı. Bu 3 ürün, toplam ithalatın yüzde 34,5’ini oluşturdu.
İTHALATIN YÜZDE 98’İ RUSYA VE UKRAYNA’DAN
Yılın ilk yarısında yapılan ithalatta ilk sırayı alan buğdayda Rusya ve Ukrayna, en fazla ithalatın yapıldığı iki ülke olmaya devam etti.
Bu dönemde, Rusya’dan 1 milyar 654 milyon dolar ve Ukrayna’dan 607,8 milyon dolar tutarında buğday ithalatı yapıldı. Bu iki ülkenin toplam buğday ithalatındaki payı yaklaşık yüzde 98’i buldu.
3 MİLYAR DOLAR İTHALAT YAPILDI
Aynı dönemde ülke bazında ithalat en fazla 3 milyar 338 milyon dolar ile Rusya’dan yapıldı. Bu ülkeyi, 2 milyar 79 milyon dolar ile Ukrayna, 961 milyon dolar ile Brezilya, 542 milyon dolar ile ABD ve 527 milyon dolar ile Malezya izledi.
Bu 5 ülkeden yapılan ithalat, toplam ithalatın yüzde 59,7’sini oluşturdu.
“KENDİ ÇİFTÇİMİZİ DEĞİL YABANCI ÇİFTÇİYİ ZENGİN ETTİK”
Yılın ilk çeyreğinde tarım sektörü yüzde 3,8 oranında küçüldü.
“İktidarın kendi çiftçisini değil yabancı çiftçileri zengin ettiğini” söyleyen CHP Manisa Milletvekili Bekir Başevirgen: “Yabancılara toprak ve ev satmayı ihracat sananlar, onlardan aldıkları dolarları maalesef tarım ürünleri ithalatı yoluyla yine dışarıya veriyorlar” ifadelerini kullandı.
MİLYAR DOLARLIK TARIM ÜRÜNÜ İTHALATI
Bekir Başevirgen Ocak-Mayıs 2023 döneminde yapılan 7,5 milyar dolarlık tarım ürünü ithalatını kalem kalem sıraladı:
*317 milyon dolar canlı hayvanlar
*3,2 milyar dolar hububat ve hububat ürünleri
*1,3 milyar dolar meyve ve sebzeler
*1,1 milyar dolar hayvanlar için gıda maddeleri
*393 milyon dolar çeşitli yenilebilir ürünler
*Kahve, çay gibi ürünlerin ithalatı beş ayda 731 milyon dolar,
*Şeker ve şeker ürünleri 255,6 milyon dolar,
*Et ürünleri 65 milyon dolar,
*Balık ve diğer deniz ürünleri için 128 milyon dolar,
*Süt ve süt ürünleri 64,2 milyon dolar
BAYRAKTAR: “RASYONEL POLİTİKALARLA ÇİFTÇİNİN ÜRETİMDE KALMASI SAĞLANMALI”
Türkiye Ziraat Odaları Birliği (TZOB) Genel Başkanı Şemsi Bayraktar bu konuda şu uyarıları yaptı:
“Bugün birçok ülke, pandemi sürecinde bunu çok iyi gördük, gıda milliyetçiliği yapıyor. Artık ihracatına kısıtlama getiriyor. İşte bunu Rusya yapıyor, bunu Hindistan yapıyor ve başka ülkeler yapıyor. Bu gıda milliyetçiliği devam edecek. O zaman bizim ayçiçeğini de, ayçiçeği küspesini de yağını da bulma imkanımız olmayacak. Belki buğday bulma imkanımız olmayacak. Yani başka ürünleri, ithal ettiğimiz ürünleri; pamuğu, soyayı bulma imkanımız olmayacak. Dolayısıyla biz bu ülkede, bu ülkenin verimli topraklarını; bereketli topraklarını rasyonel politikalarla, akılcı politikalarla ve çiftçimizi destekleyerek, tarlada kalmasını sağlayarak bu manada doğru kullanabilirsek, üretimde kullanabilirsek birçok ürünü çok rahatlıkla yetiştirebiliriz.”
Tarımda ithalata bağımlı olduğunuz zaman yaşanan bütün küresel olumsuzluklar, sizin gıdaya olan erişiminize darbe vurmaktadır. Örneğin; dün Rus savaş gemileri Karadeniz’de bir yük gemisine uyarı ateşi açtı ve bu durum buğday arzına dair endişeleri artırdığı için küresel buğday fiyatları yükseldi. Chicago borsasında en yüksek işlem hacmine sahip olan buğday, yüzde 0,2 yükselerek 6,28 Dolar/Bushel yani 230,8 Dolar/Ton seviyesine çıktı.
“İTHALAT GIDA FİYATLARINI DÜŞÜRMÜYOR, VURGUNCULARI KAZANDIRIYOR”
CHP Niğde milletvekili Ömer Fethi Gürer, AKP iktidarının 20 yılda tarımı bitirme noktasına getirdiğini belirterek: “Dört mevsimi yaşayan, verimli toprakları olan, tarımda kendi kendine yeten ender ülkeler arasında yer alan Türkiye; ne yazık ki AKP iktidarı ile birlikte tarımda büyük sorunlar yaşamaya başlamıştır. Siyasi iktidarın ithalatçı anlayışı, Türkiye’de tarımı bitirme noktasına getirmiştir. Tarım ilgili her sorunu ithalatla çözebileceğini sanan bu zihniyet, sorunların daha da katlanmasına neden oluştur. İthal gıda fiyatları düşürmüyor, yerli ürünle aynı fiyata satılıyor ve rantçıları ve vurguncuları kazandırıyor. İthalata giden döviz çiftçimize gitse tarımda sorunlar biterdi. Tarım ve Orman Bakanı ithal ürünlerle oluşan vergi kaybını telaffuz etmiyor. İthal tarım ürünlerinin gümrük vergisinin düşürülmesi ile önemli vergi kaybı da oluşuyor. İthal gıda raflara daha uygun fiyatlar ile girmediği gibi gümrük vergi gelirlerinin de düşmesine neden oluyor” ifadelerini kullandı.
500 BİN BAŞ SIĞIR İTHAL EDİLECEK
Sadece tarım ürünleri değil, et piyasası da ithalatla kontrol altına alınmaya çalışılıyor ama bu da yıllardır çözüm olmadı!
Tarım ve Orman Bakanlığı, mart ayında yaptığı duyuruda 500 bin baş besilik sığır ithalatının yapılacağını duyurdu. İthalat, Avrupa Birliği üyesi ülkeleri hariç bakanlığın izin verdiği ülkelerden yapılacak.
Avrupa Birliği üyesi ülkeler hariç olmak üzere bakanlığın canlı hayvan ithalatına izin verdiği ülkelerden 500 bin baş besilik erkek sığır ithalatı için kontrol belgesi verilecek. İthalatla ilgili başvurular 10 Nisan’a kadar yapıldı.
KÜÇÜK ÜRETİCİLER, TAMAMEN BÜYÜK FİRMALARIN YAPACAĞI İTHALATA TESLİM EDİLDİ
Besilik sığır ithalatında Avrupa ülkelerinin hariç tutulması ve işletme kotasının da yüzde 40’a çıkarılması dikkat çekti.
Mevcut duyuruya göre küçük çaplı ithalat yapacak işletme sahipleri tamamen büyük ithalatçı firmalara teslim edilirken, ithalatı yapacak büyük firmalar yapacakları ithalattan büyük kazançlar elde edecek.
TÜRKİYE TAMAMEN İTHALATA MAHKUM BIRAKILDI
Geçtiğimiz yıl sadece 150 bin başlık besilik sığır ithalatı ile ilgili izin verilirken, şimdi bu rakamın 500 bine çıkarılması ve işletme kotasının da yüzde 40 ile yüksek tutulması, Türkiye’nin hayvancılıkta tamamen ithalata mahkûm bırakıldığını bir kez daha gözler önüne serdi.
POLONYA’DAN ET İTHALATI
Daha 500 bin baş sığır ithalatının yankıları devam ederken, bir hamle de Kurban Bayramı sonrası ESK’den geldi
Et ve Süt Kurumu, kurbanlık için piyasanın çok altında fiyat açıklayıp besiciler ve canlı hayvan ticareti yapanlardan ret yanıtı alınca çareyi yine yurt dışından et ithal etmekte buldu.
Hayvancılığın geliştirilmesi ve üreticinin desteklenmesi amacıyla kurulan Et ve Süt Kurumu (ESK), Polonya’dan tır bazlı taze karkas sığır eti ithal ederek şarküteri ürünleri üreten firmalara satacağını duyurdu.
Polonya’dan ithal edilen taze karkas etin kilosu 195 liradan işletmelere satılacak. Bu fiyata ayrıca KDV eklenecek. Kurum, istediği zaman bu fiyatı güncelleyebilecek.
Kurum’dan yapılan duyuruda: “Kurumumuzca, kırmızı et sanayi alanında fiilen faaliyet gösteren firmalara (şarküteri üretimi yapan) tır bazlı olarak ithal taze karkas sığır eti satışı yapılacaktır” ifadeleri yer aldı.
KAZANAN KİM OLDU?
“Her yer tarım arazisi ama buğday ithal ediyoruz” tespiti o kadar önemli ki. Anadolu tam bir buğday ambarı, destek olunsa bu yıl 21,5 milyon ton olarak tahmin edilen buğday üretimi belki 30 milyon tona bile çıkabilir. Ama tıpkı dönemin Tarım ve Orman Bakanı Bekir Pakdemirli’nin saman ithalatını eleştirenlere verdiği yanıt gibi: “PARAMIZ VAR Kİ İTHAL EDİYOR!”
Allah daha çok artırsın ve paramız hep var olsun, peki ya ithal ettiğimiz ülkeler bize satmaktan vazgeçerse o zaman ne yapacağız?
Kırsalda yaş ortalaması 56’nın üzerine çıktığı, Tarım Bağ-Kur’lu çiftçi sayısının 477 bine düştüğü ve gençlerin kırsalı terk edip büyükşehirlere yerleştiği bir ortamda söyler misiniz?
Sizce ithalat ile kazanan kim oldu?
Yazan: Taner Öztürk

