Trakya bölgesinde iklim değişikliğine karşı farkındalık oluşturmak amacıyla düzenlenen çiftçi eğitim toplantısında konuşan Tekirdağ Namık Kemal Üniversitesi Biyosistem Mühendisliği Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Fatih Konukcu, iklim krizinin artık ulusal güvenlik ve yaşam meselesi haline geldiğini söyledi. Konukcu, “Birleşmiş Milletler Genel Sekreteri Antonio Guterres’in ifadesiyle artık küresel ısınma dönemi sona erdi, küresel kaynama dönemine girdik” dedi.
YILDA 9 MİLYON KİŞİ AÇLIKTAN ÖLÜYOR
Avrupa Birliği ve Türkiye Cumhuriyeti tarafından finanse edilen ‘İklim Trak’ projesi kapsamında Edirne Keşan’da düzenlenen toplantıda konuşan Konukcu, “Dünyanın en büyük problemi açlıktır. Her yıl yaklaşık 9 milyon insan açlıktan hayatını kaybediyor; çoğu çocuk” ifadelerini kullandı. Konukcu, Birleşmiş Milletler’in 2015-2030 yıllarını kapsayan sürdürülebilir kalkınma hedeflerinin ilk sırasında ‘açlığın sona erdirilmesi’ olduğuna dikkat çekti.
Açlık krizinin dört temel nedeni olduğunu vurgulayan Konukcu, en büyük nedenin savaş ve çatışmalar olduğunu, ancak iklim krizinin de bu nedenler arasında giderek daha baskın hale geldiğini söyledi.
TRAKYA’DA SICAKLIK 1,5 DERECE ARTTI
İklim değişikliğinin bölgesel etkilerine de değinen Konukcu, “2000’li yılların başında 2025’e kadar Trakya’da 0,9°C sıcaklık artışı öngörülüyordu. Ancak bu artış şimdiden 1,5°C’ye ulaştı. Her 5-6 yılda bir yeni iklim fazına geçiliyor ve maalesef her yeni faz, bir öncekinden daha kötümser bir tabloyu ortaya koyuyor” dedi.
İklim değişikliğinin biyolojik çeşitlilik, tarımsal üretim ve insan sağlığı üzerinde doğrudan etkisi olduğunu vurgulayan Konukcu, “İnsan vücudu 2°C sıcaklık artışında nasıl zarar görüyorsa, dünya da bu artışla ekolojik kriz yaşıyor” şeklinde konuştu.
TARIM EN ÇOK ETKİLENEN SEKTÖR
Konukcu, Türkiye’nin Akdeniz iklim kuşağında yer alması nedeniyle iklim krizinden en fazla etkilenecek ülkeler arasında olduğunu belirterek, tarım sektörünün doğrudan etki altında olduğunu söyledi. “İklim değişikliği gıda güvenliğini tehdit ediyor. Yağış rejimi değişiyor, kar yağışları azalıyor, ilkbahar ve yaz kuraklıkları artıyor. Kuraklıkla birlikte sel ve taşkın riski de yükseliyor” dedi.
“SÜRDÜRÜLEBİLİRLİK, UYUM VE ÖNLEME”
İklim değişikliğine karşı üç temel hedefin altını çizen Konukcu, “Birincisi, gelir ve üretimimizi sürdürülebilir şekilde artırmalıyız. İkincisi, değişen iklime uyum sağlamalıyız. Üçüncüsü ise iklim değişikliğini önleyici adımlar atmalıyız” dedi.
Türkiye’nin 2053 yılına kadar karbon salınımı ve karbon yutak kapasitesini dengeleme hedefini hatırlatan Konukcu, “Her üretim faaliyeti bundan böyle sorgulanacaktır. Ne kadar karbon salınımı yapıyoruz? Bu sorunun cevabı, gelecek nesillerin kaderini belirleyecek” uyarısında bulundu.

