Edirne, son aylarda etkili olan kuraklık ve aşırı sıcaklıkların en sert hissedildiği illerden biri oldu. Yetersiz yağış, artan buharlaşma ve tarımsal sulama nedeniyle Meriç ve Tunca nehirlerinin su seviyeleri kritik düzeye indi. Bazı bölgelerde akış tamamen dururken, nehir yataklarında ot ve sazlıklar oluştu.
SU KRİZİNİ AĞIRLAŞTIRAN FAKTÖRLER
Trakya Üniversitesi Doğal Afet Araştırma ve Uygulama Merkezi Müdür Yardımcısı Doç. Dr. Musa Uludağ, kuraklığın doğal sebeplerin ötesinde, ormansızlaşma, aşırı kentleşme, nüfus artışı ve su yönetimindeki eksikliklerle daha da ağırlaştığını söyledi. Uludağ, Bulgaristan’ın Meriç ve Tunca üzerinde inşa ettiği 24 barajın da Türkiye’ye giren su miktarını azalttığını belirtti.
AYÇİÇEĞİNDE VERİM KAYBI
Kuraklığın tarıma etkisi özellikle ayçiçeği üretiminde hissedildi. Edirne’nin simge ürünlerinden ayçiçeği gelişimini tamamlayamadan kurudu. Uludağ, verimde ciddi düşüş yaşandığını, çeltik sahalarında dahi su yetersiz kaldığını kaydetti. “Üretici için zor bir yıl oldu. Önümüzdeki 5-6 yıl boyunca kuraklık döngüsünün sürmesi bekleniyor.” diye konuştu.
UZUN VADELİ İKLİM KRİZİ
DSİ verilerine göre Tunca Nehri’nin debisi saniyede 2 metreküp, Meriç’in debisi ise saniyede 35 metreküp olarak ölçüldü. Uludağ, Edirne’nin Türkiye’de karasal iklimin en sert hissedildiği şehirlerden biri olduğunu belirterek, “1926’dan bugüne hidrolojik verilere baktığımızda kurak ve nemli dönemler sürekli değişiyor. Ancak son yıllarda kuraklık daha sık ve daha sert hâle geldi. Bu yıl kuraklık daha derin hissedildi.” dedi.

