Tarımsal Haberler: Manisa sınırlarındaki Marmara Gölü’nü tarım alanına dönüştüren protokol ve sulak alan sınır revizyonu, çevre örgütleri ve bölge halkının mücadelesiyle iptal edildi.
Türkiye’nin en önemli sulak alanlarından biri olan Marmara Gölü’nün yeniden hayata döndürülmesi için restorasyon çalışmaları bir sonraki adım olarak gündemde.
MAHKEME DOĞAYI KORUMA MÜCADELESİNE IŞIK TUTTU
Manisa Valiliği, DSİ Genel Müdürlüğü, Doğa Koruma ve Milli Parklar Genel Müdürlüğü ile Tarım İşletmeleri Genel Müdürlüğü (TİGEM) arasında imzalanan iş birliği protokolü ve sulak alan sınır revizyonu, Doğa Derneği öncülüğünde açılan dava sonucunda iptal edildi. Nihai duruşma 4 Kasım 2024’te Manisa 2. İdare Mahkemesi’nde yapıldı ve 6 Kasım’da açıklanan kararla protokolün iptali kesinleşti.
Doğa Derneği’nin yanı sıra S.S. Gölmarmara ve Çevresi Su Ürünleri Kooperatifi, WWF-Türkiye, Salihli Çevre Derneği, Akhisar Çevre Derneği, Manisa Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma Derneği ve göl çevresinde yaşayan vatandaşlar bu önemli davanın tarafları arasında yer aldı.
MARMARA GÖLÜ’NÜN EKOLOJİK VE KÜLTÜREL ÖNEMİ
Bir zamanlar Türkiye’nin en önemli sulak alanlarından biri olan Marmara Gölü, 2017’de 24 bin 893 hektar büyüklüğünde Ulusal Öneme Haiz Sulak Alan olarak tescillenmişti. Aynı zamanda Ramsar Sözleşmesi ve Bern Sözleşmesi kapsamında korunması gereken göl, endemik tatlı su balıklarına ve yüzlerce kuş türüne ev sahipliği yapıyordu. Ancak gölü besleyen suların kesilmesi, bölgedeki yanlış su ve tarım politikaları nedeniyle göl büyük ölçüde kurutuldu.
Doğa Derneği Yönetim Kurulu Başkanı Dicle Tuba Kılıç, mahkeme kararının sadece gölün değil, bölgedeki insanlar ve ekosistem için de kritik öneme sahip olduğunu vurguladı. “Marmara Gölü, yalnızca kuş türleri ve biyolojik çeşitlilik için değil, buradaki topluluklar için de hayati bir kaynak. Şimdi, yetkili kurumlarla iş birliği yaparak gölün doğal su dengesini yeniden sağlayacağız.” dedi.
GÖLÜN RESTORASYONU İÇİN YENİ BİR DÖNEM BAŞLIYOR
Mahkemenin iptal kararının ardından gözler, Marmara Gölü’nün restorasyonuna çevrildi. Uzmanlar, gölün doğal su dengesinin bozulmasının yalnızca ekosistemi değil, aynı zamanda bölgedeki tarımsal üretimi de olumsuz etkilediğini belirtiyor. Göl tabanında yasa dışı tarımsal faaliyetlerin tekrar başlamaması için restorasyon çalışmalarının bir an önce başlatılması gerektiği ifade ediliyor.
Doğa Derneği Hukuk Danışmanı Av. Cem Altıparmak, mahkeme kararının idareyi bağlayıcı olduğunu belirterek, “İdarenin hiçbir mazeret göstermeksizin gölün yeniden su tutması için gerekli çalışmaları başlatması gerekiyor. Bu karar, yalnızca geçmiş hataların telafisi değil, gelecekte benzer çevre tahribatlarını önlemek için de bir dönüm noktasıdır.” dedi.
BİRLİKTE ÇALIŞMA ZAMANI: EKOSİSTEMİ YENİDEN İNŞA ETMEK
Marmara Gölü’nün restorasyonu, sadece sivil toplum kuruluşlarının değil, kamu kurumlarının ve halkın ortak çalışmasını gerektiriyor. Restorasyonun başarısı, gölün yeniden su tutarak ekolojik dengesini kazanmasıyla Türkiye’nin biyolojik çeşitliliğine ve sürdürülebilir tarımına katkı sağlayacak.
Doğa Derneği ve diğer çevre örgütleri, gölün restorasyonu için çağrılarını yinelerken, bu tarihi kararın doğayı koruma mücadelesi için umut verici bir gelişme olduğunu vurguluyor. Marmara Gölü, yalnızca bir sulak alan değil, doğanın ve toplumsal dayanışmanın gücünü gösteren bir sembol olarak yeniden hayat bulmayı bekliyor.

