Son Yazılar

PAMUK ÜRETİMİ TARİH Mİ OLUYOR?

Pamuk… Adına türküler yazılan, diziler hatta sinema filmleri çekilen, belli illerde ağalarının olduğu, binlerce kişiye istihdam sağlayan, tarımın en stratejik ürünlerinden biri.

Tekstilden tutun da hayvancılığa, gıda ve ilaç sanayine kadar birçok sektörün ana ham maddesi olan bu stratejik üründen çiftçi her yıl biraz daha uzaklaşıyor.

Sadece 2022-2023 üretim sezonunda 1 milyon tonun üzerinde üretim yapılmıştı ki buna rağmen 936 bin ton da ithalat gerçekleştirildi.

Tam da pamuk tarımı yeniden o eski günlerine geri dönüyor demişken üretici adeta cezalandırıldı. Pamuk alım fiyatına ilişkin Şanlıurfa ZMO 23 TL, Adana Çiftçiler Birliği 25 TL, Yüreğir Ziraat Odası ise en az 30 TL olması yönünde görüş açıkladı. Ancak bu açıklamalar da karşılık bulmadı ve pamuk üreticisi adeta cezalandırıldı. Çukobirlik geçen yıl 21 TL olan fiyatı bu yıl 18,5 TL olarak belirledi.

Peki ne oldu da bir zamanların pamuk başkenti Türkiye, her gün biraz daha ithalata bağımlı hale geliyor?

PAMUK EKİMİ TÜRKİYE’DE NE ZAMAN BAŞLADI?

Pamuğun dünyadaki en önemli üretim yeri Hindistan’da en az 5 bin yıl önce üretimi yapıldığı arkeolojik kazılarda ortaya çıkmıştır. Hintliler pamuklu kumaş dokuma sanatını 2000 yıl boyunca tekellerinde tutmuşlardır. Pamuğun Akdeniz sahillerinde yetişmesi ise günümüzden 2200 yıl öncesinde başlamıştır.

Anadolu’nun pamuk tarımıyla tanışması ise günümüzden 1900 yıl öncesine kadar uzanır. Ancak pamuğun Türkiye tarımındaki asıl gelişmesi Cumhuriyet’in ilanı ile birlikte başlamıştır. Pamuk ıslah istasyonları kurulmuş, günümüze kadar yapılan çalışmalar sonucu pazar istek ve bölge ekonomilerine uygun birçok pamuk çeşidi geliştirilmiştir.

TÜRKİYE’DE EN ÇOK PAMUK NEREDE YETİŞİYOR?

Türkiye genelinde pamuk ekim alanlarına baktığımızda GAP bölgesi bu işin lokomotifini oluşturuyor. Zira kent genelinde bugün 2 milyon dekar alanda üretim yapılıyor ve bu alanda bir milyon ton kütlü, 400 bin ton da lif üretimi yapılıyor.

Şanlıurfa’dan sonra en çok üretim Çukurova topraklarındadır ancak alım fiyatlarındaki düşüş ve maliyetlerdeki artışla birlikte pamuk üretimi Adana’da her yıl giderek azalıyor. Bir zamanlar 500 bin dekar alanda pamuk üretilirken bugün sadece 182 bin dekar alanda pamuk üretimi yapılıyor ve rekolte beklentisi ise 100 bin ton. Şayet ürün daha da değersizleşirse ekim alanının gelecek yıl 100 bin dekara gerileyeceği konuşuluyor!

Ege Bölgesi’ne baktığımızda ise Aydın, Manisa ve İzmir çevrelerinde ağırlıklı olarak üretim yapılıyor ve bölge Türkiye üretiminin yüzde 28’lik kısmını karşılıyor.

ÇUKOBİRLİK PAMUK ALIM FİYATINI AÇIKLADI

Her türlü olumsuzluğa ve maliyetlerdeki yüzde yüzün üzerindeki artışa rağmen üretici bir umutla fiyatları bekliyordu ancak orada da tam bir hayal kırıklığı yaşandı.

Geçen yıl yüzde 42 randıman pamuğa 21 TL fiyat açıklayan kısa adı Çukobirlik olan, Çukurova Pamuk Yerfıstığı ve Yağlı Tohumlar Tarım Satış Kooperatifleri Birliği, bu yıl aynı pamuk için 18.50 TL fiyat belirledi. İğneden ipliğe her şeyin zamlandığı bir ortamda fiyatın bu kadar düşük kalması üretici birlikleri ve pamuk çiftçisi tarafından tepkiyle karşılandı.

ÇUKOBİRLİĞİN PAMUK ALIM FİYATINA BÜYÜK TEPKİ!

Adana Çiftçiler Birliği Başkanı Mutlu Doğru: “Seneye pamuk tarlası görmek isteyen Pakistan’a, Yunanistan’a gider” dedi.

Doğru: “Stratejik ürünler ekilsin, üretim planlansın; ithalata milyarlarca döviz harcanmasın, ekilmeyen toprak kalmasın, güzel.. Geçen yıl 21 TL olan pamuğa, bu yıl %42 randıman için Çukobirlik 18.50 TL fiyat açıkladı. Seneye pamuk tarlası görmek isteyen Pakistana, Yunanistan’a gider” yorumunu yaptı.

Kahta Ziraat Odası Başkanı Rüştü Turanlı ise açıklanan pamuk alım fiyatının çiftçinin iflasına yol açacağını belirtti.

Turanlı: “Pamuğun maliyeti 17.5 TL iken Çukobirlik nasıl olur da 42 randıman baş fiyatı 18.5 TL açıkladı? Bu fiyat pamuk üreticisinin iflasına yol açacak!” tepkisinde bulundu.

PAMUK PRİMİ 5 LİRAYA YÜKSELTİLMELİ!

Kahta Ziraat Odası Başkanı Rüştü Turanlı, pamuk priminin acilen 1,60 liradan 5 liraya yükseltilmesi gerektiğini belirterek, şunları kaydetti: “İstihdam kaynağı, katma değeri yüksek bir bitki ama fiyatından ve yüksek girdi maliyetlerinden dolayı çiftçilerimiz başka ürünlere yönelecek. Bunun önlenmesi için üreticiye verilen pamuk destekleme priminin 1.60 TL’den 5 TL’ye yükseltmesi gerekiyor”

BERTAN BALÇIK: “ÜRETİCİ KAPANA KISILDI”

Ulusal Pamuk Konseyi Başkanı Bertan Balçık: “Üretici kapana kısıldı. Fark ödemesi desteği en az 4.6 TL olmadığı sürece üretici zarar eder. Pamuk piyasasının talep tarafı tamamen zayıf ve bu durum önümüzdeki 6-7 aya kadar sürecek gibi görünüyor. Bu süre zarfında çiftçiyi koruyacak destekleme adımları atılması lazım” diye konuştu.

AÇIKLANAN FİYATTAN MEMNUN DEĞİLİZ

Diyarbakır Yenişehir Ziraat Odası Başkanı Süleyman İskenderoğlu da açıklanan fiyata tepki gösterdİ.

Pamuk üreticisinin en az 23-24 TL civarında bir fiyat beklentisinde olduğunu kaydeden İskenderoğlu: “Açıklanan fiyattan memnun değiliz. Çiftçi bu fiyatlarla mahvolur. Girdi maliyetlerinin yüzde 110-130 arasında arttığı bir süreçte pamuk fiyatı böyle olursa gelecek yıl kimse pamuk ekmez. Bu durumda çiftçi pamuk destekleme priminin 5 TL olmasını bekliyor. Bu haliyle çiftçi perişan olur” dedi.

PAMUK ÇİFTÇİSİ: “SON 2 YILDIR ZARAR EDİYORUZ”

30 yıldır çiftçilikle uğraşan Mahmut Demirtaş, son iki yılda sürekli zarar ettiklerini belirterek: “Benim bir dönüm tarlam yok, hep tarla kiralayarak üretim yaptım. Hayatım boyunca son iki yıldaki gibi zarar ettiğim bir dönem görmedim. Mazot, gübre ve ilaç fiyatları belli. Geçen yıl dönümün bana maliyeti, 5-6 bin TL idi. Bu yıl dönüm başına 10 bin TL’nin üzerinde bir maliyetim var. Dönüm başı 500 kilogramdan hesaplarsak beni kurtarmıyor. Şu an 20 TL’ye de satsam da beni kurtarmıyor” dedi.

Artan girdi maliyetlerine dikkat çeken Demirtaş: “ÇUKOBİRLİK, geçen yıl 21 TL fiyat açıklamıştı. Geçen yıl mazot 20 TL civarındaydı, bu yıl mazotun fiyatı ortada. Ben 30 yıldır bu sektördeyim ve bir kilo pamuk hep bir litre mazota eşitti. Şu an biz iki kilo pamuk ile bir litre mazot alamıyoruz. Girdilerimiz sadece mazotla bitmiyor. Gübre ve ilaç fiyatları da çok yükseldi. Devletin el atması gerekiyor ama el atmıyor. Artık ne ekeceğimizi bilmiyoruz, biz de şaşırdık. Ne ekersek bir şekilde zarar ediyoruz” ifadelerini kullandı.

“BU ŞARTLAR BİZİ ÇİFTÇİLİĞİ BIRAKMAYA ZORLUYOR”

Bir ton pamuk ile bir ton gübre bile alamadığını dile getiren 25 yaşındaki çiftçi Mehmet Atmani de: “Bizi kurtaracak taban fiyat en düşük 25 TL ama bu şekilde cebimizden gidiyor. İlaç, gübre ve mazotun fiyatına bakarsak bu fiyat benim neyimi kurtaracak? Yapılan şey resmen bir zulümdür bize. Hadi diyelim bu yıl bir şekilde kurtardım ama ben bu şekilde seneye bu ürünü ekemem. Çünkü ekecek param kalmaz. Zaten çiftçinin durumu ortada. Bu durumda yanan çiftçi oldu. Maliyetler yüzde 100 ve üzerinde artıyor ama pamuk fiyatı beklediğimizin de çok altında kalıyor. 10 yıldır çiftçilikle uğraşıyorum ama bu şartlar bizi çiftçiliği bıraktırmaya zorluyor. Bir ton gübrenin fiyatı en düşük 20 bin TL. Ben bir ton pamuk ile bir ton gübre alamıyorum” dedi.

AYHAN BARUT: “AÇIKLANAN FİYATI REVİZE EDİN”

Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Adana Milletvekili, TBMM Tarım, Orman ve Köyişleri Komisyonu Üyesi Ayhan Barut, geçen sene 21 lira olarak alım fiyatını açıklayan Çukobirlik’in mazottan gübreye, tohumdan zirai ilaca kadar tüm maliyetler katlanarak artarken bu sene pamuk alım fiyatını 18.5 lira olarak açıklamasına çok sert tepki gösterdi.

Stratejik ürün pamukta çiftçilere yapılan haksızlığın artık son bulmasını isteyen Barut: “Bu rezalete son verin, açıklanan fiyatı revize edin. Üreticinin ocağını söndürmeyin” dedi.

YANLIŞTAN DÖNÜN ÇAĞRISI!

Geçen yıl pamuk için 21 lira olarak alım fiyatı açıklayan Çukurova Pamuk, Yerfıstığı ve Yağlı Tohumlar Tarımsal Satış Kooperatifleri Birliği (Çukobirlik), bu sene 42 randıman, bir kilogram kütlü pamuk alım fiyatını 18.5 lira olarak duyurdu. Çukobirlik’in kararı üreticileri ve çiftçi örgütlerini adeta ayağa kaldırdı.

Ziraat Mühendisi ve aynı zamanda çiftçi olan CHP Adana Milletvekili, TBMM Tarım, Orman ve Köyişleri Komisyonu Üyesi Ayhan Barut açıklanan alım fiyatının düzeltilmesini istedi.

Tarımsal üretimde mazottan gübreye, tohumdan zirai ilaca kadar tüm maliyetler katlanarak artarken Çukobirlik’in, geçen sene 21 lira olarak açıkladığı pamuğa bu sene 18.5 lira vermesini eleştiren Barut: “Bu rezalete denecek söz, bu iktidarın yaptıklarına diyecek kelime bulamıyoruz artık. Aklımızla alay etmeyin, daha fazla pamuk üreticisini mağdur etmeyin. Bu yanlıştan dönün, pamuk üreticisine nefes aldırın! En az 30 lira fiyat açıklayın!” diye konuştu.

PAMUK ÇİFTÇİSİ NE İSTİYOR?

Sonuç olarak baktığımızda geçen yıl 1 milyon ton üretimle rekor kıran üretici bu yıl adeta cezalandırılıyor. Şayet fiyatlar maliyetlerin altında kalmaya devam ederse bu yıl yüzde 25 daralan pamuk ekim alanlarının gelecek yıl yüzde 40 seviyesinde azalabileceği belirtildi.

Ülkenin pamuk ihtiyacı ise 1,5 milyon ton seviyesinde. Üretim rakamına baktığımızda 750 bin ton rekolte tahmin ediliyor bu sezon. Geçen yıldan devreden 350 bin ton pamukla birlikte yaklaşık 1,1 milyon ton pamuğa karşılık 400 bin ton civarında da ithalat yapılması bekleniyor. Bu da milyarlarca dolar dövizin yine yabancı çiftçiye gideceği anlamını taşıyor.

Türkiye’de pamuk fiyatı dünyaya göre yüzde 29 daha ucuz. Üreticiler alım fiyatının en az 30 TL, desteklerin ise 3 ile 5 TL seviyesinde olması halinde çiftçinin para kazanacağını ve daha çok pamuk üreterek bu ülke topraklarına değer katacaklarını düşünüyor.

Yazan: Taner Öztürk

Son Yazılar

Önerilen Yazılar