Son Yazılar

RAMAZAN AYINDA BESLENME NASIL OLMALI?

Yaşadığımız her anın farklı güzellikleri var.

Ancak söz konusu Ramazan olunca bu ay özel zamanlardır.

11 ayın Sultanı’dır.

Hoşgörü ayı olarak bilinir.

Sabrın, şükretmenin zamanıdır.

Dargınlıkların, küslüklerin ortadan kalktığı, aile meclisinin daha fazla bir arada zaman geçirdiği dönemdir.

Ramazan ayındayız.

Bu dönemin adeta simgesidir oruç.

Oruç manevi bir iyileştirici olarak bilinir

Sağlığa her anlamda önemli katkılar sağlar.

Günün yaklaşık 13 saati oruçlu geçiyor ve iftar zamanı geldiğinde dualar edilip, oruçlar açılıyor.

Kimi bir hurma bir zeytinle açar kimisi bir bardak su ile.

Kimi de şöyle sıcacık pidenin arasına peyniri koyarak açar orucunu.

Tabii işin bir de yemek kısmı var ki şüphesiz 13 saat hiçbir şey yemeden duran birisi için adeta ziyafete dönüşür.

Asıl sorun da burada.

Şayet yediğimize içtiğimize dikkat etmezsek sağlığımıza katkı yerine zarar verebilir tuttuğumuz oruç.

Mutlaka protein ağırlıklı gıdalar tercih edilmeli, salata kesinlikle tüketilmeli ve bolca su içmeli diyor uzmanlar.

Ağır yemeklerden, kızartmalardan ve aşırı şeker içeren gıdalardan da mümkün mertebe uzak durmalıyız.

Peki ya bizler ramazan ayında ne kadar dikkat ediyoruz yediğimize içtiğimize, ya da su mu tüketiyor muyuz yoksa bolca asitli içecekler mi?

Ramazan ayının yarısını geride bıraktığımız bugünlerde beslenmede dikkat etmemiz gerekenlere gelin birlikte bakalım.

2025 YILINDA YAKLAŞIK 13 SAAT ORUÇ TUTULACAK

2025 yılı Ramazan ayında ortalama 13 saat oruç tutulacak. Ramazan’ın ilk günü 6 ilde 12 saat 56 dakika ile en uzun, 30 ilde ise 12 saat 54 dakika ile en kısa oruç tutuldu. Geriye kalan 45 ilde ise 12 saat 55 dakika oruçlu kaldık.

İlk iftar Iğdır’da, son iftar ise Çanakkale’de yapıldı.

Görüldüğü üzere illere göre değişmekle birlikte ortalama 13 saat boyunca oruçlu oluyoruz. Bizde durum böyle, peki ya dünyada nasıl?

EN UZUN ORUÇ TUTULAN YER YENİ ZELANDA

Dünya üzerinde en uzun oruç süresi 14 saat 47 dakika ile Yeni Zelanda. Gabon’un başkenti Librevil’de 13 saat 24 dakika ve Norveç’in Tromso şehrinde ise 13 saat 4 dakika oruçlu kalınıyor.

Hem ülkemizde hem de dünyanın farklı coğrafyalarında durumu anlatmaya çalıştım. Gelelim asıl önemli kısma, oruç açma ve sahura. Önce iftar ile başlayalım.

İFTAR VE SAHURDA DENGELİ VE YETERLİ BESLENMEYE DİKKAT

Tunceli Devlet Hastanesi İç Hastalıkları Uzmanı Dr. Deniz Söğüt, iftar ve sahurda dikkat edilmesi gerekenleri anlattı.

Oruç açılırken hafif bir çorba ya da atıştırmalıkla başlanması tavsiyesinde bulunan Dr. Söğüt, “Ana yemeğe geçilmeden 10-15 dakikalık ara verilmesi sağlıklı olacaktır. Aksi taktirde ciddi sindirim sorunları yaşanabilir. Ana yemekte sebzeli yemekler, baklagiller ve etli yemekler dönüşümlü olarak tercih edilmelidir. Yemeklerin yanında salata mutlaka tüketilmelidir. Ayrıca ağır tatlılardan kaçınılmalı, az şekerli tatlılar tüketilmelidir. Su tüketimi aralıklı bir bardak şeklinde yapılmalıdır.” diye konuştu.

Dr. Söğüt, yemeklerden yarım saat sonra yürüyüş ya da egzersiz yapmanın da son derece faydalı olacağını sözlerine ekledi.

Orucu açtık peki sahur nasıl olmalı? Bu konuda da uzmanların önceliği yeterli beslenme.

SAHUR YAPILMAZSA BAĞIŞIKLIK SİSTEMİNDE ÇÖKME OLABİLİR

Ramazan ayında beslenmenin önemine değinen uzmanlar, sahur yapılmadığı zaman tek öğünde beslenme olduğunu ve bunun yetersiz kalması sonucu bağışıklık sisteminde çökme olabileceğine dikkat çekti.

Diyet Uzmanı Merve Sena Nazlı, yetersiz beslenmenin bağışıklık sistemine zarar verdiğini belirterek, “Daha çok uykumuz bölünmesin diye sahura kalkmıyoruz ama sahur çok önemli.

Sahur yapmadığımız zaman tek öğünde besleniyoruz ve bu da maalesef yetersiz beslenmeye yol açıyor. Yetersiz beslenmeye bağlı olarak da bağışıklık sistemimiz çöküyor. O yüzden protein içeriği yüksek yani yumurta, menemen, omlet çeşitlendirerek, peynir çeşitleri ama çok tuzlu peynir olmamasına dikkat edelim ki gün içerisinde susamayalım.

Zeytin tüketebilirsiniz ama zeytin bazı kişilerde biraz susamaya yol açtığı için onu ceviz ya da avokadoyla değiştirebilirsiniz. Yeşillik grubu mutlaka olsun, çünkü susamanızın önüne geçecek. Beyaz ekmek yerine tam tahıllı siyez, ekşi mayalı çavdar ekmekler gibi lif içeriği yüksek olanları tercih edelim. Hala çok acıkıyorum derseniz aslında chia tohumu da çok güzel tokluk sağlar. Suyunuza böyle bir yemek kaşığı koyup içebilirsiniz ya da yine yoğurdunuza da koyarak tercih edebilirsiniz.” dedi.

Orucu tutmak kadar açmak da önemli. Vücudumuz saatlerce yemeksiz ve susuz kalıyor. Peki su ile oruç açmak doğru mu?

ORUÇ AÇARKEN ÇOK FAZLA SU İÇMEYİN!

Ramazan ayına özel, nasıl beslenilmesi gerektiği konusunda önerilerde bulunan Prof. Dr. Halit Tanju Besler, “Orucunuzu açarken hemen çok fazla su içmeyin. Bir bardak su ile orucunuzu açabilirsiniz. Suyu içtikten sonra; hurma, zeytin, bir küçük parça az tuzlu peynir gibi şeyler yiyin. Kesinlikle az az, sık sık yiyin.” dedi.

İFTAR İLE SAHUR ARASINDA BOLCA SU İÇİLMELİ

Prof. Dr. Besler, sıcak olduğunda özellikle elektrolit ve su kayıpları söz konusudur. İftar ve sahur arasında mutlaka suyunuzu eksik etmeyin. 8 ila 10 bardak su mutlaka için. Yani 1 buçuk-2 litre sıvıyı, bu kısa zamanda almanız lazım. Çay, kahve demiyorum. Tabii onları da içebilirsiniz ancak çok az ve açık olacak şekilde tüketebilirsiniz.” önerisinde bulundu.
Oruç açarken birçoğumuzun tükettiği ve ramazanın simgelerinden biri olan hurma. Orda da en büyük tehlike glikoz şurubu! Uzmanların bu konuda da uyarıları var.

HURMADA GLİKOZ ŞURUBUNA DİKKAT!

Ramazan ayında sofraların vazgeçilmezi olan hurmada glikoz şurubu tehlikesiyle ilgili konuşan diyetisyen Volkan Çiçeklidağ, “Glikoz şurubuna batırılan hurmalarda bir parlaklık ve yapışkanlıkla karşılaşabiliyoruz. Renginin mat olması, yapışmaması, parçaladığımızda tel tel açılabiliyor olması, biraz daha güvenli anlamına gelebilir. Paketli alınması bir tık daha güvenli diyebiliriz, açıkta satılanları da güvendiğiniz yerden almanız lazım.” dedi.

Başakşehir Çam ve Sakura Şehir Hastanesi’nde Endokrinoloji ve Metabolizma Hastalıkları Bölümü Eğitim Sorumlusu Prof. Dr. Esra Şüheda Hatipoğlu ise “Glikoz şurubu kan şekeri regülasyonunu da bozuyor, hipertansiyon ve kardiyovasküler anlamda olumsuz etkileri tetikleyebiliyor. Dolaylı olarak da kanserojenik etkiye sahip olabiliyor.” diye konuştu.

AĞIZ BAKIMINI DA AKSATMAMAK GEREKİYOR

Ramazan ayında ağız ve diş bakımına ekstra dikkat edilmesi gerektiğini belirten Arş. Gör. Ecem Nur Salman ise “İftardan ve sahurdan sonra dişlerimizi mutlaka iki dakika fırçalıyoruz. Ramazan boyunca ağız bakımını aksatırsak, dişler hızlı bir şekilde çürüyebilir. Buna dikkat etmemiz gerekir.” uyarısında bulundu.

SİGARA KULLANANLAR EKSTRA DİKKATLİ OLSUN !

Sigara kullanımını her halükarda önermediklerini belirten Salman, “Ramazan ayında sigara kullanıldığında ağız kokusu ve kuruluğu artabilir. Sigara içenlerin buna ekstra dikkat etmesini öneriyorum. Ağız bakımına ekstra özen gösterip dişlerini mutlaka fırçalamalarını, diş ipi ve ağız gargarası kullanmalarını tavsiye ediyorum.” dedi.

SON SÖZ

Yazıyı okuduğunuz saatlerde Ramazan’ın yarısı geride kalmış olacak.

Ve şu bir gerçek ki bu dönem hoşgörünün ve birbirini anlamanın en iyi anlaşıldığı dönem.
Şu da var ki ramazanda da sağlığımızı ihmal etmeyecek, yediğimize içtiğimize çok dikkat edeceğiz.

Soframızdan çorba ve salatayı eksik etmemeli, günde en az 8 bardak su içmeyi ihmal etmemeli, hurma alırken glikozsuz olanından tercih etmeli, her ne kadar tadına doyamasak da iki dilimden fazla pide yememeliyiz.

Sevgiyle, hoşgörüyle, yardımlaşma ve dayanışma içinde bereketli sofralarda bir araya geldiğimiz ve sağlığımızı ihmal etmediğimiz bir Ramazan geçirmek dileğiyle…

Hazırlayan Gazeteci Taner Öztürk

Son Yazılar

Önerilen Yazılar