Tarım Dünyası: 2024 Dünyada Gıda Güvenliği ve Beslenmenin Durumu Raporu, FAO ve diğer uluslararası kuruluşların katkılarıyla hazırlandı.
Rapora göre, dünya genelinde hala 757 milyon insan açlıkla karşı karşıya.
Rapor, 2030 yılına kadar Sıfır Açlık hedefine ulaşabilmemiz için daha hızlı ve etkili adımlar atmamız gerektiğinin altını çiziyor.
BM Gıda ve Tarım Örgütü (FAO) ile TÜSİAD’ın iş birliğiyle gerçekleştirilen “2024 Dünyada Gıda Güvenliği ve Beslenmenin Durumu” (SOFI 2024) Raporu’nun tanıtımı İstanbul’da düzenlendi. FAO’nun yanı sıra IFAD, UNICEF, WFP ve WHO gibi önemli kuruluşların katkılarıyla hazırlanan bu raporun tanıtım etkinliğinde, küresel gıda güvenliği, sürdürülebilir kalkınma ve tarım-gıda sistemlerine yapılacak finansman yatırımlarının önemi vurgulandı.
“AÇLIK VE YETERSİZ BESLENMEYİ BİTİRMEK İÇİN YOL HARİTASI”
Etkinliğin açılışında konuşan FAO Türkiye Temsilci Yardımcısı Ayşegül Selışık, FAO’nun kırsal kalkınma ve gıda güvenliğini sağlama yönündeki çalışmalarını sürdürdüğünü belirtti. SOFI 2024 raporunun, sürdürülebilir gıda sistemleri için dönüştürücü finansman mekanizmalarının gerekliliğini işaret ettiğini söyledi. Selışık, küresel gıda sisteminde adil ve eşit bir dönüşüm sağlanmadığı sürece açlık ve yetersiz beslenmenin sona erdirilemeyeceğini ve raporun bu konuda bir yol haritası sunduğunu vurguladı.
IFAD Türkiye Ülke Direktörü Liam F. Chicca ise gıda güvenliği sağlanırken sadece kamu yatırımlarının yeterli olmayacağını, özel sektörün de önemli bir rol üstlenmesi gerektiğini ifade etti. Chicca, kamu-özel sektör iş birliğinin, küresel gıda güvenliği için sürdürülebilir bir başarı elde edilmesi açısından hayati önem taşıdığını ve özel sektörün sermaye, teknoloji, istihdam ve pazar erişimi konularında önemli katkılar sunduğunu belirtti. Ayrıca, gıdaya erişim konusunda özellikle hassas toplulukların karşılaştığı zorluklara da dikkat çekti.
GIDA ARZ GÜVENLİĞİNDE ÖZEL SEKTÖRÜN ÖNEMİ
TÜSİAD Yönetim Kurulu Üyesi ve Tarım, Gıda ve Hizmetler Yuvarlak Masası Başkanı İzzet Özilhan, raporun gıda arz güvenliği ve beslenmeye yönelik yatırımların artırılması gerektiğini vurguladığını belirtti. İş dünyasının bu konuda önemli bir rol üstlendiğini, kaynak ve uzmanlıklarını kullanarak sadece gıda güvenliğini sağlamaya değil, aynı zamanda ekonomik büyüme ve istikrarı teşvik eden çözümler geliştirmeye de katkıda bulunabileceklerini söyledi.
DÜNYA NÜFUSUNUN %10’U AÇLIKLA MÜCADELE EDİYOR
FAO Gıda Güvenliği Uzmanı Keigo Obara, dünya çapında yaklaşık 757 milyon insanın açlıkla mücadele ettiğini, bunun dünya nüfusunun %10’una denk geldiğini belirtti. Obara, 2030 yılına kadar açlığı sona erdirmek için acil önlemler alınması gerektiğini vurgulayarak, rapordaki verilerin daha etkin ve sürdürülebilir politikalar geliştirilmesine ihtiyaç olduğunu gösterdiğini ifade etti. Ayrıca, iklim değişikliği ve ekonomik krizlerin tarımsal üretim üzerindeki olumsuz etkilerine değindi.
Beslenme Uzmanı Dilara Koçak ise gıda güvenliği ve sağlık arasındaki bağlantıya dikkat çekerek, “Doğa hastayken, bizim sağlıktan söz etmemiz mümkün değil. İklim krizi, aslında bir sağlık krizidir. Gıdaya erişimin zor olduğu yerlerde kadınlar ve kız çocukları daha az besleniyor, bu da sağlık kadar toplumsal cinsiyet eşitliği açısından da kritik bir sorundur” dedi.
ORTAK ÇAĞRI: “AÇLIĞA SON”
UNICEF, Denizbank ve Türkiye Gıda ve İçecek Dernekleri Federasyonu (TGDF) temsilcilerinin katılımıyla gerçekleştirilen panelde, kamu ve özel sektörün gıda güvenliğini sağlamak için daha fazla iş birliği yapması gerektiği vurgulandı. Panelistler, iklim değişikliği ve ekonomik krizlerin etkilerini hafifletmek için yenilikçi finansman çözümleri ve sürdürülebilir tarım uygulamalarının kilit rol oynayacağını belirtti. Etkinlik, katılımcıların BM’nin Sürdürülebilir Kalkınma Hedeflerinden biri olan “Açlığa Son” amacına ulaşmak için daha güçlü adımlar atılması gerektiğine dair ortak bir çağrıyla sona erdi. FAO, tüm paydaşları kapsayıcı, eşitlikçi ve sürdürülebilir tarım-gıda sistemlerine yatırım yapmaya davet ederek, bu hedef doğrultusunda çalışmalarını sürdüreceğini belirtti.

