Türkiye, 2024 Ekim ayından bu yana dördüncü kez sıfır gümrükle mısır ithalatına onay verdi. Son karar kapsamında, 15 Temmuz – 31 Temmuz 2025 tarihleri arasında, 500 bin ton mısır yüzde 130 yerine sıfır gümrük vergisiyle ithal edilebilecek.
Cumhurbaşkanlığı kararı 14 Temmuz’da Resmî Gazete’de yayımlandı. Karar, özellikle hasat dönemine sayılı günler kalan üreticilerden sert tepki aldı.
Adana Çiftçiler Birliği Başkanı Mutlu Doğru, mısır üreticisinin büyük emekle kuraklık, yüksek maliyet ve sulama zorluklarına rağmen üretim yaptığını hatırlatarak, ithalat kararının zamanlamasına dikkat çekti. Doğru, çiftçilerin tarlaya biçerdöver sokmaya hazırlandığı bir dönemde alınan bu kararın, mısır piyasasında ciddi tedirginlik yarattığını vurguladı.
SIFIR GÜMRÜK MANTIĞI NEYE DAYANIYOR?
Doğru, mısır ithalatına ilişkin kamuoyunun ve üreticilerin yanıt beklediği 6 soruyu şöyle sıraladı:
- Bu ay sonuna kadar sıfır gümrükle ithal edilen mısır, gelecek ay başı yerli hasat başlayana kadar tükenir ve yerli mısıra talep olur mu?
- Depolar İthal mısırla yerli hasattan hemen önce dolarsa fiyatlar düşmez mi?
- Türkiye’de 15 gün için 500 bin ton ithal mısır kotası açılıyorsa, yıllık mısır ihtiyacımız 12 milyon ton mu?
- Sıfır gümrükle, ucuz mısır ithal edilmesine rağmen en büyük kullanıcısı olan yem sanayiinde yem fiyatları düşmüyorsa, bu ucuz fiyatlı mısırı kimler ithal ediyor ve neye yarıyor?
- Nişasta sanayii ithal ediyorsa, düşürülen NBŞ kotasına rağmen üretilen glikoz ve fruktoz nasıl ve nereye satılıyor?
- Bu ithalat kararını alan Ticaret Bakanlığımız, arz fazlası veya talep düşüklüğü ile tarlada kalan çiftçinin ürünleri için neden aynı hızla davranarak ihracat desteği vermiyor?

