WEBAGRON - TARIMSAL İÇERİK PLATFORMU

Daha Fazla Gör

    Son Yazılar

    17,15 TL LAFTA KALDI, GERÇEK 14 TL!

    Gündem yine aynı.

    Tam piyasa düzeliyor demiştik ki yine başa döndük.

    Süt ile ilgili sahadan hiç iyi haberler gelmiyor!

    Ulusal süt konseyi (USK) 1 Ocak itibarıyla geçerli referans fiyatı 17,15 TL olarak belirdi. Yağ ve protein oranlarına göre bu rakam değişecekti.

    Her ne kadar maliyetleri kurtarmasa da üretici buna da tamam dedi.

    Tarım ve Orman Bakanlığı tip sözleşmelerle üreticiyi sanayici karşısında güvence altına aldı ama gelin görün ki o sözleşmeler sözde kaldı.

    Süt toplayıcılar kafalarına göre rakam belirlemeye başladı. Kimisi 15 liradan aldı kimisi de 10 liraya verirsen alırım diyerek üreticiyi çaresizliğe sürükledi. Üstüne bir de yem dayatması yapıldı. Ve tüm bunlar yetmezmiş gibi bir de ödemeler 2 ya da 3 ay vadeli yapılmaya başlandı.

    Süt üreticileri ve birlik başkanları konuyu gündeme taşıdı, eylem yaptı, ses yükseltti ama şu ana kadar hiçbir adım atılmadı.

    Bir yanda ithalata mahkum olan Türk hayvancılığı diğer yanda krizin içinde olan süt üreticisi.

    İşte bu koşullar altında üretmeye çalışıyor emeğinin karşılığını alamadan üretici.

    Bu haftanın başlığını artık kısır döngü haline gelen süte ayırdım.

    Süt üreticisi neden emeğinin karşılığını alamıyor, süt üretim maliyeti ne kadar ve alım fiyatı ne olmalı, süt krizi nasıl aşılacak?

    Gelin önce, süt konusu dendiğinde akla ilk gelen isim Sencer Solakoğlu son durum ile ilgili neler söylemiş ona bakalım:

    ÜRETİCİNİN ZARAR ETMEDİĞİ BİR SİSTEM İSTİYORUZ

    TÜSEDAD yönetim kurulu başkanı Sencer Solakoğlu, pandemi döneminde de fiyat konusunda sıkıntılar yaşandığını ancak o süreçte kendilerinden anlayış beklendiğini ve enflasyonun baskılanması için süt fiyatlarının artırılmadığını söyledi. Bunun son derece yanlış bir uygulama olduğunu dile getiren Sencer Solakoğlu, süt fiyatı düşük kalırsa inek kesimleri daha da artar, tüketici pahalıya et tüketir dedik karşılığında paramız var ki ithal ediyoruz yanıtını aldık dedi.

    Ulusal Süt Konseyi’nin sektöre faydadan çok zarar verdiğini dile getiren Solakoğlu, 15 TL maliyet açıklayan USK’ye sormak istiyorum. Gelsinler 3 yıl, açıkladıkları maliyetlerle çiftlik yönetsinler bizler de görelim. Usk hem bilgi hem de vicdan yoksunu ifadelerini kullandı.

    Realite üreticinin zarar etmesi diyen TÜSEDAD başkanı, İtalya’nın bir köyünde üretici 22-24 TL seviyesinde süt satarken bizim ülkemizde 15 TL’ye satılması kabul edilemez, Bursa ve Balıkesir’in köylerinde daha önce 18 ton sütü olan köyler bugün 1,2 tona geriledi. Ve süreç böyle devam ederse üretim daha da düşecek uyarısında bulundu.

    Bakanlığın her daim kendisini dinlediğini, sahadaki sorunları bildiğini söyleyen TÜSEDAD Başkanı Sencer Solakoğlu, maalesef ki hiçbir sonuç alınamadığını da sözlerine ekledi.

    Sencer Solakoğlu’nun açıklamaları işte bu şekilde. Tam da bu tartışmalar devam ederken TÜSEDAD şubat ayına ilişkin çiğ süt üretim maliyetlerini paylaştı.

    ŞUBAT AYINDA ÇİĞ SÜT ÜRETİM MALİYETİ YÜZDE 2,8 ARTTI
    Tüm Süt, Et ve Damızlık Sığır Yetiştiricileri Derneği (TÜSEDAD) güncel yem ve diğer tüm girdi ve gelirleri dikkate alarak yaptığı hesaplamalara göre, Şubat ayı 1 litre soğutulmuş çiğ süt üretim maliyetini 21,08 TL olarak açıkladı. Ocak ayında söz konusu maliyet 20,50 TL olarak hesaplanmıştı. Böylece Şubat hesaplamalarına göre üretim maliyetinde yüzde 2,8 artış gerçekleşti.

    TÜSEDAD tarafından yapılan açıklamada, “Bir önceki aya göre; kuru yonca otunda ortalama yüzde 12, dane arpada ise ortalama yüzde 11 fiyat artışına karşın gebe düve satış fiyatında ve kesim fiyatında oluşan artışlar rasyon maliyetindeki artışı biraz düşürmüş ve Ocak ayına göre 1 litre çiğ süt maliyetinde 58 kuruşluk artışa neden olmuştur. Sektörü dengede tutacak ve hem et hem de çiğ süt üretim arzının devamlılığını sağlayacak olan çiğ süt tavsiye fiyatının; derneğimiz tarafından her ay hesaplanan maliyet üzerine konacak ortalama yüzde 20 kar ile soğuk süt için, 25,2 TL/lt ve Sıcak süt tavsiye fiyatının (USK’nın açıkladığı) ise 23,4 TL/lt olarak açıklanması önerilmektedir” ifadelerine yer verildi.

    USK: 17,15 TL REFERANS FİYAT 3 AY DAHA GEÇERLİ OLACAK

    Gözlerin çevrildiği Ulusal Süt Konseyi, 19 Mart Çarşamba günü yönetim kurulu toplantısı gerçekleştirdi.

    1 Ocak 2025 tarihinden itibaren geçerli olan çiğ süt tavsiye fiyatı ile ilgili alınan kararın gözden geçirildiği toplantı sonrası yapılan açıklamada, “Mevcut piyasa şartları dikkate alınarak yapılan değerlendirmede güncel çiğ süt tavsiye fiyatının devamına karar verilmiştir” denildi.

    USK resmi internet sitesinden yapılan açıklamada, “yüzde 3,6 yağ ve yüzde 3,2 protein içeriğine sahip çiğ inek sütü tavsiye satış fiyatı üreticinin eline litre başına net geçecek şekilde (çiğ süt desteği hariç) 17,15 TL olarak uygulanmasına devam edilecektir. Soğutma, nakliye ve diğer cari giderler üretici tarafından karşılandığı takdirde bu giderler üreticiye ilave olarak ödenecektir. Baz alınan yağ ve protein oranlarındaki her bir dizyem (0,1’lik değişim) için ± 25 Kuruş fark uygulanacaktır” ifadelerine yer verildi.

    USK yönetimi, çiğ süt tavsiye fiyatının 3 aylık periyotlar halinde değerlendirilmeye devam edileceğini bildirdi.

    USK: ŞUBAT AYI ÇİĞ SÜT ÜRETİM MALİYETİ 15,11 TL’YE ÇIKTI

    Tüsedad yukarıda da okuduğumuz gibi şubat ayı üretim maliyetini 19,58 TL olarak açıkladı. Ancak Ulusal Süt Konseyi, Tüsedad ile aynı düşünmüyor.

    Ulusal süt konseyinin hesabına göre Şubat ayında maliyet 27 kuruş arttı ve 15,11 TL’ye ulaştı.Bu rakama bakıldığında USK ile TÜSEDAD arasında litrede 4,47 lira fark bulunuyor.

    USK çiğ süt üretim maliyetini, 600 kg canlı ağırlığında holstein ırkı ve günlük 20 litre süt üretimi üzerinden hesaplıyor.

    Bu arada Türkiye Süt Üreticileri Merkez Birliği Genel Başkanı Tevfik Keskin’de Şubat ayına ilişkin maliyet hesabını paylaştı.Tevfik Keskin Şubat ayı maliyetinin 15,94 lira olduğu belirtti. Bu rakama bakılırsa USK ile aralarında 86 kuruş fark var.

    Maliyetlere ilişkin rakamlar işte bu şekilde. Peki üretici referans fiyata sütünü satabiliyor mu? Bu sorunun yanıtı Erzurum, Iğdır ve Edirne’den geldi.

    ERZURUM’DA SÜT 14 TL’DEN ALINIYOR

    Tarım ve hayvancılığın en önemli kentlerinden biri olan Erzurum’da süt üreticileri artan maliyetlere rağmen mandıracıların sütü kendilerinden düşük fiyata aldığını söyledi. Kazan kaldıran üreticiler hayvanlarını keseceklerini belirtip sütü vatandaşlara bedava dağıttı.

    Ulusal Süt Konseyi’nin 17,15 TL olarak belirlediği çiğ süt tavsiye fiyatına rağmen kentteki süt işletmeleri üreticilerden ortalama 14 TL’ye süt alıyor.

    Üreticiler, süt satışından elde ettikleri gelirle hayvanlarının bakımını ve işletmelerinin faaliyetlerini sürdüremediklerini, bu yüzden ineklerini satmayı veya kesime göndermeyi düşündüklerini dile getirdi.

    IĞDIRLI ÜRETİCİYİ SÜT TOPLAYICILAR TEHDİT EDİYOR!

    Iğdır’da süt üreticileri artan maliyetlere rağmen mandıracıların tekelinde düşük fiyatlarla süt satmak zorunda kaldıklarını belirttiler. Süt üreticileri, mandıraların ucuz fiyattan süt aldıkları halde ürettikleri ürünleri de yüksek fiyatlara sattıklarını söyleyerek tepki gösterdi.

    Süt üreticisi Sait Öner; “Biz bunu 3 aydır gerek Valiliğe, gerek İl Tarım Müdürlüğüne, yani Iğdır’daki ilgili bütün makamlara referans fiyatın uygulanması için bildirdik. Şimdiye kadar yaptığımız CİMER’e şikayet, Valiliğe dilekçe hiçbir sonuç alamadık. Iğdır’da bulunan 3 süt fabrikası bizim sütleri ucuza alıyorlar. Ulusal Süt Konseyi’nin verdiği fiyatları uygulamamaktadırlar” dedi.

    Mandıraların sütleri almama konusunda kendilerini tehdit ettiğini söyleyen Öner, “Bizi sütlerimizi almamakla, çürümeye terk edecekleriyle tehdit ediyorlar. Biz bunun için mücadele ediyoruz.“ diye konuştu.

    Doğu illerinde durum böyle. Peki ya batıda nasıl. Edirne’de de durum farklı değil. Açıklanan referans fiyat üreticiyi memnun etmiyor.

    BİR LİTRE SÜT FİYATI EN AZ 19 LİRA OLMALI

    Edirne Merkez ve Süloğlu Süt Üreticileri Birliği Başkanı Mustafa Suiçmez, “Süt fiyatının revize edilerek 19-20 liraya getirilmesi gerekiyor.” dedi.

    Yılbaşından bu yana bir çuval yeme 50-60 lira zam geldi. Sanayiciler ciddi bir oyun içerisinde diyen Suiçmez, süt fiyatının revize dilerek 19-20 liraya getirilmesi gerekiyor.

    Köylerde ciddi bir çekilme var. Gençlerimiz bu işe meraklı değiller. Mevcutları elimizde tutmamız lazım.” ifadelerini kullandı.

    Üreticilerin görüşleri böyle. Peki siyasiler konuyu nasıl gündeme getirdi.

    SÜT KRİZİ TBMM GÜNDEMİNDE

    Süt alım fiyatının uygulanması konusunda yaşanan sorunu TBMM gündemine taşıyan CHP Aydın Milletvekili Süleyman Bülbül, “Ulusal Süt Konseyi, belirlenen süt fiyatının altında alım yapılmasını yasaklamalı. Üreticinin sahipsizliğine son verilmeli” dedi.

    Genel kurulda söz alan Bülbül, “1 litre süt 1,5 kilo yem alabilmeli, 1 kilogram et 25 kilogram yem alabilmeli ama gerçek bu mu? Süt üreticisi, artan maliyetler karşısında ayakta durmakta güçlük çekiyor. Ulusal Süt Konseyi, tavsiye edilen süt fiyatını litre başına 17,15 TL olarak açıkladı ancak üreticiler sütlerini 13-14 TL’ye satmak zorunda kalıyor.

    Üzerine artan girdi maliyetleri eklendiğinde üretici zararını bile karşılayamıyor. Bir torba yemin fiyatı 700 TL’yi aşıyor. Üretilen süt, yem fiyatına yetmiyor, süt inekleri kesiliyor” ifadelerini kullandı.

    SÜT ÜRETİCİSİ BATTI, TÜKETİCİ SÜT ALAMIYOR!

    Edirne milletvekili ve ziraat mühendisi Ediz Ün ise hayvancılığının büyük bir krize sürüklendiğini belirterek, yanlış tarım politikalarının hem üreticiyi hem de tüketiciyi mağdur ettiğini vurguladı.

    Süt sektöründe yaşanan sıkıntıların et krizinin de temel sebebi olduğunu dile getiren Ediz Ün, “2020 yılının Ekim ayında başlayan süt hayvancılığı krizi nedeniyle yüzbinlerce süt ineği kesime gitti. O dönemde süt para etmediği için üreticiler hayvanlarını elden çıkarmak zorunda kaldı ve kısa vadede et fiyatları düşse de uzun vadede besi hayvancılığı da büyük zarar gördü. Aradan geçen 4,5 yılın ardından hâlâ süt krizini konuşuyoruz. Üreticinin sürdürülebilir bir üretim yapabilmesi için satış fiyatının en az 25,2 TL olması gerekiyor.

    Ancak şu anda litre başına 8 TL’lik bir zarar söz konusu. Dünyanın hiçbir yerinde üretici bu kadar büyük bir maliyet farkını karşılayamaz. Böyle giderse Mayıs ayında Türkiye yeni bir krizle karşı karşıya kalacak ve yine yüzbinlerce süt hayvanı kesime gidecek.” dedi.

    ET VE SÜTTE KRİZ KAPIDA !

    Denizli’de Büyük Birlik Partisi (BBP) Honaz İlçe Başkanı Yılmaz Sevim, tarım ve hayvancılıkta uygulanan yanlış politikalar nedeniyle üreticinin iflasa sürüklendiğini, et, süt krizinin ortaya çıktığını söyledi. Hayvancılığın sürdürülebilirliği için hayati öneme sahip olan meraların bilinçsizce yok edildiğine dikkat çeken ilçe başkanı Sevim, ‘Bende küçük çaplı besihanemde süt üretimi yapıyorum. Ne yazık ki son dönemde Denizli’de ve ülkemizde hayvancılık tekelleşti, küçük üretici yok edildi. Süt üreticileri anaç hayvanlarını kesime gönderdi, özellikle son iki yılda 1 milyondan fazla anaç hayvan kesildi. Geldiğimiz durumda üretici satamıyor, tüketici pahalılıktan et ve süt alamıyor dedi.

    Gelinen bu noktada eleştiri oklarının hedefi olan sanayicinin de ne söyleyeceği merak konusu. SETBİR yönetim kurulu başkanı Dr. İsa Coşkun’un söylediklerine bakalım.

    DEZENFLASYON SÜRECİ SÜT ÜRÜNLERİNE OLAN TALEBİ DARALTTI

    Türkiye Süt, Et, Gıda Sanayicileri ve Üreticileri Birliği Yönetim Kurulu Başkanı Dr. İsa Coşkun, Süt sektöründe sanayici ve üreticilerin Ulusal Süt Konseyi’nce (USK) açıklanan tavsiye fiyatına uyması gerektiğinin altını çizdi.

    Coşkun, çiğ süt arzındaki artışa karşın, dezenflasyon süreci nedeniyle süt ürünlerine olan talebin daraldığını vurguladı. Dr. İsa Coşkun, süt arzındaki fazlalık nedeniyle temmuz ayında süt tozu ihracat yasağının kaldırıldığını, ancak yurt dışı fiyatların maliyetleri karşılayamaması nedeniyle ihracatın zorlaştığına dikkat çekti.

    Piyasada artan fiyatlar nedeniyle tüketici tercihlerinde değişiklik olduğunu belirten Coşkun, tüketicilerin markalı ürünler yerine mağaza markalı ürünlere, indirim yapan marketlere ve kayıt dışı alanlara yöneldiğini belirtti.

    SÜT ÜRETİCİSİ NE İSTİYOR?

    Üreticinin istediği şey çok da zor değil. Bir torba yemin ortalama 700 TL olduğu, maliyetlerinin bu kadar çok arttığı bir ortamda makul seviyede kar ettiği bir sistemin kurulmasını, desteklerin zamanında ödenmesini ve meraların ıslah edilerek kendilerine uygun yem temin edilmesini istiyor.

    Şu bir gerçek ki kazanamayan üretici bu işi yapmaz ve değeri 100 bin liranın üzerinde olan süt inekleri birer birer kesime gider. Bunu önleyemezsek ne sürdürülebilir üretim kalır ne de içecek süt bulabiliriz!

    Hazırlayan: Gazeteci Taner Öztürk

    Son Yazılar

    Önerilen Yazılar

    ×
    ×