Ülkemizde tarım nüfusu her yıl biraz daha yaşlanıyor.
Ve yaşlanan nüfusun yanı sıra gençler de tarımla uğraşmak istemiyor.
Kırsalın yaş ortalaması neredeyse 60’a dayandı.
Maliyet yükü ve üstüne azalan gelir de eklenince tarımla uğraşanların sayısı giderek düşüyor.
Son dönemde anne ve babalar da evlatlarının bu işi yapmasını istemiyor. Nedeni çok basit aslında…
Kendilerinin yaşadıkları sıkıntıları evlatları da yaşasın istemiyorlar.
Kırsalda kalan gençlerin ise tüm bunların yanında bir de sosyal problemleri var…
O da evlenememek… Yuva kurmak istiyorlar ama çoğu kız anne-babası buna razı değil.
Ve bu durum kırsalı terk etmek için en önemli neden olarak ortaya çıkıyor.
Yapılan bir araştırmaya göre çiftçilerin yüzde 40’ı gelecek nesillere tarım sektörünü tavsiye ediyor ancak yüzde 60’ı tavsiye etmiyor!
TZOB verilerine göre ülkemizde kayıtlı 5 milyon civarında çiftçi bulunuyor. Ve yukarıdaki yüzdeyi bu rakama vurduğumuzda yaklaşık 3 milyon çiftçi çocuklarının tarımla uğraşmasını istemiyor !
Kırsalda yaşlanan nüfus sadece bizim değil dünyanın da en büyük problemi.
Peki ne yapılmalı ya da gençleri kırsalda nasıl tutacağız?
Kırsalda kalanların gelirini artırmak için neler yapılmalı?
Hadi bu sorulara yanıt arayalım…
GENÇ NÜFUS SÜREKLİ AZALIYOR
TZOB Genel Başkanı Şemsi Bayraktar’ın yakın zamanda yaptığı açıklamalar süreci çok güzel özetliyor aslında.
TZOB Genel Başkanı Bayraktar tarımda çalışan nüfusun yaşlandığını belirterek “Tarımda çalışan nüfusun yaş ortalaması tarımı olumsuz etkiliyor. Genç nüfus sürekli azalıyor ve kırdan göçüyor, köyler yaşlı nüfusa kalıyor. Türkiye Ziraat Odaları Birliği kayıtlarına göre, Türkiye’deki erkek çiftçilerin yaş ortalaması 57,7, kadın çiftçilerin yaş ortalaması 60,1, kayıtlı toplam çiftçilerin yaş ortalaması ise 58,1’dir” ifadelerini kullandı.
TZOB VERİLERİNE GÖRE KAYITLI ÇİFTÇİ SAYISI 5 MİLYON 162 BİN
Ülkemizdeki tarım işçileri hakkında da bilgi verdi Bayraktar; “Verilerimize göre ülkemizde güncel çiftçi sayısı 5 milyon 162 bin. Bunun yüzde 82’sini erkekler ve yüzde 18’ini kadınlar oluşturuyor. Sistemde kayıtlı çiftçilerin yüzde 34’lük kısmı 65 yaş ve üzeri, 34,6’lık kısmı ise 50 ila 64 yaş arasındadır. Çiftçilerimizin yüzde 26,4’ü 33-49 yaş arası, yüzde 3,8’i 25-32 yaş arası ve yüzde 1’i 18-24 yaş arasındadır. Türkiye’de 18-32 yaş arasında çiftçilik yapanların oranı toplam çiftçilik yapanlar içinde yüzde 4,8’e tekabül ediyor” dedi.
DÜNYADA DA ÇİFTÇİNİN YAŞ ORTALAMASI YÜKSEK!
Sadece bizde değil yaş ortalamasının yüksekliği. Dünyada da böyle. Ve Şemsi Bayraktar bakın bu durumu nasıl anlattı:
“Dünya genelinde de tarım sektöründe çalışanların yaş ortalamalarına bakıldığında tarım nüfusunun yaşının yüksek olduğu görülüyor. Amerika Birleşik Devletleri’nde yayımlanan bir raporda, tarımla uğraşan kişilerin ortalama yaşı 58 olarak belirlendi. Tarım sektöründe 35 yaşın altında çalışanlar sadece yüzde 6, 65 yaşın üzerinde çalışanların oranı ise yüzde 33’tür. Avrupa Birliği ülkelerinde de benzer bulgular görülüyor. Tarımla uğraşanların üçte birinden fazlası 65 yaşın üzerindedir. Yakın zamanda Kanada, çiftçilerinin yüzde 40’ının 10 yıllık süreçte emekli olacağını ve gıda arz güvenliği için 2033 yılına kadar 30 bin çiftçiye ihtiyaç duyduklarını açıkladı. Avrupa Birliği’ne üye ülkeler 40 yaşını geçmemiş çiftçilere doğrudan gelir ve yatırım destekleri şeklinde zorunlu olarak bütçe ayırıyor.
EN ÇOK İŞÇİ ÖLÜMLERİ TARIMDA YAŞANIYOR
İşçi sağlığı ve iş güvenliği meclisinin hazırladığı rapor ise tarım ile ilgili çarpıcı bir gerçeği ortaya koyuyor.
İSİG Meclisi’nin 2024 yılı ilk 6 ayına ve temmuz, ağustos aylarına ait raporlarda tarım iş kolunda ölümler ilk sıralarda yer alıyor.
Rapora göre, kendi işinde çalışan çiftçilerin ölüm oranı 75-80 civarındayken büyük çoğunluğu 50 yaş üstünde kişiler.
Adlı Tıp Bülteni’nin tarımdaki ölümlere ilişkin 1 Ağustos 2024’te yayımlanan raporunda, 86 iş kazasında ölen 65 yaş üstü bireylerin yüzde 51,2’si tarımda çalışıyordu. Ölüm sebepleri yaşa bağlı kronik tansiyon, kalp hastalıkları veya traktör kazaları olarak sıralanıyor.
KENDİ İŞİNDE ÇALIŞAN ÇİFTÇİLERİN ÖLÜM ORANI YÜKSEK
Yine rapora göre kendi işinde çalışan çiftçilerin ölüm oranı yüzde 75-80 civarında.
Ve bu ölümlerin çoğunluğunu ise 50 yaş üstündeki çiftçiler oluşturuyor.
İlk altı ayda tarım ve orman iş kolunda yaşanan ölümlerde 51’i işçi, 90’ı çiftçi olmak üzere 141 kişi hayatını kaybetti. Temmuz ayında 24 işçi ve 17 çiftçi olmak üzere 41 kişi, Ağustos ayında da 20 işçi ve 19 çiftçi olmak üzere 39 kişi tarım ve orman iş kolunda çalışanlar canından oldu.
GENÇLERİN TARIMDA ÇALIŞMAK İSTEMEYİŞİ YAŞ ORTALAMASINI ARTIRIYOR
Çiftçi-Sen Genel Başkanı Ali Bülent Erdem, Tarımda çalışanların yaş ortalamasının 54,7 olduğu söyledi. Erdem, gençlerin tarımda çalışmak istememesiyle tarım iş kolunda çalışanların yaş ortalamasının arttığını belirtti. İşçi olarak çalışanların güvencesiz çalıştırıldığını, kendi işini yapan çiftçilerin ise BAĞ-KUR ödemelerini yapamadığını belirten Erdem, Hastaneye gidip tedavi olamıyorlar. Hastalıklar kronikleşiyor. Kullanılan kimyasalların etkileri, sinir sistemini bozduğu da kanıtlanmış. Kalp hastalıkları, kanser oranları yükseliyor dedi.
65 YAŞ ÜSTÜ ÇİFTÇİ ÇALIŞMAYA MECBUR BIRAKILMAMALI
Yenişehir Çevre Platformu Sözcüsü Erkan Erdem ise kırsal kesimlerde yaşlı bireylerin tarımda daha fazla çalıştığına dikkat çekti. 65 yaş üstü emekli kişilerin ağır ve tehlikeli işlerde çalışmasının hayatlarını riske attığını söyleyen Erdem, 70-80 yaşlarında bir bireyin 45 derecede sıcaklıkta bahçelerden kasa taşıması, merdiven tepesinde ağaçlardan meyve toplaması ya da tarım makinalarını kullanması hayatlarını tehlikeye atmalarına neden oluyor. Emeklilik yaşındaki bireylerin daha az yorucu ve tehlikesiz işlerde çalışmasının teşvik edilmesi veya çalışmaya mecbur kalmayacak düzeyde emekli maaşı ve sosyal güvencelerle desteklenmesi gerektiğini söyledi.
GELELİM ÇÖZÜME:
Eskiden köy evlerinin altında ahırlar, kümesler vardı ve çiftçi kendi etini sütünü peynirini yumurtasını üretirdi. Yine bahçesinde ürettiği sebze meyveleri tüketir, turşular kurar, eşe dosta gönderirdi.
Ancak bugün öyle mi, değil!
Koşullar zorlaştıkça çiftçi üretimi terkediyor ve şu bir gerçek ki gençler tarımda gelecek görmüyor. Görmedikleri için de bu işi yapmak istemiyorlar.
Tarımı gençlere nasıl sevdireceğiz? Bir kere başlangıç olarak genç nüfusun tarıma dönmesinin yollarını aramalıyız. Ekonomik getirisi yüksek faaliyetleri artırmalı, sebebi ne olursa olsun kırsalda yaşamı mutlaka teşvik etmeli ve cazip hale getirmeliyiz.
Yaşam modelini yenilemeli, yeni bir genç çiftçi modeli ile kırsala dönüşü sağlamalı ve hayvancılığı aile işletmesi odaklı hale getirmeliyiz.
Şunu unutmamak gerekir ki doğru politikalar uygulanmazsa uzun vadede ülkemizde gıda arz güvenliği üzerinde ciddi riskleri oluşabilir.

