Son Yazılar

TARIM POLİTİKALARINDA PLANLAMA VE DESTEK EKSİKLİĞİ ÜRETİMİ ZAYIFLATIYOR

CHP Niğde Milletvekili ve TBMM Tarım, Orman ve Köyişleri Komisyonu Üyesi Ömer Fethi Gürer, Türkiye’de tarım sektöründe yaşanan sorunların uzun yıllardır uygulanan plansız ve ithalata dayalı politikaların sonucu olduğunu belirterek, tarım alanı kayıpları, üretimdeki düşüşler ve çiftçinin artan borç yüküne dikkat çekti.

TARIM ARAZİLERİNDE CİDDİ KAYIP

Gürer, tarımın yalnızca ekonomik bir faaliyet değil, gıda güvenliğinin temel unsurlarından biri olduğunu ifade etti. AKP iktidarı döneminde 2 milyon 555 bin hektar tarım arazisinin kaybedildiğini belirten Gürer, bu alanın yaklaşık 5 İstanbul büyüklüğüne denk geldiğini söyledi. Gürer, her saat 18 futbol sahası büyüklüğünde tarım alanının üretim dışı kaldığını, kaybın 2,5 Kıbrıs büyüklüğüne ulaştığını dile getirdi.

TARIM SAYIMI GEÇ KALDI

Türkiye’de tarım sayımının 23 yıldır yapılmadığını vurgulayan Gürer, 1927’den 2001’e kadar yedi kez genel tarım sayımı gerçekleştirildiğini, ancak 2002’den bu yana sonuçlanmış bir tarım sayımı bulunmadığını aktardı. Bu durumun plansızlığa, hatalı bütçelere ve etkisiz destek politikalarına yol açtığını ifade etti.

ÜRETİMDE DÜŞÜŞ SÜRÜYOR

Gürer, 2023–2025 döneminde birçok stratejik üründe ciddi düşüşler yaşandığını belirtti. Buğday üretiminin 22 milyon tondan 17,9 milyon tona gerilediğini söyleyen Gürer, ayçiçeğinde üretimin 2,2 milyon tondan 1,8 milyon tona, arpada 9,2 milyon tondan 6 milyon tona, mercimekte ise 424 bin tondan 230 bin tona düştüğünü kaydetti. Bu gerilemelerin gıda enflasyonunu artıracağını ve ithalat bağımlılığını derinleştireceğini dile getirdi.

DESTEKLER YETERSİZ KALDI

Tarım Kanunu’nun 21’inci maddesinin uygulanmadığını belirten Gürer, çiftçiye verilmesi gereken desteklerin eksik ödendiğini söyledi. Gürer, 2014–2026 döneminde çiftçiye ödenmesi gereken toplam destek tutarının 2 trilyon 510 milyar lira olduğunu, bugüne kadar yalnızca 620 milyar lira ödendiğini, çiftçinin 1 trilyon 890 milyar lira alacaklı durumda bulunduğunu ifade etti.

GİRDİ MALİYETLERİ ARTIYOR

Son bir yılda gübre fiyatlarındaki artışlara dikkat çeken Gürer, üre gübresinin yüzde 102, DAP gübresinin yüzde 89, CAN gübresinin yüzde 83, amonyum sülfatın ise yüzde 76 oranında zamlandığını belirtti. Bu maliyetlerle çiftçinin üretimde kalmakta zorlandığını, alım fiyatlarının çoğu zaman maliyetlerin altında kaldığını söyledi.

HAYVANCILIKTA GERİLEME

Hayvancılık sektörüne ilişkin verileri de paylaşan Gürer, 1980 yılında 84,6 milyon olan hayvan varlığının 2024 itibarıyla 71,9 milyona düştüğünü aktardı. Nüfus artmasına rağmen hayvan sayısındaki azalmanın üretim yapısındaki sorunları ortaya koyduğunu, mera hayvancılığının geriletildiğini ifade etti.

İTHALATA BAĞIMLILIK DEVAM EDİYOR

İthalata dayalı politikaların sürdüğünü belirten Gürer, 2025 yılının ilk 9 ayında büyükbaş hayvan ithalatına 831 milyon dolar harcandığını, kırmızı et ithalatı için ise 368 milyar dolar ödendiğini söyledi. Aynı dönemde tarım, gıda ve içecek ithalatının yüzde 19,6 artarak 16,6 milyar dolara ulaştığını kaydetti.

ÇİFTÇİ BORÇ YÜKÜ ALTINDA

Çiftçilerin bankalara olan borcunun 2025 itibarıyla 1 trilyon lirayı aştığını ifade eden Gürer, borç yükünün haciz ve icra işlemlerini artırdığını, bunun da üretimden kopuşu hızlandırdığını dile getirdi. Gürer, tarımda çıkış yolunun planlı üretim, yasal desteklerin eksiksiz uygulanması ve üreticiyi merkeze alan politikaların hayata geçirilmesinden geçtiğini söyledi.

Son Yazılar

Önerilen Yazılar