Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği (TOBB) Tarım Kurulu, Türkiye genelinde yaşanan zirai don olaylarının tarıma etkilerini ve çözüm önerilerini değerlendirdi. Tarım Kurulu Başkanı ve Rize Ticaret Borsası Yönetim Kurulu Başkanı Mehmet Erdoğan başkanlığında yapılan toplantıda, Mart ve Nisan aylarında etkili olan ani sıcaklık düşüşlerinin meyve üretiminde büyük kayıplara yol açtığı vurgulandı.
DON ZARARI RAPORU BAKANLIĞA SUNULDU
Tarım Kurulu üyelerinin saha verileriyle hazırlanan kapsamlı rapor, Tarım ve Orman Bakanlığı ile TOBB Yönetim Kurulu’na sunuldu. Raporda, kayısı, elma, armut ve kiraz gibi ürünlerde yüzde 90’a varan kayıplar yaşandığı belirtildi. Bu durumun sadece üreticileri değil, tarım işçilerini ve tüketicileri de olumsuz etkilediği kaydedildi.
Zirai don nedeniyle tarımsal verim kayıplarının sebze ve meyve fiyatlarını yükselterek enflasyonla mücadeleyi zorlaştıracağı, aynı zamanda tarımda istihdam kaybına yol açabileceği ifade edildi.
FINDIKTA %35, ÇAYDA %15 KAYIP
Toplantıda Karadeniz Bölgesi’ne dair değerlendirmelerde bulunan Erdoğan, fındık üretiminin zirai dondan %30 ila %35 oranında zarar gördüğünü, bunun bölge ekonomisi ve ihracatına olumsuz yansıyacağını söyledi.
Çay üretiminin ise nispeten daha az etkilendiğini belirten Erdoğan, birinci sürgünde %15 civarında rekolte kaybı yaşandığını ancak ikinci ve üçüncü sürgünle bu kaybın telafi edilebileceğini belirtti. Don nedeniyle hasat sürecinin 15–18 gün geciktiği, bazı bölgelerde ise dördüncü sürgünün oluşmayabileceği ifade edildi.
Çay sektöründe bu yıl destekleme priminin kaldırılmasının kayıt dışılığa yol açabileceği uyarısı yapıldı. Erdoğan, sektör için küçük de olsa destekleme priminin yeniden gündeme alınması gerektiğini vurguladı.
ÇAY ÜRETİMİNDE DÜŞÜŞ BEKLENİYOR
Geçen yıl 1 milyon 450 bin ton yaş çay üretimi gerçekleştiğini hatırlatan Erdoğan, bu yıl olumsuz hava koşulları nedeniyle üretimin 100–150 bin ton azalabileceğini dile getirdi.
SULAMA VE İKLİM DEĞİŞİKLİĞİNE DİKKAT ÇEKİLDİ
Toplantıda ayrıca, iklim değişikliğinin etkileri doğrultusunda tarımda vahşi sulama sistemlerinin terk edilmesi ve modern sulama yöntemlerine geçilmesi gerekliliği de vurgulandı. Tahıl üretimi başta olmak üzere birçok ürünün bu dönüşüme ihtiyaç duyduğu belirtildi.

