Lisanslı Depo Şirketleri Derneği (LİDAŞDER) tarafından bu yıl ikincisi düzenlenen “Türkiye ve Dünyada Lisanslı Depoculuk, Hububat Piyasaları Kongresi 16-19 Aralık tarihleri arasında Antalya’da yapıldı.
Kongreye katılan Tarım ve Orman Bakanı İbrahim Yumaklı, üretim planlamasıyla birim alandan elde edilen ürünü artırmayı hedeflediklerini belirterek, “Amacımız, 3 yılın sonunda yani 2028’de hububat ürünleri üretiminde yüzde 13’lük artış sağlamak.” dedi.
Özellikle gıda arz güvenliğinin temel taşının hububat olduğunu vurgulayan Yumaklı, bu ürünlerin üretiminden depolanmasına ve pazarlamasına kadar geçen sürecin son derece önemli olduğunu ifade etti.
Bakan Yumaklı, son 22 yılda tarım ve ormancılık alanında sektörlere yapılan yatırımlarla güçlü, dirençli ve dünyada söz sahibi sektörler oluşmaya başladığına işaret ederek, “Bizler bitkisel üretim konusunda Cumhuriyet tarihimizin üretim rekorlarını kırdık. Birçok üründe dünyada ilk üç ülke içindeyiz, hatta ilk iki içinde. Birinci sırada çok özel ürünlerimiz var.” diye konuştu.
Ülkede gıda arz güvenliğine ilişkin bütün unsurların tamamlanmasının ardından ihracat yönünü önemsediklerini vurgulayan Yumaklı, 2023’te 31 milyar dolar civarında gıda ürünleri ihracatı gerçekleştiğini, 2024’te tutarın 32 milyar doları geçmesini beklediklerini bildirdi.
Bakan Yumaklı, Resmî Gazete’nin mükerrer sayısında yayımlanan 2025 Yılı Yatırım Programı’na göre sektöre 356 projeyle yaklaşık 164 milyar lira yatırım yapılmasının planlandığı bilgisini verdi.
Türkiye’de en fazla ekilen bitkisel ürün grubunun hububat olduğuna dikkati çeken Yumaklı, 23,9 milyon hektar tarım arazisinin yaklaşık yüzde 48’inde bu ürünlerin ekildiğini, bunun da 11,5 milyon hektara karşılık geldiğini bildirdi.
Yumaklı, geçen yıl bu alanda üretilen hububat miktarının yaklaşık 39 milyon ton olduğunu aktararak, birçok ülkenin ihtiyacının üzerinde üretim gerçekleştirildiğini kaydetti.
Hububat üretiminin gıda arz güvenliği için büyük önem taşıdığını, dış ticareti de hiçbir zaman göz ardı etmediklerini ifade eden Bakan Yumaklı, “Özellikle ihracat birincilikleri, dünya birincilikleri umarım ki çok daha uzun süreli ve daim olacaktır. Ekonomimizin bundan sağlayacağı faydayı da mutlaka gözünde tutmamız gerekir.” değerlendirmesinde bulundu.
“AMACIMIZ BİRİM ALANDAN ALMIŞ OLDUĞUMUZ ÜRÜNÜ ARTIRMAK”
Yumaklı, Bakanlık olarak ana stratejilerinin vatandaşların gıda ihtiyaçlarını yerli üretimden karşılamak olduğuna dikkati çekerek, şöyle devam etti:
“Birim alandan almış olduğumuz ürünü daha fazla artırmak, verimi ve kaliteyi öncelemek istiyoruz. Bunu başarmamak için hiçbir sebep yok. 2023’te 186 ülkeye 2 bin 200 çeşit ürün ihraç ettik. Bu muazzam tablo hem ülkemizin ihtiyaçlarının karşılanması hem de ülke ekonomisine çok önemli kazanç sağlayacak ihracatı gerçekleştirmiş durumda. 2023 yılında devrim niteliğinde yapısal değişiklikler gerçekleştirdik. 2024 yılında hem bitkisel üretim hem hayvansal üretim hem de su ürünleri üretimi için üretim planlamasını hayata geçirdik.”
Yeni destekleme modelinin, üretim planlamasının en önemli ayaklarından biri olduğunu belirten Yumaklı, “Amacımız birim alandan almış olduğumuz ürünü artırmak, 3 yılın sonunda yani 2028’de hububat ürünleri üretiminde yüzde 13’lük artış sağlamak. İnşallah bu konuda yine nasip olur buralarda sonuçları birlikte değerlendirirken belki bu rakamların çok daha üzerinde çıktığını da görmüş olacağız.” dedi.
Bakan Yumaklı, Tarım Sigortaları Havuzu (TARSİM) ve Gelir Koruma Sigortası ile üreticilerin emeğini garanti altına almak için çalışmalara devam ettiklerini belirterek, 2025 yılında özellikle sigorta kapsamını genişlettiklerini bildirdi.
Ürünleri üretmek kadar depolamanın da son derece önemli olduğunun altını çizen Yumaklı, Toprak Mahsulleri Ofisi ve özel sektör yatırımlarıyla Türkiye’nin dünyada depolamayı en iyi uygulayan ülkelerden biri olmanın gururunu yaşadığını söyledi.
Yumaklı, 234 şirketin lisanslı depoculuk yaptığını vurgulayarak, “Yaklaşık 12,2 milyon ton kapasite. İnşallah çok daha fazla üretelim.” dedi.
“YAKLAŞIK 2 MİLYON TONA KADAR KAYBI ENGELLEMEK MÜMKÜN”
Yumaklı, lisanslı depoculukla depolama kayıplarının yüzde 10 ile yüzde 30 arasında engellenmesinin mümkün olduğunu dile getirerek, şunları kaydetti:
“Bir yıllık depolama süreci içinde yaklaşık 2 milyon tona kadar kaybı engellememiz mümkün. Bunun da rakamsal karşılığı yaklaşık 23 milyara tekabül ediyor. Yapılacak yatırımların ülke kaynaklarının nasıl ve ne derecede korunmasıyla ilgili bir manzara arz ettiğini de görmüş oluyoruz. Lisanslı depoculuk kapasitesinin artırılmasında Ürün İhtisas Borsasının (TÜRİB) da çok önemli bir yeri olduğunu söylemek isterim. TÜRİB’in faaliyete başlamasıyla birlikte uluslararası bir üs haline gelmesi yolunda önemli adım atıldı. Çiftçi Kayıt Sistemi’ne kayıtlı üreticiler, ürünleri malumunuz teslim ettiklerinde bir elektronik ürün senedi elde ediyor. Bunlara sahip olan paydaşlarımız, Ziraat Bankası ve Ziraat Katılım’dan 15 milyon lira üst limitli, sıfır faizli ya da kâr paylı işletme kredisi ya da finansmanı kullanabiliyor. 2024 yılında 312 kişiye 462 milyon lira tutarında hazine destekli kredi kullandırılmış oldu. 2014-2024 dönemi için 131 lisanslı depo ve 200 bin üreticiye 590 milyon lira destek verilmiş durumda.”
“LİSANSLI DEPOCULUK FİYAT İSTİKRARINI KORUYAN BİR SİSTEM”
Ticaret Bakan Yardımcısı Volkan Ağar da iklim değişikliği, doğal afetler, ekonomik dalgalanmaların tarım sektörünü ciddi oranda etkilediğini söyledi.
Türkiye’de tarım ürünlerinin üretimi kadar sağlıklı koşullarda depolanması ve ticaretinin yapılmasının büyük önem taşıdığını vurgulayan Ağar, Bakanlık olarak temel amaçlarından birinin tarım ürünlerinin modern ve sağlıklı koşullarda lisanslı depolanması olduğunu bildirdi
Lisanslı depoculuğun fiyat istikrarını koruyan bir sistem olduğunu aktaran Ağar, “2011 yılında başlayan lisanslı depoculuk sayısı 2024 yılında 224 oldu. 2024 yılında 12,2 milyon ton depolama alanına sahip 224 şirketin depolama alanının 20 milyona çıkarılması için çalışmalar yapıyoruz.” dedi.
‘’LİSANSLI DEPOCULUK SİSTEMİNİ EN İYİ UYGULAYAN ÜLKEYİZ’’
Lisanslı Depo Şirketleri Derneği (LİDAŞDER) Başkanı Serdar Genç ise, gururla ifade etmek isterim ki 2022 yılında düzenlediğimiz ilk kongrede sizlerden gelen olumlu geri dönüşler, ikinci kongremiz için motivasyon kaynağı oldu. İlk kongremizde 400 kişiyi ağırlamışken, bugün burada 700 ün civarında katılımcı ile bir aradayız.’’ şeklinde başladığı konuşmasında Türkiye’de lisanslı depoculuk sistemini Dünyada en iyi uygulayan ülke olduğunu kaydetti.
Tarım sektöründe son yıllarda gerçekleştirilmiş en önemli projenin lisanslı depoculuk olduğunu ifade eden Genç, ‘’İki yıl önce bu kürsüden sizlere 8,9 milyon ton için lisans alındığını ifade etmiştim. Bu gün ise 12,2 milyon ton kapasiteye ulaştığını görüyoruz. İnşallah 2030 yılında lisanslı depo kapasitesinin 20 milyon tona ulaşacağını tahmin ediyoruz.’’ dedi.
Lisanslı depoculuğun 50 milyar TL yatırım, 2.000 kişiye istihdam ve stratejik ürünlerde arz güvenliğini sağlayan Türkiye’nin en önemli sektörlerinden biri haline geldiğin altını çizen LİDAŞDER Başkanı Serdar Genç konuşmasını özetle şöyle sürdürdü.
‘’Lisanslı depoculuk sisteminin gelişmesinde Devletimizin destekleri çok önemli. Bu anlamda gelir ve kurumlar vergisi, KDV ve stopaj vergisi muafiyetlerinin 2028 yılı sonuna kadar uzatılması, Çiftçilerimize verilen depo kira desteğinin, Ticaret Bakanlığınca belirlenen kira ücretinin yüzde 75’ine sabitlenmesi harika oldu.
Diğer taraftan lisanslı depolarda bulunan TMO ürünleri için depo kira ücretlerinin aylık ödenmeye başlaması, sektörümüze nefes aldırdı ve büyümesine katkı sağladı.
Sektör olarak ülkemizde çiftçilerimizin daha fazla kazanmasından yanayız. Bu nedenle biz istiyoruz ki çiftçilerimiz yoğun hasat döneminde ürünlerini düşük fiyata satmasın. Lisanslı depoya teslim etsin. Piyasa fiyatları yükseldiği zaman daha iyi fiyata satsın.
‘’ÇÖZÜM ÖNERİLERİMİZ KABUL GÖRSÜN, LİSANSLI DEPOLAR ÜZERİNE DÜŞENİ YAPAR’’
Çiftçilerden alınan giriş analiz ücretini kaldıralım, Ziraat Bankasınca ELÜS karşılığı verilen sıfır faizli kredinin diğer tarımsal kredilerle ilişkisini kaldıralım, ürününü lisanslı depoya teslim eden çiftçilere daha fazla fark ödemesi yapılsın, ELÜS satışından Devletimiz stopaj ve gelir vergisi almazken TÜRİB, ÜPAK, Ticaret Borsası vb. işlemler için yapılan kesintileri çiftçilerimizden kaldırılsın, biz de lisanslı depolar olarak elimiz taşın altına koyalım. Devletimiz çiftçilerimize depo kira ücretinin % 75’ini destek olarak veriyor. Kalan % 25’ini de isteyen lisanslı depo almasın. Yeter ki Ticaret Bakanlığı 2025 yılı depo kira ücretini enflasyon oranında artırsın.
Bu uygulamaları hayata geçirelim, Lisanslı depoya ürünü teslim eden çiftçilerimiz hiçbir ücret ödemesin. Bu konuda Sektör olarak bizler üzerimize düşeni her zaman yapmaya hazırız.
Lisanslı depoculuğun önemi her geçen gün artıyor ve lisanslı depoculuk gelişiyor. Buna bağlı olarak tabi ki sorunlar da çıkabiliyor. Kongremizin amacı hem lisanslı depoculuğun bilinirliğini sağlamak hem de kıymetli panelistlerimiz ve katılımcılarımız aracılığıyla sorunları tespit etmek ve çözüm önerilerimizi ortaya koymaktır.
Kongremizde gerek panelistler gerekse katılımcılar tarafından ortaya konulacak görüş, öneri ve sorunlar ile çözüm yöntemleri rapor haline getirilerek ilgili kurumlar ile paylaşılacaktır.
Kongremize katılım ve katkılarında dolayı tüm değerli panelistlerimize teşekkür eder başarılar dilerim.’’
Kongrede 31 konuşmacının yer aldığı 6 panel yapıldı.

