Son Yazılar

TÜRKİYE’NİN İKLİM ŞEFFAFLIK RAPORLARI, ULUSAL VE ULUSLARARASI DÜZEYDE ETKİN BİR ŞEKİLDE HAZIRLANACAK

Türkiye’nin iklim değişikliğiyle mücadelesinde önemli bir dönüm noktası olan “Ülkemizin Birinci İki Yıllık Şeffaflık Raporunu ve Dokuzuncu Ulusal Bildirim ile İkinci İki Yıllık Şeffaflık Raporunu Hazırlama Projesi” açılış çalıştayı düzenlendi.

Birleşmiş Milletler Gıda ve Tarım Örgütü (FAO), Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı, İklim Değişikliği Başkanlığı iş birliğinde yürütülen proje Küresel Çevre Fonu (GEF) tarafından finanse ediliyor. Açılış çalıştayına Bakanlıklar, Birleşmiş Milletler ajans yetkilileri, akademisyenler ve ilgili kamu kurumlarının temsilcileri ile sivil toplum kuruluşlarından uzmanlar katılım sağladı.

Açılış konuşmalarında her konuşmacı, iklim değişikliği ile mücadelede şeffaflık, hesap verebilirlik ve uluslararası iş birliğinin kritik önemini aktardı ve Türkiye’nin bu alandaki kararlılığını bir kez daha ortaya koydu.

İKLİM DEĞİŞİKLİĞİ DOĞRUDAN TEHDİT

Çalıştay, FAO Temsilci Yardımcısı Dr. Ayşegül Selışık’ın konuşması ile başladı. Selışık konuşmasında şunları söyledi. “İklim değişikliği, gıda güvenliğini, yoksulluğun ortadan kaldırılmasını ve sürdürülebilir kalkınma hedeflerimizi doğrudan tehdit ediyor. FAO olarak projelerimiz, ülkelerin tarım-gıda sistemlerini dönüştürmelerine, iklim değişikliğine uyum sağlamalarına ve sera gazı emisyonlarını azaltmalarına destek oluyoruz. Bu proje sayesinde Türkiye’nin iklim şeffaflık raporları, ulusal ve uluslararası düzeyde etkin bir şekilde hazırlanacak ve paylaşılacaktır. İklim değişikliği ile mücadelede şeffaflık ve uluslararası iş birliği, sürdürülebilir kalkınma hedeflerine ulaşmanın temel anahtarıdır.”

KARARLI ADIMLAR ARTMAK ZORUNDAYIZ

Açılış konuşmaları İklim Değişikliği Başkanlığı Başkanı Prof. Dr. Halil Hasar’ın konuşması ile devam etti. Hasar Türkiye’nin iklim değişikliği stratejileri ve kurumsal kapasitesini güçlendirme çabalarını aktardı. “Türkiye, iklim değişikliğinin etkilerini en fazla hisseden Akdeniz havzasında yer alıyor ve bu nedenle kararlı adımlar atmak zorundayız. Bu proje ile iki yıllık şeffaflık raporları ve dokuzuncu ulusal bildirim süreçleri güçlendirilecek, ulusal kapasitemiz ve raporlama mekanizmamız önemli ölçüde gelişecektir. Kurumsal kapasitemizi güçlendirerek, Türkiye’nin iklim değişikliğiyle mücadelede öncü rolünü sürdürmesini hedefliyoruz.” dedi.

Çalıştaya katılım sağlayan Azerbaycan Dışişleri Bakan Yardımcısı Yalçın Rafiyev ise; geçen yıl Bakü’de gerçekleştirilen COP29 koordinatörü olarak küresel iklim finansmanı hedeflerini ve şeffaflık süreçlerindeki ilerlemeler ile ülke olarak deneyimlerini katılımcılarla paylaşma imkânı buldu. “COP29’da gelişmekte olan ülkelere yönelik yıllık en az 300 milyar dolar iklim finansmanı mobilize edilmesi ve 2035 yılına kadar bu tutarın 1,3 trilyon dolara çıkarılması için Bakü Finans Hedefi üzerinde anlaşmaya vardık. Bu proje, Türkiye’nin Paris Anlaşması kapsamındaki yükümlülüklerini yerine getirmesinde ve şeffaflık raporlarının hazırlanmasında somut bir destek sağlayacaktır. Bu süreç, ülkelerin sürdürülebilir kalkınma hedeflerine ulaşmasını destekleyen somut bir adım olmuştur.” şeklinde konuştu.

TÜRKİYE’NİN İKLİM EYLEMLERİNİN ETKİNLİĞİNİ ARTACAK

Açılış konuşmalarının sonuncusu ise Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı Bakan Yardımcısı Fatma Varank tarafından gerçekleştirildi. Varank, Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı olarak Türkiye’nin ulusal iklim politikasını ortaya koyan azaltım ve uyum strateji belgelerinin yayınlanmasından sonra bu alandaki ulusal raporlama kapasitesinin önemini vurguladı. Varank konuşmasını şu şekilde sürdürdü; “İklim değişikliği ile mücadele, artık yalnızca çevresel bir sorumluluk değil; kalkınma, ekonomik rekabet ve toplumsal refahın ayrılmaz bir parçasıdır. Bu proje, iki yıllık şeffaflık raporlarının hazırlanmasını sağlayarak hem ulusal hem de uluslararası düzeyde hesap verebilirliği güçlendirecek ve Türkiye’nin iklim eylemlerinin etkinliğini artıracaktır. Şeffaf ve hesap verebilir yaklaşımlar, Türkiye’nin iklim eylemlerinin etkinliğini artırmada temel taşlarımızdandır”.

Proje, Türkiye’nin Paris Anlaşması kapsamındaki yükümlülüklerini yerine getirmesine katkı sağlayacak raporlamaların ve şeffaflık süreçlerinin geliştirilmesini hedefliyor. Bu bağlamda üye ülkeleri teknik ve mali açıdan destekleyen FAO’nun son dönemde kullandığı politika araçları tanıtıldı. Çalıştayda ayrıca FAO’nun 2022–2031 Stratejik Çerçevesi ile İklim Stratejisi belgeleri kapsamında tarım-gıda sistemlerinin dönüşümünde iklim eylemlerine yönelik yaklaşımı da katılımcılarla paylaşıldı.

PROJE HAKKINDA

Türkiye’nin ‘’Birinci İki Yıllık Şeffaflık Raporunu ve Dokuzuncu Ulusal Bildirim ile İkinci İki Yıllık Şeffaflık Raporunu Hazırlama Projesi”, ülkenin Paris Anlaşması kapsamındaki yükümlülüklerini yerine getirmesi ve iklim eylemlerinde şeffaflığı artırması amacıyla yürütülmektedir. Proje kapsamında iki yıllık şeffaflık raporlarının hazırlanması ve paylaşılması, Ulusal Katkı Beyanları ve iklim politikalarının ölçme, raporlama ve doğrulama süreçlerinin güçlendirilmesi, FAO ve GEF iş birliğiyle teknik ve finansal kapasitenin desteklenmesi hedeflenmektedir. Ayrıca proje, paydaşlar arasında bilgi ve deneyim paylaşımını artırarak Türkiye’nin iklim finansmanı ve raporlama mekanizmalarını etkin kullanmasına katkı sağlamaktadır. Bu çalışmalar, Türkiye’nin sürdürülebilir ve iklim dirençli bir geleceğe hazırlanmasına, kurumsal kapasitesini artırmasına ve uluslararası iş birliğini pekiştirmesine imkân tanımaktadır.

Son Yazılar

Önerilen Yazılar