Türkiye Un Sanayicileri Federasyonu (TUSAF) Yönetim Kurulu Başkanı Haluk Tezcan, sözleşmeli üretim modeliyle buğday üreticilerinin daha verimli tohumları kullanmasının sağlanabileceğini belirterek, bu sayede hem üreticilerin hem de un sanayicilerinin daha fazla kazanacağını ifade etti.
Antalya’da düzenlenen 19. Uluslararası Kongre ve Sergisi kapsamında basın toplantısı düzenleyen Tezcan, Türkiye’nin buğday ve un sektöründe önemli bir başarıya imza attığını söyledi. Türkiye’nin un ihracatında 11 yıldır dünya lideri olduğunu vurgulayan Tezcan, makarna sektöründe de İtalya’dan sonra dünyanın en büyük ikinci üreticisi konumuna ulaşıldığını belirtti.
İKLİM DEĞİŞİKLİĞİ VE TARIM SEKTÖRÜNE ETKİSİ
TUSAF Başkanı, kongrenin ana temasının “Sürdürülebilir Gelecek: İklim, Su, Tarım” olarak belirlendiğini ve sektörde bu farkındalığın artırılmasının hedeflendiğini ifade etti.
“İklim değişikliği tarım sektörünü doğrudan etkiliyor. 2021’de yaşanan kuraklık, suyun ve üretim planlamasının önemini daha iyi anlamamıza neden oldu. Artık iklim bizlere ders veriyor. Bu yüzden tarımda teknoloji ve yapay zekâ kullanımının artırılması gerekiyor. Türkiye’de özellikle paketleme sektöründe teknoloji kullanımı oldukça ileri seviyede. Dünya ile rekabet edecek konumdayız.” dedi.
BUĞDAY REKOLTESİ 21 MİLYON TON OLARAK BEKLENİYOR
Yağışların üretime etkisine değinen Tezcan, mart ve nisan aylarında beklenen yağışların kritik olduğunu belirterek, “Büyük bir olumsuzluk yaşanmazsa buğday rekoltesini 21 milyon ton civarında bekliyoruz.” açıklamasında bulundu.
Buğday alımlarında Toprak Mahsulleri Ofisi’nin (TMO) büyük bir rol üstlendiğini ifade eden Tezcan, TMO’nun fiyatları kontrol altında tuttuğunu ve bu nedenle yakın dönemde temel gıda maddelerinde büyük fiyat artışları beklenmediğini söyledi. Ancak özel amaçlı un fiyatlarında artış olduğu için, bu unlarla üretilen ürünlerde fiyat değişikliklerinin yaşanabileceğini de sözlerine ekledi.
SÖZLEŞMELİ ÜRETİM SEKTÖRÜN GELECEĞİNE YÖN VERECEK
Sektörde kaliteli buğday bulma ve finansmana erişim konusunda bazı sıkıntılar yaşandığını dile getiren Tezcan, Türkiye’nin un sektöründeki yerini koruyabilmesi için ithal buğdaya ihtiyacı olduğunu ve bu konuda düzenlemelerin sektör için faydalı olacağını ifade etti.
Sözleşmeli üretim modelinin hem üreticiye hem de sanayiciye önemli avantajlar sağlayacağını belirten Tezcan, bu modelin sektörün geleceğinde kritik bir rol oynayacağını vurgulayarak “Sözleşmeli üretim çiftçi ve sanayici için faydalı olacak. Un sanayicileri, üreticilerin daha verimli tohumlar kullanmasını sağlayabilir. Böylece üretilen buğday daha kaliteli ve verimli hale gelir. Hem üreticiler hem de sanayiciler daha fazla kazanır. Ayrıca, bu modelle birlikte arabuluculuk sistemi devreye gireceği için olası anlaşmazlıklarda mahkeme süreçleri uzamayacak, sektör rekabet açısından daha güçlü hale gelecek. Aynı zamanda su tüketimi de daha kontrollü olacak.” dedi.
Tezcan, Türkiye’nin un ve buğday sektöründeki liderliğini sürdürebilmesi için sözleşmeli üretim gibi modellerin desteklenmesi gerektiğini belirterek, sektör temsilcilerini bu konuda iş birliği yapmaya davet etti.

