Son Yazılar

ÜRETİCİ KAYBEDİYOR, İTHALAT KAZANIYOR

Bir zamanların beyaz altınıydı.

Altının gramı 5 bin liraya dayandı ama “beyaz altın” git gide değersizleşti.
Bir zamanlar adına onlarca bölüm dizi çekilip sinema filmleri yapılırdı, şimdilerde tarlalarda görmek bile mucize.

Bir zamanlar “Ağalar” vardı, şimdilerde çiftçi köşe bucak kaçıyor.

Pamuk üretimi her yıl biraz daha azalıyor ülkemizde.

İster maliyet artışı deyin, ister alım fiyatlarının düşüklüğü deyin, ister tekstil sektöründeki kan kaybı deyin.

Adına ne derseniz deyin hiçbir şey pamuk üretimindeki kan kaybını durduramıyor.
Geçmişte Çukurova’nın bereketli topraklarında 455 bin dönüm alanda üretim yapılıyordu bugün sadece 124 bin 500 dekarda üretiliyor.

ABD Tarım Bakanlığı raporuna göre bu yıl 700 bin ton pamuk üreteceğiz ancak tam 825 bin ton ithalat öngörülüyor!

Ürettiğimizden daha fazlasını ithal eder hale geldik.

Ne oldu da çiftçi pamuğa küstü, üreten Türkiye neden ithal eder pozisyona geldi.

Sorular o kadar fazla ki, önce Adana’daki hasatla başlayalım.

ADANA PAMUK EKİMİ TARİH OLUYOR

Ülkemizde bu sezonun ilk pamuk hasadı Adana’da başladı. Bu yıl kent genelinde 124 bin 500 dönüm alana ekim yapıldı. Yaklaşık 7 yıl önce 455 bin dönüm alana ekimi yapılan pamuk tarımı kentte her yıl biraz daha önemini kaybediyor. Çukurova çiftçisi tarlasında başka ürün yetişmeyeceği için mecburen ekiyor pamuğu. Maliyet artışlarının yanı sıra bir de kuraklık vurdu çiftçiyi.

2018’DE 455 BİN DÖNÜM OLAN ÜRETİM ALANI BUGÜN 124 BİN 500 DÖNÜME GERİLEDİ

Yüreğir Ziraat Odası Başkanı Mehmet Akın Doğan, Adana’da pamuk ekim alanlarının ciddi şekilde azaldığını belirtti. Doğan; pamuk yalnızca başka ürünlere elverişli olmayan çorak arazilerde yetiştiriliyor. Verim ise bazı bölgelerde dönüme sadece 300 kilogram seviyesinde dedi.

Mehmet Akın Doğan; 2017 yılında verilen dönüme 80 kuruşluk destekle pamuk üretimi artmış, ekim alanı 270 bin dönümden 455 bin dönüme çıkmıştı. Ancak pamuğun para etmemesiyle bu ilgi kısa sürdü. 2025 yılı itibarıyla pamuk ekim alanı sadece 124 bin 500 dönüme geriledi, son yılların en düşük seviyesinde. Çiftçiler, tarlalarının boş kalmaması için pamuk ekiyor ifadelerini kullandı.

Yüreğir Ziraat Odası başkanı Doğan kilogram başına maliyetin 31 TL olduğunu, çiftçilerin en az 35 TL’lik bir fiyat beklentisi içinde olduğunu da sözlerine ekledi.

Adana’da durum böyle. Aydın’da da farklı değil aslında. Koçarlı ziraat odası başkanının söyledikleri dikkat çekici.

PAMUKTA TEHLİKE ÇANLARI ÇALIYOR

Aydın Koçarlı’da pamuk üreticisi, maliyetlerin altında kalan fiyatlar nedeniyle zor günler geçiriyor. Pamukta üretim maliyetinin 42 TL’ye ulaştığını belirten Koçarlı Ziraat Odası Başkanı Taner Güneş, piyasada 30–31 TL’ye alıcı bulan pamuğun çiftçiyi zarara uğrattığını söyledi.

Mevcut fiyatlarla çiftçinin ayakta kalması mümkün değil diyen Güneş, en az 40 TL’lik bir fiyat beklentisi olduğunu ifade etti. Üreticilerin büyük bölümünün tarlaya bile girmek istemediğini belirten Güneş, “Eskiden hasat dönemi bayramdı, şimdi umut kalmadı” dedi.

Pamuğun stratejik bir ürün olduğuna dikkat çeken Güneş, “Çiftçi pamuktan vazgeçerse, Türkiye yeniden dışa bağımlı hale gelir. Oysa bu topraklar pamukla değer kazanıyor” şeklinde konuştu.

Yaklaşık bir ay önce yine Aydın’da pamuğa ilişkin yapılan toplantıda konuşan Ulusal Pamuk Konseyi Başkanı Fevzi Çondur, bakın nelere dikkat çekti.

İKLİM, MALİYET VE TALEP ÜRETİCİYİ ZORLUYOR

Bir yanda Kuraklık, diğer yanda artan maliyetler ve düşen küresel talep. Desteklerin yetersiz kalması üreticiyi pamuktan uzaklaştırıyor.

Ulusal Pamuk Konseyi Başkanı Fevzi Çondur, su yönetiminin artık ertelenemeyeceğini belirterek, İklim kriziyle birlikte pamuk üretimi sürdürülemez hale geliyor. Bu sadece tarım değil, ekonomik istikrar meselesidir dedi.

Çondur’a göre tarımsal sulama altyapısı hızla yenilenmezse, pamukta kayıplar üreticiyle sınırlı kalmayacak, ülke ekonomisi de etkilenecek.

Ulusal Pamuk Konseyi Başkanı Fevzi Çondur, sürdürülebilir üretim için acilen planlama yapılması gerektiğine vurgu yaptı, artan maliyetler karşısında destek primlerinin artırılmasının üretimin sürdürülebilirliği için kritik olduğunu vurguladı.

Ege bölgesinde durum bu şekilde. Peki GAP’ın başkenti konumundaki Şanlıurfa’da bu yıl pamuk üretimi nasıl olacak. Gelin bir de ona bakalım.

HARRAN’DA PAMUK SICAK HAVADAN GÜÇ ALIYOR

Türkiye’nin pamuk ihtiyacının yaklaşık yüzde 45’ini karşılayan ve 2 milyon dönümden fazla alanda üretim yapılan Harran’da sıcaklıklar 40 dereceyi aşarken, pamuk bu zorlu iklim koşullarından olumlu etkileniyor. Harran Üniversitesi Ziraat Fakültesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Mehmet Ali Çullu, pamuğun yüksek sıcaklıkta su ve gübreden daha verimli yararlandığını, koza sayısı ve verimin arttığını belirtti.

Ancak uyarılar da peş peşe geldi. Aşırı sulama, fazla gübreleme ve sık ekim hastalıklara davetiye çıkarıyor. Prof Dr Çullu, “Şu ana kadar aşırı sıcaklıklar pamuk için sorun olmadı ama iklim değişikliğinin su kaynaklarına büyük darbe vuracağı kesin. Su sıkıntısı kapımızda” dedi.

İklim kriziyle mücadelede alternatif ürün modellerine geçilmesi şart diyen Mehmet Ali Çullu; suya daha az ihtiyaç duyan, kuraklığa dayanıklı ürünlere yönelmezsek, üretim ciddi risk altında, geleceğin tarımı için radikal adımların atılması şart oldu açıklamasında bulundu.
Siyasilerin bu sürece ilişkin söyledikleri de önemli.

PAMUK FİYATI 40 TL OLMAZSA ÜRETİCİ BİTER

CHP Adana Milletvekili Ayhan Barut, pamuk hasadının başladığı Çukurova’dan hükümete seslendi: Maliyet 30 TL’yi aştı, fiyat en az 40 TL olmalı. Şu anki 28–29 TL’lik piyasa çiftçiyi batırır.

Pamuk ekim alanlarının yarı yarıya azaldığını belirten Ayhan Barut, Türkiye’nin üretim açığını 1.5 milyar dolarlık ithalatla kapattığını söyledi. Ayhan Barut, Suriye’den bile pamuk alıyoruz. Bu politika, yerli üreticiye değil yabancı çiftçiye yarıyor dedi.

Bugüne kadar 30 milyar doların üzerinde pamuk ithalatı yapıldı diyen CHP Adana Milletvekili Barut, desteklerin de yetersiz kaldığını vurgulayarak, “1.5 TL’lik alan bazlı destek komik. Destek kilogram başına en az 7–8 TL olmalı” uyarısında bulundu.

Şimdi ABD Tarım Bakanlığının raporuna bir bakalım. Eminim okuduğunuzda durumun vahametine sizler de hak vereceksiniz.

ABD TARIM BAKANLIĞI RAPORU: TÜRKİYE PAMUĞU KAYBEDİYOR

ABD Tarım Bakanlığı’nın hazırladığı son rapor, Türkiye’nin pamukta alarm veren gidişatını gözler önüne serdi. Rapora göre, 2025-2026 sezonunda Türkiye 700 bin ton pamuk üretecek, 825 bin ton ithal edecek. Yani artık kendi ihtiyacını bile karşılayamıyor.

2023-2024 üretim sezonunda ithalat yüzde 27 artarak 875 bin tona ulaştı. En çok pamuk alınan ülkeler ise Brezilya, ABD ve Suriye.Buda bize gösteriyor ki savaştan çıkmış Suriye’den bile pamuk alıyoruz!

Üretici destek görmezken, milyarlarca dolar yabancı çiftçiye akıyor.
Sanayide de durum hiç iç açıcı değil. Tekstil kapasite kullanımı son 10 yılın en düşük seviyesinde.

Yeni destek modeli ise belirsizlik yaratıyor; alan bazlı sistem üreticinin sorunlarını çözmekten çok. uzak.

Özetle; Türkiye pamukta üretimden kopuyor, ithalata bağımlı hale geliyor. Ve bunu sadece üretici değil, artık ABD’de raporluyor.

Bu arada yeni açıklanan bitkisel üretim desteklerinde pamuğa pozitif ayrımcılık yapılmış gibi görünüyor.

PAMUK ÜRETİCİSİNE 2026’DA EN YÜKSEK DESTEK VERİLECEK

2026 yılı tarımsal desteklerinde pamuk, en yüksek destek alan ürünlerden biri olacak. Cumhurbaşkanı Kararıyla pamuk üreticilerine, dekara 697,5 lira temel destek ödemesi yapılacak. Destek katsayısı 2,25 olarak sabit tutulurken, bu destek paketi pamuk üretiminin sürdürülebilirliğini sağlamak ve üreticiyi teşvik etmek amacıyla hazırlandı. Üretimde yaşanan zorluklar göz önüne alınarak, pamukta verilen yüksek destekle, hem üretim alanlarının korunması hem de artması hedefleniyor.

SON SÖZ

Çiftçi pamuk üretimini bırakırsa, biz de başkasının pamuğuna, başkasının ipliğine, kumaşına muhtaç kalırız.

Oysa bu topraklar yıllarca beyaz altınıyla hem üreticiyi doyurdu hem memleketi. Eğer bugün pamuk üretimine sahip çıkmazsak, yarın ne giyecek kumaş buluruz ne de pamuk ekecek çiftçi… Bu iş artık sadece çiftçinin değil, hepimizin derdi.

Hazırlayan: Gazeteci Taner Öztürk

Son Yazılar

Önerilen Yazılar