Tazesi ayrı,
Kurusu ayrı lezzetli…
Bazen çerez niyetine,
Bazen salataların üzerinde,
Bazen de baklavada tüketiriz…
CEVİZ…
Şekil itibariyle insan beynine benzeyen,
Türkiye’nin 80 ilinde üretilen bu mucizevi meyvenin faydaları saymakla bitmiyor. Sağlığa kanıtlanmış 13 faydası bulunuyor…
Tam bir omega-3 deposu, kalp hastalığı riskine karşı koruyor, kan basıncını düşürüyor, sperm kalitesini artırıyor.
Ceviz; bakır, folik asit, fosfor, B6 vitamini, manganez ve E vitamini gibi vitamin ve mineraller içeriyor. Belki doktor değilim ama cevizin faydaları söz konusu oldu mu tek tek sıralayabilirim bu şekilde…
Dünya genelinde kişi başı yıllık 3,3 kilogram tüketimle ülkemiz birinci sırada…
TÜİK verilerine göre 2000 yılında 116 bin ton olan ceviz üretimimiz, 2010’da 178 bin tona, 2020’de 287 bin tona ve 2023’te ise 360 bin tonla Cumhuriyet tarihinin en yüksek miktarına ulaştı.
Ceviz üreticileri derneği verilerine göre yıllık ortalama 265 bin ton ceviz tüketiliyoruz.
İller bazında baktığımızda en fazla ağaç Manisa’da… Onu Denizli ve Kahramanmaraş takip ediyor. Cevizin üretilmediği tek il ise Bayburt…
Ağaç başına aldığımız verim de iyi değil aslında… Ortalama 20-30 kilogram ceviz toplayabiliyoruz bir ağaçtan…
Bu kadar üretime rağmen iç talebi karşılamaya yetmediği için ithalat da devam ediyor. 2023 yılı verilerine göre 64 bin ton ceviz ithalatı için 130 milyon dolar para ödedik…
Son 25 yılda ithal ettiğimiz ceviz miktarı tam 856 bin ton ve bu ithalat karşılığında 2,2 milyar dolar para harcadık.
Bugünkü yazıda cevizin anavatanından başlayıp, üretim rakamlarımıza, üretimde yaşanan sorunlardan ceviz yetiştiriciliğinde dikkat edilmesi gereken hususlara dikkat çekmek istiyorum…
CEVİZİN ANAVATANI
Cevizin anavatanı, bazılarına göre İran’ın Ghilan bölgesi, bazılarına göre ise Çin. Yine büyük bir çoğunluğa göre cevizin anavatanı çok geniş bir alanı kapsıyor.
Arkeolojik çalışmalara göre ceviz Karpat dağlarından Türkiye, Irak, İran, Afganistan, Güney Rusya, Hindistan, Mançurya ve Kore’ye kadar uzanan geniş bir bölgenin doğal bitkisidir.
Kökeni itibariyle dünyada büyük bir doğal yayılma alanına sahip olan Anadolu Cevizi-Juglans Regia çeşitli göçler ve ticaret kervanları vasıtasıyla, doğal yayılma alanı dışına da götürülmüş, bugün tropik bölgeler dışında hemen hemen dünyanın her yerinde yetiştiriciliği yapılan bir meyve türü olmuş durumda…
Cevizin İ.Ö.750- 500 yılları arasında İran’dan Türkiye üzerinden geçen kervanlarla Yunanistan’a götürüldüğü bilinmektedir.
Daha sonraları Yunanistan’dan Roma’ya geçen ceviz, Avrupa’da Jovis Glans (Jupiterin meyvesi) olarak isimlendirilmiştir ki, günümüzde cevizin bilimsel adı olarak kullandığımız Juglans bu isimden türetilmiştir.
Yakın bir geçmişe kadar ceviz yetiştiriciliğinde söz sahibi olarak Türkiye gelmekte, bunu Yunanistan, İtalya, Fransa gibi ülkeler takip etmekteydi. 1867′de ceviz üretimine başlayan ABD, Çin ve Şili’de ceviz üretimlerin artmasıyla tüm dünyada 12 ay taze ceviz ulaşabiliyor.
DÜNYADA EN ÇOK CEVİZ TÜKETİMİ TÜRKİYE’DE
Yıllık kişi başı 3,3 kg’lık ceviz tüketimi ile dünyada en çok ceviz tüketilen ülke Türkiye’dir. Ülkemizde yıllık ortalama 265 bin ton ceviz tüketimi gerçekleştiriliyor. Tabii bu veriler, Ceviz Üreticileri Derneği’nden alındı.
Üretim alanlarımıza baktığımızda Manisa (345.670 adet) ağaç varlığı bakımından birinci sırada, toplam üretim bakımından ise 23.sırada yer alıyor. Manisa’yı, Denizli (339.869 adet) ve Kahramanmaraş (244.911 adet) illeri takip ediyor. Türkiye genelinde ceviz üretimi yapılmayan tek kent ise Bayburt. 80 ilin tamamında üretim yapılabiliyor.
2023 YILINDA CUMHURİYET TARİHİNİN REKORU KIRILDI
TÜİK verilerine baktığımızda 2000 yılında 116 bin ton olan ceviz üretimi, 2010 yılında 178 bin tona, 2020 yılında 287 bin tona ve 2023 yılında ise 360 bin tona ulaşarak Cumhuriyet tarihinin en yüksek miktarına ulaştı.
2023 yılında toplam 360 bin ton cevizin %5,1’i Kahramanmaraş’ta, %5’i Bursa’da, %4,9’u Bilecik’te, %4,2’si Denizli’de ve İzmir’de üretildi.
2023 yılında kaydedilen 25 bin tonluk artışın yaklaşık 16 bin tonu Bilecik’ten geldi. Bu durum, Bilecik’te 2022 yılında 2 bin 166 ton olan ceviz üretiminin %722’lik bir artışla 2023 yılında 17 bin 800 tona çıkmasından kaynaklanıyor. Meyve veren ceviz ağacı sayısında %458, ağaç başına verimde ise %50’lik bir artış yaşandı.
CEVİZ İTHALATINA 2,2 MİLYAR DOLAR PARA ÖDEDİK
Ceviz üretimimiz iç talebi karşılamaya yetmediği için açık kalan kısım ithalatla karşılanmaya çalışılıyor. Ve sadece 2023 yılında 64 bin ton ceviz ithalatı için 130 milyon dolar para ödedik. En çok ithalat yaptığımız ülkelerin başında ise Şili, ABD, Çin, İran ve Ukrayna geliyor. Son 25 yıla baktığımızda ise durum daha da vahim… Toplam 856 bin ton ithalata karşılık ödenen para tam tamına 2,2 milyar dolar.
Üretim artışına rağmen TÜİK verileri, ağaç başına düşen verimin azaldığını gösteriyor. 1991 yılında ağaç başına 37 kilo olan verim sonraki yıllarda düştü. 2007 yılında 35 kilodan %39 azalışla 21 kiloya geriledi. Ceviz bahçelerimizin sayısı artsa da ağaç başına aldığımız verim düşük olduğu için ithalattan bir türlü kurtulamıyoruz.
TARIM VE ORMAN BAKANLIĞI İTHALAT KONUSUNDA DAHA AGRESİF OLMALI!
Tarım ve Orman Bakanlığı ile Ticaret Bakanlığı’nın ceviz ithalatı konusunda daha agresif bir tutum sergilemesi gerektiğini dile getiren Ceviz Üreticileri Derneği Başkanı Ömer Ergüder 2023 yılı başında kabuklu ceviz için gümrük vergisi oranının %4 ve ek mali yükümlülük tutarının 307 dolar olduğunu, kabuksuz ceviz için ise gümrük vergisi oranının %4 ve ek mali yükümlülük tutarının da 573 dolar olduğunu belirtti. Ömer Ergüder, 2024 yılında uygulanan gümrük vergisi oranları ve ek mali yükümlülüklerin aynı şekilde devam ettiğini de sözlerine ekledi.
YERLİ ÜRETİCİ UCUZ VE KALİTESİZ İTHALATA KARŞI KORUNMALI
Ömer Ergüder; Ceviz bahçelerinin kurulup üretiminin artırılabilmesi ve Amerika, Şili, Çin gibi ülkelerle rekabet edilebilir hale gelmesi için yerli üreticinin ucuz ve kalitesiz ithalata karşı korunması büyük önem taşıyor. Bu korumanın sağlanabilmesi için ilk olarak cevize yönelik uygulanan gümrük vergilerinin, üretim ihtiyacını karşılayana kadar yükseltilmesi gerekli. Yüksek gümrük vergileri, yerli üreticilerin maliyetlerini dengelemesine ve kaliteli ceviz üretimine odaklanmasına olanak tanıyacak. Böylece, Türkiye’de yapılacak yeni ceviz yatırımları artacak ve oluşacak ölçek ekonomisi sayesinde hem üretim maliyetleri düşecek hem de satış fiyatları dünya pazarında rekabet edebilir seviyelere gelecek ifadelerini kullandı.
YUMAKLI: CEVİZ ÜRETİMİNDE YETERLİLİK ORANIMIZ %80,6
CHP Niğde Milletvekili ve Tarım Orman ve Köyişleri Komisyonu Üyesi Ömer Fethi Gürer, ceviz üretimindeki verim sorunuyla ilgili Tarım ve Orman Bakanı İbrahim Yumaklı’nın yanıtlaması istemiyle TBMM Başkanlığı’na soru önergesi verdi. Tarım ve Orman Bakanı İbrahim Yumaklı ise Türkiye’nin ceviz üretimindeki mevcut durumuna ilişkin şunları kaydetti:
Ülkemizin ceviz üretimi konusunda yeterlilik derecesi %80,6 olup halihazırda arz açığı bulunan ceviz üretimini artırmak için Bakanlığımızca muhtelif hibeli projeler ve desteklemeler uygulanmaktadır.
Ceviz ithalatının gerektiğinde serbest piyasa koşulları çerçevesinde sürdüğünü ve ceviz üretimindeki arz açığının kapatılması için çeşitli destek programlarının hayata geçirildiğini belirten Yumaklı, en fazla ceviz üretimi yapan iller arasında Denizli, Manisa, Kahramanmaraş, Balıkesir ve Bursa’nın bulunduğunu ifade etti. Türkiye İstatistik Kurumu’nun verilerine de yer veren Yumaklı, ülke genelinde 16,8 milyon adet meyve veren ve 12,6 milyon adet meyve vermeyen ceviz ağacı bulunuyor dedi.
TÜRKİYE CEVİZDE KENDİ KENDİNE YETERLİLİK HEDEFİNDEN UZAK!
Tarım ve Orman Bakanı İbrahim Yumaklı, CHP Niğde Milletvekili Ömer Fethi Gürer’in ceviz üretimindeki verim sorununa ilişkin soru önergesine verdiği yanıtta; Türkiye’nin ceviz üretiminde %80,6’lık bir yeterlilik oranına sahip olduğunu, arz açığını kapatmaya yönelik hibeler ve desteklemelerle ithalatın gerektiğinde sürdüğünü belirtti. Gürer ise ceviz üretiminde ithalata gerek duyulmasının, Türkiye’nin kendi kendine yeterlilik hedeflerinden uzak olduğunu gösterdiğini ifade etti.
Yumaklı’nın soru önergesini değerlendiren Ömer Fethi Gürer, ceviz üretiminde ithalata gerek duyulmasının, Türkiye’nin kendi kendine yeterlilik hedeflerinden uzak olduğunu gösterdiğini ifade etti. Gürer, “Türkiye’nin ceviz üretiminde yeterlilik seviyesi düşük olduğu görülmektedir. Verimsiz ağaçların iyileştirilmesi, üreticilerin desteklenmesi ve ithalata bağımlılığı azaltacak projelere daha fazla önem verilmelidir” dedi.
CEVİZ ÜRETİMİNDE KARŞILAŞILAN PROBLEMLER
Buraya kadar olan kısımda cevizin doğduğu topraklardan ülkemize geliş hikayesine ve üretim rakamlarımızdan tüketim miktarı ve ithalata kadar resmi verileri sizlerle paylaştım. Gelin bir de ceviz üreticilerinin problemlerine göz atalım?
CEVİZİ DON VURDU, KAYIP %100’E ULAŞTI!
Türkiye Ziraat Odaları Birliği (TZOB) Genel Başkanı Şemsi Bayraktar, mart ayının son günlerinde yaşanan dondan, kayısı ve fındıkla birlikte en fazla etkilenen ürünler içinde cevizin de bulunduğunu bildirdi. Bayraktar, “Cevizi don vurdu. Kahramanmaraş, Kilis, Osmaniye, Kırşehir, Nevşehir, Bitlis, Siirt, Erzincan, Malatya, Tunceli, Adıyaman, Batman, Gaziantep, Bursa, Sakarya, Uşak, Çorum, Samsun, Karabük ve Ordu’da %5’den başlayıp, %100’lere yaklaşan oranlarda zarar meydana geldi.” dedi.
“BÜYÜK CEVİZ ÜRETİCİLERİ BİZİM ÜRETİM MALİYETİMİZİN ALTINDA FİYAT BELİRLEYEBİLİYOR”
İstanbul Ticaret Borsası Meclis Başkanı Ahmet Bülent Kasap’ın söyledikleri dikkat çekici:
“Ceviz ve bademde Çin ve ABD gibi büyük üreticiler, bizim üretim maliyetimizin altında satış fiyatları belirleyebiliyorlar. Peki, bunu nasıl yapıyorlar? Öncelikle, üretimlerini büyük ölçekte, ileri teknoloji ve bilimsel yöntemler kullanarak gerçekleştirdikleri için bizimle kıyaslandığında daha düşük maliyetle satabiliyorlar. İkinci olarak küresel Pazar hâkimiyetlerini güçlendirmek için rekabet edilemeyecek fiyatlarla mal satıp diğer ülkelerin ulusal üretimlerini düşürmeyi hedefliyorlar. Ulusal üretimi düşürdükten sonra ise fiyatlarını artıracaklar.”
“Devletimiz, ceviz ve bademde ithalat vergisini artırarak, sektörümüzün sesine kulak vermiş ve ulusal üretimimizi koruyan önemli bir adımı atmıştır. Yani devletimiz üstüne düşeni yapmıştır. Şimdi de bizler, sektör olarak, atalete kapılmadan harekete geçmeli ve üretim tekniklerimizi geliştirme, ürünümüzü daha katma değerli hale getirme, ileri teknoloji kullanma gibi adımları atmalı, üretim maliyetlerimizi düşürmeli, kalitemizi artırmalı ve daha rekabetçi hale gelmeliyiz.”
İKLİM DEĞİŞİKLİĞİ CEVİZİ KURUTUYOR
Tarım yazarı Mine Ataman’a göre de cevizin dertleri saymakla bitmiyor. Cevizin önündeki en büyük engel yatırımın dönüşünün çok geç olması ve iklim değişikliği. İklim değişikliğinden ceviz ağaçlarını korumak için dünyadaki bilimsel gelişmeleri takip eden çiftliklerin bazıları kendi sürdürülebilirlik örneklerini de paylaştılar. Ceviz çok su isteyen ağaçlardan, su yoksulu Türkiye’nin cevizin geleceği için doğru stratejiler belirlemesi gerekiyor.
CEVİZ YATIRIMI YAPARKEN NELERE DİKKAT EDİLMELİ?
Üretim kadar dikkat edilmesi gereken huşulardan birisi de ceviz yatırımı yaparken nelere dikkat edilmeli sorusunun yanıtı…Bu konuda tarım yazarı Ali Ekber Yıldırım’ın söylediklerine göz atmakta fayda var:
Bu konuda yatırım yapanların karşılaştığı güçlükler, yaşanan deneyimler var. Yatırımcılar genellikle başarılı projeleri örnek alarak işe girişirler. Benim önerim mutlaka başarısızlıkla sonuçlanmış bir projeyi yatırımcısından dinlemek de çok yararlı olacaktır.
Birçok üreticinin, yatırımcının ilham veren ve aynı zamanda yanlışlar, hatalar, pişmanlıklar içeren öyküleri olduğunu biliyoruz. Bunlardan ders alarak yatırım yapma veya yapmama kararı vermek çok daha doğru bir yöntem olacaktır.
Özetle cevize yatırım yapmak isteyenler bugünün değil geleceğin koşullarını dikkate alarak bu işe girip girmemeye karar vermeliler.
SON SÖZ
Bugün ortalama bir kilo kabuklu cevizin fiyatı 100 liradan başlıyor kalitesine göre 200 liraya kadar çıkıyor. İç cevizin fiyatı da yine kalitesine göre 300 ila 600 lira seviyesinde. Fiyatlar daha da artar mı bilemem ama şu bir gerçek ki üretimi ne kadar artırırsak ithalata ödenen parayı da o kadar azaltmış olacağız…

