Son Yazılar

YEREL BUĞDAYLAR TİCARİ ÇEŞİTLERLE REKABET EDEBİLİR

Türkiye’de koruma altındaki yerel buğday çeşitlerinin, yüksek besin değerleriyle ticari buğdaylarla rekabet edebilecek seviyede olduğu belirlendi. Yapılan araştırmalar, buğdayların antioksidan kapasitesinin yanı sıra fenolik asit ve flavonoid içeriğinin de insan sağlığı açısından büyük önem taşıdığını ortaya koydu.

BİLİMSEL ARAŞTIRMALAR YEREL ÇEŞİTLERİN GÜCÜNÜ ORTAYA KOYDU

Tarım ve Orman Bakanlığı Tarla Bitkileri Merkez Araştırma Enstitüsü ile Hacettepe Üniversitesi Gıda Mühendisliği Bölümü tarafından yürütülen araştırmada, Türkiye’nin koruma altındaki yerel buğday çeşitleri incelendi. Siyez-4, Karakılçık, AK-702, Köse 220/33, Sünter ve Spelt (Sarıbaşak) gibi türlerin, ticari buğdaylarla rekabet edebilecek içeriklere sahip olduğu tespit edildi.

Araştırmada, yerel çeşitlerin “Eminbey” ve “Demir 2000” gibi ticari çeşitler arasına katılma potansiyeline dikkat çekildi. Bu gelişmenin, yerli tohumların korunması ve gelecekteki ıslah programlarına dahil edilmesi açısından önemli bir adım olduğu vurgulandı. Çalışmanın sonuçları, uluslararası bilimsel dergiler Food Science and Nutrition ile Food Science Technology’de yayımlandı.

“YEREL ÇEŞİTLER BESİN DEĞERİ AÇISINDAN OLDUKÇA GÜÇLÜ”

Hacettepe Üniversitesi Gıda Mühendisliği Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Remziye Yılmaz, araştırmaya ilişkin değerlendirmesinde, çalışmanın 2019 yılında başladığını ve Tarımsal Araştırmalar Genel Müdürlüğü (TAGEM) Tarla Bitkileri Araştırma Enstitüsüyle ortak yürütüldüğünü belirtti.

Anadolu’nun 400 farklı yerel buğday çeşidine ev sahipliği yaptığına dikkat çeken Yılmaz, “Tarım ve Orman Bakanlığı, bu çeşitleri koruma altına almış durumda. Bazı yerel çeşitlerin insan sağlığı ve beslenme açısından önemli olduğunu tahmin ediyorduk. Araştırma sonuçları, biyoaktif bileşenler açısından bu yerel çeşitlerin ticari çeşitlerle yarışabilir nitelikte olduğunu kanıtladı.” dedi.

Uluslararası bilimsel dergilerde yayımlanan araştırmanın geçerliliğine vurgu yapan Yılmaz, özellikle fenolik bileşikler ve antioksidan kapasitesi açısından elde edilen bulguların, bitki ıslah çalışmaları ve çeşitlerin ticarileştirilmesi için kritik olduğunu belirtti.

“İKLİM KRİZİNE KARŞI YEREL TOHUMLAR BİR ÇÖZÜM OLABİLİR”

İklim değişikliğinin tarım üzerindeki etkilerine de dikkat çeken Yılmaz, yerel buğdayların korunmasının gıda güvencesi açısından önemli olduğunu ifade etti.

“Hem insan sağlığı hem beslenme kültürü hem de iklim krizine karşı bir çözüm olarak bu yerel çeşitlerin değerlendirilmesi, gıda güvencesini gelecekte sürdürülebilir kılacak. Özellikle fenolik bileşikler ve biyoaktif bileşenler açısından buğdayın değerli olup olmadığı hep tartışılan bir konuydu. Araştırma sonuçları, yerel ve ticari çeşitlerin bu bileşenleri önemli seviyelerde içerdiğini ortaya koyuyor.” diye konuştu.

Bu bulgular, Türkiye’de yerel tohumların korunması ve sürdürülebilir tarım politikalarının şekillendirilmesi adına önemli bir adım olarak değerlendiriliyor.

Son Yazılar

Önerilen Yazılar