Gitti 2024 geldi 2025…
Hoş geldi de safalar getirdi mi? Orası biraz soru işareti! Neden mi?
Yıl değişti fakat değişmeyen bir şey var ki o da tarım ve hayvancılığın gündemindeki başlıklar…
Süt sektörü zaten zorda, orda yaşananlar kırmızı et sektörüne de etki ediyor.
Ne demişler ana olmadan dana olmaz, dana olmadan süt olmaz et olmaz…
Olmuyor da zaten…
Besici her gün biraz daha artan maliyet yükünü artık kaldıramıyor.
Ulusal Kırmızı Et Konseyi’nin 2024 yılı değerlendirme raporu da sektörün durumunu özetliyor aslında…
O raporda çarpıcı başlıklar var… Kırmızı et sektöründe öne çıkan temel sorun, kırmızı etin piyasa kesim fiyatıyla üretim maliyeti arasındaki dengesizlik olarak ifade ediliyor.
Öyle ki 11 aylık piyasa kesim fiyatı ortalaması 326 TL iken maliyet ortalaması 430 TL belirlendi.
Bu rakamlarda gösteriyor ki, tıpkı süt üreticisi gibi, besici de zararına üretmeye devam ediyor.
Ve yine sektör kaynaklarının verdiği bilgiye göre çiftliklerin kapasiteleri yüzde 30 ila 40 düşmüş vaziyette…
İç piyasada besilik materyali bulmakta zor…
Var olanlar da ortalama 30 bin TL’den başlıyor. Nasıl alacak besici, nasıl büyütecek nasıl kestirecek?
Artan fiyatları düşürmek ve piyasayı regüle etmek amacıyla ithalat da devam ediyor.
2024 yılının hemen başında 600 bin baş besilik sığır ithal edileceği duyurulmuştu.
2025’te sayı düşse de devam edecek ithalat…
520 bin baş besilik sığır ithalatı için de düğmeye basıldı.
2024 yılı Aralık ayı verilerini de eklediğimizde 2003’ten bugüne 12 milyar doları geçti ithalata ödenen para…
Binlerce hayvan geldi, tonlarca et alındı da peki sonuç alınabildi mi?
Bana sorarsanız alınamadı. Yoksa neden hala ithalata devam edelim.
2025’in ilk yazısını bu konuya ayırmak istedim. Neden ithal ediyoruz, hayvancılığın çıkış yolu ne? Sektör kaynakları ne söylüyor?
Gelin hep birlikte bakalım.
520 BİN BAŞ BESİLİK SIĞIR İTHAL EDİLECEK
2024 yılının hemen başında 600 bin baş besilik sığır ithalatı için karar alınmıştı. Bu kez de Tarım ve Orman Bakanlığı 2025 yılında 520 bin baş besilik sığır ithalatı uygulama talimatı yayımlandı. 520 bin baş Besilik sığır ithalatı Et ve Süt Kurumu tarafından yapılacak. İthal sığırların fiyatını da ESK belirleyecek. 200 baş ve üzeri işletmelere 400 bin baş, 200 baş altı işletmelere ise 120 bin baş ithalat izni verilecek.
Tıpkı geride bıraktığımız yıl gibi yeni yıl da ithalat kararı ile başladı.
3 YIL SONUNDA İTHAL ETİ KONUŞMUYOR OLACAĞIZ!
Belli ki Tarım ve Orman Bakanı İbrahim Yumaklı da ithalat konusunda rahatsız. Ama o da biliyor ki kısa vadede bu işi çözebilmek zor.
2024 değerlendirmeleri ve 2025 hedefleriyle ilgili dijital medya temsilcileriyle bir araya gelen Tarım ve Orman Bakanı İbrahim Yumaklı, Türkiye’de et ithalatını sona erdirecek planlamayı anlattı. Kendi anaç hayvan stoğumuzu oluşturuyoruz diyen Bakan Yumaklı, et fiyatlarında asgari ücret artışıyla bir değişiklik olmadığını, fakat fiyatları artırma çabası olduğunu da belirtti.
Tarım ve Orman Bakanı İbrahim Yumaklı, üç yıllık planlama döneminin sonunda Türkiye’de artık ithal et diye bir konunun konuşulmayacağını söyledi. Türkiye’de yaklaşık %5 gibi bir ilave et ihtiyacı olduğunu açıklayan Yumaklı; hiçbir ülkenin %100 kendine yeterliliği olmadığını belirtti.
Bakan Yumaklı, Tarım ve Orman Bakanlığı 2025 yılında 520 bin baş besilik sığır ithalatı uygulama talimatı yayınladı. Ancak siz sürekli ithalatla açığı kapatamazsınız. Biz buna 3 yıllık bir perspektif koyduk. Şimdi bize herkes şunu söyledi, ‘ya biz bunu çok duyduk 3 yıl, 3 yıl’. Hayır, 3 yılın bir sebebi var. Çünkü bizim planlamamıza göre biz 3. yılın sonunda artık bu ülkede ithalat konusunu konuşmuyor olacağız diye konuştu.
ESK GENEL MÜDÜRÜNDEN DİKKAT ÇEKEN UYARI!
Yukarıda da belirttiğim üzere ithalat ESK aracılığıyla yapılacak. Peki ESK bu konuda ne düşünüyor?
Genel müdür Mustafa Kayhan’ın açıklamaları dikkat çekici.
Bursa’da düzenlenen Global Farm Summit 2024 Çiftlik Zirvesinde, ‘Kırmızı Et Sektörü, ESK Yaklaşımı ve Gelecek Öngörüleri’ oturumunda konuşan Mustafa Kayhan; Türkiye’nin Brezilya’dan yaptığı sığır ithalatının birkaç yıl içinde bitebileceğini söyledi!
Brezilya’nın yıllık besilik dana ihracatını 550 bin baş ile sınırlandırdığını, 350 bin baş sığırın Türkiye tarafından alındığını dile getiren Kayhan, Brezilya Tarım Bakanlığı yetkililerinin kendilerine sürekli olarak ihracatı durdurmak istediklerini bildirdiğini söyledi.
Belki de birkaç yıl içerisinde bu ihracat bitecek diyen Kayhan, Türkiye’nin Avrupa’dan ise bu yoğunlukta ithal hayvan bulmasının çok zor olduğuna dikkat çekti.
2024 YILI KIRMIZI ET SEKTÖRÜ DEĞERLENDİRME RAPORU
Buraya kadar olan kısımda kamu otoritesinin neler söylediğini paylaştım. Bundan sonraki kısımlarda sivil toplum kuruluşları neler düşünüyor. Biraz da ona göz atmakta fayda var.
Ulusal Kırmızı Et Konseyi her yıl olduğu gibi bu yılda değerlendirme raporunu paylaştı.
O raporda yer alan ifadeler aslında neden ithalat yaptığımızı ve kırmızı etin neden pahalı satıldığını özetliyor.
2024 yılında kırmızı et sektörünün gündeminde öne çıkan başlıca konular; fiyat dalgalanmaları ve üretim maliyetlerinin yüksekliği olmuştur.
Sektör ile ilgili her zaman karşımıza çıkan temel sorun tek cümle ile özetlenecek olursa; kırmızı etin piyasa kesim fiyatı ile üretim maliyeti arasındaki dengesizliktir. Bu dengesizlik, maliyetin çok üstünde bir fiyat oluşumu şeklinde olabilirken, genellikle üretim maliyetlerinin piyasadaki kesim fiyatlarının çok üstünde şekillenmesi olarak karşımıza çıkmaktadır.
Bu yönü ile 2024 yılı için 100-250 Başlık bir işletme esas alınarak, 2023 ve 2024 yıllarının Kasım ayı verilerine göre piyasa kesim fiyatları bir yılda % 49,17 artarken, üretim maliyetleri % 64,46 oranında artış göstermiştir. 2024 ün yıllık ortalaması üzerinden yapılan hesaplamada: karkas sığır etinin 11 aylık piyasa kesim fiyatı ortalaması 326 TL/KG iken maliyet ortalaması 430 TL/KG olarak tespit edilmiştir.
Ve yine UKON raporuna göre; Piyasa kesim fiyatlarının düşük seyretmesinin başlıca nedenleri;
Tüketicinin alım gücünün düşmesine bağlı olarak tüketimin azalması, Et ve Süt Kurumunun yürüttüğü piyasa regülasyonundaki etkinliği olarak sıralanabilir.
Üretim maliyetlerinin yüksek seyretmesinin başlıca nedenleri ise Besilik hayvan fiyatının yüksekliği,Kredi faizlerinin yüksekliği ve İşçilik, sağlık ve enerji gibi girdilerin aşırı yükselmesi olarak belirtilmiştir.
ET FİYATLARINDAKİ ARTIŞTAN FIRSATÇILAR SORUMLU!
Bu süreçte ne söyleyeceği en çok merak edilen isimlerden birisi de Türkiye Kırmızı Et Üreticileri Birliği Başkanı Bülent Tunç. Bülent Tunç’a göre fiyatlardaki artıştan tek sorumlu fırsatçılar ve spekülatif söylemler.
Bu tür söylentilerin üreticileri yanıltmayı ve piyasayı olumsuz etkilemeyi hedeflediğini belirten Bülent Tunç,
kırmızı et fiyatlarında ciddi bir artış için herhangi bir sebep olmadığını, fırsatçılara geçit verilmediğini, Tarım ve Orman Bakanlığı’nın fırsatçılara karşı önlem aldığını ve bu kapsamda ciddi çalışmalar yürüttüğünü söyledi.
Tunç, üreticilerin fiyat artışı beklentisiyle piyasaya et sunmaktan kaçınmamaları gerektiğini ifade ederek, uzun vadede zarar edebileceklerini hatırlattı.
SON SÖZ
Gelelim sonuca. Bana sorarsanız besicide şikayetçi, kasap esnafı da şikayetçi, tüketici de şikayetçi et fiyatlarından. Besici maliyetinin altında kestiriyor, kasaplar satışlardaki düşüşten dert yanıyor, tüketici ise et alamıyor. Kıyma olmuş 500, kuşbaşı desen yine aynı. Bir kilo pirzolanın bin 300 liralık etiketini gören sadece rüyasında görüyor.
Yani kısacası kırmızı ete ulaşmak her gün biraz daha zorlaşıyor.
Bol bol üretip bol bol et yiyeceğimiz günlere…
Hazırlayan: Gazeteci Taner Öztürk

