Ayvalık Ticaret Odası Başkanı Ali Uçar, 5 Aralık’ta Ankara’da düzenlenen TOBB Müşterek Konsey Toplantısı’nda zeytinyağı sektöründe ihracat, stok ve iç tüketimle ilgili değerlendirmelerde bulundu. Uçar, kur, uygulamalar ve artan maliyetlerin etkisiyle her yıl yaklaşık 250 milyon dolarlık ihracat kaybı yaşandığını söyledi.
İHRACATTA BELİRSİZLİK VE KAYIP
Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz ve bakan yardımcılarının katılımıyla, TOBB Başkanı M. Rifat Hisarcıklıoğlu’nun ev sahipliğinde gerçekleştirilen toplantıda konuşan Uçar, zeytinyağı ihracatında öngörülemeyen bir piyasa ortamının oluştuğunu ifade etti.
Uçar, 2022/23 sezonunda 421 bin tonluk üretimden 135 bin ton ihracatla 765 milyon dolar gelir elde edildiğini, 2023/24 sezonunda 185 bin tonluk üretimden 75 bin ton ihracatla 505 milyon dolar, 2024/25 sezonunda ise 475 bin tonluk üretimden 55 bin ton ihracatla 252 milyon dolar gelir sağlandığını belirtti. Açıklanan verilerin, ihracatta ciddi bir daralmaya işaret ettiğini dile getirdi.
EDREMİT KÖRFEZİ ÜRETİMDE MERKEZ KONUMDA
Son 20 yılda devlet destekleriyle Türkiye’de zeytin ağacı sayısının 200 milyonu aştığını belirten Uçar, Balıkesir’in zeytinyağı üretiminde Türkiye genelinde 3. ve 4. sıralarda yer aldığını aktardı. Üretimin yüzde 95’inin Ayvalık, Gömeç, Burhaniye, Edremit ve Havran’ı kapsayan Edremit Körfezi bölgesinde gerçekleştiğini ifade eden Uçar, bölgede yaklaşık 350 zeytinyağı işletmesinin faaliyet gösterdiğini söyledi.
İÇ TÜKETİM DÜŞÜK, STOKLAR DEĞER KAYBEDİYOR
Türkiye’de kişi başı zeytinyağı tüketiminin 2 kilogram seviyesinde kaldığını kaydeden Uçar, İspanya, Yunanistan ve İtalya gibi rakip ülkelerin çok gerisinde olunduğunu belirtti. Artan rekolteye rağmen iç tüketimin artmadığını ifade eden Uçar, stok devirleri ve uygun saklama koşullarının yetersizliği nedeniyle geçen sezondan kalan yağların bozulmaya başladığını ve değer kaybına uğradığını söyledi.
TAKLİT VE TAĞŞİŞ RİSKİ BÜYÜYOR
Ambalajlı ve markalı ihracatın toplam ihracat içindeki payının yaklaşık yüzde 30 olduğunu dile getiren Uçar, zeytinyağında taklit, tağşiş ve sahteciliğin hızla arttığına dikkat çekti. Bu durumun hem iç piyasayı hem de Türk zeytinyağının uluslararası itibarını olumsuz etkilediğini vurguladı.
SEKTÖR İÇİN POLİTİKA VE DESTEK ÖNERİLERİ
Uçar, ihracat kotası, kısıtlama ve fon uygulamaları gibi kararların sezon başında, rekolte ve iç tüketime bağlı olarak belirlenmesi gerektiğini söyledi. Ambalajlı ihracata kilogram başına devlet desteği verilmesi, coğrafi işaretli zeytinyağlarının desteklenmesi, hedef pazarlarda tanıtım ve markalaşma faaliyetlerinin artırılması gerektiğini ifade etti. Ayrıca kooperatif ve KOBİ’lere yönelik düşük faizli ihracat kredilerinin önemine işaret etti.
LİSANSLI DEPOCULUK VE İZLENEBİLİRLİK VURGUSU
Zeytinyağında lisanslı depoculuk sisteminin bir an önce hayata geçirilmesinin stok yönetimi ve kalite korunması açısından kritik olduğunu belirten Uçar, taklit ve tağşişle etkin mücadele için Ürün Doğrulama ve Takip Sistemi’nin güncellenerek uygulanması gerektiğini söyledi. Etiket yönetmeliğinin değiştirilerek duyusal analiz sonuçlarının ambalaj üzerinde yer almasının tüketici güvenini artıracağını kaydetti.

