Son Yazılar

ZİRAİ DON BİTTİ, ŞİMDİ NE YAPACAĞIZ?

Ne hafta yaşadık değil mi?

Birbirinden önemli 2 gelişmeye şahit olduk.

23 Nisan günü İstanbul’da yaşanan çevre illerde de hissedilen Silivri merkezli 6.2 büyüklüğündeki deprem dikkatleri yeniden bu gerçeğe çevirdi. Çok şükür ki can kaybı yaşanmadı. Bir başka deprem etkisi yaratan ve büyük kayıplara yol açan felaket ise üreticinin şubat ayından bu yana mücadele ettiği ve maalesef başarısız olduğu ve neredeyse bütün emeklerin boşa gitmesine yol açan zirai don felaketi. Zirai don son dönemlerin en büyük felaketlerinden biri olarak kayıtlarda yerini aldı.

Fındıktan cevize kayısıdan üzüme bazı illerde buğdaydan şeker pancarına kadar çok sayıda tarım ürünü ve meyve zarar gördü.

Çoğu üründe zarar yüzde 100 seviyesine ulaştı. Çiftçinin bir yıllık emeği yok oldu.

Felaket öylesine büyük ki üzerinden iki hafta geçti ancak hasar tespiti hala bitmedi.

Tarım ve Orman Bakanı İbrahim Yumaklı önce 36 il dedi ardından 34 kentte zirai donun etkili olduğunu, 16 farklı meyveye zarar verdiğini ancak stratejik ürünlerde herhangi bir kayıp yaşanmayacağını söyledi.

TZOB Genel Başkanı Şemsi Bayraktar ise zirai donun 65 kentte üreticilere zarar verdiğini ve kendilerine gelen bilgilere göre ürünlerde kaybın yüzde 85 seviyelerinde olduğunu açıkladı.
Bir gerçek var ki çok sayıda üretici hem bağını bahçesini kaybetti hem de emeklerini.
Evet ÇKS kaydı olanların sigortası olsa da olmasa da zararı karşılanacak ama ya alın teri yerine gelecek mi?

Ve daha da önemlisi fizyolojik yapıları bozulan ağaçlarda ya da bağlarda bahçelerde çiftçi yeniden üretim yapabilecek mi ?

Yaşanan bu hadise sonrası asıl konuşulması gereken bundan sonra ne olacak sorusunun yanıtı?

Çiftçi zarar gören bağ ya da bahçesine hangi işlemleri uygulamalı ki kaybını minimize etsin.
Ağaçlara hemen mi bakım yapılmalı yoksa uygun zamanı mı beklemeli?

Bu hafta uzman isimlerin bu konuda yapmış oldukları uyarıları sizlerle paylaşacağım. Önce gelin yaşanan süreci kısaca özetlemeye çalışalım.

CUMHURİYET TARİHİNİN EN BÜYÜK DON FELAKETİ YAŞANDI

Türkiye genelinde nisan ayında hava sıcaklıkları sıfır derecenin altına düştü ve kar yağışının yaşandığı 36 ilde zirai don etkili oldu. Çok sayıda tarım ürünü zarar gördü.

Malatya’da kayısı ağaçları, Elazığ’da badem, üzüm ve kayısı olmak üzere meyve ağaçları zirai dondan etkilendi.

Manisa’da Saruhanlı, Turgutlu, Salihli ve Alaşehir olmak üzere çok sayıda ilçede sıfırın altına düşen hava sıcaklığı, üzüm bağları ve tarım alanlarında zarara yol açtı.

İzmir’in Menemen, Aliağa ve Selçuk ilçelerinde üzüm bağları, Kemalpaşa ilçesinde ise kiraz ağaçlarını zirai don vurdu.

Uşak’ta badem, ceviz, kayısı, erik, üzüm ve vişne ağaçlarında hasar çok fazla. Denizli’nin Pamukkale, Güney ve Çal ilçelerinde elma, kayısı ve üzüm bahçelerinde soğuk hava nedeniyle zararlar oluştu.

Yine Bursa’da meyve ağaçları, Eskişehir’de kiraz ve ceviz bahçeleri, Çanakkale’de elma üzüm ve Trabzon hurması, Yalova’da kivi ve erik, Tekirdağ’da filiz vermeye başlayan üzüm bağları, Karaman ve Niğde’de elma bahçeleri, Aksaray’da domates ve biber seraları ile ayçiçeği ve şeker pancarı tarlaları, Kırşehir’de ceviz bahçeleri, Sakarya’da ayva ve fındık ağaçları, Trabzon, Ordu, Giresun, Karabük, Düzce ve Bolu’da fındık ağaçları, çay bahçeleri, Kahramanmaraş Erzincan Tunceli Adıyaman Amasya Tokat Çankırı Çorum’da hem meyve bahçeleri hem de tarım arazileri zirai don nedeniyle hasar gördü.

TARİHİN EN BÜYÜK ZİRAİ DON FELALETİ

Tarım ve Orman Bakanı İbrahim Yumaklı, Türkiye’nin tarım tarihinde nadir görülen büyüklükte bir doğa olayıyla karşı karşıya kalındığını, zirai donun 34 ilde büyük çaplı zararlara yol açtığını söyledi.

Bakan Yumaklı, Zirai don olayından etkilenen sadece meyve türleri oldu, bu bahsetmiş olduğum 16 tür. Ülkemizin herhangi bir şekilde gıda arz güvenliğine ilişkin problem yaşaması söz konusu değil dedi.

Süreç bu şekilde. Öyle bir zirai don ki etkilemediği bağ, bahçe ya da tarla kalmadı. Çoğu yerde sezon başlamadan bitti. Hatta bazı üreticiler bırakın hasadı kendileri yiyecekleri kadar ürün bile kalmadı ağaçlarda ya da bağ bahçelerinde.

Gerek Tarım ve Orman Bakanlığı ekipleri gerekse Tarsim eksperleri sürekli sahadalar. Ve hasar tespitleri devam ediyor sonrasında ise ödemelere geçilecek.

Önemli bir diğer başlıkta bundan sonra ne olacak üretici üretmeye devam edecek mi yoksa kaderine razı mı olacak?

Uzmanlara göre zirai don olayından sonra çok ama çok dikkatli olmak gerekiyor. Özellikle ağaçlara ya da bağlara yapılacak yanlış uygulama telafisi mümkün olmayan sonuçlar doğurabilir.

Peki bağ ya da bahçe sahipleri nelere dikkat etmeli ? Gelin uzmanlar bu konuda neler söylemiş ona bakalım.

KAYISI AĞAÇLARINA YANLIŞ MÜDAHALE DAHA FAZLA ZARAR VEREBİLİR

Malatya Turgut Özal Üniversitesi Ziraat Fakültesi Bahçe Bitkileri Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Kazım Gündüz, don olayından etkilenen kayısı ağaçlarının hassas bir dönemden geçtiğini, yanlış müdahalelerin ağaçlara daha fazla zarar verebileceği söyledi.

Prof. Dr. Kazım Gündüz, üreticilerin ağaç kesimi ve budama işlemlerini şu aşamada yapmaması gerektiğini belirtti

Ağaçların tamamen kuruduğu sanılmamalı diyen Prof Dr Gündüz, Şu an yapılacak kesim ve budama işlemleri ağaçlara daha fazla zarar verebilir, zarar gören bahçelerde ilk olarak ilaçlama yapılmalı ifadelerini kullandı.

Gündüz, daha sonra gübreleme ve sulama gibi kültürel işlemlerin uygulanmasının doğru olacağını belirtti.

Üreticilerin acele karar vermemesi gerektiğini söyleyen Gündüz, doğal sürecin izlenmesi ve ağaçların kendini toparlaması için zamana ihtiyaç duyulduğunu kaydetti.

Uzmanların kayısı üreticilerine uyarısı işte bu şekilde. Peki üzüm bağlarında neye dikkat etmek gerekiyor ?

ASMALARI BUDAMAYIN, AKSİ HALDE VERİM DÜŞEBİLİR!

Manisa Bağcılık Araştırma Enstitüsü Müdürü Akay Ünal, zirai don hasarının ardından üreticilerin asmaları budamaması gerektiğini belirtti. Aksi halde gelecek sezonun verimi ciddi şekilde düşebilir.

Üzüm üreticileri acele davranmamalı diyen Ünal; özellikle sigortalı alanlarda nihai ekspertiz raporunun hasat zamanında hazırlanacağını hatırlattı ve şu uyarıda bulundu:

İlk önce tarım sigortası ile ürününüzü güvence altına almış oluyorsunuz. Don hadisesi sırasında da özellikle yerden 0 ile 10 metre arasındaki havanın karıştırılması gerekiyor. Havada oluşan düşük sıcaklığı bertaraf etmemiz lazım. Bunun için çeşitli yöntemler var. İlk başta havayı karıştırıcı pervane gibi sistemler kullanabiliyoruz. Onun dışında yağmurlama ve damlama sulama gibi ortamın sıcaklık derecesini düşürebilecek yöntemlerimiz var. Biraz daha zor olan ateş yakma, ortam sıcaklığını 1-2 derece artıracak önlemler mevcut.

Bağlarımızda salkım taslakları oluştuktan sonra sıfır derecenin altında daha az dayanabiliyor. Burada sulama yöntemleriyle ya da farklı yöntemlerle 1-2 derecelik sıcaklık farkını artırabilmek bize koruma sağlıyor.

ÜRÜN OLMASA DA BAKIM ŞART!

Bilecik Tarım ve Orman İl Müdürlüğü de yaşanan şiddetli zirai donun ardından meyve üreticilerine kritik bir çağrıda bulundu: Ürün olmasa da bakım şart!

Yapılan açıklamada, don sonrası meyve ağaçlarının tamamen ihmal edilmesinin, gelecek yılki verimi de ciddi oranda riske atabileceği vurgulandı. İl Müdürlüğü açıklamasında, bahçelerin bu dönemde adeta yoğun bakım sürecine alınıyormuş gibi titizlikle takip edilmesi istendi.

Tarım İl Müdürlüğü, üreticilere özellikle budama konusunda sabırlı olmaları gerektiğini hatırlattı. Don sonra ağaçların hangi bölümlerinin yaşayıp yaşamadığını anlamak için kabuk testi yapılmalı; yeşil doku varsa yaşama ihtimali var demektir. Budama ise en erken 2-3 hafta sonra yapılmalı, üstelik aşırıya kaçmadan ifadelerine yer verildi.

Donun zayıflattığı ağaçlar, hastalık ve zararlıların hedefi haline gelebilir. Bu nedenle özellikle mantari hastalıklar ve zararlılara karşı koruyucu ilaçlamalar ihmal edilmemeli. Gözlem arttırılmalı, ihtiyaç duyulursa fungusit ve insektisit desteği sağlanmalı.

TOPRAKTA DONMA DEVAM EDİYORSA SULAMA YAPARAK BUZ ÇÖZÜLMEZ

Elazığ Fırat Üniversitesi Keban Meslek Yüksekokulu Ziraat Yüksek Mühendisi Öğr. Gör. Mustafa Yüce, çiftçileri uyararak önemli bilgiler verdi.

Böyle vakalarda, ilk önce toprakta buzlanmanın olup, olmadığı kontrol edilmelidir diyen Mustafa Yüce, İlk saatlerde halen donma toprakta devam ediyor ise sulama yaparak toprakta bulunan buz çözmeli ve zararın ilerlemesine engel olunmalıdır. Bahçelerde don zararının düzeyini belirlemek için biraz zamana ihtiyacımızın olduğunu unutmamalıyız. Bölgelere bağlı olarak değişik oranlarda doku zararının olacağı aşikardır. Asla ağaç yapraklarını gözlemlemeden budama yapılmamalıdır diye konuştu.

Yüce, “Yaşanan bu donma vakaları bitkilerimizin strese girmelerine ve gelişmelerinin durmasına sebep olabilir. Bitkilerimizi bu stresten, sağlam yapraklar üzerine yaprak gübreleri ve gelişim düzenleyiciler, kök bölgesinden ise hızlı çözünen toprak gübreleri kullanarak çıkartabiliriz dedi.

Bağlarda ve meyve bahçelerinde dikkat edilmesi gerekenleri böyle sıraladı uzmanlar. Günlerdir konuşulan başlıklardan birisi de zirai don önlenebilir mi ya da hangi önlemler alınmalı?

ZİRAİ DONA KARŞI HANGİ ÖNLEMLER ALINMALI

Uzmanlara göre en etkili önlem tarım sigortası yaptırmak. Bunun dışında bağlardaki sıcaklığı artırmak ve dengelemek için don hadisesi sırasında özellikle yerden 0 ile 10 metre arasındaki havanın karıştırılması gerekiyor. Havada oluşan düşük sıcaklığı bertaraf etmek için çeşitli yöntemler var. İlk başta havayı karıştırıcı pervane gibi sistemler kullanabilir. Ayrıca yağmurlama ve damlama sulama sistemleriyle ortamın sıcaklık derecesini düşürmekte mümkün.

Yine lastik ve saman balyaları yakıp ortam sıcaklığını 1-2 derece artıracak önlemler de işe yarayabilir.

Don sonrası yapılacak ilk sulama, beraberinde azot, potasyum ve fosfor ağırlıklı gübrelerle desteklenmeli. Böylece ağaçların bağışıklığı toparlanırken, yeniden sürgün verme kapasiteleri de artmış olacak.

Ayrıca toprak ve yaprak analizleri yapılarak, uzman tavsiyelerine göre gübreleme uygulanması gerekiyor.

SİGORTALI ÜRETİCİLER NE YAPMALI?

Zirai don nedeniyle zarar gören sigortalı üreticilerin en kısa sürede TARSİM eksperlerine başvurması gerekiyor. Sigortası bulunmayan üreticiler ise il ya da ilçe tarım ve orman müdürlüklerine dilekçeyle müracaat edebiliyor.

SON SÖZ

Artık hava koşullarının da etkisiyle olağanüstü durumlara şahit oluyoruz. Ve görünen o ki bundan sonraki süreçte zirai dondan kuraklığa, aşırı sıcaklardan şiddetli yağışlara kadar birçok hadiseyi daha sık göreceğiz ve konuşacağız.

Dileyelim ki bu tür olumsuzlukları en az kayıpla atlayalım aksi halde çok sayıda ürüne hasret kalabiliriz.

Hazırlayan Gazeteci Taner Öztürk

Son Yazılar

Önerilen Yazılar