Market alışverişine her gittiğinde sepetin aynı kaldığı, ödediğin tutarın ise sürekli arttığı o his var ya, işte tarımsal enflasyon tam da bunun arka planındaki kavramlardan biri. Ekonomide buna kısaca agflasyon da deniyor.
Tarımsal enflasyon, sadece “fiyatlar genel olarak artıyor” meselesi değil; özellikle gıda ve tarım ürünlerinin diğer ürünlere göre daha hızlı ve daha kalıcı şekilde pahalanmasıyla ilgili bir durum.
Aşağıda agflasyonu herkesin anlayabileceği bir dille, günlük hayatla bağ kurarak anlatalım.
TARIMSAL ENFLASYON NEDİR?
Agflasyon kelimesi, tarım anlamındaki agro (agriculture) ile enflasyon kelimelerinin birleşiminden oluşuyor. İlk kez 2000’li yılların başında, gıda ve endüstriyel tarım ürünlerindeki sert fiyat artışlarını tarif etmek için kullanıldı.
Kısaca tarımsal enflasyon şudur:
Gıda, yem, biyoyakıt hammaddesi gibi tarım ürünlerinin fiyatları, ekonomideki diğer mal ve hizmetlerin fiyatlarından daha hızlı ve daha yüksek oranda artıyorsa, o ekonomide tarımsal enflasyon (agflasyon) yaşanıyor denir.
Bu durum, sadece manavdaki domates ya da marketteki ayçiçek yağı fiyatını etkilemekle kalmaz; yem fiyatları yükselince et, süt, yumurta gibi ürünler de zincirleme şekilde pahalanır.
TARIMSAL ENFLASYON İLE GIDA ENFLASYONU ARASINDAKİ FARK
Gıda enflasyonu, tüketicinin sepetindeki gıda ürünlerinin fiyatlarındaki artışı anlatır. TÜFE içinde “gıda ve alkolsüz içecekler” grubunun ne kadar yükseldiği, gıda enflasyonunu gösterir.
Tarımsal enflasyon (agflasyon) ise bir adım daha geniştir. Sadece tüketicinin aldığı gıdayı değil; tarla çıkışındaki tarım ürünleri fiyatlarını, endüstriyel tarım ürünlerini, yem ve biyoyakıt amaçlı mahsulleri de kapsar. Yani:
- Gıda enflasyonu: Tüketicinin market ve pazarda ödediği fiyatlar.
- Tarımsal enflasyon: Çiftçinin sattığı ürünün fiyatından sanayinin kullandığı tarım hammaddesine kadar uzanan daha geniş bir alan.
Akademik olarak da, tarımsal ürün üretici fiyat endeksinin, genel üretici fiyat endeksinden ya da gıda TÜFE’sinin genel TÜFE’den daha hızlı artması “gıda enflasyonu/tarımsal enflasyon” göstergesi olarak kullanılıyor.
AGFLASYONUN TEMEL NEDENLERİ
Tarımsal enflasyonun tek bir sebebi yok; iklimden kur politikalarına kadar uzanan karmaşık bir tablo var. Yine de ana başlıklar basitçe şöyle açıklanabilir.
İKLİM KRİZİ, KURAKLIK VE VERİM KAYBI
Kuraklık, ani don olayları, aşırı yağışlar, sel ve dolu gibi ekstrem hava olayları ürün miktarını azaltıyor. Aynı tarladan daha az ürün alınca, piyasaya sunulan ürün miktarı düşüyor; bu da arzı kısarak fiyatları yukarı itiyor. İklim krizinin şiddetlendiği dönemlerde bu etki daha uzun süreli hale gelebiliyor.
GİRDİ MALİYETLERİNDEKİ ARTIŞ
Gübre, mazot, elektrik, tohum, ilaç, işçilik gibi tarımsal girdilerin fiyatı arttığında, çiftçinin maliyeti yükseliyor. Çiftçi ayakta kalabilmek için ürün fiyatına bu artışı yansıtmak zorunda kalıyor. Özellikle ithal girdilere bağımlı ülkelerde döviz kurundaki sıçramalar, tarım ürünleri fiyatlarına da yansıyor.
KÜRESEL TALEP ARTIŞI VE BİYOYAKITLAR
Dünya nüfusunun artması, gelir düzeyi yükselen toplumların daha çok et, süt ve işlenmiş gıda tüketmesi, yem ve tahıl talebini yukarı çekiyor. Bir de mısır, şeker kamışı, soya gibi ürünlerin biyoyakıt üretiminde kullanılması, gıda ve enerji talebini aynı üründe buluşturuyor. Talep artarken arz aynı hızda artmadığında küresel gıda fiyat endeksleri de yukarı gidiyor.
PAZARLAMA ZİNCİRİ, DEPOLAMA VE ARACILAR
Ürün tarladan çıkıp sofraya gelene kadar birçok el değiştiriyor: tüccar, komisyoncu, hal, market zincirleri, lojistik firmaları. Bazı ürünlerde depolama maliyeti, soğuk zincir kurulması, fire oranları ve piyasa yapısı, çiftçi–tüketici arasındaki fiyat farkını ciddi şekilde açabiliyor. Bu durumda tarla fiyatı çok değişmese bile, raf fiyatı hızlı artabiliyor.
JEOPOLİTİK RİSKLER VE KÜRESEL ŞOKLAR
Salgınlar, savaşlar, ihracat yasakları ya da limanların kapanması gibi olaylar, özellikle tahıl ve yağlı tohumlar gibi temel ürünlerde dünya fiyatlarını bir anda zıplatabiliyor. Bu da ithalata bağımlı ülkelerde tarımsal enflasyonu hızla besliyor.
TARIMSAL ENFLASYONUN TÜKETİCİYE ETKİLERİ
Tüketici açısından tarımsal enflasyon, çok yalın şekilde “mutfak masrafının sürekli artması” demek. Dar ve orta gelirli haneler gelirlerinin büyük kısmını gıdaya ayırdığı için, tarımsal enflasyondan en çok onlar etkileniyor.
Gıda fiyatları arttığında:
- Aynı bütçeyle daha az ürün alınabiliyor, alım gücü düşüyor.
- İnsanlar daha ucuz ama daha sağlıksız ve düşük besin değerine sahip ürünlere yönelmek zorunda kalabiliyor.
- Özellikle çocuklar ve kırılgan gruplar için dengeli beslenme zorlaşıyor; bu da uzun vadede sağlık harcamalarını artırabiliyor.
Bu yüzden tarımsal enflasyon, sadece “ekonomi” başlığında değil; sosyal politika, yoksullukla mücadele ve halk sağlığı tartışmalarında da merkezde yer alıyor.
ÇİFTÇİLER AÇISINDAN TARIMSAL ENFLASYON
İşin ilginç tarafı şu: Tarımsal enflasyon, her zaman çiftçi için “kazanç artışı” anlamına gelmiyor.
Eğer girdi maliyetleri, ürün fiyatlarından daha hızlı yükseliyorsa, çiftçi enflasyon ortamında bile reel olarak fakirleşebiliyor. Gübre, mazot ve kira fiyatları katlanırken, çiftçi ürününü maliyetinin biraz üzerinde satabiliyorsa bile elinde çok az bir kar kalabiliyor.
Ayrıca fiyat dalgalanmaları üretim planlamasını zorlaştırıyor. Bir yıl çok kazandıran ürün ertesi yıl herkesin ekmesiyle bollaşabiliyor ve fiyatı düşüyor. Bu belirsizlik, çiftçinin kredi ödeme gücünü ve yatırım iştahını da etkiliyor.
AGFLASYONU AZALTMAK İÇİN NELER YAPILABİLİR?
Tarımsal enflasyonu tek bir kararla “kapatmak” mümkün değil, ama etkisini azaltmak için pek çok adım bir arada atılabiliyor.
PLANLI VE VERİMLİ ÜRETİM
Stratejik ürünlerde üretim planlaması yapılması, sözleşmeli tarım modellerinin yaygınlaşması, çiftçiye önünü görebileceği fiyat ve alım garantileri sunulması, hem üretim istikrarını artırıyor hem de fiyat oynaklığını azaltıyor.
İKLİME DAYANIKLI TARIM VE SULAMA YATIRIMLARI
Damlama sulama, basınçlı sulama sistemleri, kuraklığa dayanıklı tohumlar, toprak analizi ve doğru gübreleme gibi uygulamalar, aynı tarladan daha fazla verim almayı sağlıyor. Bu da iklim kaynaklı üretim kayıplarını sınırlayarak, fiyatların daha sakin seyretmesine katkı veriyor.
GİRDİ MALİYETLERİNİN YÖNETİMİ
Gübre, mazot, tohum ve yem gibi girdilere yönelik destekler, toplu alım modelleri, kooperatifler aracılığıyla daha uygun şartlarda girdi tedariki; üretim maliyetlerini aşağı çekerek tarımsal enflasyon baskısını hafifletebiliyor.
Depolama, Lojistik ve Aracı Zincirinin İyileştirilmesi
Soğuk hava depolarının yaygınlaşması, ürünlerin hasat sonrası kayıplarının azaltılması, hal ve perakende sisteminde şeffaflığın artması, çiftçi–tüketici arasındaki fiyat makasını daraltmaya yardımcı oluyor. Böylece gıda enflasyonu ile tarımsal enflasyon arasındaki fark da azalabiliyor.
VERİ TEMELLİ TARIM POLİTİKALARI
TÜİK’in gıda, tarım ÜFE ve tarımsal girdi fiyat endeksleri gibi göstergeleri, gıda fiyatlarının seyrini yakından izlemek için kritik öneme sahip. Bu veriler doğru okunup zamanında önlem alınırsa, tarımsal enflasyonun topluma verdiği zarar daha sınırlı kalabiliyor.
Tarımsal enflasyon, kısacık bir kelime ama arkasında iklim, üretim, lojistik, küresel ticaret ve gelir dağılımını bir araya getiren çok katmanlı bir hikaye var. Bu hikayeyi anlamak, hem sofraya gelen yemeğin gerçek maliyetini görmek hem de daha adil ve sürdürülebilir bir gıda sistemi tasarlamak için güçlü bir başlangıç noktası oluyor.

