Son Yazılar

EGE ÜNİVERSİTESİ’NDE SU VE İKLİM KRİZİ ÇALIŞTAYI: “BİYOLOJİK İSTİLALAR KRİZİ DERİNLEŞTİRİYOR”

Ege Üniversitesi Fen Fakültesi ve Biyoloji Topluluğunun düzenlediği “2. Su ve İklim Krizinde Genç Fikirler Çalıştayı”nda öğrenciler su, iklim ve ekosistem krizine ilişkin araştırmalarını sundu. Biyoloji Bölümü öğrencisi Kadir Çimen, biyolojik istilaların iklim değişikliğiyle birlikte hızlanan etkilerine dikkat çekti.

GENÇ ARAŞTIRMACILAR SU VE İKLİM KRİZİNİ MASAYA YATIRDI

EÜ Fen Fakültesi Konferans Salonunda düzenlenen çalıştaya; Fen Fakültesi Dekan Yardımcısı Prof. Dr. Esin Sipahi Kılıç, Biyoloji Bölümü Başkanı Prof. Dr. Kerim Çiçek, Biyoloji Topluluğu Danışmanı Prof. Dr. Serdar Gökhan Şenol, Biyoloji Topluluğu Başkanı Furkan Ali Akyol, akademisyenler ve öğrenciler katıldı. Etkinlikte öğrenciler hazırladıkları araştırmaları katılımcılarla paylaştı.

“İSTİLACI TÜRLER İKLİM DEĞİŞİKLİĞİNDEN GÜÇ ALIYOR”

“İklim Değişikliği ve Globalleşmenin Güdümünde: Biyolojik İstilalar” başlıklı sunumunda konuşan Kadir Çimen, istilacı türlerin iklim değişikliği ve küreselleşmenin en yıkıcı sonuçlarından biri olduğunu söyledi. Bir türün doğal yaşam alanı dışına taşınarak zarar vermesinin biyolojik istila olarak tanımlandığını belirten Çimen, şu örnekleri aktardı:

  • Taraklı medüzün balast sularıyla Karadeniz’e taşınması
  • Isınan Akdeniz’e yerleşen aslan balığı
  • Tarım alanlarını tehdit eden agresif istilacı bitki türleri

Çimen, sıcaklık artışı, orman yangınları ve yüksek karbon oranının istilacı türlerin yayılımını kolaylaştırdığını, bu türlerin yerli popülasyonları çökerttiğini ve ekosistemlerin fiziksel yapısını dahi değiştirebildiğini ifade etti.

“BİYOLOJİK ÇEŞİTLİLİK KAYBINDA İKİNCİ BÜYÜK NEDEN”

Biyolojik istilaların habitat tahribinden sonra biyolojik çeşitlilik kaybının en büyük ikinci nedeni olduğunu belirten Çimen, yıllık ekonomik maliyetin dünya genelinde 423 milyar dolara ulaştığını söyledi. Bu maliyetin her on yılda bir dört kat arttığının tespit edildiğini aktardı.

TÜRKİYE EN HASSAS BÖLGELERDEN BİRİ

Türkiye’de 261 istilacı, toplamda 1319 yabancı tür tespit edildiğini belirten Çimen, Akdeniz Havzası’nın istilacı türler için dünyanın en kırılgan bölgelerinden biri olduğunu vurguladı. Sucul ekosistemlerde yaşanan tahribatlara ilişkin şu örnekleri paylaştı:

Sivrisineklerle mücadele amacıyla getirilen doğu sivrisinek balığının ekosistemi bozması
Yabancı sazan türlerinin genetik çeşitliliği tehdit eden melez ve kısır yavrular oluşturması
“Katil yosun” olarak bilinen türlerin deniz çayırlarını yok etme noktasına getirmesi
Çimen, “Biyolojik istilacılarla mücadele su ve iklim kriziyle mücadelenin ayrılmaz bir parçasıdır” dedi.

ÖĞRENCİLER FARKLI BAŞLIKLARDA SUNUMLAR GERÇEKLEŞTİRDİ

Çalıştayda ayrıca şu sunumlar yapıldı:

  • Zeynep Baykara: “Arabidopsis Thaliana Üretimine Su ve İklim Krizinin Etkisi”
  • Ahmet Yağız Ertürk: “Deniz Çayırlarının İklim Değişikliğindeki Rolü”
  • Hikaye Erol: “Sulak Alan Kayıpları ve Yanlış Tarım Uygulamaları”
  • Arda Köroğlu: “Tatlı Su Kaynakları Tahribatı ve Ekolojik Denge”
  • Melike Ceylan: “Körfez Sorunu ve Deniz Biyoçeşitliliği”
  • Kutay Durukan: “Su ve İklim Krizinin Kuşlara Etkisi”
  • Ömer Faruk Arslan: “Su ve İklim Krizinin Kemirgenlere Etkisi”
  • Taylan Ali Ardunç: “Su Kaynakları Tahribatının Kuş Göçlerine Etkisi”
  • Muhammet Yıldırım: “Su ve İklim Krizinde Genç Fikirlerin Mücadelesi”

Son Yazılar

Önerilen Yazılar