Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK), 2025 yılının üçüncü çeyrek GSYH verilerini açıkladı. Açıklanan tablo, tarım sektörü açısından kelimenin tam anlamıyla bir felaketi işaret ediyor.
Türkiye ekonomisi yılın üçüncü çeyreğinde, geçen yılın aynı dönemine göre yüzde 3,7 büyürken tarım sektörü yüzde 12,7 gibi son derece sert bir daralmaya gitti.
Diğer iktisadi faaliyet kollarındaki tablo ise tarımın bu çöküşünü daha görünür kılıyor:
İnşaat yüzde 13,9, finans ve sigorta faaliyetleri yüzde 10,8, bilgi ve iletişim faaliyetleri yüzde 10,1, ürün üzerindeki vergiler eksi sübvansiyonlar yüzde 9,6, diğer hizmet faaliyetleri yüzde 7,1, sanayi yüzde 6,5, ticaret–ulaştırma–konaklama–yiyecek hizmetleri yüzde 6,3, mesleki ve idari destek hizmetleri yüzde 4,4, gayrimenkul faaliyetleri yüzde 4,2, kamu yönetimi–eğitim–sağlık ve sosyal hizmetler yüzde 2,1 arttı. Büyümeyen tek sektör tarım oldu.
Hal böyle olunca, uzun süredir yüksek seyreden gıda enflasyonu karşısında kamuoyunun verdiği tepki de şaşırtmadı: “Beton mu yiyeceğiz?” Bu serzeniş, aslında yaşananın özeti.
Çünkü Türkiye’de tarım sektörü:
- I. Çeyrekte yüzde 0,7 küçüldü,
- II. Çeyrekte yüzde 5,5 küçüldü,
- II. Çeyrekte ise yüzde 12,7 ile daralmayı adeta derinleştirdi.
Bu üçüncü çeyrek küçülmesi, 1999 sonrası 27 yıllık dönemin en sert üçüncü çeyrek daralması olarak kayda geçti. Ayrıca, 2001 yılının son çeyreğindeki yüzde 14,3’lük küçülmeden sonraki en büyük ikinci daralma niteliğinde.

Bu tabloya bakıldığında yılın son çeyreğinde nasıl bir sonuç geleceğini kestirmek zor değil. Son çeyrekte tarım büyüme gösterse bile sektörün yılı küçülmeyle kapatacağı artık kesinleşmiş durumda.
PEKİ BU NE ANLAMA GELİYOR?
Bu, tarım sektörünün gözden çıkarıldığını gösteriyor. Rakamlar da bunu teyit ediyor. Tarımın milli gelirden aldığı pay, neredeyse her yıl biraz daha eriyor. 2002 yılında yüzde 10,2 olan pay, 2023’te 6,4’e, 2024’te 5,8’e düştü. Bu yılın ilk üç çeyreği itibarıyla ise yüzde 5,4 seviyesine gerilemiş durumda.
Daha geniş bir perspektiften baktığımızda 2003–2024 yılları arasında Türkiye ekonomisi ortalama yüzde 5,4 büyürken tarım sektörü bunun ancak yarısı kadar, yüzde 2,7 büyüyebildi. Ekonominin diğer ayakları hızla ilerlerken tarımın geride kalması; inşaat sektörünün büyüme performansı ise değerli arkadaşım, AGRO TV Haber Müdürü ve moderatörü Taner Öztürk’ün ironik ifadesiyle “Ver oradan ekmek arası beton” yorumunu doğrular nitelikte. İroni elbette ama içinde ciddi bir gerçeklik kırıntısı var.
Sonuç olarak mesele, tarım sektörüne nasıl bakıldığıyla ilgili. Elbette başlıca sorumluluk Tarım ve Orman Bakanı İbrahim Yumaklı’ya ait; ancak Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek’in tarıma yaklaşımı da tabloyu fazlasıyla etkiliyor.
“HEP DENİR: ÇİFTÇİ SAHİPSİZ.”
Bugün gelinen noktada bu sözün bir temenniden değil, bir tespitten ibaret olduğunu görüyoruz. Tarım sektörü sahipsiz bırakılmış durumda. Bu sektörün tüm bileşenleri artık aklını başına almak zorunda. Aksi hâlde gelecekte bugünü bile arar hâle geliriz.
Benden söylemesi.

