Bakmayın adına Antep fıstığı dendiğine.
Türkiye’deki üretimin önemli bir kısmı Şanlıurfa’dan karşılanıyor.
Güneydoğu Anadolu’da 3 il; Şanlıurfa, Gaziantep ve Siirt fıstık üretiminin en önemli merkezleri.
Geçen yıl 383 bin ton rekolte elde edilmişti.
Ancak bu yıl TÜİK verilerine göre 170 bin tonu geçmez.
Hatta son tahminler 100 bin ton civarında.
Baklavanın lezzet kaynağı, en koyu sohbetlerin vazgeçilmezi Antep fıstığı.
Bu yıl rekolte düşük olunca fiyatlar daha şimdiden üreticide 500 ila 700 lira seviyesine ulaştı. Boz fıstık ise 2 bin lirayı gördü.
Bir bakıma bekleniyordu bu durum çünkü geçen yıl var yılıydı, bu yıl yok yılı fıstıkta.
Üretici fiyatlardan memnun ancak tüketici dertli olunca yetkililer hemen ithalat kartını açtı.
Daha ithal fıstıklar gelmeden fiyatlar 100 lira gerileri. Ne üreten buna anlam verdi ne de esnaf.
Fıstık tüccarları piyasadaki bu inişli çıkışlı grafik nedeniyle mağdur oldu, tonlarca fıstık elde kaldı.
Peki fıstıktaki istikrarsız tablonun sebebi ne, ithal fıstık gelince çerez ve baklava fiyatı düşecek mi?
Bu haftanın konu başlığı Antep fıstığına daha yakından bakalım.
Önce üretim yapılan illerdeki durumla başlayalım.
ANTEP FISTIĞININ KALBİ GÜNEYDOĞU’DA ATIYOR
Bir kere şunu unutmamak gerekir ki ülkemizde Antep fıstığı sulanmadan yetiştirilebilen nadir çok yıllık ağaçlardan biri.
Güneydoğu Anadolu Bölgesi, Antep fıstığı üretimi için ideal coğrafi koşulları sunuyor. TÜİK’in 2024 verilerine göre, Türkiye’deki Antep fıstığı üretiminin büyük bölümü GAP kapsamındaki illerde yoğunlaşıyor.
2024 yılında en yüksek üretim, 180.067 ton ile Şanlıurfa’da gerçekleşti. Onu 119.259 tonla Gaziantep ve 29.361 tonla Siirt izledi. Bu üç il, Türkiye genelindeki Antep fıstığı üretiminin yüzde 86’sını karşılıyor.
Üretim alanı açısından bakıldığında da benzer bir tablo var. Şanlıurfa, Gaziantep ve Siirt, Türkiye’deki toplam Antep fıstığı ekim alanlarının yüzde 81’ine sahip.
Görüldüğü üzere üretimin lokomotifi 3 kent. Ancak bu yıl kuraklık ve yok yılı olması nedeniyle rekolteler çok düştü.
ANTEP FISTIĞINDA DÜŞÜK REKOLTE FİYATLARI UÇURDU
Şanlıurfa’da bu yıl Antep fıstığı üretimi ciddi şekilde düştü, fiyatlar ise iki katına çıktı. Rekoltenin az oluşu hem üreticiyi hem de piyasayı etkiledi. Tüccar mal satamazken, tüketici de fıstığa ulaşmakta zorlanıyor.
Şanlıurfa Şıracılar ve Kuruyemişçiler Odası Başkanı Ahmet Aslan, üretimin geçen yıla göre yüzde 30–35 azaldığını belirterek, “Kuraklık, don ve ağaçların iki yılda bir ürün vermesi bu düşüşte etkili oldu. Geçen yıl 200 TL olan fıstık bu yıl 700 TL’ye kadar çıktı. Üretici fiyatlardan memnun gibi görünse de, 10 yıl emek verilen bir ağacın karşılığı bu değil” dedi.
Yine Ahmet Aslan’ın anlattığına göre piyasada hareket yok. Fiyatların birden yükselmesi alımları durdurdu. Tüccarlar şu sıralar fıstığı 500 TL’ye bile veremediklerini söyledi.
Şanlıurfa’da durum bu şekilde.
Peki ya Gaziantep’te nasıl?
GAZİANTEP’TE FISTIK REKOLTESİ YÜZDE 35 DÜŞTÜ
Fıstık üretiminin önemli merkezlerinden birisi de Gaziantep. Kentte geçen yıl 119 bin ton Antep fıstığı hasat edilirken, bu yıl rekoltenin yüzde 30-35 oranında düşmesi bekleniyor. Fıstık üreticisi ve TMMOB Gaziantep Ziraat Mühendisleri Odası eski Başkanı Abdulkadir Deniz, kendi bahçesinde bu yıl rekoltenin geçen yılın sadece yüzde 3-5’i kadar olduğunu açıkladı.
Abdulkadir Deniz, üreticilerin yüzde 99’unun erken hasat yaptığını belirterek, “kırmızı kabuklu fıstığın kilosu 600 TL, yakın zamanda 1.000 TL’ye kadar çıkabilir. Ancak gelecek yılın rekoltesi bu yıldan da kötü olabilir” dedi.
Son olarak Siirt’e bakalım.
SİİRT’TE FISTIK REKOLTESİ YÜZDE 80 AZALDI
Siirt’in ekonomisinde önemli yer tutan fıstık üretimi, aşırı sıcaklar ve kuraklık nedeniyle büyük darbe aldı. Geçen yıla göre rekolte yüzde 80 oranında düştü.
Fıstık üreticisi Adnan Bingöl, Normalde bahçeden 10 ton ürün beklerdik, bu yıl 1–2 ton ancak alabiliriz. Kuraklık o kadar ağır ki salkımlardaki habbeler çürüdü, su neredeyse yok dedi.
Özellikle Kurtalan bölgesinde kuraklığın etkisi çok fazla. Bingöl, yetkililerin bu duruma sahip çıkmadığını, çiftçinin mağdur olduğunu söyledi.
ANTEP FISTIĞIDA 2025-2029 YILLARINDA SERT DALGALANMALAR BEKLENİYOR
Önümüzdeki yılları daha net anlamak için Tarım ve Orman Bakanlığı’nın hazırladığı sektör raporuna bakmak doğru olacaktır.
Tarım ve Orman Bakanlığı’nın hazırladığı 2025–2029 Antep Fıstığı Sektör Politika Belgesi, önümüzdeki yıllarda fıstık üretiminde ciddi dalgalanmalar yaşanacağını ortaya koydu.
Bakanlık projeksiyonuna göre, Türkiye’de 2025 yılında üretim 133 bin tona kadar düşecek.
2026’da 279 bin tona çıkacak üretim, 2027’de yeniden 139 bin tona gerileyecek. 2028’de 295 bin tonla zirve yapması beklenirken, 2029’da üretim yeniden 145 bin tona inecek. Bu iniş çıkışın temel nedeni, fıstık ağaçlarının “bir yıl var bir yıl yok” döngüsü olarak bilinen periyodik verim özelliği.
Türkiye’de toplam 39 ilde Antep fıstığı üretimi olsa da sektöre yön veren bu üç il, Şanlıurfa, Gaziantep ve Siirt, hem üretim miktarı hem alan açısından başı çekiyor.
Bakanlık raporunda, Türkiye’nin Antep fıstığı ihracatında son 10 yılda yüzde 218 artış kaydettiği ve bu alanda küresel ölçekte söz sahibi olmaya başladığına da dikkat çekildi.
ANTEP FISTIĞI İTHALATINA ÜRETİCİ TEPKİLİ, BAKLAVA ÜRETİCİSİ DESTEKLİYOR
Tamda bu süreçte fıstık fiyatlarının aşırı Yükselmesi sonrası Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın imzasıyla yayımlanan kararla, 2018 yılında Bakanlar Kurulu tarafından getirilen ABD menşeli bazı ürünlerin ithalatına ek mali yükümlülük uygulanması kararı kaldırıldı. Vergisi kaldırılan ürünler arasında Antep fıstığı da yer alıyor.
Bu karara fıstık üreticileri tepkili. Gaziantep Nizip Fıstık Hali önünde toplanan üreticiler, bölgenin susuzluktan can çekişirken 3-5 baklavacı daha çok para kazansın diye ithalata izin verildiğini, burada çiftçinin hiçbir suçunun olmadığını, geçen sene fiyatlar dibe vururken hiçbir müdahale yapılmadığını söyledi.
Baklava ve Tatlı Üreticileri Derneği (BAKTAD) Başkanı Mehmet Yıldırım ise kabuklu ve kabuksuz Antep fıstığına ithalat izni verilmesine ilişkin, İthalat izni çok isabetli oldu. Bu kararla stokçular hariç herkes kazançlı çıkacak İfadelerini kullandı.
İthalat kararına tepki gösterenlerden birisi de CHP Gaziantep Milletvekili Hasan Öztürkmen. Pirinç, tütün, badem, ceviz ve Antep fıstığı gibi temel tarım ürünlerine uygulanan vergilerin de kaldırılması, zaten düşük kâr marjlarıyla çalışan çiftçileri üretimden çekilmeye itebilir diyen Öztürkmen; Tüm dünya Antep fıstığının kalitesini, lezzetini konuşurken, biz ABD’li çiftçinin fıstığına mahkum olacağız ifadelerini kullandı.
Yıllardır susuzlukla, yok yılıyla mücadele eden Antep fıstığı üreticisi, şimdi de ithalat kararının gölgesinde ayakta kalma savaşı veriyor.
Bir yanda 10–15 yıl emekle yetiştirilen ağaçların meyvesi, diğer yanda ithalatla düşen fiyatlar… Bu karar sadece çiftçinin değil, tarımın ve yerli üretimin geleceği açısından da büyük bir kırılmaya işaret ediyor.
Bugün birkaç sektörün çıkarı uğruna atılan bu adım, yarın Türkiye’nin gıda egemenliğini tehdit edecek bir sürecin habercisi olabilir. Sorulması gereken soru şu:
Kazanan kim, kaybeden kim?
Hazırlayan Gazeteci Taner Öztürk

