Daha Fazla Gör

    Son Yazılar

    BİTKİLERDE GÖRÜLEN ÖNEMLİ FUNGAL HASTALIKLAR

    Mantarlar olarak da bilinen funguslar, ökaryotik ve genellikle sporla çoğalan mikroorganizmalardır. Funguslar insan ve hayvanlarda olduğu gibi bitkilerde de hastalığa yol açabilirler. 100 binden fazla bilinen fungus türünden 10 bin tanesi bitkilerde bitki fungal hastalıkları oluşturabilmektedir.

    Funguslar, genellikle 0 ila 35 °C’ler arasında yaşayabilirler. Işık bazı türlerin sporlanabilmesi için önemlidir. Yüksek nemli ortamlar, fungusların üremeleri ve gelişmeleri için en uygun yerlerdir. Konukçu oldukları bitkilerde gösterdikleri belirtiler genel ve bölgesel karakterdedir.

    Bu yazımızda bitkilerde görülen önemli fungal hastalıklar nelerdir bunlara değineceğiz.

    MİLDİYÖ HASTALIKLARI

    Mildiyö hastalıkları Oomycota şubesine ait fungusların sebep olduğu bir hastalıktır. Bitkinin türüne göre küçük değişiklikler gösterebilir. Fakat genel olarak yaprakların üzerinde önceleri küçük, sarımsı ve soluk lekeler halindeyken daha sonra hastalık ilerlemeye devam ettikçe lekelerin kahverengi ve siyaha döndüğü gözlemlenmektedir. Çürümüş bitki artıklarında kışı geçiren etmen ilkbaharda havaların ısınması ile çeşitli etkenlerle taşınıp bitkilere yayılmaktadır.

    Sıcaklığın 19- 20 °C’lerde nemin %80’nin üzerinde olduğu durumlarda epidemi oluşturmaktadır. Hastalık meyvelerde de görülebilmektedir. Hastalığın bitkide görüldüğü dönem erken olursa ortaya çıkan zarar da büyük olmaktadır.

    KÜLLEME HASTALIKLARI

    Ascomycota şubesine ait fungusların sebep olduğu bir hastalıktır. Bahçe ve tarla bitkilerinde, nemli ortamlarda özellikle de puslu ve çiğli iklimlerde külleme hastalıkları yayılabilmektedir. Süs bitkilerinde çiçek sapında, çiçeklerde, gövdede, yaprak sapı ve yaprakta meyve ağaçlarındaysa meyvelerde, çiçek sürgünlerinde ve yapraklarda görülebilmektedir.

    Külleme hastalığı, bazı durumlarda yaprakların üst yüzeyinde olmak üzere genellikle yaprakların alt yüzeylerinde unsu görünüşlü beyaz lekeler oluşturmaktadır. Hastalık bulaşmış olan yapraklar ve çiçekler normal bir gelişim gösteremez.

    Taç yapraklar normal taç yapraklara göre daha kalındır, çanak yapraklar da deforme biçimdedir. Normal gelişim gösteremeyen yaprakların renkleri zaman içerisinde kahverengiye dönüşmekte ve erken dökülmektedir. Yaprakların şekilleri de mızrak gibi dar ve uzun, hafif kıvrılmış biçimdedir. Hastalık etmeni optimum sıcaklık olarak 27 °C’de ve 3-7 günde yayılmaktadır.

    PAS HASTALIKLARI

    Basidiomycota şubesine ait bazı fungusların sebep olduğu hastalıklardır. İlk olarak yapraklarda başlamak üzere sürgünlerde, otsu bitkilerde gövdede ve meyvede ortaya çıkabilmektedir. Pas hastalıkları, yaprakların üst kısmında sarı lekeler halinde oluşmaya başlar. Sonrasında bu lekeler patojenin türüne göre sarıdan siyah veya kahverengiye dönüşebilmektedir.

    Hastalığın zarar oranında belirleyici olan faktör bitkide fenolojik dönem ve pas püstüllerinin sayısıdır. Pas püstülleri, bitkide oluşan sarı lekelerin belirli bir evreden sonra kütikula tabakasının çatlayarak açıkların oluşmasından meydana gelmektedir. Bu çatlaklar bitkide su kaybına ve metabolizmanın bozulmasına sebep olur. Hastalığa el ile dokunulduğunda pas gibi eli boyayabilmektedir.

    RASTIK VE SÜRME HASTALIKLARI

    Rastık ve sürme hastalıkları, Basidiomycota şubesindeki bir grup fungus sebep olmaktadır. Rastık ve sürme hastalığının belirtileri birçok bitkide başaklanma döneminde görülse de aslında bitkiye enfeksiyon bulaşması tohumla olmaktadır.

    Bulaşık tohumdan büyüyüp gelişen bitkiler gelişmeleri boyunca patojeni de beslemektedirler. Bitkinin gelişmesi sırasında büyüyerek başağa ulaşan patojenin hifleri de danelerin içlerini doldurur. Dane olgunlaşması esnasında hifler siyah renkli spora dönüşür ve hastalığın belirtilerini oluşturur.

    KÖK VE KÖK−BOĞAZI ÇÜRÜKLÜKLERİ

    Yaşam alanı toprak olan fungus benzeri mikroorganizmaların ve fungusların sebep olduğu kök ve kök- boğazı çürüklükleri, bitkiye toprak altı organlardan girmektedir. Bitkinin toprak altında bulunan ana kökleri, yumru, soğan ve saçak kökleri gibi kısımlarından hastalık bulaşabilir. İlk belirti olarak bitkilerde gelişme geriliği ortaya çıkar daha sonra yeşil akşamlarda sararma ve renkte matlaşma görülür.

    Bitkinin kök-boğazı ya da kök bölgesindeki dokuların topraktan yeterince besin ve su alamaması hastalık belirtilerinin oluşmasına ve besin elementi noksanlıklarına yol açmaktadır. Hastalığın en hızlı gelişme gösterdiği zaman fide döneminde ortaya çıkan formudur.

    SOLGUNLUK HASTALIKLARI

    Ascomycota şubesinden iki fungus solgunluk hastalıkları patojenidir. Bitkiler hastalığa herhangi bir evrede yakalanabilirler. Eğer bitki fide döneminde hastalığa yakalanırsa kısa sürede solarak ölebilmektedir.

    Solgunluk susuzluk nedeniyle oluşmuşsa su verildiğinde bitki eski haline dönebilmektedir. Fakat solgunluğa sebep bir patojen ise bitkinin iletim demetleri veya kök-boğazı tıkandığı veya zarara uğradığından dolayı bitki susuz kalmıştır. Bu tanıyı koymak için bitkiden kesit alınıp iletim demetlerine bakıldığında dokularda kararma görülmektedir.

    Hastalık, kök ve kök-boğazı çürüklüğü ile karıştırılabilmektedir. Fakat kök ve kök- boğazı çürüklüğünde kararmış bitki kısımları dışardan kolayca fark edilebilirken solgunlukta bitkilerin gövdesi sağlam gibi görünmektedir.

    MEYVE ÇÜRÜKLÜĞÜ HASTALIKLARI

    Meyve çürüklüğü hastalıkları, genellikle meyvelerin olgunlaşmaya başladığı hasada yakın dönemde görülmektedir. Hasat esansında meyvenin kabuğunda oluşan yaralardan birçok patojen girebilmektedir.

    Açılan yaralardan giren patojenler girdiği yer ve çevresinin yumuşamasına ve renk değiştirmesine sebep olmaktadır. Meyve çürüklükleri çok kısa sürede ilerleyerek meyvenin üzerini sporlar ve miseller ile kaplayabilmektedir.

    YAPRAK LEKESİ HASTALIKLARI

    Bitki fungal hastalıkları arasında yer alan bir diğer hastalık yaprak lekesi hastalığıdır. Yaprak lekesi hastalıkları Ascomycota şubesinden birçok fungusun sebep olduğu en yaygın olan hastalık grubudur. Hastalık ilk başta küçük sarı veya siyah noktacık şeklinde başlamakta ve zamanla daha belirgin hale gelmektedir.

    En ayırt edici özelliği lekelerin sınırlarının son derece belirgin olmasıdır. Lekenin büyüklüğü, deseni, kenar oluşumu ve patojenin lekede oluşturduğu yapılar diğer leke hastalıklarından ayrılmasına yardımcı olur. Sınırları koyu renkli ve şekli köşeli olan lekeler, bitkinin fotosentez yapma oranını azaltabilmektedirler.

    BİTKİ KANSER HASTALIKLARI

    Gövde, dal ve sürgünlerde odun dokuda, otsu bitkilerde gövde ve dallarda yara biçiminde ortaya çıkan hastalıklara bitki kanser hastalıkları denir. Hastalık ilk olarak ağacın odunsu kısmında kabuk dokusunun çökmesi veya çatlamasıyla başlar. Bu çöküntü ve çatlaklardan özellikle baharda akıntı, zamklanma ve sporulasyon görülebilir. Ve bu çöküntü ve çatlaklar zamanla büyüyerek kanser dediğimiz yaraya dönüşmektedir. Yara kazınarak kabuk altına bakıldığında kabuğun altının kahverengileştiği görülmektedir.

    Bu kahverengileşmeye patojen sebep olmaktadır ve kahverengileşen bölgelerdeki iletim demetleri ölmüştür. İletim demetleri bitkinin üst kısımlarına besin ve su taşıdıkları için bir bölgede iletim demetlerinin tamamının ölmesi bitkide üst kısımlara su ve besin maddesi taşınımını engeller. Ve sonuç olarak bitkinin solmasına sebep olur.

    Sonuç olarak bitki fungal hastalıkları nelerdir bunlara değindik. Hastalıkların tedavisinde ve yayılımının önlenmesinde bitki koruma ürünleri kullanmadan önce doğru teşhiste bulunmak önemlidir. Teşhisin konulması ve uygulanacak mücadele programı için konunun uzmanlarından yardım alınmalıdır.

    Ayrıca bitki hastalıkları ile ilgili daha detaylı bilgi için “Yaygın Bitki Hastalıklarının Nedenleri ve Tedavisi” adlı rehberimize göz atabilirsiniz.

    Yazan: Ziraat Mühendisi Aslı Nur Kasa

    Son Yazılar

    spot_img

    Önerilen Yazılar

    ×
    ×