Yalova, Ordu, Samsun ve sonrasında Rize.
Saydığım iller ülkemizde kivi üretiminin en yoğun yapıldığı kentlerden sadece dördü.
Ülke genelinde yaklaşık 52 bin dekar alanda üretiliyor kivi. Dünya genelinde yedinci sıradayız.
En fazla Marmara ve Karadeniz’de bulunuyor bahçeler.
Özellikle Karadeniz bölgesinde çok sayıda çiftçi fındık bahçelerini bozdu, ağaçları kökünden söktü yerine kivi üretmeye başladı.
Bu üretim alanlarının büyük bir kısmı Yalova’da bulunuyor. Ülke üretiminin yüzde 15’ini karşılıyor kent.
Geçen yıla göre rekoltede düşüş var. 2024 yılında 100 bin ton civarında olan üretimin bu yıl 77 bin tona gerilemesi bekleniyor.
Sebebi ise zira don. Birçok üründe olduğu gibi kivi üretimini de etkiledi.
Zirai don nedeniyle darbe yiyen, destek kapsamından da çıkarılan çiftçi bir başka darbeyi de İran kivisiyle aldı.
İran’dan gelen kiviler hem yerli ürünlere talebi hem de fiyatları iyice düşürdü.
120-130 tl bandında seyreden kivi fiyatları bir anda 80 liraya kadar düştü.
Çiftçi hayal kırıklığına uğradı.
Ne oldu da İran kivisi raflara girdi, üretim bölgelerinde rekolte nasıl, kivi tüketimi istenilen seviyede mi, birçoğumuzun adını bile bilmediği bu meyvenin faydaları ne?
Bu hafta kivi dosyasını açacağız. Önce meyvenin ana vatanıyla başlayalım.
GÜNEYDOĞU ASYA’NIN GİZLİ HAZİNESİ: KİVİ
Kivi, kökeni Güneydoğu Asya’ya dayanan, orman altlarında doğal olarak yetişen yaprak döken bir asma türüdür. Meyveli asma formunda, kuvvetli ve sarılıcı bir yapıya sahip olan kivinin yaklaşık 50 farklı türü bulunuyor.
Bugün kivi, hem besin değeri hem de ekonomik değeriyle dünya çapında önemli bir meyve haline gelmiştir. Peki kivinin Türkiye’ye gelişi nasıl oldu.
TÜRKİYE’DE KİVİ ÜRETİMİNİN BAŞLANGICI
Türkiye’de kivi üretimi 1980’li yılların sonlarında başladı. İlk denemeler, 1988–1989 yıllarında Yalova Atatürk Bahçe Kültürleri Araştırma Enstitüsü tarafından yapıldı ve kivinin Türkiye’nin iklim şartlarına uyum sağlayabileceği belirlendi.
Özellikle Karadeniz kıyı şeridindeki nemli ve ılıman iklim koşulları sayesinde Yalova’nın yanı sıra Rize, Ordu, Trabzon ve Artvin gibi illerde üretim hızla yayıldı. 1990’lı yıllardan itibaren ticari ölçekte yetiştiricilik gelişti ve kivi, Türkiye’nin önemli alternatif meyve türlerinden biri haline geldi. Öyle ki Karadeniz bölgesinde çok sayıda üretici fındık bahçesini söktü ve kivi üretimine başladı.
Hadi gelin şimdi de kivi üretimi yapılan illerdeki hasada ve rekolteye bakalım.
YALOVA’DA REKOLTE YÜZDE 25 DÜŞTÜ
Kasın ayının ilk haftasında başladı kentte hasat. Ülke ihtiyacının neredeyse yüzde 20’sini karşılıyor Yalova.
Ancak bu yıl yağışlardaki azalma ve iklim değişikliği nedeniyle yüzde 20-25 oranında bir düşüş yaşandı. İl Tarım ve Orman Müdürü Mustafa İlmeç; 5 bin 400 dekar alanda üretim yapıldığını ve bu yıl 20 bin ton rekolte beklendiğini söyledi. Ülke ihtiyacının yüzde 15’ini Yalova karşılıyor diyen ilmeç, kivinin üreticiden 80 ila 100 TL seviyesinde alındığını belirtti.
ORDU KİVİSİNDE REKOLTE DÜŞTÜ
Ordu’da fındığın ardından bölge üreticisine en yüksek geliri sağlayan kivide bu yıl 6 bin 200 ton rekolte karşılığında 500 milyon TL katkı bekleniyor.
Türkiye’de Yalova’nın ardından en fazla kivi üretimi Ordu’da yapılıyor.
Ordu Kivi Üreticileri Birliği Başkanı Yusuf Uzunlar, bu yıl rekoltenin düşük olmasına rağmen ürün kalitesinin iyi olduğunu söyledi. Ordu kivisinin bölgeye ciddi katma değer sağladığını belirten Uzunlar, sınıflarına göre kivi fiyatlarını 80, 40 ve 25 TL olarak açıkladı.
Ancak Yusuf Uzunlar’ın dikkat çektiği en önemli mesele ise Mersin Limanı’ndan düşük fiyatla getirilen İran kivisi. Zira ithal kiviler yerli üreticiyi zor durumda bırakıyor. Uzmanlar siyasilerin bu konuya mutlaka çözüm bulmaları gerektiğini aksi halde Türkiye’de kivi tarımının bitebileceği uyarısında bulundu.
ÇARŞAMBA OVASI’NDA 13 BİN 800 TON KİVİ HASAT EDİLDİ
Samsun’un Çarşamba Ovası bu yıl kivide güzel bir sezon geçirdi. İlçede 5 bin 500 dekarlık alandan 13 bin 800 ton ürün elde edildi. Yüksek rekolte ve talep, üreticinin yüzünü güldürdü.Kent bu üretim potansiyeli ile ülke genelinde üretimde 3. sırada yer alıyor.
Kivi fiyatları geçen yıla göre %100 arttı. 2025 sezonunda kilogram fiyatı 70–90 TL arasında değişiyor. Üreticiler, hem fiyatların yükselmesinden hem de ürünün kolay alıcı bulmasından memnun.
Hava koşulları ve bakım uygulamaları bu yıl kiviyi destekledi, bereketli bir sezon geçirdik diyen kivi üreticileri, gelecek yıl için de umutlu.
Kivi üretiminden geçelim bu meyvenin faydalarına. Canan karatay’ın söyledikleri çok önemli:
GENÇLİK İKSİRİ ZEYTİNYAĞINDAN SONRA KİVİ
Prof. Dr. Canan Karatay, zeytinyağından sonra gençlik için en güçlü doğal kaynağın kivi olduğunu söyledi. C vitamini bakımından son derece zengin olan kivinin, düzenli tüketildiğinde kişiyi 10 yaş gençleştirebileceğini o belirten Karatay, kivinin günün her saatinde rahatlıkla yenilebileceğini ifade etti.
Kısaca özetleyecek olursak Kivi, C vitamini ve antioksidan açısından zengin bir meyve olarak birçok sağlık faydası sunuyor. Bağışıklığı güçlendiriyor, Sindirim sistemini düzenliyor, Kalp sağlığını destekliyor, Cilde ve saç sağlığına katkı sağlıyor, Göz sağlığını iyileştiriyor ve Kemik sağlığını korumaya yardımcı oluyor.
Gelelim faydaları saymakla bitmeyen bu meyvenin tüketim rakamlarına.
TÜRKİYE’DE KİVİ TÜKETİMİ AVRUPANIN GERİSİNDE
Türkiye’de kişi başı kivi tüketimi yaklaşık 500 gram. Oysa Avrupa ülkelerinde bu rakam ortalama 3 kilogram civarında.
Uzmanlar, Türkiye’de kiviye talebin hâlâ düşük olduğunu ve halkın bir kısmının kiviyi tüketmeyi bırakın, adını bile duymadığını belirtiyor. Bu durum, üretim ve talep arasındaki farkı da ortaya koyuyor.
SON SÖZ
Türkiye, dünya kivi üretiminde önemli bir yere sahip olsa da rekolte düşüşleri ve ithalat baskısı üreticiyi zorluyor.
Karadeniz ve Marmara’daki üretim alanları ekonomiye ciddi katkı sağlarken, kivi sağlık açısından da büyük değer sunuyor.
Ancak kişi başı tüketim Avrupa’nın gerisinde; ve kivi hâlâ birçok kişi için tanınmayan bir sağlık hazinesi!
Hazırlayan Gazeteci Taner Öztürk

