Daha Fazla Gör

    Son Yazılar

    SÜRDÜRÜLEBİLİR TARIMDA PERMAKÜLTÜR İLKELERİ

    Sürdürülebilir tarım olarak da bilinen permakültür ne demek diye incelediğimizde, en özet anlatımıyla, insanın doğa ile bağlantısını öz kaynakları dengeli bir biçimde kullanarak, doğanın işleyişiyle uyumlu şekilde yaşayabilmesini anlattığını görüyoruz.

    Permakültür teknikleri ile desteklenmeyen üretimin yapılabilmesi için, belli kaynakların tüketilmesi bir gerekliliği gün yüzüne çıkmaktadır. Doğa ise sonsuz kaynaklara sahip değildir.

    Bu nedenle doğal kaynakların bilinçsizce tüketimi, doğaya zarar vermekte ve öz kaynakların bilinçsiz tüketimi kısa sürede hızlıca verim alınmasını sağlasa da, uzun vadede dünyamızın yaşanılamayacak bir hale dönüşmesine neden olmaktadır. Permakültür ilkeleri ise, bu düşüncelerin odağında ortaya çıkmaktadır.

    Permakültür esasları, doğada sahip olduğumuz bitki örtüsünün, hayvanların ve insanın birbirinin yaşam döngüsüne zarar vermeyecek şekilde bir arada yaşayabilmesine dayanır. Permakültür örnekleri ise yaşam ihtiyaçları içerisinde kendi kendine yetebilen bir temelde oluşturmaktır ve bu durum sürdürülebilir bir sistem ile desteklenmektedir.

    Doğanın zarar görmediği bir üretim modeli ise, bizi permakültür tarım uygulamaları arasında olan ekolojik tasarıma yönlendirmektedir. Daha geniş hatlarıyla permakültür nedir ve kelime anlamıyla neyi ifade etmektedir, gelin hep birlikte inceleyelim.

    PERMAKÜLTÜR NEDİR?

    Permakültür kelimesini daha iyi anlamak için kelime kökenine inmek gerekir. İngilizcede permanent yani kalıcı ve agriculture yani tarım kelimelerinin birleşiminden oluşmaktadır. Latincede ise permanare yani sürdürmek ve cultura yani tarım kelimelerine karşılık gelmektedir. Kelimenin odağında ise, insan ve doğa ilişkisi bulunmaktadır.

    Permakültür iki kelimenin birleşiminden oluşsa da, çok daha fazla kavramı anlamında barındırmaktadır. Aslında tüm ekolojik sistemi ifade eder. Permakültür eğitimi ise, sürdürülebilirlik, mimari, yaşam döngüsü, bitkiler, hayvanlar, ekolojik tasarım ve bununla beraber mühendisliği ve sürdürülebilirlik ile uyumlu olarak kaynak yönetimini içine alır.

    Temelleri, Avusturalyalı Bill Mollison ve David Holgren tarafından 1970’li yıllarda atılan permakültür, doğanın kendi sistemine müdahale etmeden, doğayla ahenk içinde ilerleyebilecek bir sistem inşa etmeyi amaçlamıştır. Sanayinin gelişimi ve doğanın öz kaynakları kullanılarak yapılan üretimlerin doğaya verdiği zarar, hayvan türlerinin ve bitki çeşitliliğinin azalmasına ve çevre kirliliğinin hızla artmasına tepki olarak geliştirilmiştir.

    Permakültürün isim babası olan Bill Mollison Permakültüre Giriş kitabında doğanın kendi işleyişinde ekosistemlerin çeşitliliğine ve sürdürülebilirliğine uyumlu olan bir tarımsal üretimden bahsetmektedir. Permakültür tasarım ilkelerini ise şu şekilde açıklar:

    • Yeryüzüne özen gösterme; doğada var olan yaşam sistemlerinin, devam edebilmesi ve çeşitlililiğin bozulmadan ilerleyebilmesi için gerekli tüm koşulların sağlanması gerekmektedir.
    • İnsanlara özen gösterme; insanların temel ihtiyaçlarını karşılayabilecek şekilde, gerekli olan kaynaklara ulaşımının sağlanması, iş ve sosyal hayatlarında sağlıklı bir temelde yaşamlarını sürdürmesi amaçlanmalıdır.
    • Nüfus ve tüketime sınır getirme; Zaman, para ve enerji insan ihtiyaçları kontrol altına alınarak kullanılmalı ve yukarıda bahsi geçen ilkelerin uygulanabilir olması sağlanmalıdır.

    PERMAKÜLTÜRÜN 12 İLKESİ

    Permakültür ilkeleri 12 temel başlık altında toplanmıştır. Bu ilkelere dayanarak hem permakültür ne demek sorusuna verilen cevabın daha iyi anlaşılabilmesi, hem de pratikte de hayatla entegre edilmesi sağlanabilir.

    Doğadaki örneklerden ilham alınarak tasarlanan bu 12 ilke, hem makro hem de mikro seviyede uygulanabilir nitelikler taşımaktadır. Permakültür örnekleri kent yaşamında, çiftliklerde, bahçelerde evlerde ve hatta kişilerin günlük yaşamında yer bulabilmektedir.

    Permakültür tarım uygulamaları incelendiğinde, temelinde bahsi geçen ilkelerin yer aldığı görülmektedir. Doğanın kendi işleyişini bozmadan, permakültür esasları baz alınarak yeni tasarımlar inşa etmek mümkündür ve ekosisteme fayda sağlayarak, yaşadığımız dünyanın ömrünü uzatmaktadır.

    Permakültür teknikleri kullanılarak, belirlenen ilkeler desteklenir ve daha uygulanabilir bir hale gelir. Doğa ile uyumlu bir hayatı vaat eden, 12 prensibi daha yakından inceleyelim.

    1. Gözlemleyin ve etkileşime girin

    Değişim farkındalıkla beraber gelir. Farkındalık ise, gözlem yeteneğinin gelişmesiyle ortaya çıkar. Doğayı, doğanın işleyişini, var olan sistemleri ve yaşam döngüsünü gözlemlemek ve etkileşime geçmek bu nedenle 12 prensibin ilki olarak karşımıza çıkmaktadır.

    2. Enerjiyi depola ve verimli kullan

    Doğa sürekli olarak kullanılabilir enerjiler üretmektedir. Bu enerjilerin doğru kullanımı ve en verimli zamanında depolanması doğal kaynak kullanımı açısından büyük önem taşımaktadır. Örneğin, sadece güneş enerjisini kullanmak yeterli değildir, aynı zamanda maksimum fayda sağlamaya odaklanarak kullanmak amaçlanmalıdır.

    3. Verim elde edin

    Kaynakların etkili ve doğru kullanımı verimi artırır. Verime odaklanmak ve doğanın dengesini bozmadan olabilecek en yüksek seviyeye çıkarmak yüksek faydayı elde etmenizi sağlar. Permakültür bahçeleri bu sisteme uygun şekilde kurulmaktadır ve doğadan elde edilen her materyal, verim odaklı kullanılmaktadır.

    4. Öz düzenlemeyi uygulayın ve geri bildirimi kabul edin

    Doğanın tavsiyelerine uyumlu şekilde sistemler kurmak permakültürün temelleri arasında yer alır. Kendi kendine ilerleyen sistemler inşa edebilmek ve bunu sürdürülebilir bir düzende ilertebilmek oldukça büyük bir önem taşımaktadır.

    5. Sürdürülebilir kaynakları destekleyin ve kullanın

    Doğayla ahenk içinde ilerleyen bir yaşam inşa etmek, kaynakların sürdürülebilir olması ile mümkündür. Öz kaynaklardan maksimum verimi elde etmek için, etkili bir sisteme ihtiyaç duyulmaktadır. Bu ise, insan müdahalesini minimuma indirerek, doğanın işleyişini desteklemekle mümkün olmaktadır.

    6. Atık üretmekten kaçının

    Tıpkı insan gibi doğada atık üretir ancak insandan farklı olarak, doğada atıkların faydalı kullanıldığı, gübre örneğinde olduğu gibi, bir sistem bulunmaktadır. Endüstriyel kaynaklardan mümkün olduğunca kaçınmak, atık üretimini azaltarak, doğa ile uyum içinde bir yaşamak permakültürün temelini oluşturmaktadır.

    7. Tasarımı örüntülerden ayrıntılara doğru planlayın

    Permakültür uygulamaları arasında ilk sırada yer alan gözlemleme ilkesini kullanarak, sürdürülebilir bir yöntem elde edilebileceği savunulur. Doğadaki işleyiş biçimine örüntü denmektedir. Doğayı gözlemleyerek, örüntüleri ön plana alınabilir ve ayrıntılar değerlendirilerek verim artışı sağlanabilir.

    8. Bölmek yerine birleştirmeye çalışın

    Doğanın içinde farklı farklı sistemler bulunmaktadır ve bu sistemler bölünmüş ve ayrık değildir, aksine birbiri ile uyumlu şekilde çalışır. Bir ağacın gölgesinin diğer bitkinin gelişmesine olanak sağlaması gibi, insan eliyle kurulan sistemlerinde, bir bütün şeklinde işlemesi esastır.

    9. Küçük ve yavaş çözümler kullanın

    Permakültür, küçük sistemlerin yönetilmesinin kurulan büyük sistemlere göre daha sürdürülebilir olduğunu savunur. Kurulan sistem ne kadar büyük olursa, yönetilmesi de o denli zorlaşacağı için, küçük alanlar ve yavaş çözümler önerilir.

    10. Çeşitliliği kullanın ve değerlendirin

    Permakültür ilkeleri arasında yer alan ve biyo-çeşitliliğin korunmasına fayda sağlayan çeşitliliğin kullanılması ve değerlendirilmesi aynı zamanda tüm kaynakların verimli kullanılmasına dayanmaktadır. Çeşitliliğin kullanılması doğanın daha etkili bir şekilde, kendisine sistem kurabilmesinin önünü açmaktadır.

    11. Kıyılarda toplanan enerjiyi kullanın ve marjinal olanın değerini bilin

    İki farklı sistemin birleşim noktasına kıyı ya da kenar denmektedir. Deniz ve toprağın birleşim noktasında olduğu gibi iki biyolojik farklılığın birleştiği alanlarda çeşitlilik artar. Bu alanların değerinin bilinmesi ilkelerden birisidir.

    12. Değişime ayak uydurun ve ondan faydalanın

    Doğa sürekli bir değişim içindedir. Bu değişimi fark etmek, direnmek yerine değişimle uyumlu şekilde hareket etmek ondan alacağınız faydanın artmasına; tam tersi değişimi göz ardı etmek ve direnmek ise, verimin azalmasına neden olacaktır.

    PERMAKÜLTÜR TARIM UYGULAMALARI

    Permakültür tarım uygulamaları ilk çıktığı günden bu yana gelişmiştir ve teknolojilerle beraber gelişmeye devam etmektedir. Doğayla uyumlu şekilde ilerleyen yeni teknikler ve sürdürülebilirliği destekleyen uygulamalar ile etki alanı genişlemektedir.

    YAĞMUR SUYU VE SU HASADI

    Permakültüre giriş ilkeleri arasında yer alan “enerjiyi depola ve verimli kullan” sözünü pratiğe çeviren bu uygulama boşa giden yağmur sularının verimli bir şekilde kullanılmasını sağlar. Çeşitli tekniklerle yağmur suları biriktirilir ve hatta yağışın yoğun olduğu bölgelerde, su tanklarına aktarılır ve yeniden kullanılır.

    MALÇ (ÖRTÜLEME) UYGULAMASI

    Doğa kendi işleyişi içinde toprağı kaplar. Ağaçların yapraklarını dökmesi gibi etkenlerle ve rüzgarla gelen çeşitlilikle birlikte kaplanan toprak zenginleşir, korunur ve güçlenir. Doğayı taklit ederek uygulanan malç, toprağın üzerini örtmek için kullanılır böylece toprak için doğal ve zengin bir katman sağlanır.

    KOMPOST

    Kompost en basit anlamıyla, biyokimyasal atıkların yeniden doğaya döndürülerek, verim elde edilmesini sağlar. Kullanım alanına göre birçok farklı kompost tekniği bulunmaktadır. Aynı zamanda evde permakültür yapılabilmesi için en uygun tekniklerden birisidir.

    YEŞİL GÜBRE

    Yeşil gübre toprağın zenginleşmesi için doğada bulunan materyaller kullanılarak uygulanan tekniklerden birisidir. Yonca, bakla, vb. gelişimini tamamlamış yeşil bitkilerin toprağa karışması sağlanarak, verimin artırılması amaçlanır.

    BİRLİKTE EKİM VE TAMAMLAYICI DİKİM

    Birbiri üzerinde olumlu etkide bulunabilecek bitki türlerinin bir arada bulundurularak dikilmesidir. Aynı besin maddelerine ihtiyaç duymayan ve birbiri ile etkileşime geçebilen bitkiler yan yana ekilerek, birbirini destekleyerek veriminin artması amaçlanır.

    TOPRAK SÜRMEDEN YAPILAN TARIM

    Toprak verimini artıran çeşitli permakültür tasarım yöntemleri sayesinde toprağın sürülmeye ihtiyacı kalmaz ya da çok daha az mudahale ile verimli hale getirilebilir. Bu uygulamalar aynı zamanda işçiliğin ve masrafların azalmasına yardımcıdır. Malçlama, kompost, hayvansal ve bitkisel atıkların kullanımı ile toprak sürülmeden verimli hale getirilebilir.

    HAYVANSAL ÜRETİM

    Küçük ve yavaş çözümlerin sürdürülebilir tarım üzerindeki olumlu etkilerinden bahsetmiştik. Tarımla beraber küçük bir alanda yapılan hayvancılık hem çeşitliliğin korunmasını hem de doğal döngünün mükemmellik içinde sürdürülebilir bir şekilde gelişmesini sağlayacaktır.

    PERMAKÜLTÜRÜN SÜRDÜRÜLEBİLİR TARIMA KATKILARI

    Permakültür nedir ve permakültür ne demek sorusunun karşılığı bizi günümüzde yaşanan sorunlar hakkında daha detaylı düşünmeye itiyor. Artan dünya nüfusu ve değişen tüketim alışkanlıkları doğal yaşamı tehdit eden bir boyuta ulaştı.

    Bilinçsiz tüketim kadar, bilinçsiz üretim de doğaya ve dolayısıyla doğada bulunan tüm canlılara zarar veriyor. Bunun çözümü ise, permakültürde yatıyor. Doğayla uyumlu ve sürdürülebilir permakültür teknikleri uygulanarak ve alternatif tarım yöntemlerinde öz kaynakları etkili kullanarak daha fazla verim elde edilmesini sağlanabilir.

    Permakültür örnekleri arasında tavukların yaşamının doğaya olan katkısını gösterebiliriz. Tavukların daha verimli şekilde beslenebilmesini sağlayan bitki kullanımı aynı zamanda tavukların gübrelerinin güçlenmesini ve toprağın zenginleştirilmesini sağlıyor.

    Bununla beraber, tavukların barınma ve beslenme ihtiyaçları doğada bulunan materyaller ile sağlanabiliyor. Aynı zamanda toprağa ve bitkiye zarar verebilecek olan böcekler tavuk tarafından tüketildiği için, fayda sağlıyor. Bu örnekte olduğu gibi etkili sistemler oluşturularak, permakültür ilkeleri hayat bulabiliyor.

    Permakültür tarım uygulamaları, sadece doğal kaynakların değil, suyun ve toprağın korunması da sağlanıyor. Tehdit altında olan biyoçeşitliliğin korunmasına destek olan sürdürülebilir tarım aynı zamanda kimyasal kullanımının önüne geçiyor ve kimyasal atık üretimini minimize ediyor. Permakültür esasları biyolojik atıkların verimli kullanıldığı bu tasarımda insanoğlunun doğa ile ahenk içinde yaşayabilmesine olanak sağlıyor.

    Son Yazılar

    spot_img

    Önerilen Yazılar

    ×
    ×