spot_img
Daha Fazla Gör

    Son Yazılar

    TRAKYA’DA  “ÇAYIR TIRTILI” İSTİLASI

    Trakya’da ayçiçeği tarlalarında günlerdir kabus yaşanıyor. Yaklaşık 10 gün önce ayçiçeğinde görülen ve tarlaları adeta istila eden çayır tırtılları çiftçiler için büyük endişe uyandırıyor.  Çayır tırtılı karşısında havadan ve karadan zirai mücadelenin başladığı Trakya bölgesinde zamanında ve yeterli önlem alınmazsa çiftçinin bir yıllık emeği heba olabilir.

    Trakya’da birçok bölgeyi istila eden çayır tırtılı zararlısı, özellikle Edirne, Tekirdağ, Kırklareli, Çanakkale ve yer yer İstanbul’da ortaya çıktı. Edirne kent merkezi, Havsa, Uzunköprü, İpsala, Enez, Meriç, Keşan ilçelerinde görülen çayır tırtılı, Tekirdağ’da da başta Süleymanpaşa ilçesi olmak üzere Hayrabolu, Malkara ve Çorlu’ya kadar yayıldı. Kırklareli’de ise Pınarhisar ve Vize ilçelerinin yanı sıra Kavaklı, İnece beldeleri ile Dokuzhöyük köyü gibi çok geniş alana yayılarak görülmeye başlandı.

    AYÇİÇEĞİ ÜRETİCİLERİ ENDİŞELİ

    Çayır tırtılı özellikle ayçiçeğinde bitkinin yaprak kısmına dadanıyor, üreticilere göre yaprak yoksa verim de yok. Ayçiçeği üreticileri, yaprak olmadığında tanelenme ve çekirdeklenmeni oluşamayacağını söylüyor.

    Trakya Tohumcular Derneği Başkanı Ziraat Yüksek Mühendisi İbrahim Toruk, çayır tırlılı zararlısının yaklaşık 6-7 yıl önce Malkara’da önemli bir zarar yaparak bölgede artmaya başladığını söyledi.

    TRAKTOD Başkanı Toruk, “Bundan 6 – 7 yıl Malkara’daki çiftçiler yoğun ilaçlı mücadele yaptılar. O yıldan sonra bölgede çayır tırtılı ayçiçeğinde, mısırda, hatta çeltikte hep zarar yaptı.  Zararlı, o yıldan sonra bölgemizde ayçiçeği mısır ve kanola bitkisinde yer yer görülmeye başladı.” dedi.

    ÇAYIR TIRTILI NİÇİN HIZLA YAYILDI?

    İbrahim Toruk’a göre bu yıl özellikle Trakya’da zararlının bu kadar artmasının birçok sebebi var. TRAKTOD Başkanı, zararlının hızlıca yayılmasının sebepler ile ilgili şunları kaydetti:

    “Bence bu sene ayçiçeği alanları çok arttı ve biz ayçiçeği arkasına ayçiçeği ve geniş yapraklı yazlık ürünleri de ektik. Yani ekim nöbetini unuttuk. Bu da tırtılı teşvik etti. Tırtıl zararı genelde ayçiçeği ya da mısırda bulunan yabancı ot halk arasında sirken denilen (chenopodium ss) bulunan alanlardan başlıyor.  Erken dönemde bu yabancı ot yok edilmez ise popülasyonun yoğun olması kaçınılmaz. Yabancı ot mücadelesinde kullanılan ilaçların geç dönemde kullanılması ile konukçu bitkilerde zararlının gelişmesine sebep oluyor. Çayır tırtılı, beş farklı evre geçirerek kelebek olup uçup gidiyor. Biz 1. ve 2. dönemde bununla ilaçlı mücadele yaparsak başarılı olabiliriz. 3. ve 5.  dönemdeki mücadele başarısı çok düşük.  Bu sene yoğun olmasının nedenleri iklim ve gecen yıllardaki zararlılarla mücadelesinin yapılmamasıdır. Bölgemizde uzun yıllardır görülen çayır tırtılı hava sıcaklıklarının yüksek gitmesi 10 derece ve üstünde bahar sıcaklıkları zararlı yoğunluğunu artırmaktadır. Hatta bu zararlının yoğunluğu sıcaklıkla doğru orantılı olup büyük epidemi döngüsünde sıcaklıklar en önemli faktördür. Zararlının erken dönemde hem kültürel hem de kimyasal mücadele yapılamaması bu seneki epidemiyi meydana getirir. Önemli olan bundan sonrası. Çevre ya zarar vermeden hem kültürel hem de kimyasal mücadelenin zamanında yapılmalıdır.”

    ÇAYIR TIRTILINA KARŞI İHA VE DRONE İLE MÜCADELE

    Çiftçiler çayır tırtılı ile hem havadan hem de karadan ilaçlama yaparak mücadele ediyor.  İlaçlama ile ilgili olarak Tarım ve Orman Bakanlığı 13 Temmuz’da 7 ilin valiliğine genelge göndermişti,    Tarım Ve Orman Bakanlığı Gıda Kontrol Genel Müdürlüğü tarafından valiliklere gönderilen genelgede, çayır  tırtılı ile mücadelede  insansız hava araçları ve  ilaçlama yapan zirai  drone’ların kullanılmasına onay verilmişti. Geçtiğimiz günlerde, Tarım ve Orman Bakanı Vahit Kirişçi, çayır tırtılı istilasına uğrayan ayçiçeği ile ilgili sosyal medya hesabından yaptığı paylaşım yapmış, “Trakya’da ayçiçek tarlalarına zarar veren çayır tırtılına karşı drone ile ilaçlama operasyonlarımız devam ediyor. Arazilerin büyük bir kısmında çalışmalar tamamlandı. Ekiplerimizin mücadelesi havadan ve karadan etkin bir şekilde sürdürülüyor” demişti.

    Ancak Trakya bölgesindeki üreticilerin tamamı drone ile ilaçlama yapma imkanını bulamıyor. Çayır tırtılına karşı mücadelenin sürdüğü Kırklareli’nde de sulak alanlarda drone kurak alanlarda traktör ile mücadele ediliyor.  Kırklareli Ziraat Odası Başkanı Ekrem Şaylan sulak alanlarda drone ile kurak alanda traktörler ile ilaçlama yapıldığını belirterek, “Bütün Trakya’nın her yerinde çayır tırtılı istilası var. Türkiye’de ne kadar drone ile ilaçlama yapan şirket varsa hepsini aradık ve hepsi de bölgemize gelmeye başladı. Ama artık drone’lar de ilaçlamaya yetmiyor. Sulu tarım yapılan yerler drone ile ilaçlamak istiyor. Çayır tırtılı öyle bir zararlı ki tarlada hiçbir şey bırakmıyor. Ayçiçeğinin de yüzde 50’si Trakya bölgesinde yetiştiği için bu bizim için geriye dönülmez son gibi. Çiftçi arkadaşlar kurak bölgede traktörleri ile ilaçlama yapıyor. Yaklaşık 1 haftadır bunu mücadelesini veriyoruz. Fakat her yerde çıkmaya başladı. Pınarhisar ve Vize ilçesinde de başladı. Her gün bir yerden kötü haber alıyoruz. Umarım bu çayır tırtılını baskılayabiliriz” dedi.

    “TRAKYA AFET BÖLGESİ İLAN EDİLMELİ”

    Her geçen gün daha geniş alana yayılan çayır tırtılı istilasına karşı üreticilerin mücadele konusunda talepleri var. Drone ile mücadele imkanına erişemeyen veya ilaçlama yapmak için tarlasına traktör ile girmek zorunda kalan üreticilerin zararı daha da büyüyor. Bölge üreticileri, Tarım ve Orman Bakanlığı Trakya’yı çekirge istilasına karşı afet bölgesi ilan edip, ilaçlamada seferberlik oluşturursa mücadelenin daha kısa sürede ve yaygın olabileceğini düşünüyor.

    Tarım ve Orman Bakanlığı’na bağlı İl ve İlçe Tarım Müdürlükleri ile bölge Ziraat Odalarının Birlikte hareket etmesi gerektiğini söyleyen Edirne Uzunköprü Çakmakköyü Muhtarı  Tuncay Üye; “Bölgemiz afet bölgesi ilan edilsin.  Tarım Bakanlığı ve Ziraat Odaları ortak hareket etsin” dedi. Kendi tarlalarında da tırtıl sebebiyle ayçiçeği zarar gören Tuncay Üye; “ Ankara’dan ilaçlama yapabilmek için drone getirttim. İlaç fiyatı, maliyeti hariç , drone ile ilaç atmanın maliyeti dekara 35-40 lira. Tırtıl zararlısı ciddi bir ilaçlama maliyetine sebep oldu. Sadece bu da değil her çiftçi drone ile ilaç atamıyor.  Traktörü ile tarlasına girmek zorunda kalan çiftçiler var, bu da boyu uzun olan, yetişmiş olan mahsulde daha fazla kayba yol açıyor. Yani 10 dönüm yere traktör ile girilince 2 dönem heba oluyor.  Çayır zararlısı rekoltede en az 3’te 2’lik bir kayba sebep oluyor” açıklamasında bulundu.

    ÇAYIR TIRTILI 5- 6 SAATTE 10 DEKAR ALANI YOK EDEBİLİYOR

    Bitkilerin yaprak, tomurcuk ve çiçek yapraklarını yiyen larvalar sebebiyle bitkileri tamamen yapraksız bırakabilen çayır tırtılı zararlısı, ülkemizde ilk olarak Marmara, Ege ve Karadeniz bölgelerinde rastlanmıştı.

    Trakya bölgesinde ise yaklaşık 10 yıl önce geniş alanda epidemi (salgın) oluşturmuştu. 5-6 saatte 10 dekar alanı yok edebilen  zararlı ayçiçeğinde ise özellikle % 60-70 verim düşüklüğüne neden olabiliyor.

    ÇAYIR TIRTILI NEDİR?

    Ergin, kanatları üzerinde beyaz sarı renkli çizgi ve lekeler olan çayır tırtılı, açık kahverenginde bir kelebektir. Vücut uzunluğu 10-12 mm, kanat açıklığı 19-26 mm dir. Dinlenme anında abdomen ocu dişilerde kanatlar altında kalmakta, erkekler de ise açıkça görülmektedir.

    Oval şekilli ve parlak olan yumurta önce şeffaf ve renksiz ise de daha sonra portakal sarısına, larvanın çıkışına yakın griye döner. 2-20 tanesi bir arada bırakılan yumurtalar 0.8 – 1.0 mm. uzunluğundadır.

    Birinci dönem larvanın vücut uzunluğu 1.5-2.5 mm., ikinci dönem 3.0 – 5.5 mm, üçüncü dönem 8.0-10.0 mm, dördüncü dönem 9.0 – 12.0 mm. ve son dönem larvanın 18.0 – 25.0 mm.dir. Olgun larva siyaha yakın yeşil renkli olup, sırt ve yanlarında boydan boya uzanan açık ve koyu renkli çizgiler vardır. Pupa 8-13 mm. uzunluğunda olup, 20 – 70 mm uzunluğunda, 3 – 4 mm genişliğinde silindirik içi ağ ile örülü toprakta bir kokon içinde bulunur. Kışı pupa kokonu içinde olgun larva olarak toprağın 5 – 7 cm derinliğinde geçirir. İlkbahara girerken pupa olur.

    Pupa süresi 14-18 gün olup bunun ilk 4 – 5 günü prepupa süresidir. İlk erginler nisan ortalarında uçmaya başlarlar. Gece faal, gündüz hareketsizdirler. Polen tozu ve nektar ile beslenebilen dişiler iki hafta kadar yaşar ve bir dişi 60 – 400 yumurta bırakır. Bu besinleri bulamayanlar iki ay kadar yaşarsa da yumurta bırakamaz. Yumurtalar özellikle Chenopodium sp. (Kazayağı, İştir, Sirken) ve diğer yabancı ot yapraklarının alt yüzüne bırakılır.

    Yumurta 2 – 10 günde, çoğunlukla 4 – 6 gün sonra açılır. Yumurtadan çıkan larva bu bitkiler üzerinde beslenmeye başlar. 1-2 Gömlek değiştirdikten sonra kültür bitkisine geçer, burada obur bir şekilde beslenerek yaprakların sadece damarlarını bırakır.

    Bir larva tüm yaşamı boyunca 0.6 gr besin tüketir. Populasyonun yüksek olduğu yerlerde tüm yeşil aksam saldırıya uğrar. Beş dönem geçirdikten sonra olgunlaşan larva pupa dönemini geçirmek üzere toprağa iner.

    Besin ve iklim şartlarına göre larva dönemi 14 – 22 gün sürmektedir. Bir yılda 2-5 döl verir.

    ÇAYIR TIRTILI İLE NASIL MÜCADELE EDİLMELİ?

    Çayır tırtılı zararlısı ile birkaç mücadele yöntemi vardır. Bunlardan en önemlisi de Kültürel Mücadele Yöntemleri’dir. Kültürel önlemlerle Çayır tırtılı daha sık ve büyük sorunlara neden olduğu ülkelerde dahi önemli bir problem olmaktan çıkmıştır. Bu önlemlerin birincisi sonbaharda tarlaların derin sürülmesidir. Böylelikle pupa kokonlarının bir kısmı derine düşmekte ve kelebek toprak yüzüne çıkamamaktadır. Bir kısım pupa kokonları ise toprak yüzünde kalarak kuşlara yem olmakta veya kış soğuklarından etkilenmektedir.

    Diğer bir önlem ise ilkbaharda ot mücadelesidir. Böylelikle otlara bırakılmış yumurtalar ve otlarda beslenmekte olan larvalar yok edilmiş olur. Kültür bitkilerinde de ot Mücadelesinin sürdürülmesi aynı faydayı sağlayacaktır.

    Ayrıca yonca, tirfil, üçgül gibi yem bitkilerinin erken biçilmesi de popülasyonun kırılması bakımından önemli bir yöntemdir.

    İlaçlama ile mücadele ise sabah veya akşam saatlerinde, rüzgarsız bir havada yapılmalı. İlaçların yaprakların alt yüzlerini de ıslatacak şekilde atılmasına özen gösterilmelidir.

    Bir bitkide (Şekerpancarı ve ayçiçeği) 3-5 veya metrekarede 20 adet larva tespit edildiğinde mücadeleye başlanılmalıdır. Mücadele en geç üçüncü dönem larvalara uygulanmış olmalıdır. Dördüncü ve 5. dönemlerde başarı zordur.

    Son Yazılar

    spot_img

    Önerilen Yazılar

    Abone Olun

    ×