Son Yazılar

DELİK SEPET, BOŞ MİDE

Birleşik Kamu-İş Konfederasyonu’nun (KAMUAR) hazırladığı Kasım 2024 Gıda Fiyatları Endeksi, mutfak masraflarını hesaplamayı bir matematik problemine dönüştürüyor, günlük alışverişlerin bir lüks haline geldiğini bir kez daha kanıtlıyor.

Halkın en çok tükettiği 64 temel gıda maddesi üzerinden yapılan araştırma, gıda fiyatlarının hız kesmeden arttığını gözler önüne seriyor. Peki bu artışlar, sadece fiyat etiketlerimizi mi etkiliyor, yoksa daha derin yaralar mı açıyor? Hadi birlikte bakalım.

FİYATLAR YÜKSELİYOR, SEPET KÜÇÜLÜYOR

Kasım ayında gıda fiyatları bir önceki aya göre %6,9 artmış. Bu oran, 2024’ün ilk on bir ayında %57,3’e, son bir yılda ise %67,1’e ulaşmış.

Matematik sevenler için daha çarpıcı bir örnekle ifade edelim: 2021’de 100 liraya dolan bir gıda sepeti için bugün 1.055 lira ödüyoruz. Aynı dönemde kamu çalışanlarının maaşındaki %780’lik artış ne yazık ki bu farkı kapatmıyor. Yani maaşlar artıyor ama mutfak boş, mide hâlâ aç.

YOKSULLAR DAHA DA YOKSULLAŞIYOR

Araştırmanın başka bir can alıcı noktası ise gelir dağılımındaki uçurumu gözler önüne seriyor. TÜİK verilerine göre, en yoksul %20’lik kesim gelirinin %36,6’sını gıdaya harcamak zorunda kalırken, en zengin %20 için bu oran sadece %14,5. Gıda fiyatlarındaki sürekli artış, sabit gelirli vatandaşların yaşam standartlarını aşağı çekiyor. Ancak TÜİK, enflasyon hesaplamasında gıda harcamalarının ağırlığını %25 olarak baz alıyor. Peki bu tabloyu ne kadar gerçekçi kılıyor? Siz karar verin.

SEBZE Mİ MEYVE Mİ? FİYATLAR UÇUYOR!

Kasım ayı fiyat değişimlerine baktığımızda, meyve fiyatlarının %30,2, sebze fiyatlarının ise %14,3 oranında arttığını görüyoruz. Yani, soframızdaki salata artık bir lüks haline gelmiş durumda. Üstelik bu sadece bir aylık artış! Meyve ve sebze grubundaki yıllık artış oranları ise daha da çarpıcı: Meyve fiyatları %142,4, sebze fiyatları %253,4 oranında artmış. Sebze reyonlarında etiketlere bakarken yaşadığımız küçük çaplı şokların sebebi tam da bu.

YAĞMUR MİSALİ ARTIŞ: YAĞ VE BAKLİYAT FİYATLARI

Yağ fiyatları %61,9, bakliyat fiyatları %32,1 oranında artmış. Peki, sofralarımızın vazgeçilmezi olan bu ürünler neden bu kadar pahalı? Elbette bunun birçok nedeni var: Döviz kurları, üretim maliyetleri, kuraklık ve yanlış tarım politikaları. Ancak bu nedenlerin hiçbiri mutfaktaki tenceremizi kaynatmaya yetmiyor.

ÇÖZÜM NEREDE?

Artan gıda fiyatları, sadece ekonomik değil, aynı zamanda toplumsal bir kriz. Özellikle düşük gelirli kesimler için açlık riski her geçen gün büyüyor. KAMUAR’ın verileri, gıda fiyatlarındaki bu yükselişin alım gücünü hızla eriterek vatandaşların yaşam kalitesini düşürdüğünü açıkça gösteriyor. Bu durumda ne yapmalı? Uzmanlar üretim maliyetlerini düşürecek politikaların hayata geçirilmesi gerektiğini söylüyor ama bunu duyan kim?

SEPETLER BOŞALIRKEN

Sonuç ortada: Kasım ayındaki %6,9’luk artış belki bir rakam gibi görünebilir ama sofralardaki küçülmenin hikâyesini anlatıyor. 54 aydır durmadan yükselen gıda fiyatları, bir kriz olmaktan çıkıp alışkanlık haline geldi. Ama unutmayalım: Alışkanlıklar bazen bizi uçuruma götürür.

Son Yazılar

Önerilen Yazılar