Sağlık ve şifa kaynağı.
Süper meyve olarakta biliniyor.
Ve en yüksek antioksidan değere sahip.
Meyvesi yaban mersininden 4,5 kat, sirkesi ise elma sirkesinden tam 28 kat daha fazla antioksidan değere sahip.
Ve bir kilogram meyvesi, 25 kilogram limona denk gelen polifenole sahip eşsiz bir ürün.
Hasadından sofraya kadar uzanan adeta sağlık deposu.
Bilenler anlamıştır ama tahmin edemeyenler için hemen yazayım.
Aronyayı anlatacağım bugün size.
Kendisi leblebi tanesi kadar ama faydaları o kadar çok ki tek tek sıralayınca çığ gibi büyüyor.
Karaciğeri koruyor, hafızayı geliştiriyor, kanseri önlüyor, bağışıklık sistemini güçlendiriyor, alerjiyi azaltıyor ve görme ve göz sağlığını destekliyor. Bunlar faydalarından sadece birkaçı.
Meyvesi kadar işlenerek elde edilen ürünler de tam bir şifa deposu.
Aronya ve elma suyu benim favorim.
Peki nedir bu meyve, aronya nerede yetiştiriliyor, üreticiye ve tüketiciye faydaları neler?
Önce anavatanı ve yetişme koşullarıyla başlayalım.
NEDİR ARONYA?
Kuzey Amerika kökenli aronya, keskin tadı ve koyu rengiyle dikkat çeken, son yıllarda süper meyve olarak adını duyuran bir bitki. Antioksidan açısından çok zengin olan aronya; diyabet kontrolünde, kalp sağlığının korunmasında ve kansere karşı koruyucu etkisiyle öne çıkıyor.
Geleneksel olarak Yerli Amerikalılar tarafından soğuk algınlığına karşı kullanılan aronya bugün bilimsel araştırmalarda da birçok hastalığa karşı potansiyel bir destek olarak değerlendiriliyor.
Türkiye’de 2020 yılında Karadeniz Bölgesi’nde ilk deneme üretimleri yapılan aronya, olumlu sonuçlar vermesinin ardından üretim alanı genişlemeye başladı.
TÜRKİYE’DE ARONYA NERELERDE YETİŞİYOR?
Türkiye’de aronya üretimi ilk kez 2017 yılında Kırklareli’de küçük bahçelerle başladı. Tarım ve Orman Bakanlığı verilerine göre bugün İstanbul, Antalya, Kırklareli, Bursa, Manisa, Kırşehir, Yalova, Çanakkale, Samsun, İzmir, Ordu, Bolu, Ankara, Sakarya, Giresun, Çorum, Amasya, Tekirdağ ve Trabzon olmak üzere 19 ilde aronya yetiştiriliyor.
Kısa sürede farklı bölgelere yayılan aronya üretimi, Türkiye’de yeni bir alternatif tarım ürünü olarak dikkat çekiyor.
ARONYA MEYVESİ HANGİ İKLİMDE YETİŞİYOR?
Soğuk iklime dayanıklı olan aronya, kışların sert geçtiği bölgelerde daha verimli oluyor. Bu nedenle Trakya’nın Balkan kesimleri aronya için ideal üretim alanları arasında. Kırklareli’nin Vize ve Pınarhisar gibi bölgelerinde, soğuk kışlar ve kıraç araziler aronya ekimi için çok uygun. Bu alanlar, diğer ürünlerden verim alınamayan araziler için de çiftçilere stratejik bir alternatif sunuyor.
Dilerseniz yazıya başlarken özetini paylaşmaya çalıştığım aronyanın faydalarını ayrıntılı olarak anlatalım.
ARONYA’NIN FAYDALARI NELER?
Aronya, hem tadı hem de sağlığa olan faydalarıyla öne çıkan süper meyve. Antioksidan ve C vitamini açısından zengin olan aronya, içerdiği polifenol ve antosiyaninler sayesinde bağışıklığı güçlendiriyor, toplam ve kötü kolesterol düzeylerini düşürerek kalbi koruyor.
Kan şekeri düzenleyici etkisiyle diyabeti kontrol etmeye yardımcı olan aronya, sindirim sistemini de destekliyor. İçerdiği K vitamini, potasyum ve demir sayesinde kansızlığı önleyip oksijen taşınmasına katkı sağlarken, kas sağlığını da destekliyor.
Özetle, aronyanın faydalarını aşağıdaki şekilde sıralayabiliriz:
- Bağışıklığı güçlendiriyor,
- Kolesterolü düşürdüğü gibi kalbi koruyor,
- Kan akışını iyileştiriyor,
- Metabolik bozukluklara iyi geliyor, diyabeti kontrol ediyor.
- Sindirim sistemini düzenleyip, bağırsak sağlığını destekliyor.
- Böbrek ve karaciğere koruyucu etkisi bulunuyor.
- Antikanser özellikleri bulunuyor ve
- Antioksidan açısından çok zengindir.
Kendisi küçük ama faydaları saymakla bitmeyen bu bitkiyi üreten çiftçilere kulak verelim.
Bakalım onlar ne düşünüyor?
FARKLI İLLERDEKİ ÜRETİCİ YORUMLARI
Edirne: Edirneli çiftçiler, aronya üretimini kısa sürede yeni bir gelir kaynağı olarak kabul etti. Kentte 2020 yılında üretimine başlanan meyve, antioksidan açısından oldukça zengin olduğu için hem sağlık bilinci olan tüketicilerden talep görüyor hem de çiftçilere alternatif bir tarım ürünü. İlk zamanlar hasat elle yapılıyordu kentte ancak sonrasında makinaya geçildi ve verim artışı gerçekleşti.
Burdur: Burdur’un Tefenni ilçesinde yaşayan Güllü Güller, aronya sayesinde kendi sağlık sorununa çözüm buldu ve meyveyi üretmeye karar verdi. Kalp rahatsızlı olan Güllü. Hanım, Antalya’da yetişmeyeceğini öğrenince memleketine döndü ve üretime başladı. Kısa sürede bahçesini büyütüp bin 200 fidanla aronya yetiştiren kadın girişimcinin hedefi şifa bulduğu bu meyveyi kendi gibi sağlık sorunları olan vatandaşlara ücretsiz ulaştırmak.
Çanakkale: Çanakkale, Türkiye’de aronya yetiştiriciliğinde üçüncü sırada yer alıyor. İl Tarım ve Orman Müdürü Ergün Demirhan, üç yıl içinde verim ve kalite ile ülke çapında söz sahibi olmayı hedeflediklerini belirtti Üreticiler ise C vitamini ve antioksidan zengini bu meyvenin hem sağlık hem de ekonomik açıdan büyük katkı sağladığını dile getirdi.
Yalova: Yalova’da da aronya üretimi diğer illerde olduğu gibi sürekli artıyor. Küçük parsellerde bile çok iyi sonuç alınabilen meyve, çiftçilere yüksek gelir sağlıyor. Kentte Organik olarak yetiştirilen aronyadan bu yıl 250 ton hasat bekleniyor.
AKADEMİK PERSPEKTİFTEN ARONYA
Denizli
Pamukkale Üniversitesi Ziraat Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Turan Karadeniz, aronya meyvesinin Denizli’de yapılan adaptasyon çalışmalarında başarılı olduğunu ve dekara 1,5-2 ton verim alınabildiğini belirtti. Turan Karadeniz, Aronya bitkisinin soğuğa dayanıklı olduğunu ve hem taze hem işlenmiş şekilde tüketilebildiğini vurguladı.
Bayburt
Bayburt Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Mutlu Türkmen, şehrin yüksek rakımında yapılan aronya denemelerinde verimin olumlu olduğunu ve üretimin genişletildiğini söyledi. Aronyanın tıbbi aromatik meyveler arasında yüksek ticari değere sahip olduğunu söyleyen Mutlu Türkmen, çiftçilere rehberlik ederek yeni üretim alanlarına yönlendirdiklerini ifade etti.
Yalova
Yalova Üniversitesi Tıp Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Vefik Arıca, aronya meyvesinin cilt üzerinde botoks etkisi yaratarak nemlendirdiğini ve kolajen depolayarak yüzü gençleştirdiğini söyledi. Prof. Dr. Arıca, Aronyanın yüksek antioksidan içeriği ile hücre yenilenmesini desteklediğini vurguladı.
Dilerseniz bir de bu işin hem üretimini yapan hem de aronyanın ülkemizde tanınması ve bahçelerim kurulumunda çok ciddi emek sarfeden Dr. Aronia kurucusu Aylin Kalafatoğlu’nun söylediklerine bakalım.
MAKİNALI TARIM İLE ARONYA ÜRETİMİNDE VERİMLİLİK ARTIYOR
Türkiye’ye aronyayı ilk getiren ve yetiştiriciliğinin yayılmasında en önemli rolü üstlenen Aylin Kalafatoğlu, Dr. Aronia markasıyla hem üretimde verimliliği artırıyor hem de tarımdaki iş gücü sorununa çözüm sunuyor. Kalafatoğlu, “Aronya bahçelerinde dikimden hasada kadar makinalı tarımı kullanarak üretimi hızlandırıyor, iş gücü ihtiyacını minimize ediyor ve zaman ile maliyetten tasarruf sağlıyoruz. Bu yaklaşımımızla sektörde kalite ve yenilikçilikte öncü konumdayız” dedi.
Kalafatoğlu, Türkiye’nin dört bir yanında yaygınlaşan aronya üretiminin arkasında sistemli bir planlama olduğunu belirtti. “Başarılı bir bahçe kurulumu için toprak analizi, iklim ve coğrafya, sulama sistemi, fidan kalitesi ve çiftçinin bilinçli yaklaşımı kritik önemde. Yanlış bilgilerle yapılan kurulumlar hem zaman hem maddi kayıp yaratıyor; güvenilir bilgi ve uzman desteği başarıyı belirliyor” ifadelerini kullandı.
Dr. Aronia olarak yalnızca fidan temin etmediklerini, aynı zamanda makinalı dikim, gübre temini, eğitim, danışmanlık, ürün alımı ve pazarlama desteği gibi tüm süreçleri kapsamlı bir şekilde yürüttüklerini söyleyen Aylin Kalafatoğlu, “Sistemli ve bilimsel yaklaşım, üreticiyi korurken, Türkiye’de aronya üretiminin dünya standartlarında gelişmesini sağlıyor ve çiftçilerimize sürdürülebilir bir başarı getiriyoruz” şeklinde konuştu.
Şunu da ekleyelim, Aylin Hanım’ın yarattığı Dr. Aronia markası bugün Aronya sirkesinden reçele, kahveden drajeye kadar 20’ye yakın ürünü de tüketicilere sunuyor.
SON SÖZ
Gelelim son söze.
Aronya, kendisi küçük ama gücü büyük bir meyve. Sağlığa kattığı faydalar ve üreticilere sunduğu kazanç sayesinde Türkiye’de hızla yayılıyor. Antioksidanı bol, bağışıklığı güçlendiriyor, metabolizmayı destekliyor; kısacası hem sağlık deposu hem de çiftçimizin gelir kaynağı. Doğru toprak, kaliteli fidan ve uzman desteğiyle yürütülen üretim, sürdürülebilir ve verimli bir başarı sağlıyor. Aronya artık Türkiye’de sadece bir meyve değil, sağlıklı beslenmenin ve alternatif tarımın simgesi olma yolunda.
Hazırlayan Gazeteci Taner Öztürk

