Son Yazılar

İKLİM KANUNU KİME HİZMET EDİYOR

Kimine göre ranta hizmet ediyor,

Kimine göre ülkemizde tarımı bitirecek,

Kimine göre ormanlar tahrip edilecek, ata tohumlarının ekilmesi yasaklanacak hatta bahçeye bir meyve ağacı dahi dikilemeyecek.

Bazıları ise tam aksine organik tarımı ve hayvancılığı desteklediği ve gıda güvenliğini garanti altına alacağını düşünüyor.

Zirai don nedeniyle gölgede kalmış olsa da bu haftanın önemli başlıklarından birisi de “İklim Kanunu”.

Daha önce 4 maddesi kabul edilen ve eksikleri nedeniyle eleştirilen iklim kanunu teklifi TBMM’den geri çekildi.

Kanun teklifi Şubat ayında çevre komisyonunda kabul edilmişti.

Peki bazılarının iddia ettiği gibi bu kanun ranta mı hizmet ediyor yoksa hem ülke hem de çiftçi ve vatandaşın çıkarlarını mı koruyor?

Bu hafta sadece bizi değil dünyayı da yakından ilgilendiren iklim kanununun ayrıntılarına bakalım istedim.

İklim kanunu nedir?

Muhalefet neden karşı çıkıyor?

İlk dört maddesi kabul edilen kanun neden geri çekildi?

Bu hafta bu sorulara yanıt arayalım.

İlk olarak iklim kanununun ne olduğuyla başlayalım.

İKLİM KANUNU NEDİR?

İklim Kanunu’nun temel amacı, 2053 yılına kadar Net Sıfır Emisyon Hedefi ve Yeşil Büyüme’dir. İklim Kanunu, iklim değişikliği kaynaklı krizlerin ve zararların olumsuz etkilerini en aza indirmeyi hedefleyen yasal bir düzenleme olarak da biliniyor.

Kısaca bu şekilde özetlenebilir iklim kanunu. Peki bu kanunla amaçlananlar ne? Bu soruya en doğru yanıtı Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanı Murat Kurum veriyor.

İKLİM DEĞİŞİKLİĞİ MÜCADELEMİZE YENİ BİR SOLUK GETİRECEK

Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanı Murat Kurum, sosyal medya hesabından İklim Kanunu ile ilgili açıklamalarda bulundu. Bakan Kurum, “Türkiye’nin ‘İlk İklim Kanunu’ iklim değişikliği ile mücadelemize yeni bir soluk getirecek.” dedi.

Teklife göre, eşitlik, iklim adaleti, ihtiyatlılık, katılım, entegrasyon, sürdürülebilirlik, şeffaflık, adil geçiş ve ilerleme yaklaşımları esas alınacak. Kamu kurum ve kuruluşları ile gerçek ve tüzel kişiler, kamu yararı gözetilerek alınacak tedbirlere ve düzenlemelere süresinde uymakla ve bunları uygulamakla yükümlü olacak. Teklif ile ekonominin iklim bazlı olumsuz sonuçlara dirençli hale getirilmesi sağlanacak. Sektörlerin uluslararası rekabet gücünün artırılması için daha temiz ve daha verimli bir üretim süreci yasal güvenceye alınacak. Kanun teklifi yalnızca sanayi sektörlerini değil; şehirleri, tarımı, hayvancılığı ve yeşil alanları da koruyan bir yaklaşımla hazırlandı.

İKLİM DEĞİŞİKLİĞİ BAŞKANLIĞI’NIN SORUMLULUKLARI

İklim Değişikliği Başkanlığı kurumlar arası koordinasyon, faaliyetler ve standartları belirleyecek.

Ulusal ve yerel eylem planları hazırlanacak

İklim değişikliği il koordinasyon kurulları kurulacak

Yerel planlar Vali başkanlığında hazırlanacak

Türkiye yeşil taksonomisi kurulacak

Sınırda karbon düzenleme mekanizması kurulabilecek

Temiz teknolojinin kullanımı yaygınlaştırılacak

Okul müfredatlarına iklim değişikliği ve yeşil dönüşüm eklenecek

Afetlere karşı erken uyarı sistemleri ve gıda güvenliğinin sağlanması geliştirilecek

Arazi tahribatının önlenmesi ve su yönetimi sağlanacak

Başlıklar halinde işte bu şekilde sıralayabiliriz iklim kanununu. Buradan hareketle TBMM’deki süreci de ele almak gerek.

İKLİM KANUNU TEKLİFİ’NİN İLK 4 MADDESİ KABUL EDİLDİ

TBMM Genel Kurulunda, 20 maddelik İklim Kanunu Teklifi’nin ilk 4 maddesi 9 Nisan 2025’te kabul edildi.

Kabul edilen maddelere göre, yeşil büyüme vizyonu ve net sıfır emisyon hedefi doğrultusunda iklim değişikliğiyle mücadeleyi amaçlayan teklif, iklim değişikliği ile mücadelede esas olan sera gazı emisyonlarının azaltılması ve iklim değişikliğine uyum faaliyetlerini, planlama ve uygulama araçlarını, gelirleri, izin ve denetim ile bunlara ilişkin yasal ve kurumsal çerçevenin usul ve esaslarını kapsıyor.

İlk dört madde kabul edildi edilmesine ama tartışmalar da beraberinde geldi. Özellikle de muhalefetin eleştirileri çok sertti.

MUHALEFET İKLİM KANUNU TEKLİFİNE TEPKİLİ

CHP, DEM, EMEP VE TİP milletvekillerinin yanı sıra iklim krizleri ve dönüşüm çalışmaları alanında yer alan farklı platformların temsilcileri İklim Kanunu Teklifi’ne karşı tepkilerini paylaştı.

CHP Bursa Milletvekili Orhan Sarıbal, “Sermaye 2026 yılında kendine göre ihracatını, karını sağlayabilmek için bu kanunun çıkmasını dayatmaktadır.” derken, DEM Parti İzmir Milletvekili İbrahim Akın, “İsmi iklim kanunu olmasına rağmen iklimle ilgisi olmayan bir kanunu görüşüyoruz. Şunu söylemek isteriz; iklimin şu anda bozulmasına sebep olan sonuçlar hiçbir şekilde bu yasada geçmiyor. Fosil yakıtların tüketimi konusunda 2053 yılında sıfır emisyon planının hiçbir şekilde burada karşılığı yok.” dedi.

EMEP İstanbul Milletvekili İskender Bayhan, “Adına sırf göz boyamak için ‘iklim yasası’ denilmiş bu yasaya hayır diyoruz. Öyle bir iktidar var ki uluslararası sermayenin Medusa’sı gibi. Nereye baksa, neye dokunsa sermayeye hizmet için kar ve ranta çeviriyor. Memlekette ‘bir derdimiz var’ demeye gelmiyor onu ticaretin, rantın konusu haline getiriyor.” diye konuştu.

TİP İstanbul Milletvekili Ahmet Şık ise “Türkiye’nin doğasını, toprağını, havasını şirketlere peşkeş çekenler üzerine bahşiş olarak emekçinin canını bırakıyorlar. Yaşadığımız bütün emekçi katliamlarında bunu görüyoruz. Bu Saray rejiminin sahiplerinden bu ülkenin halkının menfaatine olan herhangi bir yasa çıkmaz.” dedi.

YAŞAMI VE DOĞAYI SAVUNAN BİR KANUN İSTİYORUZ

Antakya Çevre Koruma Derneği (AÇKD) Başkanı Nilgün Karasu, dünyanın plansız sanayileşme, vahşi kapitalizm ve aşırı tüketim politikalarıyla büyük bir krizin eşiğine geldiğini belirterek, “Bu politikalar yalnızca hava, su ve toprak kirliliği yaratmadı, aynı zamanda eşitsizlik, adaletsizlik, yoksulluk ve savaşları da beraberinde getirdi. Artık iklim tehdidi bir krize dönüşmüş durumda.” dedi.

Karasu, Türkiye Büyük Millet Meclisi’ne sunulan iklim kanunu teklifinin, halktan ve doğadan yana olmadığını vurgulayarak, “Mevcut taslak; katılımcılık, şeffaflık ve bilimsellik ilkelerinden uzak. Karbon ticaretini önceleyen, sera gazı emisyonlarını azaltmayan, iklim adaletini yok sayan bir yaklaşımı içeriyor.” ifadelerini kullandı.

O kadar çok ki tepkiler. Toplumun büyük bir kısmı iklim kanununun doğaya, tarıma ve çevreye değil de küresel güçlere hizmet ettiğini düşünüyor.

Ve bu tepkiler sonrası TBMM’de görüşmelerine devam edilecek olan kanun teklifi geri çekildi.

İKLİM KANUNU TEKLİFİ GERİ ÇEKİLDİ, REVİZE EDİLECEK

17 Nisan 2025’te TBMM Genel Kurulunda görüşülen İklim Kanunu Teklifi tekrar görüşülmek üzere komisyona çekildi.

Siyasiler, sivil toplum kuruluşları, birçok meslek odası kanun teklifinin geri çekilmesini isterken, ekoloji mücadelesi veren yerel ve ulusal düzeyde mücadele yürüten örgütler de teklife tepki gösterdi.

Gelen tepkiler üzerine geri çekilen teklifin yeniden komisyonda görüşüleceği ve yeni bir içeriğin oluşturulacağı belirtildi.

Komisyonun ardından teklifin önümüzdeki günlerde yeniden Genel Kurul’da görüşülmesi bekleniyor.

SON SÖZ

Şubat ayında başlayan ve bugüne kadar yapılan çalışmalar işte böyle. Bundan sonra ne olur, kanun tamamıyla geri mi çekilir yoksa yapılan ilavelerle maddeler daha da mı ağırlaşır bunu bilemiyorum.

Ancak bir gerçek var ki bu tür kanunlar hazırlanırken toplum yararı, doğa ve tarımın çıkarları asla gözardı edilmemeli.

Şunu unutmayalım ki toprak, doğa ve tarım bizim en önemli değerlerimiz. Değerlerimizi ranta kurban etmeyelim!

Hazırlayan Gazeteci Taner Öztürk

Son Yazılar

Önerilen Yazılar