Kurban bayramı öncesi alınmıştı önlemler.
Hayvan hareketliliği fazla olacak, her türlü hastalık bulaşabilir o yüzden dikkatli olunmalı şeklinde uyarılar yapmıştı yetkililer.
Neyseki Kurban Bayramı sürecinde korkulan olmadı. Bayram bitti, piyasalar normalleşmeye çalışırken Tarım ve Orman Bakanlığı Gıda Kontrol Genel Müdürlüğü 81 kente acil koduyla yazı gönderdi.
O yazıda şap hastalığı nedeniyle ülke genelindeki tüm hayvan pazarlarının ikinci bir emre kadar kapatılması talimatı vardı.
Başlıkta da yazdığım gibi ülke adeta “Şaplanmış”tı.
Haberin doğruluğu araştırıldı önce ancak Genel Müdür Ersin Dilber imzalı o yazı ortaya çıkınca herkes işin ciddi olduğunu anladı.
81 ilin tamamında bulunan hayvan pazarları kapatıldı. Ne hayvan girişi yapılabilecekti ne de pazarlardan hayvan çıkışı.
Peki neydi işin aslı? Neden bu karar alındı, bu kadar sert önlem alınması gerekiyor muydu ?
Gelin bu sorulara yanıt arayalım.
Önce “şap” hastalığının ne olduğuyla başlayalım.
NEDİR ŞAP?
Çift tırnaklı hayvanları etkileyen ve son derece bulaşıcı viral bir hastalık olan şap “Aphthovirus” adlı bir virüs olarakta bilinir.
Genellikle sığır, koyun, keçi ve domuzlarda görülür. Hayvanlarda yüksek ateş, ağız içinde yara, tırnak aralarında ve memelerde lezyonlarla kendini gösterir. Şap hastalığı ölüme neden olmasa da süt hayvanlarında ciddi verim düşüşü ve kilo kaybına neden olmakta, hayvan ticaretinde kısıtlamalara neden olduğu için de ekonomik olarak büyük risk taşımaktadır.
PEKİ ŞAP HASTALIĞI NASIL BULAŞIR?
Hayvandan hayvana doğrudan temasla ya da dolaylı yollarla bulaşabilir. Enfekte hayvanın tükürüğü, sütü, dışkısı ve burun akıntısıyla, hayvanlara kirli yem verilmesi ve su ekipmanlarının kirli oluşu, insanların elleri kıyafetleri veya araçlarıyla virüsü taşıması da hastalığı bulaştıran diğer etmenlerdir.
Şunu da belirtmekte fayda var: hastalığın insanlara bulaşma ihtimali çok düşük. Ve bulaşmış olsa dahi çok ciddi sağlık sorunlarına neden olmaz ve genellikle kendiliğinden iyileşir.
Gelelim 81 ile gönderilen o yazıya.
ÜLKE GENELİNDE TÜM HAYVAN PAZARLARI KAPATILDI
Tarım ve Orman Bakanlığı Gıda ve Kontrol Genel Müdürlüğü, 81 ildeki müdürlüklere acil koduyla gönderdiği yazıyla ülke genelindeki tüm hayvan pazarlarının ikinci bir emre kadar kapatılması talimatı verdi.
Bakanlıktan yapılan açıklamada hasta hayvanlardan alınan numunelerde şap hastalığı etkeni virüslerde genetik/antijenik değişiklikler tespit edildiği belirtildi.
Yeni ortaya çıkan bu virüs tiplerine karşı koruyucu aşı üretiminin tamamlandığını aktaran Bakanlık açıklamasında şu ifadelere yer verildi:
Kısa sürede duyarlı türden tüm çift tırnaklı hayvanların aşılanması mümkün görünmemektedir. Riskli bölgelerde hayvan hareketlerinin kısıtlanmasının aşılamadan daha etkin bir yöntem olduğu tüm kamuoyu tarafından bilinmektedir. Bu kapsamda hayvan satış yerlerinde (hayvan pazarı, canlı hayvan borsası, hayvan toplama ve satış merkezi, park ve panayırları), hayvan ve ziyaretçi hareketliliğinin yoğun olması hastalığın yayılımında yüksek risk oluşturacağından iliniz genelinde faaliyet gösteren hayvan satış yerlerinin tamamının ikinci bir emre kadar ivedi bir şekilde kapatılması hususunda gereğini rica ederim.
Bu açıklamanın ardından gözler sektör temsilcilerine çevrildi. Alınan bu kararı nasıl değerlendiriyorlardı.
ET VE SÜT SEKTÖRÜ TEMSİLCİLERİ YASAK KARARINI NASIL YORUMLADI?
Türkiye Kırmızı Et Üreticileri Merkez Birliği Başkanı Bülent Tunç, hayvan hareketlerinin kontrol altına alınmasının üretici menfaatine olduğunu söyledi.
Bülent Tunç, pazarların kapalı olmasının et fiyatlarında artışa yol açmadığını belirtti.
Kayseri Kırmızı Et Üreticileri Birliği Başkanı Ercan Aras, şap hastalığından dolayı hayvan hareketliliğinin kısıtlandığını söyleyerek, “Üreticiler olarak acil şekilde aşının çıkmasını istiyoruz” dedi.
Ercan Aras, Canlı hayvan pazarlarını, borsalarını, panayırları ve bununla ilgili ne kadar canlı hayvan hareketliliği varsa hepsine kısıtlama getirildi bu hastalığın sona ermesine kadar. Bu da aslında bir yönden çok iyi oldu. Yoksa üreticilerimiz çok büyük zararlarla karşılaşacaktı. Biz üreticiler acil olarak bir aşının çıkmasını bekliyoruz. Aşı olmazsa bu hastalık bitmez ve devam eder. O yüzden bu SAT1 aşısının çıkması lazım ve ülkemiz genelinde acil olarak aşılamanın yapılması, hayvan hareketliliğinin de başlaması lazım ifadelerini kullandı.
Türkiye Damızlık Sığır Yetiştiricileri Merkez Birliği Başkanı Kamil Özcan ise şap hastalığının süt, et verimi ve döl kayıplarına neden olduğunu söyledi. Özcan, damızlık hayvanların sağlığının korunmasının sektörde kritik önem taşıdığına dikkat çekti.
TÜDKİYEB Genel Başkanı Nihat Çelik ise et fiyatları ile işgili endişe olmaması gerektiğini söyledi. Hastalığın buzağılarda ve kuzularda ölümle sonuçlanabileceğine dikkati çeken Çelik, hastalığın ayrıca süt ve et verimini düşürerek ekonomik kayba yol açabildiğini de sözlerine ekledi.
Aksaray Veteriner Hekimler Odası Başkanı Önder Yıldız ise hastalığın hayvan hareketleri yoluyla bulaştığını, önlem olarak pazarların kapatıldığını ancak bu durumun et ve süt fiyatlarında dalgalanma riski yaratabileceğini belirtti.
Yorumlar işte bu şekilde. Gelelim sonuca.
SON SÖZ
Üzerinden bir hafta geçti ve 81 ilin tamamında uygulanan yasak hâlâ yürürlükte.
Görünen o ki durum ciddi.
Hayvanların düzenli aşılanması, şüpheli hayvanların karantinaya alınması, ahır ve ekipmanların dezenfekte edilmesi gibi tedbirler hayati önem taşıyor.
Salgının kontrol altına alınabilmesi için sadece bakanlık değil, üreticilerden veteriner hekimlere kadar tüm paydaşların sorumluluk alması gerekiyor.
Aksi halde bu salgın, hayvancılık sektörünü ekonomik ve yapısal olarak uzun süre zorlayacak gibi görünüyor.
Unutmayalım ki şap hastalığıyla mücadele ulusal bir dayanışma sınavıdır.
Şapsız günlere.
Hazırlayan Gazeteci Taner Öztürk

