Yaklaşık 3 ay önceydi. 30-31 Ocak 2025 tarihlerinde Orman Genel Müdürlüğü Konferans Salonu çok önemli bir buluşmaya ev sahipliği yapmıştı.
Tarım Orman Şurası hazırlık çalıştayı için yaklaşık 1600 kişi bir araya gelmiştik. Ve o günü anlatan 9 Şubat tarihli yazıma “Tarımın Geleceği Planlanacak” başlığını atmıştım.
Aradan yaklaşık 3 ay geçti (88 Gün) ve IV. Tarım Orman Şurası için yeniden aynı salonda toplandık. Bu kez 3 gün sürecek zirve (28-30 Nisan) tarım sektörünün 10 yıllarını belirlemesi açısından önemliydi.
16 farklı çalışma grubu ve 5 atölyedeki akademisyenler, sivil toplum kuruluşu temsilcileri, uzman kamu personeli, genç çiftçiler, tarım gazetecileri ve çiftçiler görüşlerini paylaştı sektörün geleceği için…
Gerek yaptığım yayınlarda gerekse toplantı aralarında sektör temsilcileriyle sohbetlerimde ve komisyonların çalışmalarında öne çıkan 3 başlık vardı.
Birincisi küresel iklim değişikliği ile birlikte zirai don, ikincisi dijitalleşme ve üçüncüsü de tarımın yaş ortalaması. Hele ki kuraklık, hayvansal üretim çalışma grubunda da konuşuldu su ürünleri çalışma grubunda da…
Üretimi nasıl etkiler, mücadelede nasıl olmalı, çiftçi bu konuda yeterli bilgiye sahip mi? Hepsi tek tek konuşuldu. Ve son gün (30 Nisan) komisyon raporları okundu ve oylamaya sunuldu.
Bu hafta sizlere 3 gün devam eden şuranın 2. Ve en önemli ayağında neler gündeme geldi, sürece ilişkin neler paylaşıldı hangi kararlar alındı onları anlatacağım… Açılış konuşmasını Tarım ve orman Bakan Yardımcısı Dr Ahmet Bağcı yaptı.
ŞURADA MEVCUT DURUM ANALİZ EDİLİP STRATEJİK YOL HARİTASI OLUŞTURULACAK
Tarım ve Orman Bakan Yardımcısı Dr Ahmet Bağcı, şuranın gıda, tarım ve orman sektörlerinin geleceğini planlamak için önemli bir platform olduğunu vurguladı. Şura için 16 çalışma grubunun 148 toplantıda 538 hedef ve 3060 strateji belirlediğini söyleyen Bağcı, Bilimsel temelli yaklaşımı, katılımcılığı, iş birliğini, sürdürülebilirliği, yenilikçiliği ve geleceğe odaklı bakış açısını temel vizyon olarak benimsediğimiz şûramız, yalnızca mevcut sektörleri güçlendirmeyi değil sürdürülebilir bir tarım, orman, gıda ve su ekosistemini gelecek nesillere bırakma sorumluluğunu da taşımaktadır ifadelerini kullandı.
Ahmet Bağcı’nın hemen sonrasında Tarım ve Orman Bakanı İbrahim Yumaklı çıktı kürsüye. Şuranın önemini başlıktaki ifadeyle anlattı.
ŞURA KARARLARI GELECEK 10 YILLARA IŞIK TUTACAK
Tarım ve Orman Bakanı İbrahim Yumaklı, dünyanın değişim ve dönüşüm sürecinden geçtiğine dikkat çekti, “Değişimleri algılayıp, buna adapte olma zeminini oluşturmak zorundayız. Bu noktada Şuralar, değişimin hızını yakalamak için önemli bir fırsattır.” değerlendirmesinde bulundu.
Tarım sektörünün de önemli bir dönüşüm içinde olduğunu vurgulayan Bakan Yumaklı, Türkiye’de tarım ve orman sektörü sağlam, sürdürülebilir ve kuvvetli bir yapı üzerine oturmuştur.” diye konuştu.
Şuranın, tüm paydaşların aynı hedefe yönelmesini sağlayan bir bakış açısı sağlayacağını bildiren Yumaklı, Şura’da alınan kararların uygulanması konusunda kesin bir iradeleri olduğuna dikkati çekti.
SEKTÖR BİR AMAÇ ETRAFINDA KENETLENDİ
Bakan Yumaklı, ülkenin tarım, orman ve su politikalarının geliştirilmesinde önceki Şuraların önemli birer dayanak olduğunu bildirdi, bu süreçte ortaya çıkan sinerjinin, sektörün tüm paydaşlarının ortak bir amaç etrafında kenetlendiğinin en açık göstergesi olduğunu söyledi ve şöyle devam etti:
“Sektörümüzün tüm paydaşlarıyla üç gün sürecek şuramızda 88 günde ilmek ilmek işlenen farklı fikirler, kararlara dönüşecek, buradan eylem planları çıkacak. Sadece bugüne değil gelecek 10 yıllara ışık tutacak önemli sonuçlar oluşturmuş olacağız. Şuramızın kararlarını 14 Mayıs Dünya Çiftçiler Günü’nde Sayın Cumhurbaşkanı’mız açıklayacak.”
Tarım ve Orman Bakanı İbrahim Yumaklı’nın konuşması sonrası öğle arası verildi ve ardından Komisyonlar çalışmalarına başladı. Tabii verilen aralarda hem akademisyenlerle hem de sivil toplum kuruluşu temsilcileri ile sohbet edip şuranın tarıma nasıl bir katkı sağlayacağını konuştuk.
İlk konuğum şuranın gizli kahramanlarından biri olan Tarım Orman Şurası yürütme kurulu üyesi Ali Recep Nazlı oldu.
BİZ BİR BAKANLIK ŞURASI DEĞİL SEKTÖR ŞURASI YAPIYORUZ
Tarım ve Orman Bakan Danışmanı ve Tarım Orman Şurası Yürütme Kurulu Üyesi Ali Recep Nazlı, sektör uzunca bir süredir gündemindeydi şura dedi ve oldu bittiye getirip birkaç kişinin konuştuğu ve daha önce konuşulan başlıkların tekrar konuşulduğu bir şura değil, uzun soluklu geniş tartışma alanlarının olduğu bir platform oluşturduklarına dikkat çekti.
Hiçbir çalışma konusunu biz belirlemedik, 3 binin üzerinde strateji 500’ün üzerinde hedef belirlendi diyen Ali Recep Nazlı, bu strateji ve hedeflerin hepsi gruplarda çalışıldı ve oylandı, grupların ortak aklıyla oluşturuldu. Bu bizim için kazanımdır bu önemli bir çıktıdır dedi.
Biz Bakanlık şurası değil sektör şurası yapıyoruz diyen Nazlı konuşmasını şöyle tamamladı.
Bizi diğer 3 şuradan farklı kılan, dünya çok farklı bir döneme gidiyor böylesine kritik bir dönemde bizim bu şurayı toplamamız gerekiyordu bu birinci fark. İkincisi ise çok farklı sektör paydaşını bir araya getirdik, daha önce buralarda olmayan kişiler bu şuraya katıldı. Multidisipliner bir yaklaşımımız var.
Gruplarda kamu ağırlığı yani tarım bakanlığı ağırlığı yüzde 20’yi geçmez. Ve biz bir bakanlık şurası yapmıyoruz biz bir sektör şurası yapıyoruz. Madem sektör şurası yaptık sonuçlar da sektör tarafından sahiplenilmeli.
Şuranın bir diğer gizli kahramanı da Şura Genel Sekreteri Dr. Uğur İlkdoğan. Gelin o neler söylemiş bir de ona bakalım.
GÜN GELECEK BENİM TORUNLARIM ŞURADA ALINAN KARARLARI UYGULAYACAK
Eylül 2024’ten itibaren her hafta perşembe günü toplantı yapmaya başladıklarını söyleyen şura genel sekreteri Dr Uğur İlkdoğan, burada çok ciddi bir emek var. Her hafta toplantılar yapıp bütün paydaşları dinleyen bir yapı söz konusu dedi.
Bakanlık adına değil sektör adına Tarım için, orman için su için gıda için bu şurayı yapıyoruz diyen İlkdoğan; “İkiz kızlarım bana şuranın ne olduğunu sorduklarında onlara şu cevabı verdim: Sizin çocuklarınıza benim torunlarıma mektup yazacağız. Zihinlerdeki özgür düşünceyi zapturapt altına alacağız ve gün gelecek benim torunlarım bu şurada kayda alınmış hedefleri hayata geçirecek. Şuranın gerçek tanımlaması bu şekilde. “Şuranın ortak akıl olmadığını söyleyen Dr Uğur İlkdoğan, Şura farklı fikirlerin düşüncelerin masaya yatırılıp farklı yöntemlerle bir yere gidebilme stratejilerini tartıştıran bir mekanizmadır. Biz 8 aydır istişare tartışma kültürünü geliştirmeye çalışıyoruz ifadelerini kullandı.
Şuranın en önemli özelliklerinden birisi de birleştiriciliğiydi. Sektörün her kesiminden isim vardı. Akademisyenler, sivil toplum kuruluşları ve üretici temsilcileri. Onların da şuraya ilişkin görüşleri önemliydi.
ŞURANIN ÖNEMLİ BAŞLIKLARINDAN BİRİSİ DE RİSKLER
Hacettepe Üniversitesi Aktüerya Bilimleri Risk Profesörü Prof. Dr. Kasırga Yıldırak, en çok dile getirilen konuların kuraklık riski, iklim değişikliği riski ve girdi maliyetleri olduğunu söyledi. Hedef olarak dijitalleşmenin de öne çıktığını belirten Kasırga yıldırak, riskle mücadelede doğa temelli çözümlerin daha fazla yaygınlaştırılması gerekiyor diye konuştu.
Süt üreticileri ve besiciler adına konuşan TÜSEDAD Yönetim Kurulu Başkanı Müslüm Doğru’nun dikkat çeken uyarıları vardı
BİR ÖNCEKİ ŞURADA NELER HEDEFLENDİ, BU ZAMANA KADAR NE KADARINI BAŞARDIK BU SORGULANMALI
TÜSEDAD’ın çiçeği burnunda Yönetim Kurulu Başkanı Müslüm Doğru, 2019 yılında düzenlenen şurada da yer aldığını, o şurada 60 karar alındığını ve bunların yarıya yakınının uygulandığını söyledi. Belirlenen bazı hedeflere ulaşılamadığını söyleyen Müslüm Doğru, bunda doğal afetler, savaş, pandemi ve ekonomik nedenlerin etkili olduğunu söyledi.
Tarım şurasında konular başlıklar bir öncekinden çokta farklı değil diyen Müslüm Doğru, sektörü daha ileriye götürmek için çalışıyoruz. 16 Komisyon,4 Atölye grubu var, 17. komisyonda şu olmalı bir önceki komisyonda neler hedeflendi bu zamana kadar ne kadarını başardık. Bu da sorgulanmalı…
Çiftçileri temsilen şurada yer alan Adana Çiftçiler Birliği Başkanı Mutlu Doğru ise üretici ağırlığının biraz daha fazla olması gerekir dedi.
TARIM ORMAN ŞURASINI 3-5 YILDA BİR TOPLAMAK GEREKİYOR
Adana Çiftçiler Birliği Başkanı Mutlu Doğru, şurada tarımın her konusunun masaya yatırıldığını bir anlamda tarımın genel kurulunun yapıldığını söyledi. Her şeyin konuşulduğunu söyleyen Mutlu Doğru önemli olan bu konuşulanların ne kadarının uygulanabilir olduğunu dikkat çekti. 2019 yılında planlama konusu, desteklerin sadeleştirilmesi gibi başlıkların gündeme geldiğini ancak bunların kısmen uygulandığını söyleyen Mutlu Doğru, şurada alınan kararların bütün politikaları etkilediğini belirtti.
Komisyonlarda üretici ağırlığı daha fazla olmalı diyen Adana Çiftçiler Birliği Başkanı Mutlu Doğru, güncel konular şuranın konularını da güncelliyor o yüzde uzun ara vermeden 3-5 yılda bir Tarım Şurasının toplamak gerekiyor çağrısında bulundu.
Bir diğer üretici temsilcisi de aynı zamanda Ulusal Turunçgil konseyi Başkanı Kemal Kaçmazdı. Şurada alınacak kararların sektöre etkisini anlattı.
ŞURADA ALINACAK KARARLAR SEKTÖRÜN GELECEĞİNİ POZİTİF YÖNDE ETKİLEYECEK
Daha önceki şuralarda alınan kararların 38 tanesi gerçekleşti diyen Ulusal Turunçgil Konseyi Başkanı Kemal Kaçmaz bütün komisyonlarda bilimsel temelli bir yaklaşımla sektörün geleceğini nasıl daha iyi hale getirebiliriz bu amaçla hareket ediliyor. Alınacak kararlar tarım sektörü için önemli ve sektörün geleceğini pozitif yönde etkileyecek değerlendirmesinde bulundu.
ALINAN KARARLAR KADAR UYGULANABİLİRLİK DE ÖNEMLİ
28-30 Nisan tarihlerinde yapılan şuranın özeti işte bu şekilde. Şunu söylemeliyim ki beklenti çok fazla ancak ne kadar karşılık bulur bunu zaman gösterecek.
Unutulmaması gereken bir şey var ki o da kararların gerçek gücü uygulandığı ölçüde anlam kazanacak ve uzman isimlerin de söylediği gibi asıl önemli olan alınan kararlardan ziyade uygulanabilirlik.
Şimdi gözler 14 Mayıs’ta. Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan IV. Tarım Orman Şurası Sonuç bildirgesini Dünya Çiftçiler Günü’nde kamuoyuyla paylaşacak. Bakalım 2 Bin 678 strateji ve 371 hedeften hangisi ya da hangileri sadece kâğıtta kalacak hangileri sonuç bildirgesinde yer alacak?
Asıl cevap orada saklı.
Hazırlayan Gazeteci Taner Öztürk

