Son Yazılar

ZİRAİ İLAÇTA DİJİTAL REÇETE DÖNEMİ

Tarım ve Orman Bakanlığı, B-Reçete yani bitki reçetesi sistemine geçiyor. Artık üretici istediği zirai ilacı bayiden istediği kadar alamayacak. Üreticinin bitki koruma ürününü ne kadar alanda, hangi bitkiye uygulayacağı belirlenecek ve önceden reçete yazılacak. Yani halihazırda eczanelerde yürüyen sistem gibi, üretici de bayiye giderek bu reçeteye göre ilacı alacak. Üretici, ihtiyacı olan miktardan fazlasını alamayacak.

Sektörü bilenler ya da yakından takip edenler eminim ki, “Biz bu filmi 15 yıl önce görmüştük” diyecektir. Zaten reçete sistemi bazı ürünlerde hâlihazırda uygulanıyor. O konuya geleceğim… Yeni sisteme işlerlik kazandırılması için Bitki Koruma Ürünleri, e-Reçete ve Üretici Kayıt Defterini kapsayan bir takip sistemi de oluşturulmuş.

Çoğumuz sadece Çiftçi Kayıt Sistemi’ni biliriz ama, Tarım ve Orman Bakanlığı’nın aslında çok sayıda kayıt sistemi var. İşte bu sistemlere göre, üretici için parsel ve ürün bazlı bir “Üretici Kayıt Defteri” oluşturulacak. Bu sistemlerden herhangi birine kayıt yaptırmadan üretim yapanlara dair detaylar ise henüz belli değil.

Reçeteleri, Tarım ve Orman Bakanlığı tarafından yetkilendirilmiş Bitki Koruma Ürünleri Reçete Yazma Yetki Belgesine sahip kişiler yazacak. Bu kişiler ziraat mühendisi olacak. Reçeteler, ziraat mühendisleri tarafından kendi erişim şifreleriyle birlikte, üretici kayıt sistemlerinde yer alan bilgiler dikkate alınarak sistem üzerinden e-Reçete olarak düzenlenebilecek.

Buradaki “ziraat mühendisi” vurgusu çok önemli. Çünkü dediğim gibi, bu uygulamanın 15 yıl önceki versiyonunda en çok tartışılan konu buydu. İki açıdan… Birincisi, sadece ziraat mühendisleri değil, tekniker ve teknisyenler de reçete yazabilecek denilmişti. Ziraat Mühendisleri Odası dava açtı, iptal edildi. İkincisi ise, ziraat fakültelerinin bitki koruma bölümü dışındaki makine, peyzaj, ekonomi gibi bölümlerinden mezun olan ziraat mühendisleri; hastalık, zararlı ve zirai mücadele konularında yeterli bilgiye sahip olmadan, ancak birkaç günlük eğitim sonucunda sınavı geçerek reçete yazma yetkisi alıyordu. Bir doktorun hastayı görmeden, sadece tarifle uzaktan teşhis koyması gibi… İnsanlar il ve ilçe müdürlüklerine gidip hastalığı tarif ediyor, ilaç yazdırıyordu. Umarız bu yeni sistemde eski hatalar tekrarlanmaz. Masa başı reçete olmaz yani.

Peki bu yeni uygulama hemen mi başlayacak? Hayır. Öncelikle pilot bölgelerde denenecek, ardından önümüzdeki sene bütün illerde uygulanacak. Burada, 15 yıl önceki hatadan dönülmüş görünüyor.

Mevzuat hazırlanmış, yayın aşamasına getirilmiş. Ayrıca sistemin kullanımında yer alan bütün paydaşların – yani Tarım İl/İlçe Müdürlükleri, Bitki Koruma Ürünleri Bayileri ve Toptancıları, Bitki Koruma Ürünleri Reçete Yazma ve Uygulama yetkilileri – eğitim ve bilgilendirmesi ile pilot uygulama çalışmaları da Bakanlık tarafından planlanmış.

Haydi satışı çözdük diyelim ama, en az satış kadar uygulama da önemli tabii ki. Satışı yapılan bitki koruma ürünlerinin uygulanması, yine Bakanlıkça yetkilendirilmiş Bitki Koruma Ürünleri Uygulama Belgesine sahip kişiler tarafından yapılacak ve uygulamalara ait bilgiler sisteme kaydedilecek. Üretimi yapılan bitki ve ürünlerin hasadına ait bilgiler ise üreticiler tarafından sisteme girilecek. Ayrıca, sistem kullanımı yetkilendirilmiş kişiler için veri güvenliği kapsamında SMS doğrulama koduyla yapılacak.

Pestisit kullanımının azaltılması, izlenebilirlik, gıda güvenilirliğinin sağlanması ve ihraç ürünlerinde pazar kaybının önlenmesi için kalıntının azaltılması… Bunlar elbette çok önemli adımlar. Ancak gelin 15-16 yıl önceki o eski filme geri dönelim: “Neden işlevsizleşti?” sorusuna bakmakta fayda var.

Sahada yeterli sayıda ziraat mühendisi olmadığı için reçeteler kâğıt üzerinde kalmaya başlamıştı. Birçok yerde reçeteler bayiler tarafından doldurulup imzalanıyor, fiili kontrol yapılmıyordu. Çiftçiler, prosedürün zaman kaybı yarattığını; hastalık ilerlerken mühendis bulmanın zor olduğunu söylüyordu. Az önce belirttiğim gibi, Ziraat Mühendisleri Odası ile Bakanlık arasında tekniker ve teknisyenlere yetki verilmesi konusunda davalar açıldı.

2010’da Danıştay bazı maddelerin yürütmesini durdurdu. Bu da sistemi iyice tartışmalı hale getirdi.

Tarımda hastalık ve zararlılar hızla yayıldığı için “önce reçete bul, sonra ilaç al” süreci üreticilere fazla bürokratik gelmişti. Yani yönetmeliklerde bazı ürünlerde zaten var olan reçete şartı etkin çalışmadı.

Bugün ise aynı fikrin, yani kâğıttan reçetenin modernleştirilmiş hâli olan dijital reçete sistemi ile yeniden hayata geçirilmesi planlanıyor. Umarız bu kez başarılı olur.

Son Yazılar

Önerilen Yazılar