Son Yazılar

MISIRDA DENGE ARAYIŞI: İTHALAT KARARININ İKİ YÜZÜ

Tarımda alınan her karar, sadece bugünü değil, geleceği de şekillendiriyor. Son olarak mısır ithalatında açıklanan sıfır gümrük vergili 1 milyon tonluk kontenjan uygulaması da bu kapsamda dikkatle değerlendirilmesi gereken bir adım.

İthal edilen mısırın önemli bir kısmı hayvan yemi olarak kullanılıyor. Bir kısmı ise yağ ve nişasta bazlı şeker üretimi için ayrılıyor. Resmî açıklamalara göre bu karar; hayvan yemi üretiminde temel hammadde olan mısırda arz güvenliğini sağlamak, spekülatif fiyat hareketlerini önlemek ve tüketiciye daha makul fiyatlarla ürün sunabilmek amacıyla alındı.

Kuraklık ve üretim düşüşü gibi olumsuz gelişmeler dikkate alındığında, geçici olarak uygulamaya konan bu ithalat politikasının belli açılardan piyasa istikrarını destekleyebileceği söylenebilir.

Ancak unutmamak gerekir ki, mısır üretimi artıyor hatta 2023/24 sezonunda mısır üretimi 9 milyon ton ile yeni rekor seviyesine ulaştı. Ancak hala ihtiyacımızın %85’ini üretebiliyoruz, gerisi Ukrayna ve Rusya’dan geliyor. Üstelik son 7 ayda toplam 3 milyon ton mısıra ithalat izni verildi. Bu tablo, sorunun geçici değil yapısal olduğunu açıkça ortaya koyuyor.

Öte yandan bu tür kararların, çiftçinin hasat dönemini kapsayacak şekilde alınması, doğal olarak bazı soru işaretlerini de beraberinde getiriyor. Üretici, yıl boyunca artan maliyetlere rağmen üretim yapmaya devam ediyor. Tam da ürününü pazara sunacağı dönemde yurt dışından gelen mısırın, yerli üretimle rekabete sokulması, alın teriyle geçinen çiftçiler açısından ciddi bir risk oluşturabilir.

Mısır çok su tüketiyor. Bu nedenle su yönetimi konusunu da göz ardı etmemek gerekir. Hâlâ barajlardaki suyun ancak %50’si tarım arazilerine ulaşabiliyor; diğer yarısı dağıtım sistemindeki yapısal yetersizlikler ve verimsiz sulama yöntemleri nedeniyle yok olup gidiyor.

Dolayısıyla böyle giderse mısır ihtiyacı ve ithalatı kaçınılmaz biçimde artacak.

Bu çerçevede Türkiye’nin 2025’te 520 bin sığır ithal edeceği bilgisiyle birlikte düşündüğümüzde, tablo daha da çarpıcı hâle geliyor:

İthal mısır ile ithal sığırı besleyecek, sonra da dünyanın en pahalı etini tüketeceğiz.
İthalat ile fiyatı kontrol altına almak kısa vadede çözüm gibi görünse de, uzun vadede üretimden uzaklaşan bir kırsal yapının, ülkenin gıda güvenliğini zayıflatabileceği uzmanlar tarafından her ortamda dile getirilen bir konu. Üretim motivasyonunun düşmesi, tarımdaki dışa bağımlılığı artırabilir. Oysa ihtiyacımız olan, çiftçiyi destekleyen ve arz güvenliğini iç üretimle sağlayan bir politika bütünüdür.

Bu tür düzenlemeler hayata geçirirken üreticinin emeğini koruyacak denge mekanizmalarını da devreye alması kritik öneme sahip. Piyasa dengesi kadar, üretim dengesi de gözetilmelidir. Bu çerçevede hem arz güvenliği sağlanmalı, hem de üreticinin motivasyonu ve sürdürülebilirliği korunmalıdır.

Tarımda başarı; ithalatla değil, üreticiye duyulan güvenle inşa edilir. Bugün alınan kararlar, yarının üretim yapısını belirleyecektir. Bu nedenle izlenecek her adım, aynı zamanda geleceğe bırakılacak bir izdir.

Son Yazılar

Önerilen Yazılar