Son Yazılar

TARIMDA ZORLU DENGELER: BÜYÜYEN RAKAMLAR, DERİNLEŞEN SORUNLAR

Tarım ve Orman Bakanı İbrahim Yumaklı, Türkiye’nin tarımsal hasılasının 2024 yılında 74 milyar dolara ulaşarak dünya sıralamasında ilk 7 ülke arasına girdiğini duyurdu.
15 yıl önceye göre dünyanın tarımsal hasılası yüzde 77, ülkemizinki de yüzde 6 arttı.
Çin, Hindistan yüzde 124, Amerika yüzde 70, Pakistan yüzde 97 büyüdü. Tekrarlayalım. Biz ise yüzde 6.
Gururlanırken bunu da unutmayalım.

Tüm Süt, Et ve Damızlık Sığır Yetiştiricileri Derneği (TÜSEDAD), 1 Temmuz 2025’ten itibaren sıcak çiğ süt fiyatının en az 21 TL/litre olarak belirlenmesi gerektiğini açıkladı.
Dernek, bu fiyatın üretimden sanayiye, lojistikten perakendeye kadar tarım ve ekonominin tüm alanlarını etkileyen kritik bir zorunluluk olduğunu vurgulandı.

“Üretici üretmezse, gıda sanayi işleyemez, lojistik sektörü taşıyacak ürün bulamaz, perakende zincirleri raflarını dolduramaz, tüketici sağlıklı ve yerli gıdaya erişemez, ithalat zorunluluğu artar ve ekonomik denge bozulur.” denildi. Başka söze gerek kalmadı.

Türkiye fındık piyasasının en büyük alıcılarından Ferrero’nun Rekabet Kurumu’na sunduğu taahhütler mahkemeden döndü.

Mahkeme, Ferrero’nun “piyasa dengesini bozmayacağına” dair verdiği sözlerin güven vermediğine hükmetti. Mahkeme kararında şu ifadelere yer verildi: “Fındık piyasasında baskın güce sahip şirketin yalnızca fiyat ve miktar odaklı taahhütlerle rekabet ihlallerini kalıcı şekilde sonlandırdığına dair güvence yoktur. Bu durum küçük ve orta ölçekli işletmeleri piyasadan çıkarma riski taşımaktadır.”
Daha ne densin…

Ticaret Bakanlığı, küçük ölçekli süt üreticilerini mağdur eden ticari uygulamalar nedeniyle dört büyük süt şirketine toplam 58,3 milyon TL tutarında idari para cezası uyguladı. Bakanlık, özellikle ödeme gecikmeleri ve fiyat baskısı gibi haksız uygulamalara karşı yürüttüğü denetimlerin sonucunda cezaların kesildiğini açıkladı.
Küçük ölçekli süt üreticileri, ödeme gecikmeleri ve düşük fiyat baskısı altında üretimi sürdüremez hale geliyor. Pek çok çiftçi süt üretiminden vazgeçmenin ya da hayvancılığı bırakmanın eşiğinde. Tüketici fiyatlarındaki artışı zaten biliyorsunuz. Küçük üreticilerin gelir kaybı, kırsal bölgelerde işsizliği ve yoksulluğu artırır.
Sen de 50 küsür milyon cezayı keser, görevini yapmış olursun.

Tarım ve Orman Bakanlığı, sosyal medyada yayılan “hayvan pazarlarının yapay et üretimini desteklemek için kapatıldığı” iddialarına ilişkin açıklama yaptı. Bakanlık, söz konusu iddiaların asılsız ve kamuoyunu yanıltıcı olduğunu belirterek, hayvan pazarlarının kapatılmasının bilimsel ve yerleşik bir uygulama olduğunu vurguladı.
Bu arada başında eski Tarım Bakanı Mehdi Eker’in bulunduğu Tarımsal Strateji ve Politika Geliştirme Merkezi (TARPOL) “Şap Hastalığı 2025 – Ekonomik Etki ve Ulusal Mücadele Stratejisi” raporunu yayınladı.
‘’Salgının ülkeye yıllık maliyeti 4,1 milyar dolar, yani yaklaşık 162 milyar lirayı bulabilir.’’ denildi.
Salgın ‘’Türk hayvancılığında son yılların en büyük tehdittir.’’ denildi.
Şap ‘’Ülkemizin gıda güvenliğini ve ekonomisini tehdit etmektedir.’’ denildi.
Tarım ve Orman Bakanlığı ise bu rapor üzerine bir açıklama daha yaptı: ‘’ Yok öyle bir şey, inanmayın’’ denildi.

Türkiye genelinde yaşanan kuraklık, Güneydoğu Anadolu Projesi (GAP) kapsamındaki illerde çok daha derin etkilerle hissediliyor.
Meteoroloji Genel Müdürlüğü’nün 2025 su yılı verilerine göre, bölge illerinde yağışlar normallerin %50’sinden fazla azaldı. Bölgedeki uzmanlar, kuru tarım alanlarında verim kayıplarının %40’a ulaşabileceğini tahmin ediyor. Sulama altyapısına rağmen pamuk, mısır ve mercimek gibi ürünlerde üretim planlarının sekteye uğrayabileceği belirtiliyor.
Bölgenin can damarı olan Atatürk, Keban ve Karakaya barajlarında su seviyeleri kritik eşiklere yaklaşırken, yeraltı suyu kaynakları da hızla tükeniyor.
Artezyen kuyularının verimi azalırken, sulama birlikleri artan enerji maliyetleri ve su kıtlığı nedeniyle zor durumda kalıyor. Bu arada Çukurova bölgesinde bu yıl sert çekirdekli meyve üretimi ağır iklim koşulları nedeniyle büyük zarar gördü. Şubat ayındaki zirai don ve Nisan ayında etkili olan kar yağışı, şeftali ve kiraz üretimini adeta bitirdi.
Adana’nın Kozan ilçesinde 100 ton rekolte beklenen bir şeftali bahçesinde yalnızca 10 ton hasat yapılabildi. Üreticiler, bu yıl ürünlerin yok denecek kadar az olduğunu belirtiyor.
Sadece Kozan değil, Çukurova, Pozantı ve Saimbeyli başta olmak üzere bölgedeki sert çekirdekli meyve bahçelerinin tamamında büyük kayıplar yaşanıyor.

Son Yazılar

Önerilen Yazılar